![]() |
ÖP BENİ Sana üşüdüğümü söylüyorum. Çocukmuşum da sanki çamura çıplak ayaklarımla basmışım soğuk bir kış gününde. Annem mi geliyor sen mi geliyorsun koşarak biraz da kızgın.? Annem mi sen mi? ...Üşümüşüm diyorum...Ben üşümem biliyorsun. Oysa üşümüşüm. Buz tutmuş ellerim. Bak parmaklarımın ucuna. Saçaklardan sarkan ve dikkat edilmesi gereken buz sarkıtları gibiler. Üşümüşüm diyorum. Isıtacak mısın? Öp beni o zaman! Sana estiğimi söylüyorum. Ucuz bir şarabın berbat tadı ile yaptığı iş arasındaki uçuruma düşüyorum eserken. Beni basınç farkları getiriyor sana. Eserken belki eski diye belki de es es es ki ki ki diye bağıran kekeme bir rüzgar oluyorum. Tadını değiştiriyorum dokunduğum yaprağın, sürtündüğüm toprağın, arasından geçtiğim saçların. Dağlar üzerinden gelen kaynağı belirsiz bir esintiyim. Eseyim mi? Öp beni o zaman! Sana geldiğimi söylüyorum. Ayaklarımı nerde bıraktım bilmiyorum. Bir telefon numarası gibi ezberliyorum kilometreleri. Aramızda üç tane iki... İki yüz yirmi iki. Ayaklarımı düşürdüğüm yerde her zaman senin kokun. Telefon direkleri eşlik ediyor bana, bulutlar benimle geliyor, çizgi halinde bir toprak benimle geliyor, sincapların endişesi benimle...Çok konuşan bir yolcunun sustuğu yerin yanındayım. Yalnız sana geldiğimi söylüyorum. Geleyim mi? Öp beni o zaman! Sana sustuğumu söylüyorum. Susmak derinlere inmek değil midir? İçerden konuşmak? Ancak içerden yanıtı olmak? Susmak dibe sarkıtılmış bir ağ değil midir? Ateşi saran oksijen? Sana sustuğumu söylüyorum...Dut yemekle süt dökmek arasında bir yerde olduğumu...Kedi ya da bülbülden birini yeğlemek değil midir susmak? Yalnızlığında kendini avlamak değil midir dudaklarını kapamak? Kapayım mı dudaklarımı? Öp beni o zaman! Sana gördüğümü söylüyorum. Olanlarla olabilecekler arasında, görülebileceklerle görülenler arasında düğüm atıyorum. Gördüklerim parantezler içinde geziniyor. Görmediklerimi ise sen evlatlık alıyorsun belki isteyerek belki istemeyerek. Ellerini gördüğümü söylüyorum. Uyanmışlar beden eğitimi yapıyorlar bedenimde. Gözlerin bir şiirin ilk karalaması gibi açılmıyor mu? Seni gördüğümü söylüyorum. Ama gözüm kapalı göreceğim. Kapat gözlerimi...Göreyim mi? Öp beni o zaman! Sana sevdiğimi söylemiyorum. “Bana sevdiğini söyleme, beni sev” diyor şair. Aşk bana inan(a) mıyor...Ben aşkı yalnız tanımlıyorum. “Üşüdüysen es, Geldiysen sus, Gördüysen sev” diyor rüyama nerden girdiği belli olmayan ak sakallı bir ihtiyar. Derin anlamlar arıyorum söylediklerinde sevgiye dair. Belki de üşüyorum, belki esiyorum, belki geliyorum, belki susuyorum ve belki görüyorum seveyim mi seni der gibi. Seveyim mi seni? Öp beni her zaman! ~ Evrim Nisan ~ |
Bu Kedi Başka Kedi Bu kedi benim kedim Tüyleri diken diken Ölecek stresten, Bakışları uysaldır İki çizgi gözleri, Dökülmüş tırnakları Acıların içinde Dolaşır sokak sokak Yorgundur ayakları. Bu kedi benim kedim Yolunmuştur tüyleri Munistir her bir huyu Bal şeker mırıldanır Asildir baba soyu. Bu kedi başka kedi Kaderi düğüm düğüm Gördüğü çile zulüm Dürüst yorgun sevimli Sevince olur deli. Bu kedi benim kedim Yüreği gonca güldür Yanağı taç yapraktır Sevgisinde riya yok Tutunca ellerini Sıcaktır her bir yeri Gözlerinde canlanır Özlem,sevgi,özveri. Bu kedi başka kedi İki çizgi gözleri Dökülmüş tırnakları Tüyleri diken diken Ölecek stresten... Ahmet TIĞLI 2.12.2006 (Sevgi Merdivenleri) Ahmet Tığlı |
http://img90.imageshack.us/img90/5500/liesbyblindedbysightes5.jpg DAHA NE KADAR SÜRECEK BU KAÇIŞLAR??.. yine nazlarda yine kaçışlardasın kaç bakalım daha ne kadar sürecek bu kaçışlar... ne zaman sussam ve ne zaman kötü olsam sanki hiç sevmiyormuş gibi sanki tanımadığın biriymişim gibi umursamaz ve rahat tavrınla deli edercesine beni kaç bakalım daha ne kadar sürecek bu kaçışlar... oysa ben kararımı vermişken tam gidecekken gitme diyen sen sensiz ne ederim diyen sonra yine kaçıp giden kaç bakalım daha ne kadar sürecek bu kaçışlar... sarsa bedenimi kordan geceler titretse ruhumu,eritse düşünceler duymasam sesini kahrolsam çıldırsam alamasam senden bir haber kaçma artık yeter kaçtıkça herşey biter sus ağlama,bağırma öyle hem kızmada gitmem gerekiyor bakma yüzüme öyle sadece sus,bu bana yeter bir kelime bile konuşma ne sesin duymak isterim ne görmek yüzünü sakın ümitlenme artık dönmem geri yasta tutma arkamdan tek bildiğin şeyi yap yine hadi kaç sen kaçtıkça yürek dolusu sevgiler uğruna serilmiş ömürler bir bir kaçıp giderler kalplerinde sana yer verdiler hani şimdi nerdeler diye sorma sakın şimdi onlar çok uzaktalar geride bir sen birde vicdanını bırakarak kaçıp gittiler hadi şimdide kaç göreyim seni hadi kaç ey sevgili vicdanından da kaç göreyim seni dememişmiydim sana daha ne kadar sürecek bu kaçışlar... EMRE SARIBOR... |
YÜZÜNÜ ARADIN SEN HEP http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif Yüzünü aradın sen hep en çok sevmek isterken bile... Bir bulsan yüzünü bir bulsan insanlara dağıtılmış hasretini İstediğin gibi sevecektin Oysa utandın, utandın kendin oldukça en çok severken bile Sevdiğinin kişiliğine girdin bu yüzden Ne söylesen hep eksik kaldı Shaipsiz utancın gibi eksik kaldı Delice sevmeyi istedin aslında sen hep ama ne zaman böyle sevsen deli sevgini senden çaldılar Ne zaman söylesen sevgini, seni seninle böyle yüzünü araken bıraktılar... kıstın ateşini, küçülttün kanatlarını çekildin en arka odana Gölgelerini bıraktın pencerelere Ah bu hayattan sana kalan sadece deli sevgini özlemekti... Sana kalan, bu hayatta kendini delice özlemekti... cezmı ersöz |
ÖLÜMÜNE SEVMEDİK Mİ GECELERİN KARANLIĞI CEHENNEMİN SICAKLIĞI UNUT ARTIK AYRILIĞI ÖLÜMÜNE SEVMEDİK Mİ? ARAYA DAĞLAR GİRERKEN GENÇLİK ELDEN GİDERKEN BU ÖMRÜMÜZ BİTERKEN ÖLÜMÜNE SEVMEDİK Mİ? YOLLARIMIZ AYRILSADA KOLLARIMIZ BOŞ KALSADA KADER BİZİ AYIRSADA ÖLÜMÜĞNE SEVMEDİK Mİ? |
ACIYLA ERİR YÜZÜNE AŞIK ÇOCUK http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif Ne zaman yüzüne baksam yalnızlığın o mutlu gerilimi O öksüz göl hızla derinleşir biliyorum,acılarım hiç bitmeyecek,bu öyle bir yeşil Ne zaman gözlerinin içine baksam,biliyorum ikimizi de aşar,o kapının ardındaki masal bense yüreğimin bu hallerinden korkar,kalırım bir hız trenine bindirilmiş küçük bir çocuk gibi geçip giden yüzlerine bakar kalırım Ömrün kısalığı çarpar camlara ateş hızla yayılır içerilere Akşam olur,evler dolar boşalır acıyla erir,yüzüne aşık çocuk Ne zaman gözlerinin içine baksam,bliyorum İkimizi de aşar,o kapının ardındaki masal cezmi ersöz |
DİYEBİLİRMİSİN EN GÜZEL ŞEY NEDİR DESELER, AŞTIR DİYEBİLİRMİSİN? EN ÇOK KİMİ SEVİYORSUN DESELER ADIMI SÖYLEBİLİRMİSİN? NEDEN AĞLIYORSUN DESELER SEVGİLİM İÇİN DİYEBİLİRMİSİN? BENİ UNUTMANI SÖYLESELER HAYIR DİYEBİLİRMİSİN? YAŞAMAK GÜZEL Mİ DESELER ONSUZ ANLAMSIZ DERMİSİN SÖYLE SEN KİMSİN KİMİNSİN DESELER AŞIĞIM VE YALNIZ ONUNUM DERMİSİN SÖYLE NERDE ÖLMEK İSTERSİN DESELER ONUN KOLLARINDA DİYEBİLİRMİSİN SEVGİLİM....................... |
Karanlık bir gecesinde Soğuk sokakta yürüyorum tek başıma, korkuyla Sinirle çıkmışım evden Aklımda sen, kalbimde sevgin... Sokakta yürürken seni düşünüyorum Gelecek hakkında planlar yapıyorum. Birden sinirim bozuluyor Gurbette olduğuma, seni geç tanıdığıma Lanet yağdırasım geliyor. Ama susuyorum, susuyorum Yürümeye devam ediyorum, içimde korku. Sensizlik içimde acı, yalnızlık canıma sıkıntı oluyor. Yavaş yavaş geri dönüyorum. Soğuktan kulaklarımın kızardığını hissediyorum. Az ilerden geliyor metronun sesi Her sabah üniversiteye giderken Penceresinden bakıp, seni düşündüğüm metronun sesi. Metroda hep ayakta gidiyorum, cam kenarındayım. Tam karşımda bir kız bana bakıyor. Ben ise aklımda sen, seni düşünüyorum. Metro yavaş yavaş dolmaya başladı. Kızla aramda insanlar var. Ben ise yine seni düşünüyorum. İşte ineceğim istasyon, aşağı indim. Merdivenleri hızla çıktım, sokakta yürüyorum. Sen yine aklımdasın, elime telefonu alıyorum. Seni arıyorum, Alo? diyorsun. Ben ise yine aynı şeyi söylüyorum. SENİ SEVİYORUM BİTANEM... |
O GÜNNDEN BERİ Hasretin bir yangın avuçlarımda Ayrılıp gittiğin o günden beri Ararım gölgeni boş duvarlarda Ayrılıp gittiğin o günden beri Sensiz diken oldu başımda yastık Mutluluğu hangi dolaba astık Odamda ne varsa yüzleri asık Ayrılıp gittiğin o günden beri Bu nasıl bir duygu bilemiyorum Kimseye ayrıldık diyemiyorum Adını kim sorsa eziliyorum Ayrılıp gittiğin o günden beri Ahmet Selçuk İlkan |
hayatla aramda yalnızca benim görebildiğim kocaman bir çember var sanki.. kocaman bir konuşma baloncuğunun içinde hapsedilmiş gibiyim.. başkasına ait bir konuşma balonu.. başkasına ait bir yaşam..öyle çepeçevre sarmışki bu çember.. sanki ses geçirmeyen bir duvar. insanların neler konuştuklarını duyamıyorum.. sadece ağzını açıp kapatıyorlar gibi.. ve göremiyorum yüzlerini net olarak.. ve sanki kimse beni duyamıyor.. kimse ne söylediğimi anlamıyor.. ve de kimse göremiyor asıl beni.. bendeki ‘’ben'’i.. sanki hiç bilmediğim biryerlerden kanıyorum.. kanım eksildikçe nefesim yavaşladıkça hissediyorum kan kaybettiğimi.. soluğım yavaşlıyor.. kalbim yavaşlıyor.. ve anlıyorum ki kanıyorum.. farketmeden ağlamak gibi..göremediğim biryerden,bilmediğim biryerden kanıyorum.. sanki vücudumda hiç bakmadığım baksamda göremeyeceğim bir yer var.. yada görmekten kaçtığım,görmezden geldiğim zayıf bir yer..ve o çemberin içinde kimse kanadığımıda görmüyor.. sanki doğduğumdan beri yalnızım.. yalnızlık değil canımı acıtan..hiç insanın ailesi canını acıtır mı .. canımı acıtan kendi soluğumun buharından başka ısınacak hiçbişeyimin olmaması…üşüyorum..canım yanıyor.. ve ben bilmiyorum gene .. neden kanadığımı bilmediğim gibi.. neden canımın yandığını da.. bilmiyorum…..hiçbirşey… |
| Saat: 22:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık