![]() |
Geçmişimde Kaldı Şİmdi O Bazı akşamlar başımı pencereye dayar Uzayıp giden ucu bucağı görünmeyen yollara bakar Uzak çok uzaklara dalar gider gözlerim. Geceler geceler boyu ağladığım geçmişime Yaşamak zorunda kaldığım bahtı kara kaderime Özlediğim çok özlediğim dillere destan aşkıma Geçmişte çok geçmişimde kaldı şimdi o... Sevgiyle içten bir bakışına ömrümü verdiğim Bir tatlı sözüne gençliğimi adadığım Bir gülüşü için hayatın tüm acılarına sevgiyle sarıldığım Yollarına dalımda filizlenen gülleri serdiğim Sevdiğim çok sevdiğim deliler gibi sevdiğim Geçmişte çok geçmişimde kaldı şimdi o..... Adını gökyüzüne yıldızlarla yazdığım Saçının her bir teline ömrümden bir yıl adadığım Ömrümden koparıp sevgiyle yaşamına uladığım Geçmişte çok geçmişimde kaldı şimdi o....... Bir ananın çocuğunun yolunu gözler gibi hasretle yollarını gözlediğim Kapıdan attığı her adıma kurbanlar adadığım Sesini her duyuşumda kendimi semalarda bulduğum Geçmişimde çok geçmişimde kaldı şimdi o...... Kalbime koyduğum aşkıyla destanlar yazdığım Sevdası uğruna hayatımı yoluna koyduğum Beni yaradana tapar gibi taptığım aşkım Geçmişimde çok geçmişimde kaldı şimdi o.... Küçük mutluluklarınım can damarı Minik tebessümlerimin güç kaynağı Küçük kalbime sımayan büyük aşk deryası Geçmişimde çok geçmişimde kaldı şimdi o.... Aşkını ömrüme sığdıramadığım İki tane gülüne gençliğini adadığım Acı sonu karşısında bağrıma taşlar bastığım Geçmişimde çok geçmişimde kaldı şimdi o..... |
Beni hiç sevmedinmi sen? Beni dikenli aşk bahçelerinin Umutsuz yarınlarına terk ettin sen. Ve yağmurlar yağdırdın üzerime Beni hiç sevmedin mi sen? Korkma benden! Ne yarınlarına çıkarım Ne telefonlarına Benden korkma! Ben hiç yokmuşçasına beklerim Sokak köşelerinde. Gözünün gördüğü hiç bir yerde olmam Korkma! Senden kopacağım artık Sensizliğin rıhtımında Dalgalarıyla boğuşacağım yalnızlığımın Sensiz yaşayacağım bu koskoca alemde Bir daha hayal edilemeyecek aşkının Umuduyla kavrulacağım. Senden beni alacağım Benden seni söküp aldığın gibi Yerime yaşanmamış mutluluklar bırakacağım. Hatırlamayacaksın bile gözlerimi Ne yağmurlarımda ıslanacak Ne de güneşimle ısınacaksın Söz veriyorum hayatından çıkacağım Ağlatmayacağım artık seni Benden artık korkma! Ben kaybolacağım O kahverengi derinliklerinde gözlerinin Yaşamaksa eğer bu yaşayacağım Gün 24 saat ve ben hep uzaklarda kalacağım Sabırsızca toprağa düşmek isteyen ilk cemre misali, Sensizliğin kuytusunda azaplar içinde ölümü bekleyeceğim. Hiç bir şey yerini tutamayacak inan bana Ve ben hep bunun ezikliğiyle yaşayacağım. Seni sevdiğim için özür dilerim Yaşattığım acılar ve gözyaşları için Ama bir kez daha olsaydı yine severdim Şimdi gitmeliyim artık Beni bekleyen tatmadığım hüzünler var Yazılmamış şiirler Anımsanacak güzel hatıralarımız var Sana kimler dokunacak Kimler öpecek düşünmek bile istemiyorum Beni en çok yaralayan bu zaten Umarım mutlu olursun Sana söylemek istediğim son bir şey var Seni daima sevdim bunu sakın unutma |
Varmı cesaretin aşka bak şimdi kalbime paramparça gözyaşlarım kaçtı yağmura damla damla sevdan kalmış o yureğımde hala umurumda nereye baksam senin hayalin var orda takılıp kaldım beraber geçirdığmız zamana bak gökyüzündeki dolunaya gözlerime bakarcasına söyle bana neyin uğruna kıydın aşkımıza ha hani benden başkası yar olmazdı sana yazıklar olsun terkedip bıraktın beni tek başıma canın sağolsun varlığın yeter bana ama şimdi mutlumusun uzaklarda yazdıklarımın hepsi oldu hatıra arada sırada hatırla unutma sen beni unutmuş olsanda sevdam sonsuza kalbimdesin hala param parça resmine baktıkça dalıyorum uzaklara aklımdan çıkmıyorsun bebeğim ne olur anla anla karşılaştığımız ilk günkü gibi geliyor adeta aşkın gözü kör ola,öksüz kaldım yolunda senden sonra sevemedim birdaha bıraktığın acılarla yanlız kaldım sonundabirdaha sev gülüm birdaha CESARETİN VARMI AŞKA VARMI CESARETİN AŞKA... |
BİR GECE VAKTİ http://www.sevgipinari.com/Resimler2/melek2.jpg En derin duygularda saklıdır sevgi. Ya bu derin duygular sürükler insanı isyana. Ya da bu sevgi duyguları isyana teşvik eder insanı. En can alıcı noktasıysa; Bir gün unutulma korkusu, Bu isyan karşısında. Ben, ben oldum olalı; Sen, sen olamadın. Ya da sürükledi sevgim seni, En koyu okyanusların ortasına. Ve ben bir gün, Bir gün bu isyandan kurtulursam! İşte o zaman kanatlanıp uçacağım. Bir gece vakti... Aşk tutacak elimi ve isyankar sevgim, işte o zaman kurutacak seni ve sevgimizi. Bir gül kurusu gibi ebedi. Ebedi kalıcı olacak ve sen! Bir damla su için; Gözyaşlarıma mahrum kaklacaksın. Ben ağlayacağım, Sen doyacaksın. Ve en önemlisi zaman gelecek, Gözyaşlarım arasında boğulacaksın..! |
Hala Koynumda Resmin Sımsıcak konuşurdun konuşunca ırmak gibi, rüzgar gibi konuşurdun yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki çiğdemler güller mor menevşeler açardı Sımsıcak konuşurdun konuşunca Hala koynumda resmin Dağları anlatırdın ve dostluğu bir ceylan gibi sekerdi kelimeler Sesini duymasam çölleşirdi dünya dağlar yarılır ırmaklar kururdu bulutlar çökerdi yüreğime Hala koynumda resmin Gün akşam olur elinde kitaplar ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin bir kez bile unutmadın 'merhaba' demeyi ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin bir dostun vurulduğu gün Hala koynumda resmin Kaç mevsim kırlara çıkıp çiçekler topladık mezarlar için Belki ürküttük tarla kuşlarını belki kurdu kuşu ürküttük ama aşkı ürkütmedik hiç Hala koynumda kesmin Ve hala sımsıcak durur anılar sımsıcak ve biraz boynu bükük Ne varsa yaşanmış ve yaylaşılmış yasak bir kitap gibi durmaktadır ve firari bir sevda gibi Şimdi duvarlarda resmin |
Kızıma Kapkaranlık hücrede Seni hatırladım... Birkaç mısra Yazmak istedim Yüreğime, Yıldızlar, menekşeler olmalıydı satırlarımda özlemimi anlatan. Soğuk bir demir gıcırtısı titretti ıslak tenimi. Acı Acı Gülümsedim İnsan oğlunun Acayip dünyasına... Çelişikti Romantizim, Çığlıkların aksettiği hücre karanlığında, Kısık bir aşk Sızdı mazgaldan Uzandı betona... Ayaklarımı gördüm Çırıl Çıplak Kan revan Garip Çocuksu mutluluk Doldurdu yüreğimi... Anladım ki Mazgaldaki ışığı da Senin kadar özlemiş... |
Sen gitmeleri sevdin.. Kucağımda biriktirdiğim kan kristalleri cansuyuna attığım Sirke tadında gülücüklerim yeleğinin cebine sıkıstırdıgım Bir ihanet yoktu ,bir kraliyet ve kehanet evet kehanet Bir cekiliş vardı , kayboluş, kristallerden gelen haykırış... İlmimden ,kederimden ve nefesimden korkuyor , bir adım atıyorum Her adımda onceki adımımı silmeli yoketmeli hep Küfrümü dinleyip; telaffuz edemedigim bir sozcuk girdabı yolumdan alıp sonsuzluga goturmeliydi hep , ama olmadı hiç.. olmadı .. Cünkü sen gitmeleri sevdin .. |
Hançer Gibi Saplandın Kalbime Bir hançer gibi saplandın kalbime Acı çekiyorum seni her çıkarmak istediğimde Korkuyorum çıkarsam bu acı hiç dinmez diye O hançer gömülü kalbimin en güzel köşesinde Kimse çıkaramaz o hançeri kalbimden Ben bile çıkaramam seni yüreğimden Çünkü sen kalbimin bir parçası oldun bir tanem Çıkarsam ölürüm sensizlikten Sen bir hançer gibi saplandın kalbime Çıkarmak değil, oynatamadım bile seni yerinden Bundan sonra kimse giremez kalbime Çünkü sensin kalbimi meşgul eden Senden başkasını sevemem Senden başkasına yer yok su kalbimde Yüreğimden atamam seni bir tanem Çünkü sensiz bir hayat düşünemem...! |
Geçmişimde Kaldı Şİmdi O Bazı akşamlar başımı pencereye dayar Uzayıp giden ucu bucağı görünmeyen yollara bakar Uzak çok uzaklara dalar gider gözlerim. Geceler geceler boyu ağladığım geçmişime Yaşamak zorunda kaldığım bahtı kara kaderime Özlediğim çok özlediğim dillere destan aşkıma Geçmişte çok geçmişimde kaldı şimdi o... Sevgiyle içten bir bakışına ömrümü verdiğim Bir tatlı sözüne gençliğimi adadığım Bir gülüşü için hayatın tüm acılarına sevgiyle sarıldığım Yollarına dalımda filizlenen gülleri serdiğim Sevdiğim çok sevdiğim deliler gibi sevdiğim Geçmişte çok geçmişimde kaldı şimdi o..... Adını gökyüzüne yıldızlarla yazdığım Saçının her bir teline ömrümden bir yıl adadığım Ömrümden koparıp sevgiyle yaşamına uladığım Geçmişte çok geçmişimde kaldı şimdi o....... Bir ananın çocuğunun yolunu gözler gibi hasretle yollarını gözlediğim Kapıdan attığı her adıma kurbanlar adadığım Sesini her duyuşumda kendimi semalarda bulduğum Geçmişimde çok geçmişimde kaldı şimdi o...... Kalbime koyduğum aşkıyla destanlar yazdığım Sevdası uğruna hayatımı yoluna koyduğum Beni yaradana tapar gibi taptığım aşkım Geçmişimde çok geçmişimde kaldı şimdi o.... Küçük mutluluklarınım can damarı Minik tebessümlerimin güç kaynağı Küçük kalbime sımayan büyük aşk deryası Geçmişimde çok geçmişimde kaldı şimdi o.... Aşkını ömrüme sığdıramadığım İki tane gülüne gençliğini adadığım Acı sonu karşısında bağrıma taşlar bastığım Geçmişimde çok geçmişimde kaldı şimdi o..... |
Hangi Ayrılık Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz? Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz? Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın? Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın? Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye? Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye? Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren? Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren. Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline? Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde? Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı? Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı? Hangi cama kafa atsam? Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam? Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam? Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam. Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam. Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür? Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür? Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine? Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene? Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın? Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın? Hiç sanmam! ... Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! . Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz. Hangi mübarek dua, Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye? Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye? Olur mu be! . olur mu? Bu da benim gibi adama yapılır mı? Aşk dediğin mendil mi? Buruşturup bir kenara atılır mı? VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı? Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden? Hangi pense kopardı bizi birbirimizden? Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini? Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini? Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı? Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı? Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti? Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti? Dağ gibi adamı eze eze! ..... Hangi anası tipli parlak çömeze, Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze? Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı? Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı? Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı? Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı? Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni? Ve! .. Hangi su bağışlatır? Hangi musalla temizler seni? Bu Nasıl Ayrılık? ... |
| Saat: 21:58 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık