![]() |
Uçurum Yürürken hayatın tozlu yollarında Bir çok uçurum çıkacak karşına Belki adımını atacaksın bilmeden Sessiz karanlık ve yoksun sevgiden Sonra tutunacaksın bir dal parçasından Kurtuldum sanacaksın fakat arkasından Kırılmaya başlayacak o güvendiğin dal Diyen olmayacak gitme kal Gideceksin ölüme apansızca Ve sen kalacaksın yalnızca Arkanda ne seven var ne sevilen Giden çok ama yoktur gelen Ölüm gelince kapına Bir bak sağına soluna Kim var yanında? Kim var başucunda? Kabullen artık yalnızsın Bedenin canlı ama sen cansızsın Dostun yoksa bu dünyada Uçurumdan kurtulurum sanma Seni seven yoksa Ve kuyunu kazan çoksa O zaman kurtuluş yolun yok Toparlanamazsın artık yaşamazsın çok. |
Gittin Gittin Hiç umursamadan Ardına bile bakmadan Ne kadar kolay terkettin. Anladım sonunda Hatam seni sevmekmiş benim Kendime olan ihanetim... Sen gittin, Ne bıraktın arkanda Bir bilsen ne haldeyim Ve ne kaldı benden geriye Yıkıp dökmediğin... Sen gittiğinden beri Maviliğini yitirdi gökyüzü Herşey siyah-beyaz şimdi Neye baksam eksik Anlamsız bir görüntü... Sen gittiğinden beri Fırtınalar koparır hasretin İçime yağar gözyaşlarım Ve denizler taşar yüreğimde Sele karışır umutlarım... Sen gittiğinden beri Bir med-cezirdir anılarım Bakarsın hayalin belirir birden Ve denizler kabarır o an Gözlerim donar gözlerinde Dev dalgalara yakalanırım Alır savurur enginlere Sonra yatışır da ansızın Issız bir sahilde Yüzüstü kalakalırım... Sen gittiğinden beri Adını her duyduğumda Bir ürperti alır beni Hafiften tebessüm ederim sonra Maske olur acılarıma Sanki seni hiç yaşamamışım Herkes buna kanar da Ben içime ağlarım... Sen gittiğinden beri Güneş tutulmuş gökyüzünde Kurtulmaz Bak ölüm çağırıyor beni Gitmesem olmaz Sen yoksun yanımda Kal diyen olmaz Elveda sevgili... |
Hadi Ver elini sevgilim, Gidelim buralardan, Sıkıldım yalandan, dolandan, Hadi sevgilim, hadi gidelim. Yaklaş bana sevgilim, Öp beni dudaklarımdan, Gider sana olan hasretimi, Hadi sevgilim, hadi öp beni. Anlıyorum sevgilim, seni de anlıyorum, Bıkmışsın, bezmişsin yaşamaktan, Belli zaten, hal ve tavırlarından, O zaman sevgilim, bir dakika bile durmadan, Hadi ölelim sevgilim, hadi ölelim. |
Nisan'lı Bir Yağmur Akşamı Hangi mısra örterdi çıplak bir aşkın bedendeki gölgesini… Ben ayrılık şiirleri yazardım; Sen nisandın, Dize dize yağardın… Bir şiir ötesi ölüm, Bir şiir ötesi yalnızlık.. Ben ellerime saplanmış kelimelerden mısra yapardım; Sen nisandın, En güzel gözlerinden yağardın… Ben alışmışım kalemimle eşelemeyi Çatlamış kağıtları Mısralar toprak kokar sevdalarımı gömerdim… Sen nisandın; Nerden yağsan oradan ağlardım… Bir kağıt ötesi karanlık , Bir kağıt ötesi intihar… Oysa ben tutuşmuş kafiyelere yanardım Kağıtlarda is, Gözlerde sis… Sen nisandın; Mısra mısra toplardın Küllenmiş bedenini… Gidiyorum artık, Alıyorum kendimi bu şiirin sana bulaşmış mısralarından Sen nisandın; Bir yağsan tekrar doğardım… Bir rüya ötesi girdap, Bir rüya ötesi korku… Oysa ben saçlarından yürürdüm Karanlığın koynuna.. Sen nisandın Geceme yağsan çocuktum, Gözlerinde oynardım… Kapat gözlerini ey tanımadığım…. Ben üşüdükçe sen yağardın; Korkar Şiir yazardım; Bir nisan ötesi aşk, Bir nisan ötesi şiir.. Çünkü sen; Aylardan nisan, Yüreğime yağardın… |
Akşam Erken İner Mahpushaneye Akşam erken iner mahpushaneye. Ejderha olsan kar etmez. Ne kavgada ustalığın, Ne de çatal yürek civan oluşun. Kar etmez, inceden içine dolan, Alıp götüren hasrete. Akşam erken iner mahpushaneye. İner, yedi kol demiri, Yedi kapıya. Birden, ağlamaklı olur bahçe. Karşıda, duvar dibinde, Üç dal gece sefası, Üç kök hercai menekşe... Aynı korkunç sevdadadır Gökte bulut, dalga kaysı. Başlar koymağa hapislik. Karanlık can sıkıntısı... "Kürdün Gelini"ni söyler maltada biri, Bense volta'dayım ranza dibinde Ve hep olmayacak şeyler kurarım, Gülünç, acemi, çocuksu... Vurulsam kaybolsam derim, Çırılçıplak, bir kavgada, Erkekçe olsun isterim, Dostluk da, düşmanlık da. Hiçbiri olmaz halbuki, Geçer süngüler namluya. Başlar gece devriyesi jandarmaların... Hırsla çakarım kibriti, İlk nefeste yarılanır cigaram, Bir duman alırım, dolu, Bir duman, kendimi öldüresiye, Biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin, Ama akşam erken iniyor mahpushaneye. Ve dışarda delikanlı bir bahar, Seviyorum seni, Çıldırasıya... |
Sen okyanus oldun; Ben nehir oldum, kavuşmak için sana, çakıl taşları takıldı ayaklarıma. Sen yakamoz oldun; Ben yıkanan deniz kızı oldum, yakamoz aydınlığında... Sen bulut oldun; Ben damla oldum her seferinde buharlaşıp, döndüm tekrar sana. Sen ağaç oldun; Ben yaprak oldum, salındım rüzgarlarla, ayaz geceler şahit gözyaşlarıma... Sen toprak oldun; Ben tohum oldum serildim toprağa, güneş kavurdu kavurdukça. Sen sarp kayalık oldun; Ben nergis oldum, kokum dağ boylarında... Sen Zeus oldun; Ben Prometheus olamadım oysa... |
İstanbul ve Sen Külrengi bulutlarıyla güz günlerinin mavisinde uçuşan martılarını sevdiğim İstanbulu gibisin. Gene de çağırıyor yüreğin daha aydınlık bir yeryüzünü. Her zaman genc gozlerinde gülyor. Su kocamis ve yorgun İstanbul Gene de yaşiyor ve buğulu aynasında bana gosteriyor senin yüzünü. Ayak basmadığım istanbul, sevdiğim Anadolu gibisin. Gene de bekliyor yüreğin Uzakta ve elinde olmayanı sevecen gözlerinde tükeniyor Hasret rüzgarlarıyla Anadolu Gene de üretiyor ellerin Yeni baştan ve umutla sevdanı. İstanbulum Anadolum sevdiğim toprak Ne kadar yakınım sana Ve ne kadar uzak Sanki seninle ayakta duruyor. Seninle doğup seninle batıyor güneşi. Yakamoz misali işlenmiş içime sevgisi. Hiç ayak basmadım toprağına ve hiç çekmedim içime keskin havasını. Ama Nekadar yakınım sana Ve ne kadar uzağım ona.... |
GÖZLERİNE BAKARKEN UMURUMDA DEĞİL MEVSİMLER GÜLÜŞÜN HEP DENİZ KENARI BANA SEN BİR ADIM ATTIĞINDA GÖRECEKSİN ELİNDE BALONLARLA BEKLEYEN O ADAM BENİM ALDIĞIM EN DERİN NEFESSİN SEN DUDAKLARININ DUDAKLARIMDAKİ İŞGALİ HALA YÜREĞİMDE NEFES ALIYORUM AMA HALA BULAMADIM SENİ "BEN SANA YAŞARKEN ŞİMDİ... SEN KİM BİLİR NERDE ÜŞÜYORSUN"... |
Yasak Bir yanım deniz Bir yanım orman Almış başımı gidiyorum Zeytinlerden bir zeytin Kulağıma eğildi Bahçemizden geçerken Hüzünlenmek yasak dedi Güldüm de geçtim |
Adın Yağmur Olsun Ben yıllarca gelmeni bekleyim Sen hep kaç uzaklaş benden Eğer korkuyorsan. Bu korkunun zaferi olsun. Benim adım Hasret senin adın Gurbet olsun.. Yüreğim gecelerdir aç aşkına. Sende bir kerecik sev Allah Aşkına. Eğer sevmezsen. Bu yüreğimin ölümü olsun. Benim adım Makdul senin adın Katil olsun. Ben sana yazılmış bi kağıt parçasıyım. Sen o kağıdı alıp okuması gereken kişisin. Eğer okumazsan. O kağıdı ateşe korsun Benim adım Mektup senin adın Adres olsun. Ben sana şarkılar şiirler söyleyim. Sen dinle hiç birşey deme. Eğer dinlemezsen. Bütün umut çiçekleri solsun Benim adım Bülbül senin adın Gül olsun. Beni gerçekten sevdiğini bileyim. Çöllere düşeyim izini süreyim. Eğer seviyorsan Bu yüzyılın aşkı olsun. Benim adım Mecnun senin adın Leyla olsun. Yüreğim yılldardır susuz gibi kurak. Yüreğin yağmasını bilmeyen bi yağmur damlası giib ürkek Yağ artık yüreğime ne olacaksa olsun. Yüreğiim Yüreğinden gelen damlalarla hayat bulsun. Benim adım Toprak senin adın Yağmur olsun. |
| Saat: 23:03 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık