![]() |
BELLİ BELİRSİZ YOLLARIN ORTASINDA DURUYORUM NEREYE GİDECEĞİMİ BİLMEDEN. VE BEN HEP AYNI OYUNU OYNUYORUM. MUTLULUK OYUNU. BELKİ BU SON YAZIŞIM OLUR SENİN İÇİN. YALNIZLIKA SON SOHBETİM GECEYE SON SIĞINIŞIM.BİR DAHA BELKİ DÜŞÜNMEM GÖZLERİMİ KAPADIĞIMDA SENİN O GÜZEL YÜZÜNÜ. O GÖZLERİN VARYA O GÖZLERİN.YÜREĞİMİ BAĞLAYAN BAKIŞLARIN.DÜŞÜNCE,ÇİÇEKLERİMİN ÜZERİNDE KURU SOĞUK DOKUNSAM PARÇALANDI PARÇALANACAK. OYSA BEN SANA DÜŞÜNCELERİMİN TAM ORTASINDA RASTLAMIŞTIM.MEVSİMLERİN EN GÜZEL YANI EN SON DURAĞINDA. ZAMANI ANLAYAMAMIŞKEN ŞİMDİ ANLIYORUM. NE ÇABUK GELİP GEÇİYOR ZAMAN..... ...BİTANEM... |
Aldanmış Yanıma Dizeler Geç oldu artık bugün Karaladım yıldızsız karanlığımda Gecelerimi, ey aldanmış yanım Sanadır bunca kızgınlığım... Bıçkılanmış zaman Yosun tutmuş oltam Hareketsiz deniz Bu vakit; tutucu bir soğuğu var Ölmek dediklerinin... Ey aldanmış yanım Bırak gitsin. Tutulamayacak düşlerin karadır elleri çözülemeyen bir düğümdür Ne ben kerem Ne o aslı bırak gitsin Yalınsız düşlerle Bir kalansız hayale... Geç oldu artık bugün Vakit ölmeyi geçti Beklemeler kararsızlıklar yaratır Bekleme beni. |
DAĞ RÜZGARI Kaderde senden ayrı düşmek de varmış Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim Seni tanımadan, Hele, seni böyle deli divane sevmeden Yalnızlık güzeldir diyordum. Al başını kaç bu şehirden Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara.. Rüzgârın iyot kokularını taşıdığı denizlere git. Oysa ki, senden kaçılmazmış.. Yokluğuna bir gün bile dayanılmızmış Bilmiyordum Yine de dayanmaya çalışıyorum işte Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye Rüzgâr güzel bir koku getirmişse Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum. Bir başka zamanda seni yaşamak Herşeyden önce sen Elbette sen, mutlaka sen İster uzaklarda ol, ister yanıbaşımda ol. Sen ol yeter ki, bu zaman içinde.. Ben olmasam da olur. Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır, bitmiyorsun... Çaresizliğim gün gibi aşikar. Su olup çeşmelerden akan güzelliğin İnceliğin ışık ışık yüzüme vuran.. Sen, güneş kadar sıcak, tabiat kadar gerçek, Sen, bahçelerde çiçekler açtıran, Sen, o tek sevgi içimde.. Sen, görebildiğim o tek aydınlık. Bir nefes de benim için al, havasızlıktan öldürme beni.. Bulutlara, yıldızlara benim için de bak. Susadım diyorsam, bir yudum su içmelisin. Ben yorulduysam sen uyumalısın. Ellerim sevilmek istiyor, saçlarım okşanmak istiyor. Dudaklarım öpülmek istiyor Anlamalısın. Ağaçların yeşili kalmadı, gökyüzünün mavisi yok. Bu dağlar, o dağlar değil... Rüzgârında kekik kokusu yok. Kim bu çaresiz adam, Bu kan çanağı gözler kimin? Kaç gecedir uykusu yok. Gündüzü yok, Gecesi yok, yok... Yok... Anladım.... Sensiz yaşanmaz bu dünyada.. İmkanı yok. Ümit YAŞAR OĞUZCAN |
Kirlenmişiz Ben de herkes gibiyim işte Para, hırs, bencillik Yalnız unuttum işte Aşk ta olmalı burada bir yerlerde. Tamam, buldum işte! Aşk ayaklarımın altındaymış Bakma ne olur bana öyle Ben de insanım Âşık olamam ya sana para, hırs, bencillik yerine. Dur! Gitme! Sana verebileceğim bir şey var işte Özgürlüğüm Al özgürlüğümü desem, Ne aşk eder ne de para. Ya da en güzeli gitmen Hani sen gidersen ben öleceğim ya(!) Ruhumu alıp satarsın Kirlidir Çok para eder piyasada. |
Hoşçakal aşkım Yolun gülle, Yüreğin sevgiyle dolsun..! Bak... Nerelerden nerelere geldik... Şimdi biz bittik... Bir de başlangıcımız vardı Sonunda bol gözyaşı döktüğümüz. Sor yağmurları kendine Kışları da sor. Baharları bana bırak Senden tek yadigar olarak. Adı belli, sonu belli idik. Soğuk bir mart akşamı idi Beni son kez öpüp gidişin. O an sadece yanımdan Karanlığa karışmıştı yansıman. Şimdi Yüreğimden git diyorsun Olur birtanem giderim . Yollar böyle uzun Aşk’lar böylesine vurgunken Giderim, son kez gözlerine bakamadan Giderim, son kez sarılamadan Uykusuz sabahlayarak. Pişman değilim Sevdim seni. Delice sevildim. Hayat seni yaşamamı istedi Yaşadım.. Ama keşke Yüreğinden giderken Ölüm beklemese başucumda. Yine de Yolun gülle, Yüreğin sevgiyle dolsun..! Sana en kötü sözüm bu olsun..! ...BİTANEM... |
Hazan Mevsimi Şu yüreğimde senden kalan son demler Sonudur artık aşkımızın burada biter Hala seni arar gözlerim görmek ister Sevgini ölene dek saklarım bana yeter. Bırakıp gittin beni tam beş ay oldu Alışamadım yokluğuna gözlerim doldu Bu terk edişin tesellisi belki zordu Alışmalıyım dedim ama kalbim kahroldu. Dilim varmıyor sana geri dön demeye Yine de dayanamadım hep bakındım izine Yemin ettim bir daha gönülden sevmeye Hazan mevsimleri sığdıramıyorum içime. İnanma söylediklerime unutmak çok zor seni Hep ıslak göz kapaklarım hiç kurumuyor ki Dert edinir miydim sevda yüklü şu kalbimi Tükenmek bilseydi eğer şu hazan mevsimleri. |
DENİZE BAKARKEN senden kilometrelerce uzakta bir ağaca yaslanıp da denize bakarken sarhoş rüzgarlar içinde dalgalanan saçlarını görürüm tekneler ve vapurlar geçer önümden rüzgar denizin iyot kokusu yerine köpüren mavilikler içinden kokunu taşır sahile senden kilometrelerce uzakta bir ağaca yaslanıp da denize bakarken sevdam dudak uçlarıma gelir martıların çığlıklarına karışan sesimle yok sayıp kilometreleri adını haykırırım denize bakarken yakamozlar içinde denizin mavisinin hapis tuttuğu ve bir çocuk sevinciyle kocaman açtığın sahildeki taşlardan daha parlak bana bakan gözlerini görürüm senden kilometrelerce uzakta bir ağaca yaslanıp da denize bakarken içinde sen olduğundan ve seninle bir papatya tarlasına benzeyen kentine gelirim bir nefes alımı kadar yakın olursun ve uzatsam ellerimi dokunacağım önümde dümdüz uzanan mavilik içinde denize bakarken tekneler ve vapurlar bir kıyıdan diğerine koşarken bir düş bir hayal gemisi içinde ben sana gelirim bir düş ve bir hayal gibi hızlı silinir kilometreler ve sıcaklığını yaşarım kıyıya geri dönerken tekneler ve denizin üstünden kederli bir akşama veda ederken güneş saçlarını ve kokunu ve gözlerini alıp denizden martılara el sallarım seni çok özledim Atila IŞIK |
Hayaldi Bitti Uzaklarda yağmur yağıyordu yağmur damlalarını izliyordum birden seni gördüm bana yaklaşarak "ne kadar uzakta demi?"dedin işte bende sana o kadar uzaktayım aradan yıllar geçti o yağmur hala daha uzaktaydı bir gün yine izliyordum ki bir rüzgar esti o rüzgarın soğukluğunda senin yüzünü kaybettim ve bir daha seni hiç görmedim beni terk edip gittin aslında benim olmamıştın bile ama onu seçip GİTTİN... |
Yüreğimde Cam Kırıkları Var Aklın alamayacağı kadar masum, Şiirlere konu olacak kadar duygulu aşklar, Kalbimi yerle yeksan eden ayrılıklar yaşadım. Mutlu oldum çoğu zaman. Pamuklara sarıp sarmalayıp yüreğimin başköşesine oturttum aşkı. Gözümden sakındım. Çocuksu heyecanlar yaşadım. Bir uçurtmanın kanadına takılıp avare deli divane döndüm durdum. Hayat bana ben hayata daha bir güzel bakar oldum. Yatağına sığmayan nehirler gibi çağladım durdum. Gözüm görmedi, kulağım duymadı dünya ayağımın altından kaydı gitti de haberim olmadı. Hasret gelip kapımı çaldığında, sevdiğim yanı başımdayken birlikte nefes almayı, elleri avuçlarımdayken tenine dokunmayı, gözleri gözlerimdeyken gülüşünü, araya mesafeler girdiğinde ise varlığında yokluğunu, yokluğunda varlığını özledim. Kıskançlık, sinsi bir düşman misali damarlarımda dolaşmaya başladığında, çiçekten, böcekten, dokunduğu her şeyden, söylediği ya da söyleyeceği her sözden, olur olmaz her şeyden kıskandım. Ve iki ezeli düşman... Yalan ve ihanet... Beni arkadan vurmaya çalışan çift başlı hançer misali karşımda belirdiğinde, yüreğim yandı. İçim acıdı. Kırıldım... İncindim... Gözyaşlarımı, mutsuzluğuma katık edip kardeşçe mutluluk oyunları oynadım. Bir volkan misali kendi içimde yandım durdum, sonunda benden kalanları yine yüreğime savurdum. Aşk... Öyle hassas, öyle narin, öyle kırılgan ve öyle büyüleyici bir şeydi ki buna inandım. Ve aşk camdandı ben onu anladım. Ateş cama nasıl can veriyorsa, aşkta insana can veriyordu. Sihrini varlığının benzersiz biçiminde taşıyan cam, maddenin halleri içinde nasıl zarafetle dans ediyor, özverili ve duyarlı insanların ellerinde nasıl bir sanat eserine dönüşüyorsa, Aşk ta insan doğasının her dalında hizmet verip, kendini ispatlamaya var olmaya çalışıyordu. Onu biçimlendirmek, korumak da bize kalıyordu. Derler ki! Hayatın en hüzünlü anı mevsimine kapıldığın kişinin bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını anladığın an dır. İşte öylesi anlarda, ister istemez ellerimin arasından kayıp giden, tuzla buz olan aşk her defasında cam kırıkları misali yüreğime saplanıyordu. Ayrılıklar, Hüzünler, Her seferinde kapımı çalan, Gözyaşlarım var Yüreğimde cam kırıkları Yüreğimde can kırıkları var Ne yana dönsem o yana batar Ne yana dönsem o yanım kanar Nilgün SARIGÜL |
Kara Bakışlar Yorgun geceden kalma dökülüyor Birer birer sarkık düşlerim Üzerimden kaldıramadım bu yalnızlığı Sessizce bakışlarından çeker giderim Ufalandım takvimlerin boş sayfalarında Kendimi harcarken berduş yılların Son söze kalsa bir tek nefesim Belki de silinir gider bu dünyadan adresim İçimden gelenlerimle haykırıp gün batımına Bir kanatta ben çırpsam korkmadan Yıldırımlar düşer kalbimin orta yerine Kül olur pembelerim ürkerim zifiri karanlıktan Sabaha törpülenirken düzenbaz gölge aşklar Gözümde yaş bırakmadı sahte bakışlar Heyulası çığlık içinde çırpınır durur da Sevinecektir döndüğümde o kara bakışlar. |
| Saat: 21:58 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık