MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

Misafir 23 Temmuz 2006 12:41

Veda

geceler kabus yüreğimde
karanlıklar teselli bedenimde
yıldızlara anlattım seni
onlarda imrendi güzelliğine

sabah geldiğin zaman karşıma
sanki güneş doğuyor yanımda
güzelliğin kamaştırıyor gözlerimi
bakmaya doyamıyorum ki yüzüne

akşam oluyor sanki bir anda
sen yanımdayken yok sanki zaman
sen gidince sanki güneşim sönüyor
başlıyor karanlıkllar o anda

şimdi ebediyyen gidiyorsun
ben mahzun ben üzgün ben çaresiz
artık her anım gece gibi
kabuslar bekliyor beni sensiz

sanmaki yaşayacağım hayatta
yaşayan bir ölüye benziyor
senden uzakta geçen her anım
ölüm gibi geliyor yüreğime

sen benim doğmasını bekledğim
sen benim açmasını beklediğim
sen benim gelmesini beklediğim
yüreğimdeki tek güneşimsin

doğmasan da bekleyeceğim seni
sevgim o kadar büyük ki sana
gelmesen de ihanet etmeyecek
ebediyyen sevecek seni bedenim


arwen 23 Temmuz 2006 13:03

Hasretin



Şafak söker, gece biter,
Bitmeyen tek şey hasretin,
Vade gelir ömür biter,
Bitmeyen senin hasretin.

Cayır cayır yanan korlar,
Bir yağmura teslim olur,
Yangın bile bir gün söner,
Sönmeyen senin hasretin.

Ve tüm bulutlar dağalır,
Güneş yüzünü gösterir,
Vakti gelir oda batar,
Bir bataklık şu hasretin.
Düşmeye gör bir içine,
Derine çeker hasretin.


TheGrudge 23 Temmuz 2006 13:08

Dünya

Üzerinden seri dört mevsim geçer
Mil olur söküğü dikilir dünya!
Doğal afet yaşar kanayıp gider
Kul olur canı da, yakılır dünya!

Yıldızlar güneşten sıcak bakarsa
Pembe ışıltılar umut saçarsa
Göklere merdiven, şimşek çakarsa
Dal olur ağaçta çıkılır dünya!

Sevgi tohumları saçtım bağına
Ay karanlık düştü gül yaprağına
Mor ışığı vurdu dost ayağına
Lal olur dillerde, sıkılır dünya!

Ağladı mısralar dağlara yazdım
Dertli kalemimle semaya kazdım
Gecenin bağrında inleyen sazdım
Kul olur boynu da, bükülür dünya!

Bülbülü kıskandım yâre gül çizdim
Dağın eteğine mazimi dizdim
Bulut arkasında saklanmış gizdim
Fal olur fincanda bakılır dünya


TheGrudge 23 Temmuz 2006 13:10

Yokluğunda

yokluğun ilişince sol yanıma
mevsimler değişir kendiliğinden
bir yanardağ büyür ömrümün kıyısında
kuytusuna çekilir çoban yıldızı
kuşlar susar,
grileşir gökyüzü
yangın bir sonbahar abanır gecelerime
ağaç diplerinde uğuldar rüzgar
hazan yaprağı misali
düşerim yakasından sevdanın...


arwen 23 Temmuz 2006 13:13

Hasretin Yenemedi Sevgimi


Al kınalı yazmanda saçlarını kokladım
Ele diyemedim, hep içimde sakladım
Sensiz gülmeyi ben, bana yasakladım
Gözyaşlarım yenemedi sevgimi......

Ne kelepçeler kırdım kollarımda...
Ne tel örgüler yıktım etrafımda...
Esaretin dikenli yollarında,
Hasretin yenemedi sevgimi...


TheGrudge 23 Temmuz 2006 13:17

Yaşayanlar Bizleriz

Hayatımızın her süresi, her sayfası
Televizyonla,gazeteyle magazin olmuş:
Kimilerinin düğününde dizi dizi altın takılarla
Miktarı bilinmeyen savrulan dolarlarla
Yaşananlar bu ülke, yaşayanlar insanlarız mı?

Katıksız bir ekmekle geçim uğruna
Sağlığını değersiz bir hiç görmesiyle
“Böbreğimi Satıyorum” ilanlı davetiyesiyle
Yaşananlar bu ülke, yaşayanlar insanlarız mı?

Hesabını bilmediği servetiyle asla yetinmeyen
Kata yata daha nicelerine kanaat getirmeyen
Kazandığını yurt dışlarında hovardaca yiyenlerle
Yaşananlar bu ülke, yaşayanlar insanlarız mı?

Akşamüstünü pazarın dağılmasını kollayan
Tezgah altlarında atılmış çürükleri toplayan
Çöplerde yiyecek, yarayacak şey arayanlarla
Yaşananlar bu ülke, yaşayanlar insanlarız mı?

Kapkaçcı, uyuşturucu mağdurları artarken
Bir cep telefonuna masum canlara kıyılırken
Sokağa çıkma güvensizliğinin korkularıyla
Yaşadığımız ülkemiz, yaşayanlarsa bizleriz?


Misafir 23 Temmuz 2006 13:22

Yağmurlu bir günde sessizce sıyrılacaksın gözyaşlarından,
Yürümeye başlayacaksın,
Nereye gittiğini bilmeden…

Ama yine de gideceksin,
Bilinmezler ülkesinin kimsesizler şehrine doğru,
Önce Sana,
Sonra kendine doğru…
Sessizce, Yalnızlığa doğru…

Geride bıraktıklarınla,
Seni bekleyenler arasında ince,
İnce olduğu kadar da uzun bir yolda, yol alacaksın…
Aklındakilerden kurtulmaya çalışırken,
Onların arasında daha da derinlere dalacaksın…
Sessiz, yalnız ve kimsesiz kalacaksın…

Yol devam edecek,
Sen devam edeceksin…
Bacaklarına giden gücü kontrol edemeden,
Sessizce,
Kimsesizce yürüyeceksin,
Nereye yürüdüğünü bilmeden…

Yolun sonuna yaklaştıkça,
Artacak Sessizlik…

Sona geldiğini anladığında,
Anlaman gereken zamanın çok ilerisinde olduğunu anlayacak,
Geriye dönüş olmadığı kavrayacaksın…
Önce sessizce ağlayacaksın,
Sonra yolun bittiği yerde bir kalabalık göreceksin,
Sevineceksin,
Yanlarına gideceksin,
Yüzlerini gördüğünde,
Sen de onlar gibi ağlayacaksın…
Sessizce ağlayacaksın…

Sonunda onlar da gidecek,
Yalnız kaldığında,
Tabutundan çıkmaya çalışmayacaksın,
Direnmeyeceksin…

Yalnızca yalnızlığına üzüleceksin,
Yapamadıklarından pişmanlık,
Yaptıklarınaysa özlem duyacaksın…
Ağlayacaksın…

Sessizce ağlayacaksın…
İşte o anda sessizliğin ölüm,
Ölümünse sessizlik olduğunu anlayacaksın…


arwen 23 Temmuz 2006 13:27

Hasretinle Yaşıyorum


Hasretinde bazen yağmur olup
Geçeceğin yollara gül tohumu ekiyorum
Sen ise ;
Ayaklarınla yüreğime bassan bile
Yüreğimin acıdığını düşünme.
Ben , her adım attığında,
Yüreğimden öptüğünü farzederim.

Hasretin çöker hüzün bulutlarıma...
Yüreğine düşen her damla,
Kurumuş güllerin yüreklerine " hayat " olur.
Ben, sana ağladıkça,
Güllerin daha güzel açar,
Bilirim.
Ben, sevdana yandıkça
Baharlar hep gülüşlerinde konaklar.
Hissederim.....

Yüreğin, aldığım nefes olmuşken,
Toprağa sarılan sarmaşık gibi
Geceye uzanan ışık gibi
Hasretinde bile " sana " sarılıyorum.
Aldırmıyorum hasret yağmurlarına,
Yokluğunda bile yaşatıyorum seni.
Sakın üzülme sen;
Ben; seni sevdikçe nefes alıyor,
Seni özledikçe yaşıyorum...


kambis 23 Temmuz 2006 13:29

Yabancı

Hangi cennetten geldim bu cehenneme
Ki her yokluk bendedir, her acı benim
Baltalar kıyasıya inmiş gövdeme
Bak! Şu devrilen hayat ağacı benim

Bir gün beni de unut her yalan gibi
Adımı sokaklara tükür kan gibi
Oysaki yaşadıkça bir çıban gibi
İçinde sızlayacak o sancı benim

Terkedilmiş eski bir şehircesine
Sensiz yaşıyor o can verircesine
Tutuşmuş özleminle erircesine
Bir zaman sevdigin bu yabancı benim

Ümit Yaşar Oğuzcan


TheGrudge 23 Temmuz 2006 13:31

Yokluğunda

yokluğun ilişince sol yanıma
mevsimler değişir kendiliğinden
bir yanardağ büyür ömrümün kıyısında
kuytusuna çekilir çoban yıldızı
kuşlar susar,
grileşir gökyüzü
yangın bir sonbahar abanır gecelerime
ağaç diplerinde uğuldar rüzgar
hazan yaprağı misali
düşerim yakasından sevdanın...



Saat: 16:08

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık