![]() |
Pes Etmek Yok yüreğimdeki ışık bir yanıp bir sönüyor etrafımda belirsizlik, hiç durmadan dönüyor bir sızı musallat oldu, yüreğimde acım var. iyilik yaptım attım suya, görünmeyen tacım var dertlerin derdim oldu senin için ağladım senin açtığın yaraya al yazmanı bağladım kimsesizlik tak edince tabancamı yağladım beş el ateş ettim sana selam yolladım karınca kararınca gönül insanı oldum dostlarımdan yana bir boşaldım bir doldum yeri geldi dört bacak altı koldum boşa gitti uğraşlarım ak saçlarımı yoldum namerde minnet eyleme başı var da sonu yok adaletin tartısında gramaj var tonu yok bir iskeletten ibaret damarı var kanı yok kaldı ortalıklarda yüzüne bakanı yok saygıda kusurum yok hep önünde eğildim herkes orda idi amma bir ben orda değildim açmadı kapısını zorladım öyle girdim kimse geride kalmadı en son kişi ben-idim sessiz durandan kork hep içinden kaynıyor görünmez cinleri var yüreğinde oynuyor dünyayı yedi bitirdi daha gözü doymuyor hiç kimseyle paylaşmıyor hiç kimseyi koymuyor karım var kazancım var yürğimde sancım var acılar yoğursada bu dünyaya hıncım var benim şu dertlerime geçirecek dişim var bu dünyada daha çok yapılacak işim var. Selahattin Su |
Mektuplar Elbet Döner Aşka... Solar bahçemde güller baharı bekleyerek Zembereği sökülür saatlerin zaman durur Bir sam yeli eser bağrıma davetsiz Göğsüne kokunu ekleyerek Vazgeçilebilirlerden olabilirdin Üstüne basılıp geçilebilirdin Bir nefes misali göğsümde durmasan Bir gök ağlayabilir anca sen gibi titreyerek Düğümlenir ve yağar yağmur sicim sicim Ben bir taş olabilirdim istesem bir engin dağ Eriyebilirdim seni içime çekerek Aynalarımda olabilirdin Aksi sedamda bir ses Söylenmemiş şarkım olmasan Bir söz söylenebilir zamanını bekleyerek Aşk durdurur zamanı mekânı çeker ayaklarından Güpegündüz rüyalar görebilirsin gözbebeklerinde Bir nehir olup akabilirsin kirpiklerine yüklenerek Bir hiç olabilirdin Bir göç olabilirdin Ayaklarıma prangalar vurmasan Bir selam geldi senden aldım titreyerek Senden gelen her şey kabulüm teklifsiz Ne mektuptur bu zarfsız pulsuz İçine nasıl sığar aşk kilitleyerek Bir nefes olabilirdin Bir kandil bir ateş Mektuplar elbet döner aşka Şimdi her yerde olabilirdin İçimde olmasan... Ahmet Selim |
Yerin seni cektigi kadar agirsin Kanatlarin cirpindigi kadar hafif.. Kalbinin attigi kadar canlisin Gozlerinin uzagi gordugu kadar genc... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kotu.. Ne renk olursa olsun kasin gozun Karsindakinin gordugudur rengin.. Yasadiklarini kar sayma: Yasadigin kadar yakinsin sonuna; Ne kadar yasarsan yasa, Sevdigin kadardir omrun.. Gulebildigin kadar mutlusun Uzulme bil ki agladigin kadar guleceksin Sakin bitti sanma her seyi,sevdigin kadar sevileceksin. Gunesin dogusundadir doganin sana verdigi deger ve karsindakine deger verdigin kadar insansin Bir gun yalan soyleyeceksen eger Birak karsindaki sana guvendigi kadar inansin. Ay isigindadir sevgiliye duyulan hasret ve sevgiline hasret kaldigin kadar ona yakinsin Unutma yagmurun yagdigi kadar islaksin Günesin seni isittigi kadar sicak. Kendini yalniz hissetigin kadar yalnizsin ve guclu hissettigin kadar guclu. Kendini guzel hissettigin kadar guzelsin.. iste budur hayat! Iste budur yasamak bunu hatirladigin kadar yasarsin Bunu unuttugunda aldigin her nefes kadar usursun ve karsindakini unuttugun kadar cabuk unutulursun Cicek sulandigikadar guzeldir Kuslar otebildigi kadar sevimli Bebek agladigi kadar bebektir ve herseyi ögrendigin kadar bilirsin bunu da ogren, SEVDIGIN KADAR SEVILIRSIN UMUT BOZ |
Bir resim çiz bana İçinde sadece sen olsun. Ama bu öyle bir sen olsun ki Senin içinde dünyalar dursun Bana öyle bir resim çiz ki Canlar bedenlerden çıksın Özgürlüğü bulsun Resimlerinde. Bana öyle bir resim çiz ki Resmin içinde bir balıkçı türkü söylesin Balıklarla beraber. Leyleklerin kanatlarında çocuklar büyüsün. Martılar dile gelsin de anlatsınlar İnsanların balıklardan neler çektiğini. Öyle bir resim olsun ki bu Ucu bucağı görünmeyen sakin denizin dalgaları vursun uçaklara. Tarlalar yıldızlarla dolsun da O yıl bol meyve versin ekinler. Dağlar dile gelsinler martılar gibi Ters dönsünler bir çakılın üstünde durarak. Zaman tersine dönsün Bütün ölüler dirilsin. Belki bütün hasretlikler biter Ve ecdadıyla yaşar insanlarda, kendilerini bilirler. Belki de bulunmayacak icatlardan vazgeçilir. Ya da dünyada barış olduğu günler hatırlanır. O ki resim Ne kâğıdı olsun Ne kalemi Ne de resmi yapan biri O kadar büyük olsun ki Hepsini yüreğinde çiz. Bana öyle bir resim çiz ki Ve bu öyle bir resim olsun ki Kulları yalvardıkları Tanrı’ya Dokunabilsinler. Belki o zaman cevaplanır bütün sorular… |
Canımsın Sen hiç düşünme canım, üzülme! Öyle usulca değil, aniden gideceğim hayatından. Yaralansamda, acısamda, kanasamda, Dönüp arkana baktığında, yokum! Gitmişim çok uzaklara... http://www.kalbiminsesi.nl/gifler/ci/SD.gif Güneş yine senin kalbinde doğacak, Kararmayacak hiç umutların. Bulanmayacak ırmakların, Buz gibi içine akacak, Öyle serin, öyle ferah, Yanmayacak hiç yüreğin... http://www.kalbiminsesi.nl/gifler/ci/SD.gif Yine konacak pencerene kuşlar... O an kanat çırpacak kalp atışlarında hatıralar... Kopan bir inci kolye gibi dağılacak gözlerinde Yaşadığımız senli benli dakikalar... Ve ateşten bir kor düşüp yüreğine, Yine yakacak seni, hülyalı bütün sevdalar... http://www.kalbiminsesi.nl/gifler/ci/SD.gif Yıldızlar yine yerli yerinde duracak... En parlak, en pak-yıldızın belki olmayacak... Ama sevgim bir yıldız gibi gözlerinde parıldayacak. Yanıbaşında soluklanacak sevgim, Sevgim hep, yüreğini kucaklayacak... http://www.kalbiminsesi.nl/gifler/ci/SD.gif Yine iki filiz verecek her bahar belki Annenin hediyesi olan saksı çiçeğin... Birisi sen olacaksın yine, ben olmayacağım ötekisi... Ama sevgim saracak hayatını bir sarmaşık gibi... Gözlerim gözlerinde yeşerecek her mevsim... Sevgim hep, çiçeğe duracak bahçende yediveren gül gibi... http://www.kalbiminsesi.nl/gifler/ci/SD.gif Yağmurlar yine yağacak toprağın üstüne.. Ve sen canım, yine duyacaksın kokusunu toprağın... Zannetme ki benim tenim olacak yine kokladığın... Bir ben, bir benim kokum, bir de benim gözyaşlarım, Yağmayacak artık nisan yağmurları gibi içine... http://www.kalbiminsesi.nl/gifler/ci/SD.gif Kimbilir, bir hiç kimse gibi ben, Hiç kimsesiz olan, karabulutların içinde saklanacağım... Ama sevgim, dolu dizgin yağacak gökyüzünden üzerine... http://www.kalbiminsesi.nl/gifler/ci/SD.gif Aldığın her nefesi sellerine katacak sevgim... Sevgim hep, su serpecek yağmur bereketiyle gönlüne... http://www.kalbiminsesi.nl/gifler/ci/SD.gif Yine yürüyeceksin yürüdüğümüz o sahillerde.. Yine sıcacık, yine titreyen bir başka el olacak belki ellerinde... Belki de, sevgim ısıtacak denizlerindeki enginliği. Sevgim hep, çöl güneşi gibi yansıyacak denizlerine. http://www.kalbiminsesi.nl/gifler/ci/SD.gif Ve denizlerinin kokusu, tuzu, medd cezri, Ve de sevgim, ruhuna akacak bir meltem esintisiyle. Ve sen canım, yine seveceksin taşıdığın can gibi sevgilini... Yine aşkımsın, yine canımsın diyeceksin birilerine... http://www.kalbiminsesi.nl/gifler/ci/SD.gif Sen hiç düşünme canım, üzülme! Yüreğim avuçlarımda, yansamda, kül olsamda, Sevdaların en masumundan payımı alıp, Bir sonbahar gününde, öyle usulca değil.. http://www.kalbiminsesi.nl/gifler/ci/SD.gif Veda bile etmeden, aniden uçacağım! Yokluğun, kimsesizliğin ve sensizliğin diyarına... http://www.kalbiminsesi.nl/gifler/ci/SD.gif Yine bir hiç olacağım belki... Belki de, yok olacağım, hiç kimsesizliğin hiçliğinde! Ve belki kanayacağım, sensizliğin en zirvesinde! Ama sevgim, dağ gibi yücelecek ufuklarında... Taze bir fidan gibi büyüyüp köklenecek sevgim... http://www.kalbiminsesi.nl/gifler/ci/SD.gif Sevgim hep, hayat verecek, su gibi damarlarına. Ve sevgimin şarkısını mırıldanacak dudakların.. İşte öyle birşey, işte, öyle birşey diye... Ama hüzün değil, sonsuz bir umut doğacak, Sonsuzluğa değin içine... http://www.kalbiminsesi.nl/gifler/ci/SD.gif Sen hiç düşünme canım, üzülme! Öyle usulca değil, Aniden çekip gideceğim hayatından. Nasıl var olduysam yanında, Öyle yok olacağım yokluğunda! Bir tek şiirlerim, Bir de, adım kalacak dudaklarında... Alıntı |
Artık sonuna geldik. Sonsuz olacağımızı söyleye söyleye bitirdik kendimizi. Deli gibi sevdiğimizi söyleye söyleye bitirdik. Oysa ben gerçekten sonsuza dek sevebilirdim seni, hem de deli gibi. Ama artık bitti. Şimdi içimde büyüttüğüm o masum bebek olmadığını biliyorum. Şimdi bana yaptıkların için kendimi kandırmaktan, kendime seni affettirecek bahaneler bulmaktan, seni her zaman kalbimde, kalbime karşı koruyup kollamaktan vazgeçiyorum. Sana duyduğum o anne şefkatinden vazgeçiyorum. Bir aşk değil bir savaştı yaşadığım. Fark ediyorum. Kendimle savaştım ben. Kendimi sana inandırmak için zorladım. Gelmeyişlerine, sevmeyişlerine, yalanlarına kendimi ikna etmek için, senin sevginle kendimi kandırmak için, bir masalı yaşadığımıza inanmak için savaştım. Kendime yenildim sonunda. Sana değil. Şimdi içimdeki bu savaşı bitiriyorum. Bir gün bu savaşın biteceğine, sevginin buna değeceğine olan inancımı, gözlerindeki sahte aşkı bırakıp ellerine, kendime sadece yaşamımı alıyorum. Sensiz yaşanmayacağına inansam da, senden hayatımı ayırmakta zorlansam da, artık seninle savaşmaya güç bulamadığım yaşamım ellerimde, gidiyorum. Senin galip başladığın bu aşkta, yenile yenile seni yenmeyi öğrendiğim bu savaşta, seni içimde bitiyorum. Artık bitti kendimle savaşım. Yenildin içimde; Ben -bir- im artık. Sen sıfır! -Biz- bittik artık, Git biraz da başka yürekleri kır !!! KEMAL TOKYÜREK |
ÖMER HAYYAM HAYYAM (Ebul Feth Ömer bin Ibrahim; Ömer Hayyam da denir), iranli Sair ve bilgin (Nisapur 1044.ay.y 1123/1136). Hayatı, gençlik yillari kesinlikle bilinmiyor. Elde bulunan eserlerinden, hayatiyla ilgili olaylari anlatan bazi kitaplardan, felsefe, matematik ve astronomi konularinda çalistigi, bu alanlarda düzenli bir ögrenim gördügü anlasilmaktadir. Hayyam ("Çadırcı") takma adini, atalarinin çadircilik yapmalari yüzünden aldigi söylenir. Ömer Hayyam, zamaninda daha çok bilgin olarak ün kazandi. Iran'in, Selçuklular yönetiminde oldugu bir zamanda yetişti. Hayyam'in fizik, metafizik, matematik, astronomi ve siir konularinda degisik eserleri vardir. Bunlar arasinda Ibni sina'nin Temcid (Yücelme) adli eserinin yorum ve tercümesi de yer alir. Zamaninda, bir bilgin olarak ün kazanan Ömer Hayyam'in edebiyat tarihindeki yerini saglayan, sonraki yüzyilarda da dogu islam dünyasinin en büyük Sairlerinden biri olarak anilmasina yol açan Rubaiyat'idir (Dörtlükler). Ömer Hayyam, iran ve dogu edebiyatinda rubai türünün kurucusu sayilir.Hayyam, oldukça kolay anlasilan, yumusak, akici, açik ve seçik bir dil kullanir. Şiirlerinde gerçekçidir. Yasadiklari, gördüklerini, çevresinden, zamanin gidisinden aldigi izlenimleri yapmaciga kapilmaksizin, oldugu gibi dile getirir. Ona göre, gerçek olan yasanandir, dünyanin ötesinde ikinci bir dünya yoktur. Insan, yasadikça gerçektir, gerçek ise yasanandir. En sasmaz ölçü akil ve sagduyudur. insan bir akil varligidir. Gerçege ancak akil yolu ile ulasilabilir. Onun siirinde zamanin haksizliklari,akil almaz saçmaliklari ince, alayli, igneleyici bir dille yerilir. Dörtlüklerinin konusu ask, sarap, dünya, insan hayati, yasama sevinci, içinde bulundugumuz geçici dünyanin tadini çikarma gibi konulardır. BİR KALB Kİ Bir kalb ki onun sevmesi, aldanması yok. Tutkunluğu yok, bir güzele yanması yok. Bin kez yazık olsun sevisiz bir yüreğe, Aşksız geçecek günlerin faydası yok. CAN YOLDAŞI Can yoldaşı dostlar çekildi gittiler, Ecel çiğnedi hepsini birer birer, Yan yana oturmuştuk hayat sofrasına, Bizden birkaç kadeh önce sızdı gittiler. DAL GONCAYI BİR SABAH Dal goncayı bir sabah açılmış buldu, Gül melteme bir masal deyip savruldu Dünyada vefasızlığa bak; on günde Bir gül yetişip, açıp, solup kayboldu. Sen acırken bana, hiç bir günahımdan korkmam Benle oldukça; yokuş, engebe, yoldan korkmam Beni ak yüzle diriltirsin a Tanrım, bilirim; Defterim dolsa da suçlarla, siyahtan korkmam. ELİMDE OLSA Elimde olsa bu dünyayı küçümserdim İyisine de kötüsüne de yuh çekerdim Daha doğrusu bu aşağılık yere Ne gelirdim ne yaşardım ne ölürdüm. PERGEL Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz İki başımız var, bir bedenimiz Ne kadar dönersem döneyim çevrende Er geç başbaşa verecek değil miyiz? RÜBAİ Dünyada akla değer veren yok madem, Aklı az olanın parası çok madem, Getir şu şarabı, alın aklımızı: Belki böyle beğenir bizi el alem! RÜBAİ Sevgiyle yuğrulmamışsa yüreğin Tekkede, manastırda eremezsin. Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada Cennetin, cehennemin üstündesin. RÜBAİ Şarap içmediğin için, Sarhoşlara sövme. Eğer Allah tövbe verirse, Ben sadece Şarap içmemek için tövbe ederim. Sen; Şarap içmemekle övünüyorsun. Ancak; Öyle ayıp işler ediyorsun ki, Şarap onların yanında Yüz kere zemzemle yıkanmıştır. RÜBAİ Evvela; Benim rızam olmaksızın Dünyaya getirildim. Hayatta; Hayretimden başka bir şeyim artmadı. Sonra yine elimde olmadan Bu dünyadan göçeceğim. Gelmekten, kalmaktan, göçmekten Maksat ne? Hala anlamış değilim............ |
GİTTİĞİN GECE renklerin maviden siyaha vedaların şarkıya döndüğü bu gece seni yitirdiğim ayaza vurmuş kış gecesine ne kadar da benziyor gün yorgunu kaldırımlar ve yollar aynı adreslere taşırken kapı gibi aralanan gökyüzünden göz yaşlarıma karışan deli dolu sensizlik yağar şimdi yokluğunu siyah bir elbise gibi kuşandığım bu gecede yüreğimde hüzzamın hasat zamanıdır Atila IŞIK 10 Haziran 2006 |
Elde var hüzün söyleşir evvelce biz bu tenhalarda ziyade gülüşürdük pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının ne meseller söylerdi mercan köz nargileler zamanlar değişti ayrılık girdi araya hicrana düştük bugün ah nerde gençliğimiz sahilde savruluşları başıboş dalgaların yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller elde var hüzün o şehrâyin fakat çıkar mı akıldan çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması sırılsıklam âşık incesaz kadehlerin mehtaba kaldırılması adeta düğün hayat zamanda iz bırakmaz bir boşluğa düşersin bir boşluktan birikip yeniden sıçramak için elde var hüzün Attila İlhan |
Zulüm O ayrılık günüydü Uğurlamıştım limanda Alıp götürüyordu seni gemi Ak köpükler bırakarak geri Döneceksin bir gün gittiğin gibi Limanda beyaz martılar söyledi Gidenler dönmeseydi geri Hiç kimse sevmezdi gemileri Şimdi giriversen kapıdan usulca Gülümseyen bir çocuk edasıyla Sana hiçbir şey sormayacağım Belki,belki mutluluktan ağlayacağım isimsiz kral |
| Saat: 11:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık