MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

Misafir 2 Ağustos 2006 16:55

Unuttum geçmişten kalanlarımı,
Uğruna adadım yarınlarımı,
Yok saydım varımı, olanlarımı,

Birgün çekip gitmek, şerefine kalmış...


Bir çocuk gibi inandım umutlarına,
Aşkımı işledim gözyaşlarıma,
Sevgimi mendil diye verdim avuçlarına,

Gözyaşımı silmek sevgine kalmış...


Adını namus yapmışım kendi adıma,
Yakmazmıyım kendimi bir tek lafına,
İşte canım feda sevgin yoluna,

Üstüne basıp geçmek; vicdanına kalmış...
Uğrunda ölmek bana kalmış...!


Misafir 2 Ağustos 2006 16:57

Demedim Ki...

Bu kenti sevdim dedim
Benim olsun demedim ki

Sevdim dedimse akşam kızıllığını
Gönlüm gibi akıp giden şu çayı
Şu ormanı şu denizi şu dağı
Benim olsun demedim ki

Vuruldumsa gözlerinin gül bahçesine
Yürek çizen şimşeklerse kaçamak bakışları
İşte buna sevmek derler dedimse

Çattımsa acıların en güzeline
Yedirdimse uykuları o tatlı kuşa
Benim olsun demedim ki

Bu akşam kankırmızı şarap istiyor canım
Bu akşam dünyanın bütün şarkılarını
Bu akşam dünyanın bütün özlemlerini
Bu akşam beni yalnız bırakın
Bu akşam yalnızca onu düşüneceğim
Onu ve kendimi yalnızca


TheGrudge 2 Ağustos 2006 17:04

http://www.istanbul.net.tr/images/design/is_ikon1.gifBahar Sarhoşluğuhttp://www.istanbul.net.tr/images/design/kolon_y_kare.gifİlk sevgilinin gülüşüne benzer
Bir Nisan havası değil mi esen?
Zincirlere, kelepçelere inat,
Kanatlarımı açmak zamanıdır;
Allaha ısmarladık kaldırımlar.
Giyenler düşünsün dar elbiseyi,
Ölçülü sözü, hesaplı adımı
Ben kurtuldum kafeste kuş olmaktan;
Saltanat sürer gibi uçuyorum,
Erik ağacı gelin olduğu gün.
Hayranım bu şehrin bacalarına
İrili ufaklı hep bir ağızdan.
Nasıl derinden bu gökyüzüne doğru
Bir türkü söylüyorlar öyle sessiz!
Dumanın daim olsun güzel baca!
Yuvası saçakta kalan kırlangıç,
Yavrusu dallara emanet serçe,
Derken camiler üstünde güvercin
Minareler katından geçiyorum
Gökyüzü mahallesi İstanbul’un
Süt beyaz bir martıyım açıklarda
Gemilere ben yol gösteriyorum,
Buğday ve ilaç yüklü gemilere
Bir kanat vuruşta bulutlardayım;
Bir süzülüşte vatanım dalgalar!

Cahit Sıtkı Tarancı


tulse 2 Ağustos 2006 17:04

İstanbul'u Dinliyorum

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Birşey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul'u dinliyorum.



DEsssT16 2 Ağustos 2006 17:05

Gidemem


Bazen Daha Fazladır Her Şey
Bi Eşikten Atlar İnsan
Yüzüne Bakmak İstemez Yaşamın
O Kadar Azalmıştır Anlam

O Zaman Hemen Git Radyoyu Aç Bi Şarkı Tut
Ya Da Bi Kitap Oku Mutlaka İyi Geliyor
Ya Da Balkona Çık Bağır Bağırabildiğin Kadar
Zehir Dışarı Akmadan Yürek Yıkanmıyor

Ama Fazlada Üzülme Hayat Bitiyor Bir Gün
Ayrılıktan Kaçılmıyor
Hem Çok Zor Hem De Çok Kısa Bir Macera Ömür
Ömür İmtihanla Geçiyor

Ben Bu Yüzden Hiç Kimseden Gidemem Gitmem
Unutamam Acı Tatlı Ne Varsa Hazinemdir
Acının İnsana Kattığı Değeri Bilirim Küsemem
Acıdan Geçmeyen Şarkılar Biraz Ek*****r

Bi Şiirden, Bi Sözden
Bi Melodiden, Bi Filmden
Geçirip Güzelleştirmeden Can Dayanmıyor
Yıldızların O Işıklı Fırçası Azıcık Değmeden
Bu Şahane Hüzün Tablosu Tamamlanmıyor...


TheGrudge 2 Ağustos 2006 17:10

http://www.istanbul.net.tr/images/design/kolon_y_kare.gifhttp://www.istanbul.net.tr/images/design/is_ikon1.gifBarbaros Meydanıhttp://www.istanbul.net.tr/images/design/kolon_y_kare.gif
Biliyorum, ayıp be manasız
Ama peşlerinden gidiyorum
Gezmeye çıktıkları vakit
Ana kız.
Utanır da belki
Anasının sırtındaki
Yeldirmeden,
Kız bir adım önde gider
Sezdirmeden.
Beşiktaş’ta Barbaros meydanı
Sağı anıt, solu türbe
Ortası kare şeklinde,
Parkıdır yoksulların
Bilhassa yaz ayları.
Fidanların, meydanların önünde
Yontulu taşlar çepçevre.
Yer yer banklar konulmuş
Meydana dolmuş millet,
Sıra sıra oturmuş.
Ah genç kız kalbi,
Sıralara bakar elbet.
Meydanın ilerisi deniz kıyısı
Karaya çekilmiş kayıklar,
İskele gazinosu yanda
Sulara dökülmüş ışıklar,
Üsküdar şu karşısı...
O nemli topraklara
Ana çöker yorgun argın
Kalmış gözü arkada
Kendi ayakta kızın.
En gürültülü şarkılar
Çalarken plakta,
Onlar orda oturur
Denize bakarlar
Avunmaya muhtaç gençlik
Ey kız anası ihtiyarlar,
Ey denizlerden esen serinlik.
O dediğim yere yaz mevsiminde
Geceleri sık sık giderdim.
Elektrik direkleri dibinde
Toplananlar yok şimdi.
Toz toprak içinde
Güreş eder çocuklar
Top oynayanlar yok şimdi.
Kol kola gezinen genç kızlar,
Peşlerinde dolaşanlar yok şimdi.
Garip adamlar görürdüm:
İçmiştiler, müthiş.
Zayıf kadınlar görürdüm:
Bitmiştiler, bitmiş.
Evlerinde duramamış,
Kalkıp gelmişler.
O dediğim deniz kenarımda
Yavaş sesle konuşan
Kadınlar otururdu.
Kahkahayla gülüşen
Genç kızlar bulunurdu.
Hovarda hoyrat itişen
Delikanlılar dururdu.
Böyle miydi o vakitler burası
Mezarların, fidanların önünde
Beşiktaş’ın fakir fukarası
Hava alır, eğlenir dinlenirdi.
Gece yarısına doğru
Barbaros meyanı halkı,
Evlerine dağılırdı
Erkekli kadınlı.

Behçet Necatigil


Misafir 2 Ağustos 2006 17:20

Hırçın rüzgarlarında kaldım,
Sevdim seni gecelerim sandım,
Bir çocukluk,
Bir mahçupluktu tebessümün bende,
Ben sana sürgün kapsamında büyüyen,
Zamanlarından sevda bırakıldım,
Oysa,
Oysa hep aynı değilmidir kavramı aşk tutkusu sayılan,
Her beraberliğin kolkola yürünen yolları bize,
Oysa,
Güneş yine bildiğimiz güneş,
Yağmur yine alıştığımız yağmur değilmidir gözlerimize,
Oysa sevdiğim,
Herşey zamanla tükenmezmi,
Bitmezmi,
Değmezmi aşk oyunlarıyla geçiştirilen gençliğimize,
Yaşamadan kalır gibi yalınayak düşlerimize,
Oysa,
Oysa sevdalım,
Ben şehir takıntısı umutlarıma,
Yalnızlığımla yenildim,
Sevdim seni,sende sevildiğimi bildim,
Bir aşk,binbir sevdaydı hayallerin bende,
Ben sana gecemi gündüzümü verdim,
Hasretin sevda büyütürken bende,
Ben bu hayata yüreğinden sözlendim


Misafir 2 Ağustos 2006 17:21

Aşkım İsyandır Benim

Yanarım; öyle bakma yüzüme yağmur gibi
Dağıt kalbini saran hasret bulutlarını
Damlasın gözlerine sonsuzluk usaresi
Dalgınlık evlerinin en güzel melikesi
Sevemem; tozlu raflar arasına girmeden
Çöllerim kandır benim
Sevemem; karanlığı bir daha devirmeden
Aşkım isyandır benim



Misafir 2 Ağustos 2006 17:28

Bu gece yine
Bir yaprağı kımıldamayan
Orman ağırlığındayım
Ve yine
Som kütüklerin
Sert kabuklarında
Senden ayrıyım&
Belki sadece
Gümüş bir kalbim titriyor
Ayrık anıların yumuşak gülümseyişinde
Ama
Arkası karanlık ağaçlar gibi
Sarım sarım sarmaşıklar gibi
Sana sargınım&
Belki
Akik kuşlar gibi şakıyorsundur şimdi
Kristal uyku tanelerinde
Fakat acı bir yalnızlık
Ürüyor
ışıyan gölgesiz mahremimde
Ve biliyorum
Yine yokluğunla
Uzunca bir mesafe alıyorum
Şiirimi söyleyemeden
Sesine değemeden
Gecem bitemeden
Senden gidemeden


tulse 2 Ağustos 2006 17:33

Ölüme Yakın

Akşamüstüne doğru, kış vakti;
Bir hasta odasının penceresinde;
Yalnız bende değil yalnızlık hali;
Deniz de karanlık, gökyüzü de;
Bir acaip, kuşların hali.

Bakma fakirmişim, kimsesizmişim;
-Akşamüstüne doğru, kış vakti-
Benim de sevdalar geçti başımdan.
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış;
Zamanla anlıyor insan dünyayı.

Ölürüz diye üzülüyoruz?
Ne ettik, ne gördük şu fani dünyada
Kötülükten gayrı?

Ölünce kirlerimizden temizlenir,
Ölünce biz de iyi adam oluruz;
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,
Hepsini unuturuz.



Saat: 08:23

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık