![]() |
Sensizlik Ardına bakmadan giderken Yağmur ıslatıyorken dünyamı Göremediler gözyaşlarımı Anlamadılar neden ıslandığımı Yağmur değil Sensizlikti ıslatan beni Sen Dönüp giderken Karanlıklar içinde Yok olduğun da Ben de Bırakıp gidiyordum Seni Oysa o an Gökyüzünde değil Yüreğimde kopuyordu Fırtınalar Her yer paramparça Yıkık virandı dünyam Kimselere anlatamadım Gidişini Sensizliği……. |
Her Şey Senin İçin Birkaç defter dolusu hayat Sölenemeyen,kaçak duyguların bekçisi Kaldırım kenarı insanları Apartman insanları Çocuklar,kadınlar.analar...... Zamanın geçmişliğinde aranan yaşamlar Beklediği treni kaçıran yolcu (tren garında onun hayata yolculuğu) Bir valiz dolusu yaşanmışlık Ve bir yürek dolusu yaşanmamışlık Bu umuda yoculuk Hadi topla umutlarını Odandaki kitapları,taşları Siyah-beyaz kartları Hatıraları........ Hadi topla kendini Dağıttığın, savurduğun Bütün ağırlığını topla hayatın Omzunda taşıdığın hüzünleri Yüreğindeki kimsesiz sevgileri Yeniden başlamak için Yeniden sevmek için Topla kendini-sevgini Sevgiliye vermek için. |
Geçmişimde Kaldı Şİmdi O Bazı akşamlar başımı pencereye dayar Uzayıp giden ucu bucağı görünmeyen yollara bakar Uzak çok uzaklara dalar gider gözlerim. Geceler geceler boyu ağladığım geçmişime Yaşamak zorunda kaldığım bahtı kara kaderime Özlediğim çok özlediğim dillere destan aşkıma Geçmişte çok geçmişimde kaldı şimdi o... Sevgiyle içten bir bakışına ömrümü verdiğim Bir tatlı sözüne gençliğimi adadığım Bir gülüşü için hayatın tüm acılarına sevgiyle sarıldığım Yollarına dalımda filizlenen gülleri serdiğim Sevdiğim çok sevdiğim deliler gibi sevdiğim Geçmişte çok geçmişimde kaldı şimdi o..... Adını gökyüzüne yıldızlarla yazdığım Saçının her bir teline ömrümden bir yıl adadığım Ömrümden koparıp sevgiyle yaşamına uladığım Geçmişte çok geçmişimde kaldı şimdi o....... Bir ananın çocuğunun yolunu gözler gibi hasretle yollarını gözlediğim Kapıdan attığı her adıma kurbanlar adadığım Sesini her duyuşumda kendimi semalarda bulduğum Geçmişimde çok geçmişimde kaldı şimdi o...... Kalbime koyduğum aşkıyla destanlar yazdığım Sevdası uğruna hayatımı yoluna koyduğum Beni yaradana tapar gibi taptığım aşkım Geçmişimde çok geçmişimde kaldı şimdi o.... Küçük mutluluklarınım can damarı Minik tebessümlerimin güç kaynağı Küçük kalbime sımayan büyük aşk deryası Geçmişimde çok geçmişimde kaldı şimdi o.... Aşkını ömrüme sığdıramadığım İki tane gülüne gençliğini adadığım Acı sonu karşısında bağrıma taşlar bastığım Geçmişimde çok geçmişimde kaldı şimdi o..... |
Dudaklarımızın bağbozumuyla sarhoş günlerimizin içinden geçtik. Şarabın ve aşkın anayurdunda asmalarımızın gül iklimindeydik. Yakındı yüreğin soyundum, rüzgâr kaldın, öptüm soluğunu ruhun kadar yakın. Kırılınca zırh, -nasıl da insan- yağmurda gül çok uzaklardan... ...nasıl da içiçe. yağmurkuşu olsam uçsam, bulutununa girsem, ...gökkuşağına. iki martıyız aynı denizin kıyılarında güneşin ve göğün altında arınıyoruz, yoruldukça kanatlarımız aşkın ve şiirin büyük dalgasında. Gün gülüme eğilir... ...ben ona hasretiyle. Ayın altında ince dereler gibi yol alırım sende; ...kıvrılarak, bükülerek, sokularak. Uzun bir düşe hazırlanıyor orman; içimde bir gül büyüyor usulca... Sana dönüyorum, durmadan; ...eğilip bir gülü öpmeye, sulamaya. ŞERİF ERGİNBAY |
Sessizliğe Gömülürken Buz kesen yalnızlığa direnmektir yaşamak Yükselmektir adını bilmediğin yıldızlara coşarak Bir değil bin defa ölmektir sevgiyi yaşarken tek başına Çürümektir günü görmeyen tohum gibi kuru toprak altında Tutunursun en karanlık gecede ay ışığına Pır pır eden şerçe yüreğiyle konarsın gül dikenine Bazen denizleri aşan köprü olursun da ufuklara Yine de; Bir sızı …küçük bir sızı olarak kalırsın kainatın ortasında Tek başına Vardığında beklenen sona Düşünceler….hayaller ….ve umutlar Sıfırlanır gözünde…. Beklerken dipsiz uçurumun başında Görürsün el değmemiş yarınlar yoktur önünde Sadece seni çağıran yalnızlığın Ve……ve sadece Ürküten sessizliği ölümün |
Gece Gece takmış kara gözlüklerini Kaşlarını çatmış küstah, sırıtkan Yıldızları hapsetmiş zifiri karanlığına Yalvarmak nafile, sıktıkça sıkan… Nasılsa hava hoş keyfi yerinde Satın almış sanki semalarımı Ayağının altında acımasızca Ufalıyor biçare umutlarımı Elbet bu gecenin var bir sabahı Gözlerim arıyor masmavi ayı Gizemli öyküsü Sevda masalı Küçücük de olsa mutluluk payı Bir daha görmek mi o kara yüzü Kahkahası hırçın duruş tehditkâr Sabırla bekliyormuş ilk ışıkları Bir de edecekmiş gündüzümü dar Özlerken büyülü geleceğimi Bu yaz da gelmedi Belki sonbahar Ritmi durgun yüreğimin Sesi sitemkâr… “Ey! Fani; Geceler de sabahlar da senin cebinde Sana hizmet sunar sana hürmetkâr Çıkarmak bu kadar zor mu ki sana Hadi artık kaderini avucuna al…” |
SÖYLE Senliğe bürünüp çıkınca yola, İsmimi unuttum, ne idi söyle, Tutulmuş kalbim, senin ayazında, Bu gönül rengini bulur mu,söyle? Mevsimler bitiyor günler duruldu, Sinemin ortasına, "gül" kuruldu, Halimi görünce, ismin soruldu, Bu halim, ömrüme kefen mi söyle? Attığım adımlar, yolu uzattı, Aldığım tavırlar, benzi sararttı, Hoş bildiğim mevsim, beni kanattı, Yarama merhemim olur mu söyle? Seni sevdim ya, dilimdedir ismin, Dolaşır durur ya, zannetme bittin, Resmini beynime, elinle ektin, Hayalin, kendime, yeter mi söyle? Yeşerdi endamın, yokluğa inat, Kapat gözünü Güzel, güzel kapat, Yüzünün zincirini, kırıp ta at, Görmedin sevgimi, değil mi söyle? Daha ne kadar, ne kadar kanayım? Bu yılgın günü, günden mi sayayım? Hüznüme kanıp ta, senden cayayım, Aklın alır mı ah, almaz mı söyle? Ey Güzel, dindir içinde ne varsa, Bu Arif'i hor görme, "gül!" kanarsa, Bir gün olur da, rengini sorarsa, "Sevmedin mi, niye?" ne olur söyle! |
Her Şeye Rağmen Dosyamı kapatıp kırsan kalemi Ateşlere atıp yaksan sinemi Kasap bıçağıyla kessende beni Canımın içisin her şeye rağmen Bağımı dağ edip çekip gitsende Böyle bir hatıram yoktur desende Biçare bırakıp rusvay etsende Canımın içisin her şeye rağmen İçerim önüme zehir koysanda Darılmam kalbimden çekip vursanda Bombalı tüfekli duşman olsanda Canımın içisin her şeye rağmen Acıyla kıvranıp çığlık atsamda Sevda yatağımda hasta yatsamda Pazar malı gibi alıp satsanda Canımın içisin her şeye rağmen |
Yalnız Ağaç yalnız bir ağaçtı yamaçta, belirirdi uzaktan koca gövdesiyle. efendisiydi bu yaylaların, kükrerdi rüzgarda ürperten sesiyle. yaprak dökerdi bazı bazı, utanırdı; heybeti kaçardı bazen. ortada kalırdı cılız dalları, bir hal alırdı insanı üzen. yine de bilirdik bu çınar, atasıydı fidanların. bir sabah yoktu yerinde, elleri kırılsın zavallıya kıyanların |
Bekleyiş Birgün geleceksin diye, Hergün umutla yaşadım. Hiçbir zaman kaybetmedim umudumu. Ne bugün nede yarınlarda. Sanki hiç gitmemissin gibi, Koşarak gelip boynuma sarılmanı koklamanı, Kulagıma beni sevdiğini fısıldamanı bekledim. O yüzden kapıları hep açık bıraktım.. Ne günler nede aylar oldu sankı, Sensizliği hiç yasamadım. Her odamın her köşesinde sen varsın. Her gelen sesde. Her bakışta sen. Her nefesde sen varsın. Eğer birgün unutursam, O bana bulut renkli ğözlerinle, marum marum bakışını. Sensizligin tam ortasındayımdır. Gel ne olur, dön ne olur sensizligi bilmeden. Unutmam unutamam seni. Sen bende bir can, Sen bende bir beden, Sensiz yaşamak olurdu bir son. O yüzden kapıları hep açık bıraktım.. |
| Saat: 08:23 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık