![]() |
yaşamımla örtüşen bir aşkın bitiminde avunmak için söylenen hiç bir söz gerçek olmuyor gönüllerin tutuklu kaldığı dilde hangi sesin özlemini çekebilirim ki senden başka mutlusun belki de o hüzün kentinde ve ben o mutluluğunun sebebi değilim sessizliğe bırakmalıyım kendimi artık sensiz bir yüreğin ne de çok bizli cümle barındırdığını anlatabilirim o zaman kayda değer sevgimin sisli geleceği içimde sürgünlüğü bitecek ağrıya bir kez daha teslim olurken infazım imzalanmış olsa da yine de son bir istek sorarlar ya sormasınlar.. senden yoksun kalırken Tanrının unuttuğu bu şehirde hayalinle hüznümü bitirmeye çalışmayacağım.. ipek solum |
Git... demek gidiyorsun.. git.. sessizce kapat kapıyı ardından duyulmasın sesi içimden bosalan ah`ın.. durma git.. birak beni koynuna, hüzünlü gecelerin birak caresizligine ağlayan hecelerin ve sogukluguna sensiz hayata uyandığım ilk sabah`ın.. demek gidiyorsun.. git.. tut ki bir rüyaydı her şey yasamadik say sevdayı eflatun bakışlarında ilkbahar akşamlarının ve sıcacık koynunda kayıp giden yıldızların git.. durma git.. sensiz de gecer hayat, cevapsız sorularıyla geçşin zamanların.. yine baharlar gelip geçer belki yorgun kalbimden belki yeni sevdalara yelken açar gemilerim umudun limanlarnna demir atarım belki.. fakat, biliyorum.. bir türkü tadında geçmez hayat her nefeste seni anarım savrulur gözyaşlarım bir sonbahar sabahı hazana karışırım öyle mağrur, öyle sevecen, bakışların takılır aklıma.. dudaklarımda hiç duymadığım bir şarkının melodisi kalbimde pişmanlığın dinmeyen sesi cebimde bir kalem henüz yazılmamış bir kaç şiir bu dünyadan göçer giderim.. MEHMET YILMAZ |
O Toprak (Karadere köyü ) beni tanır... o toprakta, anılar saklıdır... rüyalarıma girer, otu taşı ayrı ayrı... Ad....ilinden kay..ya doğru Emirdağ’dan salındın mı, geç çark deresini Çınarlık gelir... Sonra kız pınarı..için açılır... dibine boyunca uzanmışımdır. koca çınar ağacı vardı...dibi beni tanır... Göbekçi çeşmesi,suyunu içmedim mi uzanarak, Türbe bayırından geçen kuşun, Suyunda serinlediğim , açma deresi.. yüzen balığının acısı vardır, Kestane bayırında kış gecesi Gübrelenen çulluk, beni tanır.... Ah ne tatlı, bostanlarda ellerimle oyduğum, Har tarlasında, sulu özlü karpuz... Biz büyüdük, rahmetler olsun... Bal akar,berber amcanın, kirazından, ismail amcanın şeftalisinden mahrumuz.. Sakara başında pişirdiğim mısır.... Çeyrekli bayırından, gel de şimdi sıyrıl... İnek otlattım düzünde bayırında... korucu iken Tıyka kamçıladı.. Türbe altı çayırında.... derede yüzerken yakalandık.. İpsiz Recep rahat bırakmadı.. Azman bayırında, sığırlarımı saldığım Yollara düşüp izmarit aradığım, Geçen arabalara "gazete" diye bağırdığım O toprak beni tanır.. Dostan yana gönlüm dertli, Büyüdükçe insan..içindeki çocuğu kirletiyor belki... Meğer yalanmış,.hep dost olmazmış, yüzüne gülen.. yıllar var ki ,yok arayan gelen... Menfaate esir,duygular arkadaşlıktan yana.. Acaba özlem yok mu haykıracak, yoksulda olsa sevgi vardı, sımsıcak.... mahallenin fırını yandı mı ,beklerdik, peynirli pidesini Hüsniye yengenin Arap kapmazsa elimizden..afiyetle yerdik... su ,çeşme kurnasından kana kana Kış geldi mi, naylon torbadan kayak... çocukluğumu geri verin bana" Ya plastik kayrıkomla yada yalın ayak.. isimsiz kral |
İnadına lanet olsun sevdim bir defa, çok seviyorum ama affetmem/inadına, çok kırdın beni dönme asla, ölüyorum sensizlikten ama özlemiyorum/inadına... durup durup ağlıyorum, yürek sancını dindiremiyorum, yangınım göklere varıyor, isyanım sana,gelsen de istemiyorum/inadına... nasılda severdim nasılda, özlemim beni aşardı da, sana gelmedi mi yoksa, yaktın beni affetmem/inadına... sende haramsın bana, içki gibi,kumar gibi, ne yaptım bilmiyorum sana, ağlasan da sevmiyorum/inadına... nefretimi haykıracağım sokaklarda, delice sevsem de/inadına, her yerde sevgimi anlatsam da, sevmiyorum diyeceğim/inadına... gözlerimde yaşı görsen de, beni sevdiğini söylesen de, sende benim gibi kendini kaybetsen de, teoride affedeceğim seni/inadına.... MEHMET YILMAZ |
Gurur Alçak gönüllü ol, hor bakma bana, Doğru yolda yürü, yanarsın nara, Güvenme servete, güvenme mala, İşsiz, dostsuz bırakır seni gurur... Hep yüksekten uçar, alayla bakar, Yoksulun, yetimin kalbini yıkar, Yaşamı boyunca zalimlik eder, Merhamet bırakmaz insanda gurur... Gururlu olanı sevmez yaratan, Odur tüm canlıyı yoktan var eden, İman ihlas ile ibadet eden, Allah'ın yolunda saptırır gurur... Yoksului, mazlumu gel hakir görme, Dünya malı için kafanı yorma, Kendine ideal kişiyim deme, Yarı yolda koyar batırır gurur... Gurur sanki bir insanda güçtür, Gururla yaşayan insan bir hiçtir, Aleme gülenin kendi gülünçtür, Kişiti toplumdan soğutur gurur... Öğretmen Seyfet der sevmem gururu, Sevip, sayılmakta buldum ömürü, Zayıf insanlara verdirir emiri, Bitmez bir hastalık gibidir gurur... Seyfet Bozçalı |
umut Ben kalbimi satırlara dökmeye çalıştım Belki sadece satırlarda kalır diye Şarkılara küstüm hep seni anlatıyor diye Yollara küstüm hep senin özleminle, Sevgi nedir bilmezdim Aşka inanmazdım Umudu hiç düşünmemiştim Ta ki senin özleminle yatıp kalkarken, Sana olan sevgisini bana anlatıncaya kadar. Seni bir daha göre bilme umuduyla Umut hiç terk etmedi beni Yalnızlığımın tek dostu Aşkında umudum o kadar yalnız düşmüş ki Dualarım çaresizliği haykırmaya başlarken Unutmak için gidiyorum Unutulmak için gidiyorum Üzmemek için gidiyorum Üzülmemek için gidiyorum Belki hiç dönmemek üzere Gök yüzü ne güzel,Yıldızları bana anlatırken Her zaman Dualarımda var olacaksın Seni güzel bir hayat bekliyor Sana olan sevgimi doğaya dağıtım Doğaya hayat gelsin diye Sana olan sevgimi çocuklara dağıtım Umudu simgelesinler diye Yaşamayı sevdim yaşatmayı senin sevginle Umutla dost oldum,umut dağıtmayı öğreneyim diye Umut olmak için gidiyorum umudun derinliklerine.. onur akyol |
Sensiz Sabahlar Hayat, Bakışlarımın yüzüne değmesiydi Öyle içten öyle sıcaktı ki Benzemezdi hiçbir şeye Seni görünce gözlerim Sana odaklandı birden bire Seni kalbimin incisi yapıverdim daha ilk görüşümde Zamanlı zamansız aklıma geliyordun Zaten hiç çıkmıyordun Her an yanımda gibiydin Seni kalbime prenses yapıverdim İçtiğim suda, içime çektiğim havada Her anımda her yaptığım harekette Her gülümsemede Her şeyde sen vardın Baktığım her yerde İzlediğim filmlerde bile Başrol oynardık ikimiz Seni evinin hanımı yapardım Sonumuz zaten mutluluktu Mutlu son Acı denen şeyi unutturmuştun bana Acımıyordu artık içim sen vardın Tamam, Benim yaşadığımdan bile haberin yoktu Ama benim umudum çoktu Seyahatlerimde hep yanımda oturuyordun Yorulunca başını omzuma yaslıyordun Sonra anlatmaya başlıyordun Seni tanımak diyordun Hayattı diyordun Bense seni dinliyordum Son durağa gelince kalkmaya cesaret edemiyordum Seninle olmak varken inmeyi düşünmüyorum Ben inerken son durakta Sen gidiyordun kara toprağa Ellerin, gül yüzün Koparıyordun Yumuyordun sonsuzluğa Şimdi içimde bensiz hayata yumduğun Ela gözlerinin ağrısı var ve gözlerimde, seninle geçen her mutlu rüyadan sonra Sensiz sabahlara uyanmanın acısı ağlar! isimsiz kral |
BEN SIFATSIZ SEVDİM SENİ Ben sıfatsız sevdim seni Bir ad koymadım sana, adınla sevdim Yüzüne bakmadım ay ışığında, ben mehtabı yüzün bildim Ben sıfatsız sevdim seni Saçlarını savurmadım rüzgarla, rüzgarları saçların diye kokladım öyle sevdim ellerinde ısınmadı hiç ellerim,ben hissettiğim her sıcağı ellerin bildim Ben sıfatsız sevdim seni Bakışlarında eritmedim hasretimi, gözlerini hiç görmedim Sen gözlerimin algılayabildiği her şey demektin, Sensin diye baktığım her şey, bilsen neleri sevdim Ben sıfatsız sevdim seni Bilmedim güzelliğini nasıl bir şeydin, Ben güzelliği sen bildim , her güzel şeyi sana benzediği için sevdim Ben sıfatsız sevdim seni Yalnızca sevdim , düşünmedim kim olduğunu, neye benzediğini Ben sıfatlandırmadım sevgini, öylece öylece sevdim… AVUÇLARIMDA GİZLİ BENİM SEVDAM Avuçlarımda gizli benim sevdam Kimi zaman saçlarını okşarken Kimi zaman yanağında yaşatırım buse buse Ama çoğu zaman ellerine emanet ederim El ele sımsıcak kuytu bir cafe de Bazen sormak gelir, duymak gelir içinden Ne kadar seviyorsun beni diye Kar tanelerinin düştüğü an gelir aklıma Teker teker eriyen avuçlarımda Yüreğime yaktığın sevdanın ateşi Avuçlarımda şekillenir gözümün nuru Kar taneleri, bu aşk filminin figüran sahneleri…. Avuçlarımda gizli benim sevdam Seninse gözlerinde saklambaç oynayan çocuk yüreğin Öylesine büyük ki! Ne denli gizlesen de tutsan da kendini Masmavi bir deniz, yada uçsuz bucaksız gökyüzü yüreğin Gözlerinde yaşıyor, gözlerinde yaşatıyor sevgin… Merhamet bir ada olmuş maviliğinde Sevginin,şefkatin,sadakatin,güzelliğin yaşadığı bir ada Ve bu adaya giden bir gemi var, Kaptanı ben, miçosu ben, yolcusu ben Öylesine mutlu, öylesine huzurluyum ki Senin kara sularında yol alırken, Senin yüreğinin adasında robinson gibi Yalnız seni yaşayan ben…. RefiK Kestem(megafm) Sıcak bir düş tatlı bir tebessüm var yüzümde Adını hep duyduğum ama bir türlü yaşamadım şimdiye Gerçek bir mutluluk var içimde Ağaçlar dallar tomurcuklanmış yeni fark ettim biliyor musun Bahar gelmiş Sen olmasan farkında bile değilim Bananeydi ki zaten Geçen bir sohbet olmuştu ya hatırladın mı Kan anonsu geçti radyodan da Kan grubumuz ne konuşmuştuk Ben o gün içimden aşk grubu rh sen demiştim duymadın Doktorların yüzünü görür gibiyim Kanımı inceliyorlar şaşkın Ciğerlerimin röntgenini çekiyorlar inanamıyorlar Sonra sonra ben giyinirken Seni bir kenara çekip fısıldıyorlar kulağına Ben duymayayım diye Hastanın durumu ümitsiz Üzgünüz diyorlar Kanında aşırı miktarda sevgi komplikasyonu oluşmuş Ciğer filminde oksijen yerine aşk soluyor görünüyor hasta Yani !! Sırılsıklam aşık sanıyoruz Allahtan ümit kesilmez Siz son nefesine kadar yanında olun diyorlar Senin gözünden bir damla yaş akıyor Canım benim … Biliyorum mutluluktan … Seni seni tüm hücrelerimle amansız bir sevda ile seviyorum …. (Refik kestem) SIRADAN DEĞİL SEVMEK SENİ Bugünlerde havalar çok soğuk Odama doldurmuşum bakışlarını Gözlerini düşünüyorum Gözlerinden öpüyorum Isınıyorum Aç, çıplak yaşamın kıyısında Seninle doyuyorum Seninle örtünüyorum Uzaklar sevdanla yakın Yakınlar özleminle uzak Her duygu Her mesafe seninle anlamlanıyor Seninle yaşanıyor Bir cenaze görmeyeyim Aklıma ayrılığın geliyor Seni düşünüyorum Sevişmelerine düşüyor ürpertilerim Her tarafa düğün dernek Gözlerini kapatıyorsun Herkes birbirine küsmüş Martının kanadı kırık Mavi solmuş Deniz küskün Gülümsüyorsun sonra Bakışlarında menevişler Bayram geliyor Sarılmış insanlar düşüyor aklıma Herkes birbirine sevgisini söylüyor Çocukların saçlarını okşuyor baba Eşinin omzuna atıyor elini sevecen Mutlu aile fotoğrafları çoğalıyor Öyle sıradan bir şey değil Anlatmak seni Sevdanı Sıradan değil sevmek seni Büyük adam oluyorum Tarihi yazan Önemsiyorum kendimi Öyle o eski dalgacı ben değilim Yaşamı ciddiye alıyorum Büyük işler yapıyorum Sevmekle seni Besteler doğuruyorum Resimler çiziyorum Masallar okuyorum Sevdalı çocuklar büyütüyorum Oyunlarında aşk Sevinçlerinde sen Seni sevince Sığmıyorum kendime Sığmıyorum toprağa Sığmıyorum dünyaya Yıldızlara koşuyorum Güneşe Sarı sıcak ışıltıya ismini yazıyorum Seninle aydınlanıyorum Seninle "Günaydın" diyorum sabaha Seninle yıkıyorum yüzümü Her tarafıma gülümsemen bulaşıyor Seninle başlıyorum yaşam kavgasına duygu41 |
Tut Elimden Ayrılık Ayrılık, tut elimden, bırakma Ben ilk defa çıkıyorum bu yolculuğa Yol bilmem, iz bilmem korkuyorum Bu yol çok karanlık önümü görmüyorum Tut elimden ayrılık, bırakma Gece çok soğuk, üşüyorum Güneşim battı, artık içimi ısıtmıyor Bu yolculuk nerede biter bilmiyorum Tut elimden ayrılık, bırakma Bir meçhule doğru yürüyorum Aşkım, yoldaşım beni artık istemiyor Yapayalnız yalnızlığa gidiyorum Tut elimden ayrılık, bırakma Dayanağımı yitirdim, düşüyorum Tut elimden ayrılık, bırakma Canımı evde bıraktım, ölüyorum Ölüyorum ayrılık, ölüyorum Rotterdam, 03.08.2002 Ensar Aktaş |
Yarı Gece Boğaziçinin ufak bir iskelesinde Dolaştığım geceler oldu Yorgun, uykulu bir kızdı bu Son vapur yolcuları içinde. Araya başka denizler girdi Başka denizler attı beni başka uzaklara O tarihten tam beş sene sonra Gene oradayım şimdi. Söylesem inanmazlar, söylemiyorum Her gece gene o kız çıkmakta son vapurdan Tıpkı eskisi gibi karanlıklarda kaybolan Bu gölgeye hayaldeyim siz olun da Gözümle görüyorum, hayal diyemiyorum. Sular bir şıpırdadı kıyı boyunda İşte gene son vapur, çekti gitti önümden Arkamdan bir kız geçti Adımlarının sesinden tanıdım: Uykulu, Yorgun da. Geçen bu genç kıza desem ki: Bir haber ver hayatından, verir mi? isimsiz kral |
| Saat: 23:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık