![]() |
Unuttum geçmişten kalanlarımı, Uğruna adadım yarınlarımı, Yok saydım varımı, olanlarımı, Birgün çekip gitmek, şerefine kalmış... Bir çocuk gibi inandım umutlarına, Aşkımı işledim gözyaşlarıma, Sevgimi mendil diye verdim avuçlarına, Gözyaşımı silmek sevgine kalmış... Adını namus yapmışım kendi adıma, Yakmazmıyım kendimi bir tek lafına, İşte canım feda sevgin yoluna, Üstüne basıp geçmek; vicdanına kalmış... Uğrunda ölmek bana kalmış...! |
Demedim Ki...
|
http://www.istanbul.net.tr/images/design/is_ikon1.gifBahar Sarhoşluğuhttp://www.istanbul.net.tr/images/design/kolon_y_kare.gifİlk sevgilinin gülüşüne benzer Bir Nisan havası değil mi esen? Zincirlere, kelepçelere inat, Kanatlarımı açmak zamanıdır; Allaha ısmarladık kaldırımlar. Giyenler düşünsün dar elbiseyi, Ölçülü sözü, hesaplı adımı Ben kurtuldum kafeste kuş olmaktan; Saltanat sürer gibi uçuyorum, Erik ağacı gelin olduğu gün. Hayranım bu şehrin bacalarına İrili ufaklı hep bir ağızdan. Nasıl derinden bu gökyüzüne doğru Bir türkü söylüyorlar öyle sessiz! Dumanın daim olsun güzel baca! Yuvası saçakta kalan kırlangıç, Yavrusu dallara emanet serçe, Derken camiler üstünde güvercin Minareler katından geçiyorum Gökyüzü mahallesi İstanbul’un Süt beyaz bir martıyım açıklarda Gemilere ben yol gösteriyorum, Buğday ve ilaç yüklü gemilere Bir kanat vuruşta bulutlardayım; Bir süzülüşte vatanım dalgalar! Cahit Sıtkı Tarancı |
İstanbul'u Dinliyorum İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar, ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Kuşlar geçiyor, derken; Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Loş kayıkhaneleriyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir yosma geçiyor kaldırımdan; Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar. Birşey düşüyor elinden yere; Bir gül olmalı; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir kuş çırpınıyor eteklerinde; Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum; Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum; Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından Kalbinin vuruşundan anlıyorum; İstanbul'u dinliyorum. |
Gidemem Bazen Daha Fazladır Her Şey Bi Eşikten Atlar İnsan Yüzüne Bakmak İstemez Yaşamın O Kadar Azalmıştır Anlam O Zaman Hemen Git Radyoyu Aç Bi Şarkı Tut Ya Da Bi Kitap Oku Mutlaka İyi Geliyor Ya Da Balkona Çık Bağır Bağırabildiğin Kadar Zehir Dışarı Akmadan Yürek Yıkanmıyor Ama Fazlada Üzülme Hayat Bitiyor Bir Gün Ayrılıktan Kaçılmıyor Hem Çok Zor Hem De Çok Kısa Bir Macera Ömür Ömür İmtihanla Geçiyor Ben Bu Yüzden Hiç Kimseden Gidemem Gitmem Unutamam Acı Tatlı Ne Varsa Hazinemdir Acının İnsana Kattığı Değeri Bilirim Küsemem Acıdan Geçmeyen Şarkılar Biraz Ek*****r Bi Şiirden, Bi Sözden Bi Melodiden, Bi Filmden Geçirip Güzelleştirmeden Can Dayanmıyor Yıldızların O Işıklı Fırçası Azıcık Değmeden Bu Şahane Hüzün Tablosu Tamamlanmıyor... |
http://www.istanbul.net.tr/images/design/kolon_y_kare.gifhttp://www.istanbul.net.tr/images/design/is_ikon1.gifBarbaros Meydanıhttp://www.istanbul.net.tr/images/design/kolon_y_kare.gif Biliyorum, ayıp be manasız Ama peşlerinden gidiyorum Gezmeye çıktıkları vakit Ana kız. Utanır da belki Anasının sırtındaki Yeldirmeden, Kız bir adım önde gider Sezdirmeden. Beşiktaş’ta Barbaros meydanı Sağı anıt, solu türbe Ortası kare şeklinde, Parkıdır yoksulların Bilhassa yaz ayları. Fidanların, meydanların önünde Yontulu taşlar çepçevre. Yer yer banklar konulmuş Meydana dolmuş millet, Sıra sıra oturmuş. Ah genç kız kalbi, Sıralara bakar elbet. Meydanın ilerisi deniz kıyısı Karaya çekilmiş kayıklar, İskele gazinosu yanda Sulara dökülmüş ışıklar, Üsküdar şu karşısı... O nemli topraklara Ana çöker yorgun argın Kalmış gözü arkada Kendi ayakta kızın. En gürültülü şarkılar Çalarken plakta, Onlar orda oturur Denize bakarlar Avunmaya muhtaç gençlik Ey kız anası ihtiyarlar, Ey denizlerden esen serinlik. O dediğim yere yaz mevsiminde Geceleri sık sık giderdim. Elektrik direkleri dibinde Toplananlar yok şimdi. Toz toprak içinde Güreş eder çocuklar Top oynayanlar yok şimdi. Kol kola gezinen genç kızlar, Peşlerinde dolaşanlar yok şimdi. Garip adamlar görürdüm: İçmiştiler, müthiş. Zayıf kadınlar görürdüm: Bitmiştiler, bitmiş. Evlerinde duramamış, Kalkıp gelmişler. O dediğim deniz kenarımda Yavaş sesle konuşan Kadınlar otururdu. Kahkahayla gülüşen Genç kızlar bulunurdu. Hovarda hoyrat itişen Delikanlılar dururdu. Böyle miydi o vakitler burası Mezarların, fidanların önünde Beşiktaş’ın fakir fukarası Hava alır, eğlenir dinlenirdi. Gece yarısına doğru Barbaros meyanı halkı, Evlerine dağılırdı Erkekli kadınlı. Behçet Necatigil |
Hırçın rüzgarlarında kaldım, Sevdim seni gecelerim sandım, Bir çocukluk, Bir mahçupluktu tebessümün bende, Ben sana sürgün kapsamında büyüyen, Zamanlarından sevda bırakıldım, Oysa, Oysa hep aynı değilmidir kavramı aşk tutkusu sayılan, Her beraberliğin kolkola yürünen yolları bize, Oysa, Güneş yine bildiğimiz güneş, Yağmur yine alıştığımız yağmur değilmidir gözlerimize, Oysa sevdiğim, Herşey zamanla tükenmezmi, Bitmezmi, Değmezmi aşk oyunlarıyla geçiştirilen gençliğimize, Yaşamadan kalır gibi yalınayak düşlerimize, Oysa, Oysa sevdalım, Ben şehir takıntısı umutlarıma, Yalnızlığımla yenildim, Sevdim seni,sende sevildiğimi bildim, Bir aşk,binbir sevdaydı hayallerin bende, Ben sana gecemi gündüzümü verdim, Hasretin sevda büyütürken bende, Ben bu hayata yüreğinden sözlendim |
Aşkım İsyandır Benim
|
Bu gece yine Bir yaprağı kımıldamayan Orman ağırlığındayım Ve yine Som kütüklerin Sert kabuklarında Senden ayrıyım& Belki sadece Gümüş bir kalbim titriyor Ayrık anıların yumuşak gülümseyişinde Ama Arkası karanlık ağaçlar gibi Sarım sarım sarmaşıklar gibi Sana sargınım& Belki Akik kuşlar gibi şakıyorsundur şimdi Kristal uyku tanelerinde Fakat acı bir yalnızlık Ürüyor ışıyan gölgesiz mahremimde Ve biliyorum Yine yokluğunla Uzunca bir mesafe alıyorum Şiirimi söyleyemeden Sesine değemeden Gecem bitemeden Senden gidemeden |
Ölüme Yakın Akşamüstüne doğru, kış vakti; Bir hasta odasının penceresinde; Yalnız bende değil yalnızlık hali; Deniz de karanlık, gökyüzü de; Bir acaip, kuşların hali. Bakma fakirmişim, kimsesizmişim; -Akşamüstüne doğru, kış vakti- Benim de sevdalar geçti başımdan. Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış; Zamanla anlıyor insan dünyayı. Ölürüz diye üzülüyoruz? Ne ettik, ne gördük şu fani dünyada Kötülükten gayrı? Ölünce kirlerimizden temizlenir, Ölünce biz de iyi adam oluruz; Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış, Hepsini unuturuz. |
| Saat: 08:23 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık