![]() |
Manolya Bana biraz gökyüzü getir Tek bir kelime bile konuşmadan Suyun kiyisinda durup Işaret ver kalbime Gözlerin hangi çiçekten renk almişsa Mecaz duruşuyla o dalga Beni de içine çagirsin Konuştukça azaliyor güzelligim Dalindan düşen bir yapragin kaderini yaşiyorum Aynalar kirilinca Fotograflar da düşüyor suya Muglak bir cümlenin peşine düşüp Üşüyorum Rüzgara açik bir yaninda oluyorum hayatin Merhametin, o ilik rüzgar degmese yüzüme Elbet benim de kiyametim olacak Bedenimdeki dünya kokusu Kendime sapladigim bu biçak bu agri Dişimdaki kalabalik içimdeki tenhalik Ne çok şey buluyor beni sen olmayinca Bana kehanetler üzerine sorular sorma şimdi Sesim ki bir gölgenin rengine bürünüp Sana varligini sunuyor Manolya! Yüz yillik adresim Beni bana birakma Bak, daracik merdivenlerinden çikiyorum sarayina Düşebilirim sen olmasan Derin kuyulara Yeryüzü korkularina Ey bir yazin rüyasinda Bir kere daha açan çiçek Her gölge varliginin esiridir Aşikar kil kendini Demli bir çay, biraz melâl Yetmiyor bu hayati anlamaya Istersen çocuk olur Defne agaçlarini düşünürüm Meleklerin yapraklari altinda Gizli duruşlariyla olduklari yerde Beni kimseler bulamaz Uyurum sularin serin yataginda Istersen yolcu olurum daglarinda Kapinda akşamlari bürünüp sabahi beklerim Ey ay işigi! Gökten bana bakan suret Mürekkebi kurumadan şiirimin Bana bak Yeni açilmiş bir güle benzesin yüzüm Mustafa Özçelik |
Sokak Çocukları Kimisi öksüz Kimisi terk edilmiş bazısının içinde özlem bazısının içinde hasret var bazıları ise onları terk eden ailelerine kin tutuyor,nefret kusuyorlar gidiyorlar bir yolda bir amaçları yok aslında tek istekleri karınlarını doyuracak üç kuruş para ve ilerliyorlar sonu belli olmayan uçsuz bucaksız boşlukta... Ebru Şahin |
Ben ölümü bile bile kucakladım. Ateşlerde yanmak kavurmaz tenimi. Ben gözlerinde boğudum gülüm. Denizler savurmaz kıyıya bedenimi. Ben acıları merhem diye sürdüm. Kalbimdeki acı sancımaz bugün. Ben sevgiliyi idamda bıraktım. Avunmak kar etmez ağıtlarda. Ben seni sevemekle büyüdüm. Ayrılıklar küçültmez beni. Ben varlılıgını sensiz yaşadım. Yokluğun sensizligi aratmaz gülüm. Ben seni ölümüne sevdim. Ahiret kar etmez azabıma. Melekler dürdü kitabımı. Sevaplar yazılmadı bitti sensiz. Tartının bir kefesine seni koydum. Öbür kefesine ölümü bıraktım. Sen agır bastın ömür tartısında. Ben seni böyle sevdim gülüm. Sonbahar yapraklarında bahtım. Savruldukca rüzgarda bilinmeze. Bilinmezligin dip kuyusunda, Aşkın büyüdükce büyür bende gülüm.. selvi çelik |
Suçlama Beni Suçlama beni Böyle bırakıp Gidiyorum diye Bağrımı yakan Bir yaradır Bu ayrılık şimdi Bil ki kanımdadır Sevişmelerin yangını Öylece girerken Gecenin bağrına Taşıyorum sımsıcak gülümseyişini Yaşanan günler Hayatı oyarak Gedikler açıyor Durulur mu artık Durgun sularda Bekleyerek seheri Talan ediliyor Bahar ve aşk Öyle bir soyun ki Duracak gibi değil Vurmazsak eğer Kendimizi yola Yaşamak zorunlu Kurtarılırsa eğer Bahar ve aşk Ve simdi hayat Acı yeşil Bir kader renginde Hayatın ve sevincin Kaderinin altettiği yer Kavganın ortasıdır Ki umudun çiçeklenişi Aşkın Yengisidir bu Söylenecek bütün sözler Sevincin ve sevdanın Savunulmasına dairdir Ve şimdi onlar Yaralarını saracak Birilerini beklemektedirler Ey anısıyla Kalbimi yakan Kederlenme hemen Ve suçlama beni Böyle bırakıp Gidiyorum diye Ahmet Telli |
gidebilirsin Madem ki icinde o ates sondu.. Bir daha yakmadan gidebilirsin.. Aklimda kalmasin bu son bakislar.. Yuzume bakmadan gidebilirsin.. Yillardir verdigin kederi gorme.. Ustume yiktigin kaderi gorme.. Omrumden caldigin gunleri gorme.. Beni de gormeden gidebilirsin.. Sen dusun yarani kimler saracak.. Sen dusun gonlunu kim avutacak.. Bir an once kaybol oldu olacak.. Bir veda etmeden gidebilirsin.. Demek ben sucluyum bir tek sen hakli.. Ben zalim bir dusman sense zavalli.. En guzeli alip beni asmali.. Beni affetmeden gidebilirsin... Zorlama kendini veda etmeye.. Zorlama gozunden yaslar dokmeye.. Mecbur da degilsin birsey demeye.. Hic bir sey demeden gidebilirsin.... |
sensizlik Deniz gözlerine vuruldu arsız yüregim. Ettigim yeminleri unuttu akılsız fikrim. Salıverdi aşka durulmuş bam telim. Nasılda masumdu o gülüşlerin. Bir söze meyillendi,karanlıgın fikri. Doğmadan öldü kinin nefretin zikri. Bu aşk degil,tutku degil sevgi ilmi. Dert eyledi sensiz geçen günlerim. Sançılanan suskunluk boğdu varlıgını, Bocalıyor kimliksiz kişilik, ay gecede. Dilencin torbasında aranan sevgili. Bir söze bin metelik gerek satın alına. Kulaklarım dolu,ninemin nasihati ile, Yinede viz geliyor dinlemiyor asiliğim. Boş vermişlik koyurdu bencil bedenime. Yoklugun vurdukca kücüldü aptal beynim. Unnuttu geçmişi,unuttu gelecegi Her günüm seninle doğdu seninle öldü. Bir cana bin nefesti bu ömrüm Nefes almadı bu can sensizligin gırdabında selvi çelik |
güneş saçlı çocuklar... ışık saçtı etrafa, gök yere değdi meraktan, yer titredi... tutuştu, yandı alev alev... anadolu sordu kimsiniz siz diye, ateş saçan buz gibi gözler, nal sesleri kulağımda... yüreğim kanadı ellerimi parçalarken... sen tanımazsın dedim bizi, daha ne gördün ki... kafdağının güneş saçlı, deniz yürekli atlılarıyız biz, mutluluk dağıtırız insanlara, gözümüz yaş da olsa... ve sevda taşırız yüreğimizde... bir de hasret... ülkeme... |
DÜŞLERİM MAVİYE BULANDI Düşlerim maviye bulandı... Bulandı diyorum,fırça benim elimde değil... Eğer görebilseydim uzakları... Önce bir gökkuşağı çizerdim,maviden kırmızıya kırmızıdan eflatuna.... Sonra... Sonra o gökkuşagının üzerinde yürümeye başlardım... Attığım her adımda yeni bir ağaç çıkardı göğe yükselen... Koşardım bilmediğim ufka... Ardımda bıraktıklarımdan endişe duymazdım, Çünkü biliyorum ki o ağaçlar solmayacak,kurumayacak... Ben koca bir orman çizeceğim düşlerimde... Düşünüyorumda... Zaten herşey zihnimde değilmi... Beynimin algılayabildiği dünya.. Sadece gözlerimin gördüğü ufuklar,ayaklarımın bastığı topraklar,baktığım fotoğraflar değilmidir... Şimdi diyorsun ki bana... Sen sadece gördüklerinle düş kurabilirsin... İlahi SENDE ne alaka şimdi... Sana diyorum ki maviye bulandı düşlerim... Sonsuzluğa bulandı... Yürüdüğüm,gördüğüm şeylerin niteliği kalmadı... Ben yeni bir dünya kuruyorum düşlerimde... Maviden kırmızıya,kırmızıdan eflatuna... HÜSNÜ CESUR |
Olmaz Mı ? Yön yön sarılmışım ne yana baksam; Sarılan olur da saran olmaz mı? Kim bu yüzü çizen sanatkar ressam; Geçip de aynaya,soran olmaz mı? Bir parçacığım ben,bütüne hasret; Zaman döne dursun,o güne hasret; Ruhumsa zamanın üstüne hasret; Ebediyet boyu bir an... Olmaz mı? Necip Fazıl Kısakürek |
Askerim Askerim Denizlide Sınıfım piyade Geceleri nöbette Gündüzleri eğitimde Askerim asker Saçlarımı kestiler Elime G1 tüfeğini verdiler Emre itaat şart dediler Baba dağlarına çevirdiler Askerim asker Elbisem araziye uygun Şaşkın acemi durgun Sılam aklımda bugün Eğitim alanında yorgun Askerim asker Vatana feda canlar Hepsi askerdir bunlar Peyganber ocağıdır anlar Unutulmaz bu anlar Askerim asker Çok değişik bir ortam Daha çoktur hatam Sivil hayatı unutam Çekil geliyor kadrolu ustan Askerim asker Sadece eğitim ağır Kısa künyede bağır Allahım yağmur yağdır Tozu çok sıcağı vardır Askerim asker Kepte piyade neftesi Düz tıraş olmalı ensesi Çamlıkta üçüncü bölük sesi Botlar yaktı herkesi Askerim asker Sabah akşam içtima Temizlik var günlerde Cuma Eğitimde öğretileni unutma Tüfeği sopa gibi tutma Askerim şimdi asker. Turan Gül |
| Saat: 11:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık