![]() |
Geleceğim sana, Bekle beni bu zamanda. Çok uzaklardan geleceğim. Ne denizlerin ötesinden, Ne de, dağların yamacından değil. Kaybettiğimiz zamanlardan, Yanına, yarınına geleceğim. Sakın giyme Karaları, Yeşilinle bekle beni. Sararan geçmişinden, Yeşeren yarınlara geleceğim. Bekle beni orada, Yarınların balkonunda. Geçmişin karanlığından, Yıldızlarımla parlayarak, Yarınına geleceğim. faik akıncı |
Sensiz Yaşanmaz Yıllar birer birer gelip geçecek, Elini bir kere tutmayacağım. Büyülü sinende güller açacak, Dalına konarak ötmeyeceğim. Lanet etsem bile böyle kadere, Biricik çaremsin gama kedere. Seninle âlemde yalnız bir kere, Yastığa baş koyup yatmayacağım. Uzaktan uzağa görsem yüzünü, Boynuna sarılsam, öpsem gözünü, Üç harften oluşan bir tek sözünü, Dilinden gönlüme katmayacağım. Sitem ettiğimi düşünme sakın, Bahtıma takdiri böyledir hakkın, Hasta döşeğimde, ölüme yakın, Gözüne bakmayı tatmayacağım. Sevgine muhtacım, üzme seveni, Sevdanı bağışla, zengin et beni. Âleme bin kere gelsem de seni, Gönlümden çıkarıp atmayacağım... Mehmet Nacar |
Aşk Geçiyor Ruhumdan Usulca geçiyor aşk Ömrümün baharından Gülüşlerimi dondururken hüznüm Daha yolun başındayım Uzatıp ellerimi dokunamıyorum Seviyorum uzaktan seni Bilmiyorsun Yakınımdan geçiyor aşk Kanıyor yaralarım Yetmiyor gücüm Aşk geçiyor ruhumdan Tutamıyorum Tutunamıyorum Birsen Ateş |
Bu Gece Hiç Uyumadım... Bu gece hiç uyumadım Yarın gece uyuyacağım. Bu sabah yürüyüş yaptım Güneş doğduktan sonra. Bu gece hiç uyumadım Dalgaların sesini dinledim, Rüzgarın uğultusunu, Köpeklerin uzaklardan havlamalarını dinledim, Sabaha kadar... Sana mektup yazdım Mektuba da bir şiirimi ekledim, beğeneceksin. Gözlüklerimi takmadım bu gece, Onlar bana baktı masanın üstünden, Çok sigara içtim Bu gece hiç uyumadım. Limanda dolaştım Hiç kimseler yoktu? Gökyüzü pırıl pırıldı Yıldızların isimlerini hatırlamaya çalıştım tek tek... Yaşlandığımı fark etmemişim, Özlemlerimi hatırladım, Ölmüşlerimi andım her adımda, Bu gece hiç uyumadım. Her yerden yankılanan ezan seslerini dinledim sabaha karşı, Limandan ayrılan balıkçı motorlarını seyrettim, Geceyi doya doya yaşadım anlayacağın... Fırından sıcak ekmek aldım, Kahvaltı yaptım peynirle, Kuşların ötüşmelerini dinledim Güneş yükselirken... Bu gece hiç uyumadım Yarın gece uyuyacağım. Bu geceyi uyumuş sayacağım Rüya gördüm varsayacağım Ama bu gece hiç uyumadım... Niyazi Ege Güral |
Ya Sen Ya sen Cebinde mektuplarımla Çantana koyup gittin kalbimi Andım olsun diye yemin Yemin olsun diye kinim Üst üste katmerlenir de Şerbeti olur gözyaşlarım Bir sokak arası çıkış Bir kaçamak bakış aradım Yetinir miydim acaba? Kendime bir sorabilsem Ya sen. Barış Vural |
|
Tenhâ her şiir boydanboya bir ıssızlıktır artık dizelerse giderek daha tenhâ acının düzyazısı olmaya hazır mı sözlerin kişi? aşklar! onları yazan yaşasın sarışın atlas kâğıtlarda yaz ne güz okunur ağaçlar güyâ sen sussan da susmasan da bir tutup tutuştuğun hayale ağırdan iri güller ve lale düşer düştüğün melale ve hüznü yeniden-okumak için bir kitap olur dünya ve her şiir boydanboya bir ıssızlıktır artık dizelerse giderek daha tenhâ Hilmi Yavuz |
Adın Dökülür Dilsiz perişanlıklarım Büyürken aynalarda Küçülür sefil umutlar Birer birer baş kaldırır Yaralarına bile bakmadan İçimdeki hatıralar Gönlümde bir deli hasret Kor gibi yanarken alev alev Sol yanıma bir sancı oturur İçimde acılar nöbet vurur. Bitmiyor işte içimde sensizlik. Bu hasret denen canavarın Ne merhameti var ne duygusu Ne esnemesi gelir ne uykusu Yonar hergece beni usul usul Kaç bahar tükendi sensiz Hiç bir ele uzanmadı gönlüm Kimse anlamaz gönül yasımı Öyle zorki sensizliğin öyküsü Hergece dilimde ölüm türküsü Sanki halimle alay eder Sigara dumanlarında çehreler Bir gölge gelir karşımda durur Bir çift göz kuyular gibi derin Sanki bana uzanır gibi ellerin Yeni uyanmış halinle uykudan Hüzünlü bakışların ılık ılık Yüreğim sancıdan büzülür Ve rengi yitik gözlerimden Usul usul adın dökülür....... Ali Başol |
YORGUNLUK Usluluk, usluluk, usluluk, ah, ne güzeldir! Bırak biraz dinlensin bu alevli arzular. En doyumsuz anında bile sevdanın, ey yar Kadın bizi ablaca terkedebilmelidir. Öpsün yorgun tenimi uykulu okşayışlar, Sıcak soluğun, salınan bakışın bence bir Git, uzun bir öpücüğün tadında değildir Inatçı titreyişler, çılgın kucaklayışlar! Ama sen haylaz çocuğum, diyorsun ki bana: "Yüreğinde tutkunun boruları çalmada!" Aldırma sen borular bildiği gibi çalsın! Alnını alnıma koy, ellerini elime Yarın bozsan bile gel andiçelim seninle, Ve ağlayalım sabaha dek, ey küçük çapkın! |
Büyük Yas Hatırlatmayın bana dokuzu beş geçeyi, Hele puslu geçen o geceyi.... Söyletmeyin kasım adlı iki heceyi, Bu benim en büyük yasım. Bu Atam'ın öldüğü tarih 10 Kasım. Atam ölmüş Dolmabahçe Sarayın'da Çok üzüldüm olamadım ya yanında Ağladım onun öldüğünü duyduğumda Bu benim en büyük yasım Bu Atam'ın öldüğü tarih 10 Kasım... Duydum ki Atam ölmüş Türkün yanan meşalesi sönmüş Atam 10 Kasımda gömülmüş Bu benim en büyük yasım Bu Atam'ın öldüğü tarih 10 Kasım.... Bu tarihte Atam'ın kalmış cansız eti Kan ağlıyor Türk Milleti.. Böyle anladık yokluğu, sefaleti Bu benim en büyük yasım Bu Atam'ın öldüğü tarih 10 Kasım... Bu gün duydum sirenler çalıyor. Sordum ne oldu? Dediler çiçekler soldu... Dedim niye? Dediler ki Atatürk öldü diye... Bundan sonra bayraklar yarıya iniyor. Bu benim en büyük yasım Bu Atam'ın öldüğüm tarih 10 Kasım... Aziz Çınar |
| Saat: 19:07 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık