![]() |
Saçların rüzgârdır, gözlerin alev, Tutuştu yanıyor tenim bu akşam. Yüreğimi saran yangın içinde, Çağlayanlar kadar şenim bu akşam.. Dinleyin, kadere isyân edenler, Gelsin aşkı görsün yalan diyenler, Duysun sevincimi bütün sevenler, İzmir sokakları benim bu akşam… tekin para |
Diclenin Sesi Olan Sesedir] Yazın dibinde bir gün bedeninde yarım yaşamak kükreyişler kavgalar getirmişti bir adam.. tarlasında talan dünyanın mavi kalan yüzünden güneş kaçkını çocuklarla günü aydınlardan umarsız göçebesi gibiydik.. düşlerimizi yola vurmadan merhabalarla mı yayılıyordu uğurlanmalara ne kentlerin bütün köprüleriyle kanıyorduk sokaklarına oysa ağıtlarımızla selamlanırdık.. yürek sunaklarımızdan kendi benliğindeydi soluksuzdu gecelerimiz kara tüneller ortasında yüklenmiştik gölgelerimizi sislerin ustasıymışçasına elleriyle katran bulaşığıydı adam; dağların ayaklarından söz ediyordu, ayaklarımızın üstündeki dağlardan! Ben yokum mesela sen varsan; işte benim dışım diyordu fısıldayarak çiçeklerdir.. mutluluğun ayak izlerinden kalan boy aynasından uçarı sevdaların koparken delişmen ölümlerin akşamları düşlerimize iniyordu adam.. aynaların ardından; bıyıksız burkulmuş ziyadesiyle ayrılıklara türküler uzatıyordu karanfil açarmışçasına onurlu oysa, yalatmalıydık nefeslerimizi koparıp aynanın sırrından: ölü yıkayıcılar, sırıtıyordu musalla taşlarında mum alevinde eriyendi, mührümüzdü bedenimiz maskelerimizin yanığıyla yüzünü buruşturuyordu adam ilk gelmesini istediği suretlerimizi.. bulamıyorduk çıkınından! Yazgılarında uğuldayan bütün inanlara iyilikler adına bir sövgü yaktığımızda mushaflara budala aşklar mühürlüyordu adam.. çoğul oynaşmaların sancısından; zamanın meskenlerini oyalarken ölüm körelmiş yüreklerle göğsümüzü yarandı kadınlar duvar örüyordu yırtık utanç hükümleri.. apış aramızdan sağalmış yaraların mahşer kapıcılarına sahte şiirler gibi ezberletmiştik adlarımızı korkar olmuştuk inandıkça suçsuz olduğumuza nöbetleşe tutulan sancıların kasıklarındaki kargılardan yağmurla birlik sığınamayacaktık hiçbir günaha miladından sonra bile kimse kaçamayacaktı adından ne uzayan ebemkuşağına ne leyleklerin babacanlığına gözler kondurulamayacaktı sevgililere.. göğün dibine dalan; ateş fışkırır sandığımız dudaklarımızlaydı adam anımsansın istediği gülümsemeleri sırtlanıp gidecekse ürküsüydük tarlamızda buğdayın, tırpan savurmanın aşklarımızdan. M.Mustafa USLU |
Yokluğunun devamı yok be sevgili Tıkanıyor sözler Hikayeler boğuyor insanı Ödenmesi gereken bedeller kime kaldı ki? Her tarafımdan acı akıyor Bugün hayat dediğim şeyin savruluşuna yakalanıyorum Zayıf kanatlarım kanıyor. ismet baygın |
İlk İlk sen oldun hep, İlkelerim sende. İlk göz ağrımsın hepsinin ötesinde. İlk çocukluğum oyun bahçende, İlk gençliğim kızaran yanaklarla girdiğim yüreğine, İlk ihtiyarlığım; hem de bir gecede. İlk güneş tutulmam, med-cezirim, İlk tedirginliğim, gelgitlerim. İlk asmam okulu, ilk asılmam darağaçlarında, İlk savruluşum hayal rüzgarlarında. İlk bahanem hastayım diye İlk dışarı çıkmayışım. İlk şahanem aşığım diye İlk içeri girmeyişim. İlk ayak ayaküstüne atıp, İlk içime çekişim seni. İlk kahramanı hissedişim kendimi romanlarda, İlk hiç kimseliğim sensizlik konulu rüyalarımda. İlk afetim, ilk depremim; İlk sarsılışım, ilk toparlanışım. İlk kaçırışım otobüsü, ilk dalışım duraklarda. İlk kaybedişim, İlk arayışım seni uzaklarda İlk kavruluşum şubat ayazlarında. İlk titreyişim, ürperişim temmuzlarda. İlk senle yatışım, İlk sensiz uyanışım sabahlara. İlk kayboluşum bildiğim adreslerde, İlk buluşum kendimi geldiğin köşelerde. İlk kumarım, kaybedişim; İlk akıllanmayışım belki kazanırım diye. İlk meyhane açışım sabahın köründe, İlk kadeh fırlatışım gecenin on birinde. İlk aldatışım, yalan söyleyişim arkadaşlarıma, İlk ihanetim büyüdüm diye oyuncaklarıma. İlk atlıkarıncam, uçan balonum, İlk şişirmeyişim ilk kaybetme korkum. İlk seslenişim bir hayale, İlk başvurmayışım oyunlarda hileye. İlk ebe oluşum, İlk sobelenişim hem de bile bile İlk parçalanışım atom misali, İlk delişim fizik kurallarını senin olayım diye. İlk yumuşaklığım kuş tüyü, İlk sen uzanırsın diye. İlk sertliğim, oynayışım kötüyü sana zarar gelir diye. İlk borç isteyişim önüme gelenden, İlk çırpınışım seni sinemaya götüreyim diye. İlk askerliğim, ilk teskere alışım elinden. İlk asiliğim; İlk başkaldırışım sıradan sevdalara. İlk yargılanışım, ilk beraatim. İlk itirazım beraatime, İlk hüküm giyişim kendi kendime. İlk ütülenişi yüreğimin bayram sabahlarına, İlk çıkarılışım saklandığım sandıklardan, İlk unutuluşum hatırlanmamacasına sandıklarda. İlk sen oldun hep, İlkelerim sende. İlk göz ağrımsın hepsinin ötesinde. isimsiz kral |
ay ışığından taçlar takardım gecelerde saçıma… sevdanın sultanıydım ben sen gönül sarayımın padişahı.. ki gözlerini ay ışığım seçmiştim... her gece bakıyorum hala o ay’a... aynı gezegendeyiz ya.. belki buluşur gözlerimiz masal dağının ardında.. yıldızlar şahit,gözlerimdeki pul pul olmuş damlalara elimi uzatsam,sana değecekmiş sanırlar hala. geceleri ne çok severim bilirsin... sen her gece yokluğunla düşlerime gelirsin.. cemile aydın |
Deryam Bi Ateş Gönlümde D illere düşmüşüm dikenli yürekler kanatmış ruhumu E llerimde sevdam pusulam geliyorum O'na doğru R üzgarda kokusu içime doluyor her solukta Gülümün Y anında olsam amade emrine her günü ömrümün A ma kader aşka düşenleri karşılar çile buketleriyle M ahrum eder beni de avunurum ceylanımın hayaliyle B ir gurbet dar gelir bin diyara duyurur beni hasretin İ smini anmaktan harap yorgun kanar dudaklarım A llah'ın verdiği en büyük nimet senin beni yakan ateşin T esellisi yar sende hem zehirimsin hem de dermanım E fkarlanır güneş gözlerinin buğusu perdeledikçe zihnimi Ş avkın vurur geceme ay çekemez senin güzelliğini G iden ben değilim sadece beden gizli canım cananda O da yaşıyorsa mutlu ben divane de onun kulu N e var ki vuslat beklenilen geceler uzun sarılmadıkça L eyla bile kıskanır çekemez seni ey güzel ahu Ü zülme bebeğim tasalanma geçmiş aşkların hicranından M adem sevmişim bırakamam seni bu dünyada kavuşmadan D önsün alem dönsün diller sen benimsin her akşam E lbet eğer gidersem ben ölmüşüm ayrılığın ardından. isimsiz kral |
Beni Tutukla Sevgili Bu gün binbir hüzün vurdum Bu gün katiliyim sensizliğin İtiraf ediyorum Tutukla beni..... Ellerimi ellerine kelepçele Bıraktım, Tutuklu kalsın gözlerim gözlerinde Nasılsa Sende yıllardır suç ortağımsın benim Sakladın beni,yıllardır yüreğinde Birlikte sevdik Birlikte vardık can olmanın tadına Ne Dünyalar kurduk birlikte Ne zindanlar yıktık verip gönül gönüle Ne düşler döndürdük gerçeğe Bu gün tanığıyim Ve de sanığıyim sana vurulmanın Bu gün beni tutukla Koy can evine Sende bir ömür sürmeye Cezam senden olsun, razıyım Dünden razıym hemde Hadi artık,bekletme daha fazla Gözlerini gözlerime resmet Ellerini ellerime kelepçele Ve suss! Sadece yüreğinin sesini dinle Sende kalsın yüreğim. Unutma sakın seni sevdiğimi Sevda ateşlerinde erir her tür kelepçe Beni acilen tutukla Sende erimek istiyorum..... alıntı |
Dünyada akLa değer veren yok madem. Aklı az olanın parası çok madem. Getir şu şaraby, alsın aklımızı Belki böyle beğenir bizi eLaLem..Ömer Hayyam |
KENDİME ÖĞÜT http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif Uslanma hiç hep deli kal Büyüme sakın çocuk kal Es deli deli böyle kal Son harmanında sevdanın Tüken toz toz savrula kal Suçüstü bulmalı ölüm Ölürken de sevdalı kal ... aziz nesin |
SON AŞIK Hasretinle geçiyorken bu gençlik çağım, Ey sevdiğim, ben ümitsiz değilim gene Ak düşünce saçların kumral rengine Kollarında son aşıkın ben olacağım. Ey başında şimdi sevda rüzgarları esen, Böyle her gün yollarımdan geçsen de süzgün Sen benimsin büsbütün terk olunduğun gün ... O mukadder günü, bilmem, düşündün mü sen? Ben bir beyaz saçlı aşık, sen bir ihtiyar ... O gün bana yalaşırken ey ilahi yar, Esirgeme gözlerimden bir son buseni, Kirpiğinden yavaş yavaş bir damla aksın, Çünkü, ruhum, sen de o gün anlayacaksın Ki hiç kimse benim kadar sevmemiş seni! Faruk Nafiz ÇAMLIBEL |
| Saat: 22:10 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık