![]() |
Seni yitirdiğim, söyle gerçek mi ? Ey güzel, bırakıp beni gittin mi ? Her şarkı, her söz kulaklarımda Hala bugün gibi çağlayıp durmakta. Bir yolcu nasıl bakışlarıyla Delmeye çalışırsa uzakları, Nasıl keşif için uğraşırsa Havada gizlice şakıyan kuşları, Öyle aranıyor gözlerim durmadan Tarlayı, çalıyı, ormanı tekrar; Ey güzel sevdiğim, dön artık bana ! Seni çağırıyor söylediğim şarkılar ! GOETHE |
Serzeniş Üşürdü umutlarım yarını düşündüğümde Bir ıssız bakışa saklanmışlığı korkularımın Ruhumu yıkardı Yılmıştım düzeninden aykırılığımın Ve aslında aşk bana aykırıydı Üşürdü umutlarım yarını düşündüğümde Ruhum delice hayallere sarılırdı... Nasıl özlüyorsam evimi Eski umarsızlığımı özlüyordum ve Zordu geri dönülmezdi biliyordum Binlerce yıldız yakaladığım gözlerin Binlerce yıldır oradaydılar Oysa ellerim her seferinde boşluğa uzanıyordu Anlamıyordum Nasıl özlüyorsam evimi Yüzyıllardır seni özlüyordum... Anneme itafen isimsiz kral |
Yüreği uzakta da olsa hissedebiliyor musun? Bakışlardaki sıcaklığı Sözlerdeki sevgiyi anlayabiliyor musun? Paylaşmanın engin mutluluğunu yaşayabiliyor musun? Tanrıma binlerce teşekkürler Seni karşıma çıkardı diyor musun? Uçan bir kuşun kanatlarında Kokan çiçeğin dallarında onu hatırlıyor musun? Yeni bir güne merhaba derken Biten bir günle vedalaşırken Onu düşünüyor musun? Cevapların evetse eğer Bu aşk demektir biliyor musun? ANIL ÖZTÜRK |
Şehit anne , oğlun öldü deseler, al bayrağa sarsalar, gurur duy, oğlum şehit de ağlama anne... 9 çocuk doğurdun, 9 asker oldular 9 asker 9 oğuz soydular 1 inin adını şehit koydular, başını dik tut ağlama anne... elimde silahımla nöbet tutmadım mı dağlarda hainlere kurşun sıkmadım mı gece gündüz hasretinle yanmadım mı hakkın çok, ağlama, hakkını helal et anne... yaşarken gariptim, ölürken şehit, yaşarken yalnızdım, ölürken ordu, selam edin nazlı yare, nazı bize şerbet oldu kavuşmadan şehit oldum ağlama anne... bin canım olsa şu vatana feda olsun, al bayrağın yanına silahım konulsun namustur bayrağım başımda dursun al bayrağı görünce gurur duy ağlama anne Ömer SAĞIROĞLU |
Sende Gördüm ihaneti sende gördüm,nefreti de, yıllarca yürekte taşınan kini de, aşkı,sevgiyi sende gördüm bir anda başlayan öfkeyi de.... gel artık bana, alma öfkeni yanına, sadece aşkınla gel buraya, sarıl sıkıca bana... dokun bana,dindir hasreti, sende gördüm ben her şeyi, aşkın başladığı anda ihaneti, olmadın benim,nasılda özlettin kendini hayır sevgili gitme, bu son olsun yeter, dayanamam bu gidişe, inan bana yürek senin için senide yener... kokma sevgili korkuları da gel... ben yaşattın bana ihaneti, ama sen sorgula beni... isimsiz kral |
HABER VERİYORUM Altımızda kayan bu ölü şehri durdursana Ey gücü toprak kadar eski Ey gücü yer kadar ağır çocuk Büyüyen elimin üstüne koy elini Sana bir yürek vuruşu gibi belirli Gelen zamanı haber veriyorum |
Uzak ülkelere gidiyorum Sensiz sokaklarda, sensiz otel odalarında Keyifsiz aşklar yaşıyorum Günboyu büyük caddelerde gezip dolaşiyorum Sana benzeyen kişilerle konuşup Senin sesini duymak istiyorum Alışamadım, alışmakta istemiyorum 1995/11/28 Banu Kalyoncu |
yine yoksun bu dünyada. ne sesin, ne kokun ne gülüşlerin. nerdesin kiminle hangi şarkıyı dinliyorsun; hangi hüznü yaşıyorsun yine? durdu zaman o buruk şarkıda saatler durdu, güneş durdu. ve sen yoksun. bir umut arıyorum, bir ışık karanlıkta. elimi tutacak bir el; bir sevinç bir el uzat ellerime, ne olur. yoluma yoldaş olacak bir ses, ne olur. ama sen yoksun. okyanusta bir damla su kavrulmuş dudaklarıma. ve gönlümü rahatlatacak bir nefes türkü. üşüdüm bu yalnızlıktan. yoruldum. sen yoksun.. usandım buruk sevdalardan kırık kalplerden. bir hikaye anlat bana ayrılıksız. bir mavi; bir yeşil: ve nihavent olmayan bir şarkı, hüzünsüz ayrılıksız. ama sen yoksun. esen rüzgarlarda kokun çağlayan derelerde sesin var. sıcaklığın gün ışığında, karanlıklarda hasretin. yağmurlar ıslatır beni, yalnızım ve sen yoksun. ve sen yoksun bu dünyamda. ama: sevdandır beni hayata bağlayan sevdandır acılar içinde yüreğimi dağlayan tanrım bağışlasın beni! affetsin. o nurla, sevdanla şu gönlümdür her gün ağlayan. ama sen yoksun. yadigar malkoç |
Çok uzaklardan, Bu satırlar sadece sana Bu gece içime hapsedip Son defa düşüneceğim seni Soluğun can verecek bedenime Sana dokunup, seyredeceğim Mosmor dudaklarım da bırakıp sevdamı. Son defa çekeceğim içime Buram buram aşk kokunu Hatırlar mısın Bir kasım sabahı Bırakıp gittiğin toprakları, Parçaladığın yüreği? Adını her anımsayışında Yanaklarıma düşen yaşları? Bu gece Son defa hüzün’e sarılıp Ağlayacağım Artık omzunda ağlayıp, Derdimi anlatamayacağım Saçlarını okşayıp, Bizli hayallere dalamayacağım? Bu gece son defa Aşkın kadehinde Sarhoşluğunu tadacağım Aklımdasın her solukta Derdimi anlatsam hafifler miyim sence Naz’ım yalnızlığa geçmiyor İçimdeki kırgınlığı, kıskançlığı Dudaklarıma ve gözlerime Anlatamıyorum sevdiğim Sen bir kez daha Görebilecek miyim? Avuçlarında yeniden hayat bulup Gerçekten gülecek miyim? Bu gece son defa kucağında Hazan yaprağı gibi kırılgan Bir cemre gibi sabırsız Dizlerinde uyumak istiyorum 2001/01/19 Banu Kalyoncu |
Uzaktaki Sen Bilirim ki artık onun gözleri benim için Issız bir gece vakti Çok ama çok uzaklardaki Bir şehrin ışıkları gibidir Sürekli ona doğru koşmama rağmen Hiç bir zaman sokaklarında koşamayacağım Ve hiçbir zaman ona ulaşamayacağım Ama olsun ; Ben yine bu şehrin gözyaşlarına kapılıp Sana aldanırım. |
| Saat: 11:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık