![]() |
Hepsi Bu Değişen ben değilim dönüşen savaş yaşlanmakla ıslanmak aynı şey: bir yağmurun gölgesinde ihtiyarlanmak şimdi ölüm bile yetmiyor acılarımızı tartmaya dostlar alıngan bir sahili pinekliyorlar bir merhabayı bıçaklar gibi artık selamlaşmalar değişen ben değilim dönüşen savaş artık zaman bile yetmiyor yaşadığımızı sanmaya yine de ışıklar bu kenti güzelmiş gibi gösteriyor geceleri... geceler... yani Ahmet Haşim in kafiyeleri... seni aklıma düşüren yerçekimi değil yalancı yıldızlar öyle uzaksın ki üflesem soğuyacaksın sarılsam okyanus bir aşka yetecek kadar ve anımsatacak kadar sebepsiz bir ölümü, acılarımız ve kafiyelerimiz var... işte hepsi bu kadar... Yılmaz Erdoğan |
NE OLUR GERİ GEL Senden çok şey istemedim İsteyemem de, Ben seni gizli aşklar içinde sevdim, Anlarsın diye gözlerinin nehrine daldım, Ama sen beni o nehirde boğuyorsun. Öyle bir aşk fırtınası esiyor ki gönlümde, Param parça olmuyorsa sırf senin aşkın Sırf senin sevgin için Aşk deryasında sürüklenen bir sal misali Düştüm gönül nehrine Ne olur gör artık beni, Gör sana olan aşkımı Saygımı sevgimi. Sana olan aşkımı bakışlarımla hareketlerimle anlattım Dilim dönmedi yüzüne karşı, Karşında cesaretleri birer ölü, ölü sevgilim. Benim hayalimde en güzel şey sensin, Mutluluğum varlığınla sınırlı olmamalı, Ne olur gülmeyen kaderimin gülen gülü ol, Sevgime layık bir sevgili ol. Ben seni unutulmayacak duyguların, Unutulmayacak aşkların yüceliği kadar, tertemiz seviyorum . NE OLUR SENDE SEV. Ne olur geri gel Ne olur geri dön, Sensiz yaşayamayacağımı BİLİYORSUN Öyleyse unutmayı öğret yada geri dön |
hani ayıramazdı hiç kimse bizi söküp atamazdı sevgimizi böyle mi seviyorduk birbirimizi şimdi ayrılık sardı her yerimizi ağlamak yetmiyot gizli gizli tabiki seviyorumuz birbirimizi bütün yollar aşkımıza çıkarken şimdi çıkmaz yola soktular bizi duyuramadık dünyaya sevgimizi nasıl anlatamadık onlara sevgimizi dağ taş dinlemez derdik sevgimizi şimdi dertler içimizde dizi dizi ayırdılar sonunda ikimizi dostlarımızda anlamadı sevgimizi bütün dünyanın haberi olsun biz yineden seviyoruz birbirimizi |
Çürümüş İnsanlığımız Gözümün katmanlarına işledikçe aksin, Baygın bakışlarında çocukluğuma döner, Paslı çemberimin tiz sesiyle avunurum, İlk aşklarımı anlatmak gelir içimden. Dudağındaki mut'u tatmak, parmak parmak, O, çocukluk çağı ardındaki gerçeğe dalmak, Yitip gitmiş, ağzımızdan düşmeyen bahar, Bizi de almış içine sonunda, hain yangınlar. Oysa, sevgi güneşleri bitmezmiş, anladım Gül baharda yeniden fışkırırmış budağından, Ak kağıtlar bir anda dolarmış yeniden, İçimizdeki has bahçelerde, sevdalarla. Bunca yıl sıcacık bir el beklemişim oysa, Beni tüketen ayrılıklarmış bilmedim, Hançerler tutuşturmuşum ellerine bilmeden, Vurdu, vurdu o çok sevdiğim sevdalar. Ölüm bilmez, toprak bilmez yüreklerde, Düşer tetiği zamanın, başlar korkular, Utanç duvarlarına köpek gibi siğen, Tiksindim, düşleri talanlayan insanlardan. Şimdi, her yüklü yürekte bir düğüm, Sevgiden koparılmış kanayan dudaklar, Hani bir tadımlık sevgiydi koştuğumuz, Umut ağaçlarında 'Çürümüş İnsanlığımız'... |
Gitme Kal Diyemedim Bir sevda dudağında tutsak kaldı özlemim uzun kara trenler alıp götürdü seni hasret boyu uzayan raylara döküldü gözlerim bütün insanlar ağladı sen giderken. bütün istasyonlar gözyaşlarına boğuldu bir ben ağlamadım inanki, bir ben ince bir duman gibi kaybolup gittin oysa seni sevdiğimi söylememiştim daha sensiz yaşamayacağımı, sana aşkımı anlatamamıştım gitme kal, giden ben olayım gitme kal diyemedim kahrolası gururum, kahrolası dilim arkanı dönüp giderken hıçkırıklar düğümlendi boğazıma kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim yine de seni sevdiğimi söylemedim ardında ağlayan bir çift göz paramparça bir yürek ve dalları kırılmış bir ağaç gibi baktım ama gitme kal diyemedim kahrolası gururum, kahrolası dilim gittin hayallerim ardında yaprak yaprak düşüyordu bir çocuk üşüyordu elleri cebinde dalında bir gelincik ağlıyordu bir dağ yanıyordu içimde gitme, gidersen baharda git sonbaharda gitme yapraklar düşmesin ardında diyemedim kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim yine de seni sevdiğimi söylemedim kahrolası gururum, kahrolası dilim gitme kal diyemedim .../ bir rüzgara açarım şimdi kalbimi bir de sulara alıp getirsinler diye sevgimi sana bir tutam sevgiydi yaşam kalbimde bir yudum hasret oldu döküldü gözlerimde tane tane gittin, bir tren garında ömrümü rayların arasında götürdün oturdum bir köşede öylece ağladım, kahroldum bir sessiz çığlığın yarayla buluşmasıydı gidişin ardından gitme kal, gözlerin yaralarımın tek merhemi diyemedim dizlerim, ellerim, yüreğim paramparça şimdi suları çekildi canağacımın asitli yağmurlar döküldü dallarıma acılar topluyorum takvim yapraklarından her gece gözlerime kan oturdu ey yar!.. her gece bekleyişler öldürür beni gelmeyişler bir de eriyişler hasretinden her gece ah! gurbet ah! sen olmasaydın ayrılık olmasaydı hasret olmasaydı ben olmasaydım sen olmasaydın aşk olmasaydı kahrolmasaydım... Nuri CAN |
Her satırı mendireğe dizili karabatağa benzeyen bir mektup bırakarak balıkçı koyundan sisler içinde uzaklaşan kayık gibi bir sabah usulca ayrıldın koynumdan Bütün yolcularını boğaz köprüsünün çaldığı araba vapurunun boş seferleri gibi yalnızca rüzgar gezinir sensiz yüreğimde Durgun bir sudur aslında deniz ki çocukların acemi oltalarını denedikleri kuytu bir iskelenin tahtaları altına yazdığım ayrılık şiirini okudukça dalgalanır Sunay Akın |
http://img101.imageshack.us/img101/7638/132jj5.jpg Işığını yitirmiş bir yıldız olsam gökyüzünde beni arar mısın? dizlerimin ütüne yığılıp kaldığımda üzülür müsün? kaldırır mısın tökezlenip düştüğümde? gelip sarılır mısın boynuma? alır mısın koynuna üşüdüğümde? yaralarımı bağlar mısın? oturup benimle ağlar mısın? Rengini yitirmiş bir gül olsam eline alıp koklar mısın? okşar mısın ılık nefesinle? bir öpücük kondurur musun alnıma? savurduğunda uzaklara hayat yüreğinde yoklar mısın? Çocuğunu yitirmiş bir baba dizlerine vururken umarsız. bastırırken ellerini, acıyan yüreğinin üstüne& senin de yanar mı yüreğin? acımı anlatsam dinler misin? oturup benimle inler misin? bulutlandığında gözlerim gözyaşımı siler misin? İçimde kanlı cam kırıklarıyla titrerken gece kirpik uclarımda hüzün koktuğunda pencereme vuran yağmur seslensem sesimi duyar mısın? dokunur musun hasretime? alır mısın beni bu uzak diyarlardan? merhem olur musun yaralarıma? sarar mısın acılarımı? alevimde yanar mısın? bulutlandığında gözlerim oturup benimle ağlar mısın? Yanar mı yüreğin seninde? bir yetim ah! çektiğinde? boyun büktüğünde kınalı bir çiçek düşer mi acı canevine? yanar mısın alevine? inler misin sende? gece rüzgar inlediğinde!... Acılar kavururken yüreğimi yüreğini yüreğime ekler misin? titrer misin üzerime? hastalandığımda yataklarda başucumda bekler misin? dinler misin acılarımı anlattığımda? ağlayıp benimle inler misin? Vakit gece olunca, gözlerim tavanda hasta düşünce sıkıntılar içinde, çaresiz bir yudum suya muhtaç kaldığımda acı ile kıvrandığında bedenim yatakta arasam, sana ihtiyacım var desem gelir misin? bir şiir yaz desem baharlardan, yazar mısın? öldüğümde ağlar mısın? arar mısın kıyı köşe? boynu bükük bakar mısın ardımdan? yüreğimi yüreğinde saklar mısın? Nuri CAN |
Şiire Düşen Ayrılık kanlar içinde önüme düşüyor düşlerimde umuda uçan kuşlar içim ürperiyor, korkuyorum sen gidiyorsun... ölümün soğukluğu alacak biliyorum geceden aldığın soluğunun yerini ve ben üşüyeceğim her soluğumda haykırışlar boğacak suskunluğumu gidişindeki sessizliğin ardından... şimdi sen gidiyorsun sızlatırken iliklerimi acı kimbilir kaç dağın ötesindendir gelen bana her zaman dost olan sesin duyamıyorum her yankısı ızdırapken bir ağrıdır yüreğimdeki inilti; " o yok artık... " gidiyorsun işte söküp akıttığın yerden sazının telinden ruhuma akan türkülerini kimbilir belki başka gecelerde başka iki kişilik dünyaların olacaksınız sen ve türkülerin... Mehtap Karaman |
Aşka ve Sevgiye Dair Aşk ikidir sevgi bir; Aşk yalan,sevgi gerçektir. Aşk sudur,sevgi susuzluk. Bu yüzden sevgi hasrettir, Özlemektir,beklemektir. Asıl maharet: Susuzken suyu içmek değil Karşısına geçip seyretmektir. Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak; Aşk açmaktır,sevgi katlamak. Sevgi saklamaktır Yüreğini,gözlerini Ve de ellerini saklamak Bahar geldiğinde… Bir çiçeğe,yeşile,çimene Aşık olamazsın ama seversin. Arkadaşına aşık olamazsın Ama seversin. Toprağa fidanı aşkla değil Sevgiyle dikersin. Sevgi için ölünür,aşk öldürür. Aşk kıskançtır,nankördür Sevgiyi öldürür. Aşk Kabil’dir,sevgi Habil. Aşkla sevgi aslında kardeştir Babaları insandır,Adem’dir Aşk için şiirler yazarsın, Şarkılar yaparsın; Sevgiyi anlatamazsın. Çünkü yüreğine sığdıramazsın. Kalbini aşka kapatabilirsin Ama sevgiye kapatamazsın Sevgi gizli,aşk aşikardır. Yüz vermeyince unutursun Sen aşığım diye daha kendini kandır. Dedim ya sevgi gerçek,aşk yalandır. Dahası da var: Aşkın gözü kördür, Fazla naz aşık usandırır; Aşk oyun,aşık oyuncaktır. Sevgi ise yaşamdır,hakikattir. Aşk aceledir, Sevgi usul usul sabırlıdır. Acele işe hem şeytan karışır. Aşk ateşlidir Çünkü hastalıklıdır. Sevgi ılıktır Çünkü sağlıklıdır. Velhasıl bu iki kardeşin hikayesidir Aşka ve sevgiye dair… Yüksel Kasım |
Görmeyeceğim O mutlu günü Çalgılı çengili,düğünü Heran yol gözlüyorum, Gün geçtikçe özlüyorum Kara gözlümü Sonsuzmuş gibi,görünen Ayrılığa,gülüyorum Gülüyorum Yaşar Tezel |
| Saat: 22:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık