![]() |
Hani Sevmiştin Hani çok sevmiştin beni Hani ölüm dahi ayıramazdı Hani aşk üzerine edilen Binlerce yeminler nerede Ne o yeminler var şimdi Nede sen varsın Bir nefretin kaldı içimde Birde bıraktığın kırık kalp Sana kalbimde verecek bir busem vardı Onu da nefretin rüzgarlarına bıraktım Şimdi yaşayan bir ölüyüm artık Ne yaşandan zevk alıyorum nede sevmekten Hani gölgesine oturup ismimizi kazıdığımız Ve sevmeye ant içtiğimiz o ağaç Beraber gezdiğimiz sokaklar Sinema köşelerinde birbirimizin kulaklarına Seni seviyorum diye fısıldadığımız o günler, Yalanmıydı. Sen sefa sürerken, Ben cefa çekiyorum Aşkınla yanan şu yüreğimi Hala söndürmüş değilim En iyisimi sen Benim sevgimin üstüne Bir bardak soğuk su iç |
Eger ßir Kere Sevmissen Gönülden eğer bir kere sevmıssen gönulden ondan vazgecmek zordur alıskanlık olmustur sende ondan baska sey dusunemez olursun onu görmek ıstersın heran ona dokunmaz onu öpmek sarılmak ıstersın dudagına bır buse kondurursun kımı zaman ayrılıklara dayanamazsın asıksan kıskanırsın gözunden bıle onu paylaşmak ıstemezsın asla kımseyle sadece sana aıt olmasını ıstersın sevdıgının bazen kavgalar edersın kusup gıdersın özur dılemesını beklersın telefonun bır ucunda o senın aramanı bekler sen onun aramasını ve sonunda dayanamayıp ararsın özur dılersın dayanamazsın cunku onsuzluga ask böyle bırseydır ıste kımı zaman ıcını acıtır kımı zaman ısıtır ama sonunda hep canın yanar sonunda hep husran vardır yaralanırsın kalbının derınlıklerınde artık hayat anlamsız gelır sana ve hıc bırseyı umursamazsın buyuk bır boşluk ıcıne atarsın kendını hıc bırsey onun yerını tutmaz cunku onunla hersey farklı olmustur ıste ask böyledır acı mutluluk sevınc gözyası hepsını bır arada yasarsın |
BENIM YARIM Benim yarim alyanakli bir kizdir, Gözleri pek sevimli bir yildizdir, Kasi hilal, Sairlerin hayalini süsleyecek bir timsal! Iste benim yarim bu güzel kiz, Kanim canim ona feda yalniz! |
Biliyor musun en çok söze başlamam gereken hitap şeklinde zorlandım. Bir başlasam sonu gelecekti eminim! Ama sıradan sözcükleri hiç yakıştıramadım sana, yapmacık sözlere konduramadım seni... Adını söylemek istedim her defasında olduğu gibi bir düğüm boğazımda Kadınım diyeyim dedim değilsinki Sonra uzun zamandır sesini duymadığım geldi aklıma, içim burkuldu, canım acıdı... Bu dizeleri sana yüreğinden uzakta yazıyorum; sesine sözüne hasret, yüzüne hasret, sıcağına hasret Hasret dolu gönlümle başlıyorum her cümleye. Seni o kadar çok özledim ki; Meğer hiç bir koku seninki kadar güzel değilmiş, hiçbir acı senin yokluğuna bedel değilmiş. Hiç ama hiçbir hasret senin özlemin kadar yakmazmış içimi. En kötüsüde ney biliyormusun Kızılı saçı hiç bir kadına yakıştıramıyorum ya ...BİTANEMM... |
Hasret günümün geceye karıştığı an hasretler alır düşüncelerimi. düşerken gözlerin gözlerime, bedenim paramparça. özlemim dudaklarına sevgili o dokunmaya kıyılmayacak dudaklarına. acınsa yüreğimin en kuytu yanında. nedendi o anlamsız kavga sevgili nedendir bu acılar... neden bu hasret bir başka sevgili sebebi benmiyim sevgili bu acıların içimdeki dinmeyen fırtınaların... söyle sevgili... neydi bu çektiğim... |
Gittin sen, tüm gidenler gibi... Tam beni tamamlayacağını düşünürken, yine ben eksik kaldım. Gülümseyişlerim Takılı kaldı yüreğimde. Sonu yok, ışığı yok bir yolda ıssız, sessiz kaldı sevdam. Ama sen gittin; tıpkı diğerleri gibi... korkup kaçtın belki de bu sevdadan. Küçük bir kızdı kocaman yüreğiyle seni seven ama sen sığdıramadın kalbine; Taşıyamadın doğru dürüst... bu kadar çabuk pes edişin de ondandı belki. Başka cümlelerin ardına sığınman, yalan yanlış sevdalara takılman... Gözlerine baktığım zaman çoğaldığımı hissediyordum. Öyle anlamlıydı ki; hayatın tüm gizemi senin gözlerindeydi sanki... Her şey o "çakır" yeşilin içinde saklıydı. Ama sen aniden kapattın o gözleri; aldın yeşili benden... Tüm sırlarda o yeşil kutuda kapalı kaldı. İşte ondan sonra başladı her şey... Kalp ağrılarım, baş ağrılarım, gece yarılarında sebepsiz haykırışlarım... Bana bıraktığın ve içimde kalan o "yeşil" di belki de bunlara sebep olan... Kötü bir oyun seyrediyorsun, "geçecek" diyorum kendime. "Bak geçince Hiçbir şey kalmayacak, arda kalanlar eski sonsuzluğa uğurlanacak." diyordum. Ama olmadı. Geçmedi. Her şey artarak daha da çoğaldı. Pişmanlıklar sardı Çevremi, "keşkeler" birikti içimde, "acabalar" dolaşıp durdu beynimde... Hepsi benden bağımsızdı. Hiçbir organıma söz geçiremedim. Hep sen çoğalıyordun, hep sen büyüyordun içimde... Sana dönüşmeye başladığımı anlayınca da bir direniş başlattım kendime. Artık, hiç konuşmuyorum kalbimle... Kendi haline bıraktım onu. Ne derse desin, Ne isterse istesin; hiç aldırmıyorum. Tıpkı derin dondurucudan çıkmış gibi bir kalbim var artık benim. Buz gibi... İçindeki her şey dondu. Sevgiler, sıcak Gülümseyişler, arzular, istekler... Belki bir gün üzerindeki buzlardan sıyrılıp artık "ben de varım" diyerek yeniden ortaya çıkar ve bana döner; kim bilir. Ama o güne kadar, buz gibi "yeşil"in arkasından bakacağım dünyaya. Senin bana verdiğin o "acı yeşil"i yaşayacağım. Kolay değil çünkü, kalbimde dolanıp budaklanan o "yeşil"i bir anda kökünden sökmek. O yüzden zamana bırakıyorum her şeyi. Bakmadığın bir çiçek nasıl soluyorsa, o "yeşil" de bir gün elbet solup, sararacak. Hayatımda ilk kez sana açtığım kalbim de bundan böyle sadece bahara açacak; sadece bahara... |
BEYAZ GÜVERCIN Süzülüp mavi göklerden yere dogru Omuzuma beyaz bir güvercin kondu Aldim elime, usul usul oksadim Sevdim, gencligimi yeniden yasadim Bembeyazdi tüyleri, öyle parlakti Acsam ellerimi birden ucacakti Egildim kulagina; dogru, gitme dedim Hareli gözlerinden öpmek istedim Duydum; avuclarimda sicakligini Duydum benden yillarca uzakligini Cirpinan kalbini dinledim bir süre Ve ucmak istedim onunla göklere Ak güvercinin iri gözleri vardi Güzelliginden fiskiran bir pinardi Soguk sularindan ictim, serinledim Caglayan bir nehrin sesini dinledim Belki buydu sevmek hayat belki buydu Isil, isildim, gözlerim dopdoluydu Bir nagme yükseldi sevincten ve hazdan Bir nagme yükseldi, güzelden beyazdan Uzatti sevgiyle pembe gagasini Birden ögrendim hayatin manasini Kaderde sevgiyi sende bulmak varmis Seninle bir cift güvercin olmak varmis. |
Sen İstanbul olsaydın … Sen İstanbul olsaydın; Ben, sende konacak bir dal bulamayan martı gibi çığlık çığlığa atardım kendimi denizlere! Sen İstanbul olsaydın... Sen İstanbul olsaydın, aşka doğru... Bürünüp sevda rengine, dursaydın gurubun önünde akşam vakitlerinde. Ve ben... Bense bir güneş gibi yakmaya gelirken seni; saplansaydım kirpiklerine, tam kalbimden... Düşseydim ufkuna, kan-revan içinde!.. Sen İstanbul olsaydın, ve sorsaydın halimi kanatsız güvercinlere! Sen İstanbul olsaydın; Ve zindânım olsaydın!.. Sen İstanbul olsaydın; Saçların, Ekim'in yirmialtısındaki çınar yaprakları tonunda...Ve gözlerin Marmara Denizi renginde olurdu, değil mi? Ve sen İstanbul olsaydın; Bir pembe ibrişim gibi akardın gönlüme doğru. Değil mi?.. Sen İstanbul olsaydın; Henüz gözden deryalar, güllerden kan damlamadan!.. Ve bilip dağlardan kalyonlar geçireceğimi; önüme surlar dikmeden ve yoluma zincirler çekmeden... O ilk... Altından güllem, düştüğünde tam kalbinin üstüne, açardın bana kapılarını, değil mi; Sen İstanbul olsaydın?.. Sen İstanbul olsaydın; Bir beyaz güvercinin, şahbazdan korkuşu gibi ürkerdin benden... Sen, İstanbul olsaydın... Ama sorsaydın halimi de, kanatsız güvercinlerden! Sen İstanbul olsaydın; Ve zindânım olsaydın!.. |
BILEREK BEKLEDIM Yatsiya kadarmis yalancinin mumu Ah kumralim, bilmiyormuydun sen bunu Ben bilerek kandim o gülyüzüne Bilerek bekledim bu oyunun sonunu Sevip sevilmemeyi gözden cikardim Seninle bir dakika icin ömrümü harcardim Ben bilerek yandim ,bilerek aldandim Bilerek bekledim bu oyunun sonunu Olsun kumralim, sen yine keyfine bak Yere bak, havaya bak, binlerce yuerek yak Yanani Allah görür, kimsede kalmaz hak Ben bilerek bekledim bu oyunun sonunu |
Bİzdekİ Aciyi Çekmeyen Bİlmez, Elİmİzde Kadeh BİrgÜn Eksİlmez Bİz Severİz Bİzİ Kİmseler Sevmez Adimiz Serserİ Kalbİmİz DeĞİl Dertlİdİr Şarkilar Dİlİmİzdekİ Bİr ÖmÜr Çİzgİsİ YÜzÜmÜzdekİ YaĞmur DeĞİl YaŞtir GÖzÜmÜzdekİ Adimiz Serserİ Kalbİmİz DeĞİl |
| Saat: 21:58 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık