![]() |
Aşk Dışarıda yaz güneşi Yakarken etrafı sebepli sebepsiz Bu kalp tutuşuyor senin için. Her gün seni bekler bu kalp, Seni arar bu yaşlı gözler... Belki de… Gelmeyeceğini bile bile Ama AŞK dediğin beklemek değil midir? AŞK dediğin sonsuz özlem değil midir? Değil midir birini sevmek diğerlerini sevmediğin kadar... Sigaradan her bir nefes çekişimde Unutur gibi oluyorum seni Ama olmuyor Unutturmuyor seni… Yalnızca öldürüyor bu zavallı bedenimi İçten içe… Tıpkı aşkının beni içten içe bitirdiği gibi Hatırlıyorum…. Seni ilk görüşümde görüntün beynime değil de Kalbime gitti bir sonbahar sabahı Ve şimdi bir ilkbahar günü tahtına kuruldun kalbimin Bir gün gelecek o kalp durduğunda son bulacak bu ziyaret… Süleyman Çiftçi |
Aşk (Bir Özlemdir Aşk) bir özlemdir şimdi aşk düşsel bir çağlayanın kıyısında kaşları çatık, eli silahlı yüreği sevgi dolu zeybekleri dinlemek gibidir. yalnızlığın alnına öfke ile vurmaktır yumruğunu engellenemez onca çileyi çekerek sokakta ilk kez gördüğün bir kıza(erkeğe) savrulup gitmesidir yüreğinin belkide kafkas dağlarının karında üşümüşken, titriyorken hafif bir çeçen türküsünde Aybala'nın gözlerine od olup bitmektir. gök ülkenin semasında bir demir kazık olmaktır Bozkurt olmaktır dağlarında. bulutlar ağlarken şarkı söylemektir sevgilinin balkonu önünde yok olup gitmeye yüz tutmuş bir mecnun hikayesidir eskilerden dinlenen bir garip öykünüştür. titremektir Artvin'in soğuğunda Doğu Beyazıt'ta çay içmektir biri kendi önünde, diğeri karşında sevgilin olmasa bile gırtlağını yakarak yudumlamaktır çayı Fırat'ta boğulup gitmek gibi düşsel güzelliğinde sevgilinin boğulup gitmektir Konya'da Mevlana ile 'gel' demektir semah dönmektir Fener'de dua eden hrıstiyan kızlarının güzelliğini yaratanı düşünmektir gözlerini derinden görebilmektir sevgilinin konuşmadan söyleşebilmektir. Adana'da pamuk toplamak Rize'de çay harmanlamaktır Edirne'de pirinç havuzlarında çamura batmaktır sevişirken bir nazlı gelindir uğruna kan gereken bir nişandır, şandır uğruna delirip, ölürken ve güneybatısında Anadolu'nun yalnız başına otururken bir şiir yazmaktır aşk nedir, ne değildir diye işte böyle bir şeydir aşk kâh orda bir yerlerde kâh ta içerimizde...! Albatros Fatih Kemâl |
Samsun Hatırası Sessiz bir gemi Kalktı yüreğimden Sevgilisini kaybetmiş Aşık gibi iskelesini Arıyor rotasını bilmeden. Vapurun denizi Acımasızca bir bıcak gibi Yardığı yerden takip et beni Belki tanırsın izlerimi. Görmesem de seni Bir daha, unutamam Sıcaklığını tenimden. Hatırlayamasam da yüzünü Öptüğüm yerden Tanırım seni... |
DÜŞÜN SENİ SEVDİĞİMİ Düşün seni sevdiğimi Sana olan yaptıklarımı Sana verdiğim duygularımı Bütün kalbinle ve yüreğinle Düşün seni sevdiğimi! Düşün seni sevdiğimi Senin için ağladığımı Sana olan aşkımı Bütün duygularınla Düşün seni sevdiğimi! Düşün seni sevdiğimi Senin için yalvardığımı Senin için uyuyamadığım geceleri Bütün kalbinle Düşün seni sevdiğimi |
Gelincikler gelincikler tek tek göründü mü çayırlarda işi iş kasabanın su yüzlü çocuğun işi iş bir de poyraza döndü mü hava başlar masmavi damarlar fışkırmaya yanaklarından faytonların turuncu tekerlekleri yansır gaz tenekeleriyle çevrili bahçelerde asılı çamaşırlarından bir tutam çivit kokusu alıp gider gelincikler tek tek göründü mü çayırlarda. saat onikilerde postanede mektup yazan adamlara bakar bir semt delisi durmadan bakar ki o mektuplar nereye giderse gitsin öylesine uzundur ki kasaba gelinciklerden bükülmüş bir ibrişim gibi gidip gelen mektup zarflarıyla tarif edilebilir ancak içlerinde kar serpintisi içlerinde bozkır içlerinde herkesin bir güneyi olan ve marangozlar upuzun kayıklar yaparlar bunun için kesersiz, çivisiz, elsiz sadece ruhlarından o kayıkları içinde domates doğranan bir akşamüstünde yüzdürürler canlanır suya değince hemen bordalarındaki nakışlar bir derya gülü alıp başını gider. yeter ki görünsün gelincikler önce tek tek görünsün sonra topluca usta bir doğramacı gibi kırmızılar doğrar kasaba gelincikler indi mi çayırlardan su bardaklarına, berber dükkanlarına girdi mi duvarlara sicimle tutturulmuş şişelere girdi mi bir kere -aynaları boğacak neredeyse -taşlıkları basacak sel gibi o zaman... tam o zaman marangozlar mis gibi rakılar içerek kayıklarında konuştukça binlerce kayık konuştukça binlerce köpük, binlerce kıyı olurlar ve nedense bir vapur bizi alıp götürecekmiş gibi bakarız birbirimize unuturuz sonra alıp başını gitmeyi de yeter ki iki dudak arasına konsun gelincikler ipince bir ıslığa yerleştirilsin türküler süzsün tüveyçlerinden kahveler eski renklerine boyanır yeniden biralar çığ ışıkta bile parlak yıkanır tertemiz oluncaya kadar yaşamak. gerçekte bir sevinç, bir mutluluk yok değildir yüreklerimizde sevgiler umutlar yok değildir öyleyse neden çabuk küseriz birbirimize çabuk öfkeleniriz durup durup böyle hüzünlenmemiz neden anlamıyoruz da ondan mı yoksa bir bütün olduğunu mutluluğun umudun bir bütün olduğunu seziyor muyuz yalnızca baktıkça gelincik tarlalarına uzaktan öyle bir arada güzel yaşamanın lezzetini kanımızı tutuşturdukça gün günden buğusunu saldıkça bir tütün dumanı gibi yaktıkça genzimizi |
GİDERSEN YIKILIR BU KENT Gidersen yıkılır bu kent, kuşlarda gider Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar Biz mi yanlızdık, durmadan yağmur yağardı Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken Gidersen kim sular fesleğenleri Kuşlar nereye sığınır akşam olunca Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor Birde seni ekliyorum susuşlarıma Selamsız saygısız yürüyelim sokakları Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar Adını bilmediğimiz doslar kalır yalnız Yüreğimize alırız onları, ısıtırız Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam Gidersen kar yağar avuçlarıma Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman Sis ve intihar çöküyor bütün birhanelere Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine Gidersen yıkılır bu kent kuşlarda ölür Bir tufan olurum sustuğun her yerde AHMET TELLİ |
UMUŞ Bütün iyi kitapların sonunda Bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda Meltemi senden esen Soluğu sende olan Yeni bir başlangıç vardır Parmağını sürsen elmaya, rengini anlarsın Gözünle görsen elmayı, sesini duyarsın Onu işitsen, yuvarlağı sende kalır Her başlangıçta yeni bir anlam vardır. Nedensiz bir çocuk ağlaması bile Çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır. EDİP CANSEVER |
Anlamın Şiiri Yüksek bir dağın tepesinden umudun doğuşuna bakıyorum çok parlak ama sonunda yok oluyor, geceye yalnızlığımla beraber karışıyor ve yok oluyor, tıpkı sonunda tükenecek ömrüm gibi, hızlıca koşuyorum umuda doğru ama kalbim artık kaldırmıyor acıyı, gitmek isterdim sonsuza kadar peşinden ama kalbim ömrüm yetmiyor, ruhumsa sana tutsak kalmış ışığa uzak cennete uzak, belki bir gün ben de görebilirim umutların doğduğu yeri, her yok oluşta bir yıldız daha söner, bense uzaklarda kendi parlaklığı bile yetmeyen bir yıldızım, hiç görülmeyen ama var gücüyle parlamaya çalışan, çevremi aydınlatıyım diye kendimin sonu olsa bile ışık yorulsa bile ben ölene kadar parlamaya devam edeceğim, bir koşsam sevgiye ve umuda o kaçıyor, yakalamaya bin ömrüm yetmez biliyorum, kalbim ve ruhumla kan ağlıyorum, ne zamanı ne de mutluluğu geri getirebiliyorum, boşa giden yıllar, harcanmış yıllar gözyaşlarımın içine gömülür ve yağmur olur yağar ölü topraklara, kim bilir? belki filizlerim yeşerir büyür umut olur bir çınar ağacı kadar sağlam olur ve umut ışık olur aydınlatır bir melek gibi bütün etrafı... |
Hayat nedir ?.. nedir ki anne... bir oyun.. bir masaL değiL mi... kırıLdı bak oyuncak£arım... ömrüm gitti, sevdam bitti.... inan ben hiç büyümedim ki......... benim hiç sapanım o£madı anne... ne kuş£arı vurdum... ne kimsenin camını kırdım.. çok usLu bir çocuk değiLdim ama seni hiç kırmadım... hep boynumu kırdım.. ben hayatım boyunca birtek kendimi vurdum.... suskun görünsemde , fırtınaLı ve mağrurdum anne... bir mızrak gibi ,aynada hep dik durdum anne... ben sana hiç bir gün laf getirmedim... leke sürmedim... ama göğsümü çok hırpaLadım.. kaLbimi çok yordum.. ben hayatım boyunca en çok kendimi sordum........... benim hiç sevgi£im o£madı anne.. ne bir yuva kurdum.. ne bir gün şansım güLdüm.. öpemeden bir bebeğim gıdısını, tükendi gitti çağım... bir muhabbet kuşum vardı.. oda yaLnızLıktan öLdü.. sen beni göğsünde hep acı£ar£amı soğurdun anne.. yoksa evLat diye koca bir taşmı doğurdun anne... Eziyet değiLim, zahmet değiLim.. Musibet hiç değiLim.. bir seninmi baLına sinekmi kondu söyLesene.. doğurdunda beni neyLe yoğurdun anne... benim hiç hayaLim oLmadı anne.. ne seni rahat ettirdim.. ne kendim ettim rahat... bir mutluluk fotoğrafı biLe çektirmedi bu hayat.. kayboLmuş bi anahtar gibi sahipsizim anne.. ne omzumda bir dost eli.. ne saçımda bir şefkat.. sayki yollardan akan şu faydasız çamurdunm anne.. sayki ısLanmaktan üşümektim.. sayki yağmurdum anne.. bunca yıLdır gözyaşımı hangi denizLere sakLadın.. oy ben öLeyim.. sen beni ne diye doğurdun anne.... Hayat nedir ?.. nedir ki anne... bir oyun.. bir masaL değiL mi... kırıLdı bak oyuncak£arım... ömrüm gitti, sevdam bitti.... inan ben hiç büyümedim ki......... |
Gözler Yalan Söylemez Bütün güzellikler gözlerde gizli Kalbe akan gözler yalan söylemez Görüntüye kanma yıllar çok hızlı Şimşek çakan gözler yalan söylemez Nemli gözler görür darda kalanı Sinsi duran yüzler kobra yılanı Ateşinde yakar aşka güleni Yaşlar döken gözler yalan söylemez Hazan mevsiminde güler mi insan Dil feryat ederken saygıdır susan Sabrıma isyandır yüzünü asan Çiçek eken gözler yalan söylemez Öyle yüzler var ki ay gibi parlar Her sözü bir kurşun sarsılır yerler Ağlayan gözlerden dökülür sırlar Ateş yakan gözler yalan söylemez Derde derman olur aşkın kelâmı Neylesin ki Murat sahte selamı Söylenecek sözüm yok kırdım kalemi Aşka bakan gözler yalan söylemez |
| Saat: 05:49 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık