![]() |
Saçın rüzgarda dalgalandığı zaman Mazi gözlerinde canlandığı zaman Yüreğin acıyla şahlandığı zaman O günleri düşünüp beni hatırla Sendin uzanıpta dizlerimde yatan Sendin sevgi ile ellerimi tutan Ssendin hasretinle bağrımı yakan O günleri düşünüp beni hatırla Sensin deli gönlümü hüsrana boğan Sensin haretinle bu bağrıma dolan Sensin beni terkedip ele yar olan O günleri düşünüp beni hatırla Sendin sorana onu tanımam diyen Sendin bir daha asla aramam diyen Sendin beni yüzüstü koyupta giden O günleri andıkça beni hatırla ayhan okumuş |
imgelerim çürüdü sana dair her susuşumda zamanı dişleyen buğu.../ve sır sofrandayım aşk beni göğsümün orta yerinden ısır Ferhat Gülsün |
GİDECEKSİN Bir kara kış dolanıyor başımda, Korkuyorum,yel olup gideceksin. Tipiye karışıp,akan yaşımda, Korkuyorum, sel olup gideceksin. Gönül pazarında hile yapmadım, Dünya malı ile ölçüp, tartmadım, İnsanlığı tezgahımda satmadım, Korkuyorum, pul olup gideceksin. Ne yamandır yüce dağın boranı, Sevemedim yalan ile yılanı. Sen de aldın hainlikte sıranı, Korkuyorum, el olup gideceksin. Dağ başının kışı,bahara döner, Buzları çözülür ovaya iner, Kızıl korlu ateş de bir gün söner, Korkuyorum,kül olup gideceksin. melek temel |
Yalan Hadi gidiyorsun Yürekten kan gidiyor,sen gidiyorsun Herşey gidiyor Gökte bulut, dağda kar, düzde kervan gidiyor Solgun bir gül oluyor insan Bir demet kar çiçeği ölüyor, sen gidiyorsun Ne ucuz yaşıyorsun, ne kolay Bir kristal gibi ellerimden düşüyorsun Bakma öyle Ben kanıyorum sen üşüyorsun Kolay değil bir yalan bu Yaralayan koca bir yalan Yalan işte Sevdiğim yalan Şarkılardan arta kalan ve sabah buğusu Ve tarla faresi ve ekmek derdindeki işçi kalbi gibi Yumuşacık sıcak bir yalan Islak gözlerimle geçiyorum Yaralı bir ceylanın kalbinden Ceplerimde kül var Bir yangından arta kalan Sorduğum adreslerde kimse oturmuyor Ve kimse olmuyor ben sorduğum zaman Herşey bir yalan gibi yandığı zaman Yalnız olduğunu anlıyor insan Anladım ve geçtim Yaralı bir ceylanın kalbinden Aynamı kırdım, fotoğraflarımı yaktım Nasıl da acımasızdım hatıralarıma karşı Nasıl da umarsız Su gördüm düşümde Karanlıktı ve gürültüyle çağlıyordu Ceplerimde kül vardı ve yanıyordu Sonra sabah oluyor Ve bir ceylan kalbinde alem ağlıyordu Hayır,diyordu bir dağ köylüsü Hiç bir şey için geç değil Ve geç değil Birşey için hiçbirşey Birşey vardı öyleyse,birşey Beni çeken Güneşin dağdasından uzağa Kocaman çayırlara çeken birşey Gümrah ırmaklara Sonra sıcağa sonra acıya Sonra yaralarıma merhem olmaya kapıma dayanan birşey Tutsana beni bırakmasana Olsun, yaralasana Olsun, ağrısada Yalan da olsa kalsana Dağ köylüsü aşkın olduğu yerde ben varım SEN OLMASAN DA ben varım Yağmur yağar, saçlarım filizlenir Bir yıldız düşer omuzlarıma Islık çalar, ıslanır, şarkılarımı söyler geçerim kapımdan Camların buğusundan ve yağmurun kokusundan Tanırlar beni En iyi YALANLARINI alırım onların Adresler sorarım kimseler oturmaz orada Ve kimseler olmaz ben sordukça Dağköylüsü Şimdi gidersen Şimdi git Kalırsan şimdi.. İbrahim Sadri |
ANALİZ kendine yağan bir yağmursun benim içimde. uzun soğukları damla damla kırarsın ve yüzümde izler bırakarak, yaşanılır kılarsın bu kenti. geçtiğini varsayarım sokaklarımdan ya da, g e ç t i ğ i m i z i… geçerken kendimizden ve geldiğimizde kendimize; bozuk bir şüphenin, verilmeyen öğüdün, bedelli bir ihanetin deliksiz gergefinde, bir geçmişi un-ufak edip, birbirimizden geçmişiz. birbirimize söylenecek, analizsiz bir şarkı boyu susuşlar kaldı yalnızca. onları da sustuk mu? geceyi düş dışında yaşamak, birbirine ölenlerin sevdasını küçümsemek, büyümeyi acı çekmekle orantılamak, aşkın saadetini sonsuzluğunda aramak ve dönüp baktığımızda ileriye, ikimizi yine aynı yerde bulmak… “sen beni hep seveceksin!” belki aldattığımız olacak birbirimizi sigaraaltı niyetiyle öncemize aldıklarımız, aldattırdığımız biz, on´u geçmeyen yüzlerin birincisi olacağın günlerim senin bana bağırışların ve soruların benim sana dürüstlüğüm ve cevaplarım, bizi bir adım ileriye götürmeyecek… her kentte biraz daha kavuşan, her kentte daha çok ayrılan, onca yanmanın ardından aşkın ölümcül sonsuzluğuna kül soğukluğunda ulaşan Aslı ve Kerem´in, çağ ruhları mıyız? yoksa, biz de unuturduk! çoktan unutulurduk! başka aşklarla tamamlardık eksiklerimizi, başka aşklara bırakırdık büyütülmeyi… “şimdi” diye başlayan bir cümlenin devrik özneleriyiz. birbirimizin üstüne devrildik bunca mesafede. bunca mesafede, bunca yol katettik ya, ölmeyiz artık içimizde… KAHRAMAN TAZEOĞLU |
YAŞARKEN ÖLENLERDENİM.. Bir yaşayan var,bir ölen insan.. İşte ben yaşarken ölenlerdenim! Bir ağlayan var,bir gülen insan.. İşte ben ağlarken gülenlerdenim! Bilirim ati dünden karanlık.. Ama yinede umut örenlerdenim! Kim demiş rüyalar ah gerçek olsa.. Ben her gece kabus görenlerdenim!! Hatica Pazar Dostdur Özde Deil Sözdedir Adı ! Seni sen olduğun için sevendir Yüreğinin sesini uzaklarda bile dinleyendir İki eli kanda olsa derdine yetişendir Varolduğunu hissetiren,kıymet bilendir Dostdur sözde değil özdedir adı... Sabun köpüğü değil, darlık anında kaybolmaz Sözünün eri güvenirliği tartışılmaz Bilirsin, çıkılan yolda yarenlikden caymaz Hayatına girdi mi kolay kolay çıkamaz Dostdur sözde değil özdedir adı... Yüreğini menfaatsiz sunar İyiliğin için sözleri acıya bular, Vakti zamanı gelir söyledikleri bir bir çıkar Yoktur senle dolan kalbinde ne fitne fucur ne de çıkar Dostdur sözde değil özdedir adı... Yangınlardaki yüreğine, varlığı ile ferahlık Mutluluklarında, üstüne dikilen saf ipekden bayramlık Bilmez ne rol ne sahtekarlık En büyük özelliği yaradılışı doğallık Dostdur sözde değil özdedir adı... Yalnızlıklar rıhtımından alıp götürür, süt beyaz yelkeniyle Uçurum kenarından çeker,adı şefkat elleriyle İyiki varsın dedirttiren, avucunda tuttuğu yüreğiyle 'Sen cansın benim dostumsun ' ağız dolusu kelimeleriyle Dostdur sözde değil özdedir adı.... Tüm Dostlarıma.... Özlem Gökdem |
katlanır üstüne yalnızlık denizlerin biricik çocuğumun hüzün sahibi ölümün asit serpintisiyle saçlarında çırılçıplak acı ıpıslak hissedilen bütün yorgunluğuna rağmen ılık melodiler sıkışır gözlerine yine sabah Kaan İnce |
Ne kadarda tek başınaymışım. Anladım senle de Anladım sensizde Hep yalnızmışım. İçim bomboş Kalbim bomboş Ruhum bomboş Tek başına kaldı benim bedenim ÜLKER KARADEMİR |
Alıntı:
Sen prenses olacaktın, semadan daha mavi gözlerinle, bakacaktın… Rengi güneşten sarı, uzun saçlarını da, kuleden salacaktın … Ben ise prens olacaktım, simsiyah saçlı, gözleri çakmak çakmak, beyaz atımın üzerinde, gururlu… Belki yedi cücelere, belki çikolata eve rastlayacaktık… belki küçük prensle, yıldızlara çıkacaktık… Ekmek kırıntılarından, ormanda yol bulacaktık… Renklerin en temizine, sevginin en güzeline doyacaktık… Ne olursa olsun, kötüleri yenecektik… Kısa olurmuş masallar, kolaymış yazması da, sonları mutlu bitermiş hep … Ama bu masalda; Ne ben seni uyandırdım, usulca dudağından öperek, derin uykundan… Ne de sen beni kurtarabildin, kurbağalıktan… Uyandık ikimizde bir yerde, ne öperek ne öpülerek… Yazamadım, kolay olmasına rağmen, üç elmayla biten, Mutlu Bir Masal… Bedri Kenan Karaal ;) |
Titrek bir damladır Titrek bir damladır aksi sevincin Yüzünün sararmış yapraklarında Ne zaman kederden taşarsa için Şarkılar taşırsın dudaklarında. İşlerken hülyama sesten örgüler Bir çini vazodan dökülen güller Gibi hülyada fecirler güler Buruşmuş bir çiçek parmaklarında. Gözlerin kararan yollarda üzgün, Ve bir zambak kadar beyazdı yüzün; Süzülüp akasya dallarından gün Erir damla damla ayaklarında. Sesin perde perde genişledikçe Solan gözlerinden yağarken gece Sürür eteğini silik ve ince Bir gölge bahçenin uzaklarında. Sen böyle kederden taştığın akşam Derim dudağında şarkı ben olsam Gözlerinde damla, içinde gam Eriyen renk olsam ayaklarında Ahmet Muhip Dranas |
| Saat: 12:57 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık