![]() |
Aşkın Rehberi aşkın bir rehbere ihtiyacı varsa o benim eğer ruhun bir şarap tadındaysa ve kalbin bir gıdaya ihtiyacı varsa ben senin için bir gülüm en güzel gününde yalnız senin için açarım mutluluğun eviyim gözlerinde neşenin en yüce tapınağıyım ve rahatlığın başlangıcı güvenliliğinin hiç bitmeyen bir alışkanlığınım tatlı bir gülüş sıcak bir bakışla tatlı düşler sahnesinden döndürürsün şu an ki mutluluk yuvasına sen ki şairliğimin en güzelini kutluyorum seninle ve bir yol göstericisi gibi ve bir öğretmen gibi beni hayat yolumda kanalize ediyorsun belki bir çocuğun bakışının gözlerinde gizli yada bir şefkatli annenin göğsündeyim sen bana gelen tanrının yücelttiği varlıksın felek gibiydim eskiden birgün yapar birgün yıkardım demekki insanoğluda olgunlaşıyor ben bir menekşenin açılışını içimde hissederken artık güçlü fırtınalardan korkmadan yürüyeceğim ve ben kendimi kendimle buldum ve en iyi bildiğim yol kendi yolum dürüstlük yolu olduğunu olgunlaştıktan sonra anladım... Mustafa Can KÜÇÜK |
Allah Derim Sirtimda, tasinmaz yükü göklerin; Herkes kosar, ziplar, ben yürüyemem! Isterseniz hayat asini verin; Sayili nimetler bal olsa yemem! Ey akil, nasil delinmez küfen? Ebedi olusun urbasi kefen! Kursa da bosluga asma köprü, fen, Allah derim, baska hiçbir sey demem! Necip Fazil Kisakürek |
Ne Günahım Var Benim Zikir ettim gece gündüz ismini Kul eyledim bu alemde cismimi Şu gönlüm e cizdim aşkın resmini Af edilmez ne günahım var benim Emrin'le yüce dağlar'ı delerdim İsteseydin seni mesut ederdim Sevmeseydim çoktan çeker giderdim Af edilmez ne günahım var benim Ateş idim küle eyledin közümü Dertli iken mutlu gördün yüzümü Dinlemedin rezil ettin sözümü Af edilmez ne günahım var benim Ersin ÜNAL |
Ayrı Düştüm Ayrı düştüm nazlı yardan Aşk ateşi tüter serden Mevlam koru türlü şerden Nazlı yarim ağlamasın Yari sevmeye doyamam Uzak sesini duyamam Gurbet uzun gün sayamam Ciğerini dağlamasın EZGİLİ'nin dertli başı Durmaz akar gözün yaşı Yıkılıpta yarin kaşı Karaları bağlamasın Kevser EZGİLİ... |
Rubai Ömür defterinden bir fal açtım gönlümce; Halden anlar bir dost gelip falı görünce: Ne mutlu sana, dedi; daha ne istersin: Ay gibi bir sevgili, yıl gibi bir gece. ömer HAYYAM |
|
YOLUN SONU Bu bir yol hikayesi Uzun ve karanlık bir hikaye Ne acıdır ki ortada bir ayrılık var Hikayeyi hüzünlü kılanda bu olsa gerek... Mevsim sonbahar aylardan kasım Sararan yaprakları peşinden kovaladığı Sanki ayrılığı ifade eden Ilık yağmurlar yağıyordu İstanbula Ve ben yola koyuldum Uzun ve karanlık yollara. Benki hayatının baharında Ve hiç gurbete çıkmamış ben Kısa süreli ayrılıklarım oldu Ama bukadar uzun sürelisi Aklıma gelmemişti bu kadar erken geleceği Ayrılmasına ayrıldım ya Anamdan babamdan Ayrılamadım bir türlü Karımdan çocuğumdan Benim kitabımda yazmazdı Canımı,kanımı geride bırakmak Lakin hayatımda açacağım yeni sayfanın İlk satırı bu oldu.Ayrılmak.. Kim korkar kurşundan,silahtan,savaştan Ben masum bakan bir çift gözden korkarım Ölüm neymiş azrail benden korksun Daha ne olduğunu anlamadığı üç yaşından korkarım Gözümden akarken kan damlaları Zaman uzaklığı saat ise Ayrılığı gösteriyordu Hayatımda hiç sevmediğim Ama yapmak zorunda bırakıldığım Bir şeydi vedalaşmak Ne kadardı? Yada ne zamana kadardı? Acaba dönüşü varmıydı? Bilmiyorum ama gidiyorum Yalnız,tek tabanca Yalansız hayatımda Gerçek birbuçuk sene daha Son bir el öpüştü anamın babamın Son vedaydı gardaşlarımın Sarılıp kokladığım karımın Kucaklayıp öptüğüm çocuğumun Ve artık ağlıyorum Galiba ayrılık bu olsa gerek..... Selçuk Doğan |
Bazen Gidenim Ben Bazen De Kalan her yitik sevdamın ardından bir yeni bahara başlıyor yolculuğum ve hep acı ve hep hüsran karşılıyor açtığım her kapıda girdiğim her gönülde gördüğüm her rüya da beni gözlerim gözlerine deyiyor, hasretim,özlemine iki damla oluyor gözlerimde düşüyor geride bıraktığım,hayallerime sonra bir yenisi ekleniyor yitip giden,beni eriten aşklarıma gene iki damla göz yaşı ve sırtımda yüklü,hayal kırıklıkları bazen gidenim ben,bu diyardan bazen de kalan. şimdi gitmeli mi benden kalmalımı bilmiyorum.. Pakize Gülşah TATLIDİL... |
Sana Ne Demeliyim bilmem ki Sana ne demeliyim, bilmem ki Dost desem olmuyor Yaren desem uymuyor Yar mı desem, ne dersin Sana ne demeliyim, bilmem ki Bir sürec yaşadık birlikte, dost diyerek Mevsimler birbiri ardına akarak gitti Sözler sevileşti suskun gönülde Yürekte zamanlar zay olup gitti Gömdük düşleri, duyguları Kül bastırdık üzerine Ne gönlün ocağı kabullendi Ne iç yangını yüreğimizin Umuda el salladık, ufuk yanarken Diyemedik birbirimize Dememiz gerekeni Sana ne demeliyim, bilmem ki Soğuklar apansız bastırdı Kar kapıda, ben yangınlardayım Bulutlar çöktü üzerime, bulutlar geçti... Düşmedi bir damlacık olsun, yağmur tenime Ve ben, senli düşlerin buğusundayım Sana ne demeliyim, bilmem ki Dost desem olmuyor Yaren desem uymuyor Yar mı desem, ne dersin Sana ne demeliyim, bilmem ki Sana ne demeliyim bilmem ki KÖMEN Haydar Okur |
Deli Gece/ler Ben biraz kuşmuşum Bir deli'nin kanatlarıyla uçmuşum Aşk beni gül dalında ağırla Ben biraz coşmuşum Mutluymuşum Mutsuzmuşum Hep kıskanmış durmuşum Yar beni biraz koynunda oyla Leyla olmak kolay Mecnun olmak kolay Bir çöl bir vaha yeter Bir de masalını kendi yazanlar var Sevdaları yasak Yasakları dudak mührü Ateşe kendini atanlar var Ferhat olmak kolay Şirin olmak kolay Bir dağ bir kazma yeter Kendi gece, sevdalısı deli Kulağında yâr sesi Cehennem gibi hasreti Başkasının koynunda yatanlar var. Ben biraz kuşmuşum Bir deli'nin kanatlarıyla uçmuşum Hüzün benden uzak dur Umut sıkıca sarıl boynuma Güzelmişim Çirkinmişim Söz kimin umurunda Ateşe hasretim yâr koynunda Celâlettin Çevik |
| Saat: 11:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık