![]() |
Bir Acayip Duygu «Mürdüm eriği çiçek açmıştır. -- ilkönce zerdali çiçek açar mürdüm en sonra -- Sevgilim, çimenin üzerine diz üstü oturalım karşı-be-karşı. Hava lezzetli ve aydınlık " fakat iyice ısınmadı daha " çağlanın kabuğu yemyeşil tüylüdür henüz yumuşacık... Bahtiyarız yaşayabildiğimiz için. Herhalde çoktan öldürülmüştük sen Londra'da olsaydın ben Tobruk'ta olsaydım, bir İngiliz şilebinde yahut... Sevgilim, ellerini koy dizlerine " bileklerin kalın ve beyaz " sol avucunu çevir : gün ışığı avucunun içindedir kayısı gibi... Dünkü hava akınında ölenlerin yüz kadarı beş yaşından aşağı, yirmi dördü emzikte... Sevgilim, nar tanesinin rengine bayılırım " nar tanesi, nur tanesi " kavunda ıtrı severim mayhoşluğu erikte ..........» .......... yağmurlu bir gün yemişlerden ve senden uzak " daha bir tek ağaç bahar açmadı kar yağması ihtimali bile var " Bursa cezaevinde acayip bir duyguya kapılarak ve kahredici bir öfke içinde inadıma yazıyorum bunları, kendime ve sevgili insanlarıma inat. |
SABAHI BİLMEYEN DÜŞLER Sabahı bilmedim hiç. Hikayelerinde dinledim, Zamanın... Ben neyine hevesliyim, Bilmediğim gönülün Bilinmez sevdanın... Çile mi? Çektiğim işte... Der mi? Gördüm işte. Zulmünü gördüm sevgilinin, Gönlümü gönül bilmeze Her verişte... Şafakları hissettim bazen Ömrüme bedel, Sabahsız... Zift renkli gecelerde. Aradım gönlümce; Sordum kendimce. Kızıllaşan ufuklar zarif, Beyazlar ince. Bir bakarım bulanır, Kire batar çıkar, önce. Sonra? Ağarır kirlerden arınarak, Sıyrılır beyazlanmak için, Karanlıktan, kendince. Daha sonra... Kıymeti çakar şafakların. Bir düşten ayılırım. Yine geceler... Kör karanlık. Gönlüme ışık düşerken Bir anlık. Sızısına bürünerek kaybolurum, Varlığımla, Varlığında gecenin... Düşlerim donar Sıcağında zamanın. Ve yıkılırım sevdanın küllerinde. Sonra ne olurum, Bilinmezde, bilemem... |
Haberin Var Mı? rüzgara seni sevdiğimi söyledim gelip kulağına fısıldasın diye yağmura ellerimle dokundum teninin her hücresine değsin diye kuşlarla sohbet ettim sana yalnızlığını unuttursun diye yıldızları bir bir öptüm dudaklarında parlasınlar diye aşkımı ayın üzerine yazdım baktığında okuyasın diye güneşe ateşimi verdim sevişirken seni kavursun diye HABERİN VAR MI |
Sen Kimsin bırakıp gittiğim sen olsan daima... özleyip geri dönmek için: noktama!.. oysa şimdi , okyanusun ortası küçük bir adayı çeker canım... ulaşır mı bindiğim gemi? sormadım daha!.. beni kendine çeken şey ölüm değilse eğer, sen kimsin? |
Hacı Bektaş-ı Veli Geldi diyar-ı Ruma Hacı Bektaş-ı Veli Gönül dostu bir sima Hacı Bektaş-ı Veli Şenlendirdi bu yurdu Yesevi'den bir nurdu Nurlu bir dünya kurdu Hacı Bektaş-ı Veli Dua dolu el açtı Sevgi adlı gül açtı Ol Yunus'a yol açtı Hacı Bektaş-ı Veli Toprak sevgi doğurdu Bu toprağı yoğurdu Bizi aşka çağırdı Hacı Bektaş-ı Veli Polatoğlu yeridir Dergahların eridir Erenlerin piridir Hacı Bektaş-ı Veli |
Beklemelerin Acısı... Bakışların saplanıyor yüreğime / Hayal ederken gözlerini Bak yanaklarım sırılsıklam Dudaklarım kupkuru Bak ağaçlarımda hüznün titreyişi Sevdam ağlıyor gecenin gizeminde Uçurumlar kaplı dörtyanda Fırtınalarla dağılıyor bulutlarım Sanki bütün yağmurlar yüreğime yağıyor Bütün canlılıar sensizliği haykırıyor Ben milyonlarca çığlık atıyorum Yankılanıp geri geliyor Çınlatıyor kulaklarımı Bir sen gelmiyorsun Oysa parmak uçlarıma kadar ulaşmıştı Sevdanın tutsaklığı Titriyor ellerim hasretinden Titriyor yüreğim Sokağında gölgem büyürde büyür Beklemelerin acısı sarar kaldırımları Başımda dolaşır yalnızlıklar Dünyanın bütün acılarını bedenimde barındırırım Sensizliğin acısının yarısı kadar olmaz Dağları yüklerim de sırtıma Saçının telini oynatamam yerinden Oysa gökkuşağına yazmıştım adını Çiğ düşmüş sabahlar bıraktın bana Buğulanmış camları Yıldızsız geceyi bıraktın Sualsiz çöken gamı Sessiz çığlıkları bıraktın Anlamsız binlerce hece oldu sensizlik dilimde Yokluğunun ızdırabı sardı evimin duvarlarını Uykularım bölündü Karabasan misali çöken hayalin yüzünden Bak gözlerim yanıyor Bak alev alev yanıyor sensizlik içimde Saçların takılıyor umutlarıma tel tel Bakışların saplanıyor yüreğime Hayal ederken gözlerini Kirpiklerin sırtımdan vuruyor beni Ama bil ki bu beden sensiz gülemez Sevdalar bana el ederde Sevdalar sanki sana gelemez... |
Hadi Sen Gel gözün yolda olduğunu bilsem bilsem beni özlediğini kor ateşlerde yandığını bilsem adımı besmele ettiğini yıldızlardan salıncak yapardım rüzgardan kanat kelebek misali süslerdim düşlerini |
Güneşe Veda Güneşe Veda bir bakıma tutukluyum / doğrulamıyorum uykusunda bir bebek / büyütüyorum başını eğse diyorum şu ağaçlar biraz yana çekilse / perde, duvar kor mızraktır / giderayak son bakışı vurulmak istiyorum elveda emaresi bir kızıllık ağaç dallarının arasında kal desem sanki gitmeyecekmiş gibi parmaklarımı kapatıp avuçlarıma mıhlanıp kaldığım yerden / usulca gel gel diyorum battı batıyor sarı lira kırmızı bir kadehi delip geçerek başını eğse diyorum şu ağaçlar biraz yana çekilse kara bulutlar kor busedir / giderayak son bakışı öpmek istiyorum |
Hak Etmedik Mi? Bırak artık nazı, döndüm şaşkına, Biz bu mutluluğu hak etmedik mi ? Sen de bir şey söyle Allah aşkına, Biz bu mutluluğu hak etmedik mi ? Kavuşalım artık, bitsin bilmece, Gönlümüz bir bayram etsin bu gece ! Açmadım ömrümde kimseye avuç, Sana tutulduğum, sevdiğim mi suç, Üç ayları buldu tuttuğum oruç, Biz bu mutluluğu hak etmedik mi ? Kavuşalım artık, bitsin bilmece, Gönlümüz bir bayram etsin bu gece ! Bir hatırlasana; önce ne derdik, Saadet sırrına, sevince erdik, Bu aşkın uğruna az şey mi verdik, Biz bu mutluluğu hak etmedik mi ? Kavuşalım artık, bitsin bilmece, Gönlümüz bir bayram etsin bu gece ! Hasret ise hasret, çileyse çile, Arzular geliyor bak artık dile, Ruhum da emrinde bedenim ile, Biz bu mutluluğu hak etmedik mi ? Kavuşalım artık, bitsin bilmece, Gönlümüz bir bayram etsin bu gece ! |
Senden Daha Mavi Senide unutmasınlar SÖYLE.... Bulmasaydım senden daha mavisini, Böyle bırakıp gitmezdim seni bir başına deniz. Haber ver şimdi yalnız kaldığını bütün gemilere. Martılara bayat ekmek atan kaptanlar, Senide unutmasınlar SÖYLE.... |
| Saat: 16:07 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık