![]() |
Labirent İçimden Seni seviyorum demek gelince Gurur dilime kördüğüm atıyor. Söyleyemiyorum, Konuşamıyorum, Boşaltamıyorum içimi... Artık ölmek istiyorum. Azrail, halâ sıran gelmedi diyor. Gel etme eyleme Bırak beni, artık öleyim diyorum; Bela mısın be adam, bekle diyor. Peki öyle olsun deyip Erişmek istiyorum yeni ufuklara. Günlerce yürüyorum, koşuyorum. Arkama bakınca bir de ne göreyim Bütün mesafe bir darı boyu... Ne yapmalı, ne etmeli Diye düşünürken, Sisli bir çıkmazın soluksuz uğultuları Yollar senin, gel geç diyor. Gelde çık işin içinden... Bitlis - 1994 Sinan Güngör |
KAR GİBİ Ben seni öyle sevmedim Ben seni biraz değil Ben seni hesapsız kitapsız Ben seni yeryüzündeki Kum taneleri kadar çok sevdim... Sen hep kaçak güreştin Saklayıp yılan yanını Çaldın ömrümün lale devrini Sen beni ortasında bıraktın Ayrılıkların.. hasretlerin... Sen beni kıyısında bıraktın Uçurumların ölümlerin... Ben seni biraz değil Ben seni hesapsız kitapsız. Ben seni yağmur ormanlarında Yağmur yağar gibi sevdim... Ben seni zikzaksız Ben seni dümdüz Ben seni karaca dağda geceleyin Aralıksız yağan kar gibi sevdim... .. Sen hava güneşliyken şemsiyeni verip Bulutlar göründüğünde hemen isteyen Sen gittiğin baloncuda bütün renkleri İsteyen çocuk gibisin Sen beni sever gibi sevdin Ben seni öyle değil Ben seni ağyar gibi değil Ben seni yar gibi sevdim Ben seni yağmur ormanlarında Yağmur yağar gibi Ben seni karaca dağda geceleyin Aralıksız yağan kar gibi sevdim.. Cumali Balıkçıoğlu |
SUS GÖNÜL Yaşadığın her ne varsa aşka dâir, Akla getirme sakın ola,sus gönül. Hâni hasret,keder,ızdırap vesâir, Sakla yitirme sakın ola,sus gönül. Bilmezse bilmesinler seni ne olur, Her sevgi gün gelir kendi yolunu bulur. Hak sahipleri hakkını Mahşer'de alır, Sen hak arama sakın ola,sus gönül. Sitem kâr etmez gâyri yorulma boşa, Bitti biten,giden gitti bakmadı yaşa. Boşver her hesabı bırak baştan başa; Tuz basma yarama sakın ola,sus gönül. OSMAN EMİR ŞENEL |
Utansın... Bir ömür adadım sana sultanım. Gönülde cennetim, dünyada han’ım Yaradandan sonra mevkiim, makamım, Kokunu çalarsa rüzgar utansın.. Duygu sellerinde bendi tutansın, Kitabım, inancım gibi kutsalsın, Sevda buketinde gerçek goncasın, Seni incitmişse yürek utansın.. Sakınırım seni kitabım gibi, Sevgin en samimî hitabım gibi, Kalbi sarmalayan kaburgam gibi, Sakınmazsa seni, ruhum utansın.. Sır olup dolaştım arzın üstünde, İlahi sanatın yonttuğu büstte, Kimse dokunduysa ya da öptüyse, Başka el değdiyse beden utansın.. Senden baskasından aldıysam koku, Kahreder kuşkunun en hafif şoku.. İstersen yarayım kalbimi oku, Rastlarsan bir ize, gönül utansın.. Ahmet Günbay YILDIZ |
DEM GÜN BATIMIYKEN Bilmem hangi hasretin goncası tutuştururken seni içimde Ellerinde uyumak vardı bir yaz yağmuru sonrası Tenim teninde çağlarken serseri ıslığımın gecesinde Sarhoş olmak vardı dudağının meyhanesinde Sorular soruları kovalarken Utangaç cevapların zulasında Sözcükleri toprağa ekerken sessizlik Soluğuna sarılmak vardı Dem günbatımıyken. Azrailin kod adıdır zaman Sorgusuz katleder gençliği Zaman canımı sobelerken Canında saklanmak vardı. ZÜLFÜ AKAR |
İstanbul bildiğin gibi; 'Boğaz' maviliğine mavi, Dalgalar hürlüğüne hür, Dalgalar hırçın görünür, Dalgalar kızgın bu akşam... Gene içkili yerlerde, Bizim şarkılar berdevam. Bizim şarkılarda sevda, Bizim şarkılarda hasret, Ve bizim şarkılarda, Bitip tükenmez ayrılık Durmadan tekrarlanır: 'Ne fena talihim var. Kimi sevsem, el alır.' mikail |
Ormanlarda yuvasını yitiren Bir kuş görsem sen gelirsin aklıma. Beni alıp uzaklara götüren Bir düş görsem sen gelirsin aklıma. Gönlüm viranedir, yakılmış, yanmış Hayal mermerinde hatıram donmuş. Asırlar öncesi duvara konmuş Bir taş görsem sen gelirsin aklıma. Toprak, ağacın her hali güzel Gölgesi, meyvesi hem dalı güzel Nerede, ne zaman faydalı, güzel Bir iş görsem sen gelirsin aklıma. Acılmış bir çiçektir her gülen dudak Kılıfta tomurcuk zor gülen dudak Bir dostluk bakış ı, bir gülen dudak Bir diş görsem sen gelirsin aklıma. Yüreğinde deli taylar eş ınan Gam ilinden dert iline taş ınan Altmış yıl yaş ayıp bin yıl düş ünen Bir baş görsem sen gelirsin aklıma DEMET GÜNEŞ |
Çılgınım Ben Yıldızlara kızdım bu gece Seni görmezden geldiler yine Seni en dipsiz kuyularda buldum Sevdim seni, sebepsiz sevinçler içinde Oysa acı, oysa hüzün, Oysa çaresizlik beni beklerken; Sensizlik, yalnızlık demeden Yaşarım derinlemesine Hastayım işte, çılgınım ben… Resmini ağlayan göklere çizdim İsmini öksüz şiirlere verdim Bunca değer, bunca güzellik sana hediye İnan ki asla düşünmem, ...............beni seversin diye Sen onca emeğin, onca değerin ötesinde Ulaşılmaz bir yıldız gibi doğdun içime Bilirim sen beni çoktan unutmuşken Bir inattır, tutturmuş gidiyorum seni sevmeye Aşığım sana, çılgınım ben… Günleri, ayları, yılları durdurdum. Zamanı yokluğunla, hayalinle doyurdum Ben bende miyim, sende miyim unuttum. Gözlerini bırak bana, Sensizliğe biraz mola vereyim. Şimdi en ritmik hatıralarınla Kalbim dans ediyor yokluğunda Şimdi nerede bir şarkı duysam, .................. sen gelirsin aklıma Artık alıştım yokluğuna Sensizliği, yalnızlığı umursamazken Ölürüm sevgin uğruna, Deliyim işte! .. çılgınım ben! .. Dört iklim mevsimde buldum seni Kış ortasında baharı yaşatır gözlerin Kışta baharı yaşarım, Üşütmez sıcaklığın, soğutmaz tenin Saçların yaz kokusu, kokun yazdır senin Yazda savurur rüzgar saçlarını Hazanda saklı ismin… Ne doyumsuz sevgi bu, Severim körükörüne Yaşarım yine de haddimi bilmeden Dedim ya.... ..........çılgınım işte, ....................çılgınım ben! Erhan Demir |
Kuşlar Gibi Hüznü, kederi bırak, uç dirliğe, Kuşlar gibi mesut olmaya bak. Yerden kurtul, kavuş özgürlüğe, Kuşlar gibi umut saçmaya bak. Güçsüzlükte serçeden var mı farkın, Sabır ve şükürle geçinir evin-barkın, Tasalanma, ezelden bellidir rızkın, Kuşlar gibi rahat olmaya bak. Yalnız aşkı, yalnız sevgiyi dillendir, Gerçek dostluk, ancak gönüldendir, Bak bülbüle, onun şifası güldendir, Kuşlar gibi dost bulmaya bak. Özüne iyi bak, önce kendinle barış, Sulh yolunda güvercinlere karış, Bu minval üzeredir hareket ve varış, Kuşlar gibi kanat çırpmaya bak. İnsanları sev, öylece kendini sevdir, Unutma en mutlu olacağın yer, evdir, Şen şakrak öten kanarya bir devdir. Kuşlar gibi hoşnut olmaya bak. Hep güzele, doğruya niyet etmelisin, Kötülükten iyiliğe avdet etmelisin, Yeri gelince leylek gibi hicret etmelisin, Kuşlar gibi yurt aramaya bak. Aileni, çevreni sev, sakın aykırı olma, Sürüden ayrılıp saçını başını yolma, Kırlangıçları örnek al da yolda kalma, Kuşlar gibi birlikte uçmaya bak. Zalimin karşısında korkma, dik dur, Zamanı gelince, çekinme hedeften vur, Kartal misali yaşa, yerini yüksekte kur, Kuşlar gibi taht kurmaya bak. Anka kuşu gerçek değil, bir masal, Bu masalı iyi anla, sen de ibret al, Hiç yılma, hep azimli, hep kararlı kal, Kuşlar gibi baht aramaya bak. Ahmet SANDAL / Kahramanmaraş Sandalî (Ahmet Sandal) |
Alıp Götüren Koku Gözlerim kapalı, bir sonbahar akşamında Sıcak göğsünün kokusunu içime çeker Dalarım, gözlerimden mesut kıyılar geçer Hep aynı günün ateşi vurur sularına Sonra birden görünür, baygın, tembel bir ada Garip ağaçlar, hoş meyveler verir tabiat Erkeklerin biçimli vücutlarında sıhhat Ve bir safiyet kadınların bakışlarında O güzel iklimlere sürükler beni kokun Bir liman görürüm, yelkenle, direkle dolu Tekneler, son seferin meşakkatiyle yorgun Burnuma kadar gelen hava kokular taşır Yemyeşil demirhidilerden gelen bu koku İçimde gemici şarkılarına karışır Çeviri: Orhan Veli Kanık Charles Baudelaire |
| Saat: 12:25 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık