![]() |
Ayrılık Şiiri Her satırı Mendireğe dizili karabataklara benzeyen Bir mektup bırakarak balıkçı koyundan sisler icinde uzaklaşan kayık gibi bir sabah usulca ayrıldın koynumdan Bütün yolcularını Boğaz köprüsünün çaldıgı Araba vapurunun boş seferleri gibi yanlızca rüzgâr gezinir sensiz yüreğimde Durgun bir sudur aslında deniz ki çocukların acemi oltalarını denedikleri kuytu bir iskelenin tahtaları altına yazdıgım ayrılık siirini okudukca dalgalanır... Sunay Akın |
Mart İçin Hoyrat Sabah erken kalktım dereler buz Tanrı bilir ne zaman döner avcılar Kör Süleyman gece gündüz sayıklar Çadırı yıkılsın da bozulsun bağı Kan izlerini sildi götürdü acı kırağı Dolandım durdum uzun yollarda yalnız Severim gözünü şu halime bak Yaramı saran gümüş telli kavak Döner durur göğün dibinde bir yabana Kartal mı desem peşinde bir alıcı kuş Hakkari Oramar yaylası Van gölü Muş Genç ömrüm bir kürt kilimiydi geçti gitti İnsan yüreği pas tutar derdi babam rahmetli Başında bir solgun poşu ayağında çarpana Gözünü severim bir haber salsana Yüreğimden uçan gümüş telli turna Uyudum uyandım bir uzun gece Ay karanlık devir **** hava dumanlı Sırtımda bir hançer söğüt yaprağı Düşte gördüm dökülmüş odamın beyaz Kireci bahar gelmeden geçip gitmiş yaz Kimse sormaz aç mıyım susuz mu halim nice Gözünü severim sen söyle kiraz Ağacından doğan gümüş telli saz Kar üstüne açmış yaz delisiydi Erken öttü gönlümün çapar horozu Korkarım silerler defterden bizi Götürür ayrılığa bir tahtadan at Tarih dokuz yüz seksen gün yirmi üç mart Biri hasret gömleğini bir daha giydi Yüzünü seveyim sarayım belin Koynumda uyan gümüş telli gelin Onat Kutlar |
Küskünlüğüm hep eşkiya zamana Zifiri siyahlar pembeye dönüşsün diyorum Senden yoksun akşamlara Sol yanıma sokulsa yanlızlığın Dudaklarımın kıvrımlarına Saklansın usulca dudakların Vuslata dair ne varsa Dökülse sonra Uzansa gölgelerimiz Sırrımız yansısa duvarlara Leyleklerin uçuşlarına salsak yüreklerimizi Özgürce tutunsak sonra ayaklarına Yazmıyor artık kalemim Bekleyişlere verdim şiirlerimi Geldiğin o gün.............. Başlayacak gönül düğünüm Binlerce sevinç düşecek toprağa Ogün ay güneşe sarılacak Sevincimize ortak olup Bulutlar bu defa seviçten ağlayacak Rüzgar çekecek kanatlarını; .Meltem selamlayacak Camların buğusunda yaz boz oynayacağız Sayki şimdiden ellerim ellerinde Dokunduğum her noktam sen Bekleyiş dolu zamanlara inat Kör bir makas bitirmeli artık Özlemlerimizi kırparak müzeyyen baskir |
|
Adın Dökülür Dilsiz perişanlıklarım Büyürken aynalarda Küçülür sefil umutlar Birer birer baş kaldırır Yaralarına bile bakmadan İçimdeki hatıralar Gönlümde bir deli hasret Kor gibi yanarken alev alev Sol yanıma bir sancı oturur İçimde acılar nöbet vurur. Bitmiyor işte içimde sensizlik. Bu hasret denen canavarın Ne merhameti var ne duygusu Ne esnemesi gelir ne uykusu Yonar hergece beni usul usul Kaç bahar tükendi sensiz Hiç bir ele uzanmadı gönlüm Kimse anlamaz gönül yasımı Öyle zorki sensizliğin öyküsü Hergece dilimde ölüm türküsü Sanki halimle alay eder Sigara dumanlarında çehreler Bir gölge gelir karşımda durur Bir çift göz kuyular gibi derin Sanki bana uzanır gibi ellerin Yeni uyanmış halinle uykudan Hüzünlü bakışların ılık ılık Yüreğim sancıdan büzülür Ve rengi yitik gözlerimden Usul usul adın dökülür....... Ali Başol |
güzel şiirler hepsini okudum |
Seviyorum desem inanır mısın? Sen, Solgun baharlardaki mavi yağmurum, Akşam kızıllığında yorgun gölgem, Kış ayazında yaz güneşimsin. Bulutlardaki saklı düşlerim, Her günün sonunda özlediğimsin. Yüzün kadar temizdir kalbin, Hangi sevgi alabilir yerini? Yokluğun yağmura yazı yazmak kadar zor, Sensizlik ölüm kadar acı… Bir gece titreyerek uyanırsan Bil ki resmini öptüğüm andır… Bir gün yaşlar süzülürse o güzel gözlerinden Bil ki bir tanem yokluğundan öldüğüm andır. Aşkınla sararıp solacak kadar Sevginle bahtiyar olacak kadar Uğruna canımı verecek kadar Seviyorum desem inanır mısın |
Sessiz Müzik Sen kış güneşi misin Yakarsın ısıtmazsın Bir ırmağın ortası yoksa Seni mi hatırlayacağım Bu dünyada olup bitenlerin Olup bitmemiş olması için Ne yapıyorsun Sizin evin duvarları taştan Dumanı da mı taştan Seni kız arkadaşlarından Sevinç gözyaşları içinde Öpen olmayacak mı Ezberlediğin şiir Beklediğin adam Sezai Karakoç |
BIRAKIP GİTTİN BENİ http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif bırakıp gittin beni bütün kapılarda bütün çöllerde tek başıma kodun şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim vardığım hiç bir yerde değildin sensiz bir odanın sahrasını nasıl anlatsam hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını denizde dalgakırandan da boşluğunu bir günün seslenip de senden cevap alamadığım sessizliği bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz her yerde bırakıp gittin beni gözlerinle düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin düşen hep ben oldum en küçük kımıldanışında senden başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç bana bakıp görmediğin için ben yokken içini çektiğin için ayağına düşen gölgene acıdın mı hiç sen ARAGON |
hiç kalbım agrıdı mı sebepsızce Hiç kalbin ağrıdı mı sebepsizce, Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri, Dolunaya baktığında hissettin mi hiç Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu, Ve acı bir şekilde farkına vardın mı, Kalabalık içinde sessizce dolaştığını… Düşündüğün şeyi bilmeden uzaklara takılır gözlerin; Ellerin bilmediğin elleri tutar sanki, Tuttuğun el sana huzur verir de; Sen o huzurla bir türlü rahatlayamazsın… Boğazında kelimeler düğümlenir, yutkunursun; Bakışların buğulanır, gözlerini kısarsın, Tek damla düşmesin diye çabalarsın; Bilirsin ilk düşen damla habercisidir; sağanakların, Bilirsin sağanakların ardından körelir; duyguların, Bilirsin ki içindeki yangınlar büyür sağanaklarda… Sen bilirsin ama kalbin bilmez bunları, Yaşadıkça yaşar sevdalar kalbinde, Büyüdükçe büyür kalbin, her sevdayı saklar içinde, Gün gelir sığmaz olur kalbin göğsüne, Taşıyamaz olur bedenini, artık yorulur… Duyguların ağır gelir; ezilirsin Bir gün açıklanmamış duygularınla köşende, Teslim olursun ölüme, Sessizce… <!-- THE POST |
| Saat: 22:35 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık