![]() |
YARIM KALAN SEN BENİM SEVİNÇLERİM, GÜLÜŞLERİMDE YARIM KALMIŞ. GÜLEMEDİĞİM DOYASIYA,ÇOCUKCA. YAŞIYAMADIĞIM SERE SERPE. YAŞANABİLECEK BİR ÖMRE BEDEL AMA SANİYELERE SIĞDIRILMIŞ TADINI ALAMADIĞIM MUTLULUKLARIM. TADI DAMAĞIMDA KALANIM. SEN HİÇ BİTMEYEN HASRETİM; İNANAMADIĞIM BİR TÜRLÜ YOKLUĞUNA. KARA HABER MİSALİ. YEMEN AĞITLARINDAKİ GİBİ: GELMESEN BİLE HEP BEKLEDİĞİM. GELİR DİYE GÖZLENENİM. İSYANIM, GÜNAHA GİRECEK KADAR. TANRIYA BAŞ KALDIRMAM. OLUR MU BÖYLE KEDER? KADERSİZLİK KOYDUM ADINI OLUR MU BÖYLE KADER? ISLAKLIĞI KALMIŞ DUDAKLARIMDA, KANAKANA İÇEMEDİĞİM,ABIHAYATIM. SUSUZLUĞUM HİÇ BİTMEYEN. VE PAYLAŞAMADIĞIM KALABALIKLAR İÇİNDE,TEK BAŞINA YANLIZLIĞIM HİÇ GİTMEYEN. GÜLÜŞLERİMDE SAKLI ACILARIM. HERKESİN GÖRDÜĞÜ,BİLMEDİĞİ KİMSENİN. ANLATAMADIĞIM KELİMELERLE KANAYAN İÇİN İÇİN BANA VERDİĞİN TEK ŞEY İSTEMEDEN ADINI KADERSİZLİK KOYDUM YA KATLANIRIM SENİN İÇİN. 03.07.07. Yadigar malko |
SEVİNÇSİZ ANILAR Ölümüm kandil olacak, Akşamlar akşamlar akşamlar olacak Ben bu acılı baloda Maskesini yitirmiş seferi şair Ben inançsız yolcu Bütün istasyonlarda Kanlı rütbeler takılacak omuzuma Bir kuşluk vakti dalgın atların hıncını düşünürken Sen "Yalnızlığın bahçesini sulamış olacaksın" Ve gidiyorum... Dudaklarımda bir nergis tadı Bak, kar izleri örttü bile, Kendini iyi koru, bu kış çok uzun sürebilir. Anılarım tutkularıma bağlıydı bilirsin Artık pişmanlık olsa da olur olmasa da. Ne olursun sen hep böyle kal Varsın ellerim ellerinsiz kalsın. "Ölümüm kandil olacak, akşamlar akşamlar akşamlar olacak..." Cezmi Ersöz |
...Utansın... Bir ömür adadım sana sultanım. Gönülde cennetim, dünyada han’ım Yaradandan sonra mevkiim, makamım, Kokunu çalarsa rüzgar utansın.. Duygu sellerinde bendi tutansın, Kitabım, inancım gibi kutsalsın, Sevda buketinde gerçek goncasın, Seni incitmişse yürek utansın.. Sakınırım seni kitabım gibi, Sevgin en samimî hitabım gibi, Kalbi sarmalayan kaburgam gibi, Sakınmazsa seni, ruhum utansın.. Sır olup dolaştım arzın üstünde, İlahi sanatın yonttuğu büstte, Kimse dokunduysa ya da öptüyse, Başka el değdiyse beden utansın.. Senden baskasından aldıysam koku, Kahreder kuşkunun en hafif şoku.. İstersen yarayım kalbimi oku, Rastlarsan bir ize, gönül utansın.. ( Ahmet Günbay YILDIZ ) |
Gözlerinle Sevebildin mi Sen bir kadını, Gözlerinle sevebildin mi? Dokunmadan, Kırpışan kirpiklerinde nemlenmiş bulutları Rüzgarına katıp, Islanmış dudaklarında gezdirebildin mi? Akşamları her çöküşünde içine bir hüzün, Hatırladığın oldu mu Yanaklarından süzülen damlaları? Okşarmış gibi onu, Çok uzaklardan yüreğinin kafesinde var olabildin mi? Bir kadına verilebilecek en güzel lezzeti, Tenini sağarmış gibi incitmeden Ona yaşatabildin mi? Gecenin bir vaktinde ....Ve en arzulanan o anda, Ağlayışlarında bulundun mu? Kulağına 'Seninim' diye fısıldayan Bir kadın, Gözlerinde salkım salkım dökülen Bir sevda çiçeği gibi açtı mı hiç sana? ... Ali Arslan |
Sanma şahım |sen herkesi |sadıkane |yar olur. Sen herkesi |dost mu bildin |belki ol | ağyar olur. Sadıkane |belki ol |alemde |gülzar olur. Yar olur |ağyar olur |gülzar olur |yar olur. YAVUZ SULTAN SELİM Padişahtan benzersiz bir şiir yana ve aşşağıya ne kadar güzel bir düzen |
Aradan geçen yıllara inat birleşirken ellerimiz Yüreğimizde kocaman sevgimiz, gözlerimizde korkularımız vardı Sevgiye mi kapılıp gitmeliyiz, yoksa korkularımıza mı yenik düşmeliyiz Söyle sevgili ne yapmalıyız biz… Ya yine yaşanırsa geçmişteki acılarımız Gönül yaramız kanarsa ne yaparız Söz verebilecek miyiz birbirimize mutluluğa dair Söyle sevgili ne yaşayacağız biz… Hatıralar geçerken usumdan, gözlerimdeki yaşı silemedim Akan gözyaşlarımızı dindirebilecek miyiz? Ellerimizin ve yüreklerimizin kenetlendiği yerde Söyle sevgili geçmişi unutabilecek miyiz biz… Yılların eskitemediği bir sevda bizimkisi Onca zamana ve yaşanmışlıklara inat, “birbirimize ait’iz” diyebiliyorsak Karşılaştığımızda yüreğimiz ilk günkü gibi titreyebiliyorsa Çok büyük sevda bizimkisi Söyle sevgili sevdamızı yaşayabilecek miyiz biz… gökez doğangönül |
Ölüme Yakin Aksamüstüne dogru, kis vakti; Bir hasta odasinin penceresinde; Yalniz bende degil yalnizlik hali; Deniz de karanlik, gökyüzü de; Bir acayip, kuslarin hali. Bakma fakirmisim, kimsesizmisim; - Aksamüstüne dogru, kis vakti - Benim de sevdalar geçti basimdan. Söhretmis, kadinmis, para hirsiymis; Zamanla anliyor insan dünyayi. Olürüz diye mi üzülüyoruz? Ne ettik, ne gördük su fani dünyada Kötülükten gayri? Ölünce kirlerimizden temizlenir, Ölünce biz de iyi adam oluruz; Söhretmis, kadinmis, para hirsiymis, Hepsini unuturuz... mikail.kartal |
Sen Gittin Ya Ask bana hasret kaldı Senle dolu şu kalbimde Yollar adımlarımı saydı Bir bir Hasretinle dole her gece Sen gittin ya Aynalara küstüm Çünkü sen yoktun gözlerimde Uykulara küstüm Rüyamda sen yoktun yine Sen gittin ya Dilimde şiir oldu ismin Bilmeden Gözlerimde resmin oldu Çizmeden Aklımda hayalin kaldi Gitmeyen İçimde sevgin kaldı Bitmeyen Şimdi sen gittin ya.. Giderken bende ÖLDÜM.. BiR BiLsen... HAKAN CENGAY. |
Söyle bana söylenmemiş sözlerini Gözlerimi kapayınca görmeliyim Açıkken gözlerim, göremediklerimi Varlığımın hiçbir anlamı yoksa eğer Yokluğum ürkütmemeli seni. ismail korkmaz |
Daha Sana Dokunamadım BileBu küçük odanın her yerini doldurdum seninle. Her eşyada sen varsın. Yılların hüznünü solumuş duvarları ilk defa neşeyle tanıştırıyorsun. Bu yüzden seni o kadar çok seviyorlar ki onlar… Seninle olabilmek için her daim beni de bırakmıyorlar. Biliyorlar çünkü senin bende olduğunu. İçimin bir parçası olduğunu… Ve bana da seviniyorlar biliyorum. Bazen çehreni bana göstermek için çırpınıyorlar. Hüzünle baş başa olduğumu anladıkları an seferber ediyorlar seni. Sanki yılların hüznünü taşımak yormamış onları. O yaşlı kapı bile hep kapalı artık senle beni odada baş başa bırakmak için. Aşk denen şey bu olmalı. Küçük odada her şeye resmini çizebilmek… Ve işte bu küçük odada yaşayabilmek kocaman hayalleri. Tutup düşleri elinden her gece sana getirmek… Bak yine sendeyim umutlarımla. Onlara seni anlatıyorum. Seni gösterip, işte bu, sizi yaşatan diyorum. Bir anda sıyrılıyorum tüm geçmişimden. Dalıyorum hiç korkmadan engin denizlerine. Oysa yüzme bilmiyorum ben. Sen tutuyorsun elimden, korkma diyorsun, korkma! Korkmuyorum, sahiden korkmuyorum sevgili. Sözlerin yüreğime nefes gibi doluyor, gözlerin ufkumu açıyor. Güç veriyorsun bana. Yüzüyorum yüzüyorum yorulmuyorum. Yıldızlar geldi yine yanı başıma. Seni anlatıyorum. Tebessüm ediyorlar. Huşu içinde dinliyorlar. Her gece anlatıyorum her gece dinliyorlar. Bıkmadan. Bir serap gibi girişin içime… Sonra ete kemiğe bürünen sen… Gözlerinin içine dalıyorum. Çılgınca koşuyorum, durup dinlenmeden varmak istiyorum vatanıma. Tüm engelleri kaldırıyorsun önümden. Canımın ta içine işliyorsun. Seni seviyorum diyorum, içim titriyor. Hiç bu kadar dolu olmamıştı bu iki kelime. “Seni seviyorum.” Sanki yüreğimden kopuyor bir parça dilime taşınıyor, ordan sana. Bir daha söylüyorum, bir daha. Her söylediğimde hissediyorum yüreğimin ılık ılık dolduğunu senle. Aşk denen şey bu olmalı işte. Sustuğunda bile gözlerin anlattığı şey. Sevişmelerimiz geliyor aklıma. Dudağında yakıyorum kendimi. Atıyorum alevlere. O an sanki dünyanın tüm rengi siliniyor. Her şey yok oluyor. Tek seni görüyorum, seni hissediyorum ve seni yaşıyorum. Başka hiçbir şey kalmıyor bende. Her şeyi yoluna seriyorum. Yüreğimi vermişim sana, aklımı da bırakıyorum. Fısıldıyorum seni ne çok sevdiğimi ama sonra susuyorum hep, sen de susuyorsun. Oysa ne çok şey söylüyor suskunluğumuz. Karaya vuran dalgalar gibi vuruyor içime içime sessizlik… Aşk bu olmalı. Aniden uyanmak uykudan ve bilmek o anda çok uzaklarda adının söylendiğini. Çok uzaklarda olduğunda bile duyabilmek seni… Aynı anda kelimeleri çarpıştırmak ve gülümsemeyle susmak… Aynı şeyi düşündük yine. Seni seviyorum. Ama daha sana dokunamadım bile… ERKAN AYRANCI. |
| Saat: 13:16 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık