![]() |
Şiiristan Bir yer var orada ikimiz için Orada, bildigin gibi şiiristanda Evler Yunus`un evleri Yollar Emrah`ın yolları ve Hayyam`dan birer rubai gemiler limanda Deniz bildigin gibi Orhan Veli`den kalma Mevsimse Yahya Kemal`in sonbaharı Nedim`dir seyreyledigin bir elde mey, bir elde gül Çeşmeler Karacaoglan`ın Daglar Köroglu`nun dagları Tarancı`nın kuşları havada dönen Kadınlar Haşim`in kadınları görüyormusun? Yeter bir nabız gibi vurdugun bende Bana bir şiir ver güzelliginden Bütün şiirler senin olsun Şiiristan sultanı, devletlu gönlüm emreylesin yeter ki Güzelliginden nice ülkeler kurulur Yoksan gece ve ölüm Varsan el sürdügün herşey şiir Ayak bastıgın her yer şiiristan olur. Ümit Yaşar Oğuzcan |
Geldim İşte Sülfür inceldi ve en yorgun yerinden kırıldı ayna Tenhaydı düşlerim, geceydi, çıkıp geldim işte Su ve ateş bir de gülünç yalnızlığım var sana Getirebildiğim, kokularını yitirmişti çünkü güller Suyu dinle ateşi yak özledim demek bu Parasız yatılı hüzünlerden ne kalır geriye Biraz Tamil biraz Türküz ayıptır söylemesi İntiharsa günahtır külliyen yasak bilirsin Pısırık bir ihtilal gibi getirdim sana bunları Bir de belleğim, başıma bela hazin ve komik üstelik Hatırla eskiyen meydan saatini, çocukluğundur Tayyare pulları getirdim sana evden kaçışlarımı İstersen yok say bunları tespih de yapabilirsin Beni vur saatin altında seni seviyorumdur bu Şiir yazan bir adamın fotoğrafı var yanımda Kendini ölümlü sanıyor onu getirdim ganimettir Büyüdü büyülenerek, taşlayarak kovdu kabilesi onu Suyun öte yakasında yaşadı, Sisyphos dediler adına Sülfür inceldi ve en yorgun yerinden kırıldı ayna Ayna pusluydu bunca yıl nice sır taşımaktan Kırılmanın sesini duydum ve onu getirdim sana Unutulmaya geldim işte onarılmaya değil Kov beni kabilenden ama bekliyorum demek bu Ahmet Telli |
HERKES BİRAZ ÇOCUKTUR KENDİ İÇİNDE Çocukken oynadığım,bıkıp usanmadan,saatlerce, Komşunun oğlu gelince, Teleşla kaldırdığım, Oyuncaklarımdan bile çok sevmiştim seni. En sevdiğim gazoz kapağım aklıma geliyor şimdi, Gözlerini görünce.... Dinlediğim masalllarsa,sözlerindir bende. Sözlerin ki,sonu olmayan,bitmesini istemediğim... Söyledikçe gülümsediğim.... Yani içimin ilk aşkı,ilk acı veren cümleler... Ve söyledikçe büyüdüğüm,dudaklarından dökülenler... Çocukça sevdim ben,çok sevdim seni. Bir miniğin gökkuşağını sevmesi gibi. Az görüyordum yüzünü,bin yağmur gibi geliyordu. Ama sevdim; Katıksız sevgiyeydi uyanışlarım, Seni düşünüp yastıksız yatışlarım... Seni düşünüp yastıklara sarılışlarım... Sana yazdığım,asla bilmediğin, Şimdi okudukça güldüğüm masallar, Bak şimdi satır satır ağlıyorlar... Yine bilmiyorsun. Şimdi sensizliğin haftasında ben, Alışmaya çalışıyorum büyüdüğüme.... Ama bilirsin; Herkes biraz çocuktur kendi içinde.... .............................. Evren GÖZ |
Sere Serpe Uzanıp yatıvermiş, sere serpe; Entarisi sıyrılmış hafiften; Kolunu kaldırmış, koltuğu görünüyor; Bir eliyle de göğsünü tutmuş. İçinde kötülüğü yok, biliyorum; Yok, benim de yok ama... Olmaz ki! Böyle de yatılmaz ki! Orhan Veli Kanık |
http://b9.img.v4.skyrock.com/b98/damlasu/pics/902479336_small.jpg Gençliğine güvenip erken derken belki elveda bile diyemezsin giderken. Bulutlara yükledim hasretimi, rüzgarlarla yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla küçük melekler gönderdim seni öpmeye! Geldiler mi? Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Sana yıldızlar kadar yakın olmak isterdim, her baktığında beni görebilmen için, sana bulutlar kadar yakın olmak isterdim, üzüldüğünde gözyaşlarını yağmur olup silebilmek iÇİN Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki... Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Gökuşağını takip ettim geçenlerde sende bitti... En değerli hazinemsin benim, canımsın. Yedi ayrı iklimden yedi çesit arı getirseler yedi çesit arı yedi ayrı çiçeği dolaşsa yedi ayrı çiçekten bal yapsa senin kadar tatlı olamaz... Ben seni dün sevmedim çünkü dün geride kaldı, ben seni bugün de sevmeyeceğim çünkü bugün de bitecek; ben seni yarın seveceğim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek! Ağzımdan çıkacak söz olsan konuşmam, gözümden akacak yaş olsan ağlamam, kalbime hapsettim seni hiçbir yere bırakmam! Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da... Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de... Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, işte o en büyük gerçek... Sen benim hayatımda olduğun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir? Çünkü sen benim için daima teksin! Dünde, bugünde, yarında? Yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım! Sana yıldızlar kadar yakın olmak isterdim, her baktığında beni görebilmen için, sana bulutlar kadar yakın olmak isterdim, üzüldüğünde gözyaşlarını yağmur olup silebilmek için, sana sen kadar yakın olmak isterdim ki beni, seni sevdiğim kadar sevebilmen için? Güneşi seviyorum diyorsun güneş açınca gölgeye kaçıyorsun. Yağmuru seviyorum diyorsun yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun. Korkuyorum sevgilim çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun! Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim açar açmaz duyayım kokunu. Sevda essin başak saçlarında, sesin yüzümü rüzgarla bulsun... Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim, gelsin beni en koyu zulamda bulsun ve öyle bir mektup yaz ki sevgilim varsın ölümüm olsun. Yardım etmek mi istiyorsun? O zaman dinle; yaşama sevinci getir bana çokça olsun çabuk tükenmeyenlerinden. İhtiyacım var bu ara unutmak üzereyim mutluluğu, unuttum sıcak bir çayın tadını, esen rüzgarın serinliğini, hadi durma öyle hatıralarımı canlandır, iyi olanları? Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz, her şey olur da şu kalbim, bir tek sensiz olamaz. Mürekkepten denizler, kağıttan gemiler yaptım. Sonra ismini her yere yazdım. İsmini yazınca seni sevdiğimi sandın, ben seni sevmedim sana taptım!.. Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen, bil ki o yalnız senin için yanan kalbimdir. Eğer seni nasıl ve ne kadar sevdiğimi öğrenmek istiyorsan bana yeni bir dil bulmalısın çünkü sana olan sevgimi anlatmak için kelimeler bulamıyorum. Ama bir şeyi bil ki seni çok seviyorum? Bir insanı sevmek onunla yaşlanmayı kabul etmek demektir benim için. Ben seni seviyorum ve bir ömür boyu seninle olmak istiyorum. Kuyruklu yıldızlar vardır, dünyaya yetmiş yılda bir gelirler. İnsanlar onu hayatı boyunca belki bir kez görürler. Ben o yıldızı gördüm, o da sensin birtanem? Sana bahçeden gül değil güneşten atom koparıp getirmek istiyorum ama kalbim gibi ellerin de yanar diye korkuyorum. Karanlık gecede önemli değildir yıldızları görmek. Gündüzleri yıldızları görmek marifet, aşık olmak önemli değil, bir ömür boyu sevebilmek marifet..! Mehmet Keskin |
SERSERIYIM...! Bir sarki besteleyip seni anlatmak isterdim Herkes duysun sana olan askimi haykirmak isterdim Ama düsündümde sarki olsan dillerde Herkes duysa o güzelligini Kiskanirim ellerden seni Paylasamam kimselerle Seni göstermem hic kimseye, resmini bile Bakarken nazar deger bide Aman uzak dursunlar bakmasinlar sana iste Kiskaniyorum seni vermem ellere Cektigim nefes attigin adim olayim Ben susayim sen konus doyamadigim sesini duyayim Ne bicim sevgi benimkisi Hergün daha cok sevilirmi birisi Ne gülümsün, ne günesim Benim ruhumsun, kalbim! Ben seviyorum kardesim O üzülmesin ben üzülürüm onun icin Kiyamiyorum ona napim Söylermisin nedir benim bu halim? Seviyorum onu iste serseriyim…! Rumeysa Benli |
Şehre Yağmur Yağdı gök üzerime devrildi sanki ezildim, ıslandım, ağladım katmer katmer artı yalnızlığım yağmurlarda gizlendi göz yaşlarım yağmur sessiz mâhzun yağdı bir köşede bir başıma ağladım görüyor musun şafak yüzlü yâr bulutların beyzası tenine göğün mavisi damlıyor gözlerine görüyor musun ayaz bakışlı yâr yağmur sağanak sağanak yağdı kuraklık içimde çöl kadardı yağmur berrak yağdı örtüsüne bürünen yâr yanağında bahar açtı yüreğime güller saçtı yağmur kaldırımlara yağdı şehrin yüreğine yağdı sular her yanda gürül gürül aktı biriken çamur eriyen günahtı yağmur akşama deyin yağdı yağmur toz duman günahkar şehre yağdı şehre yağmur yağdı Ramazan İlhan |
En fazla içimde ölürsün Cesedini sürüklerim gittiğim her yere Kızıl sonbaharım Hangi aşk kendi fırtınasına dayanabildi Ellerimde çoğul bir gölge kuşu Adının arkasına basmadan yürüdüm Alnımda birikti çizikler Adımdan çıkardım aklımı Aklımsız kaldım Neylersin İnsanız Ne yapsak eksiğiz işte Ölüme ayarlı saatiz En fazla içimde ölürsün Sorarım Şiir papirüslerinin hangi köşesine karaladın beni? Hangi hare’mden yakaladın da çiğnemeden yuttun gözlerimi? Kekeme repliklerin ezber bozduran kuşu Hangi rüzgârlara sattın da saçlarını Devrik cümlelerimin öznesi oldun? İçindeki kötü senaryoların kahramanı olmak istemezdim Dağıldı bak derlenip toplanmış dağılmalarım En fazla içimde ölürsün Nasılsa yokluk rehin bırakılıyor kalana Kalan gidene denk neyi varsa susuyor. Ve susmak inceltiyor her yarayı Ve susmak bakmak oluyor Gitmediğin her yere Kim tutuklanmış yalnızlıktan Gizin içine gizlenen kim Söyle beni nerene sakladın Ki şimdi bu kadar sokaktayım En fazla içimde ölürsün Karla karışık yağarsın yara Bereme Karma karışık kalırsın cinnet şeridinde Kaldırımların kaldıramadığı her neyse işte Bulamadığın her ne varsa büyük yıkımların izinde Sana borcum olsun Hiç yazılmayacak bir şiirin içinde En fazla içimde ölürsün Yanağında yanar avucum Avucumda imlası bozuk bir şiir kalır Gözlerinin namlusu döner, yakar kirpiklerimi Kulağımda bir tepenin rüzgârı uğuldar Gırtlağıma kadar aşka batarım Yeteri yok. Eksiği fazla. Neyin kaldı eksilenlerden arta İçeri doğru kapanan bir kapıydın Saçlarından geçtim önce Ve kendimden öylece Neyim yoksa var bildim Eğildim Eksildim Eridim Bir seni bitirmedim Hangi rüzgarlara sattın da saçlarını Uğultusuna tutunamadın Ömürden nefes çalarak ne kadar yaşarsa insan Öyle yaşadım gözlerini Tenimde itiş kakış Cebimde depremlerin Esrarlı gece ayinleri Volkanik şiirler Usul usul giymedim mi sözlerini Yalnızlığın tiradını kapamadım mı her sefer Sensizlik seni anlattı en çok Vazgeçmeler vazgeçmekten vazgeçti Söyle saçlarında öldüğüm Bir geri gidiş kaç günde gelirdi? En fazla içimde ölürsün Cesedini sürüklerim gittiğim her yere Tenimin yırtıldığı yerden mi girdin içeri Açar gibi yaparak açık bir kapıyı Beni ikiye böldün Hadi içimi kendine aldın da Beni nerde bıraktın Hangisini seçerdin benim için Ve hangisinden vazgeçerdin kendin için Ben yarama çoktan sen bastım Yaşım kadar gencim Adın çabuk diye geçti Ardında aç köpekleri bırakarak Ezberimden geçtim. Hızla biten aşk şarkılarından geçtim Senden bir şey eksiltmeden sana çok şey bırakmaktı aşk Bildim Biz dalkavuk bir aydınlığın yerine Onurlu bir karanlığı seçtik Ve bir öyküden ağlarcasına geçtik Cesurduk çünkü Kendimizi kendi düşlerimizden kovacak kadar Ömrüne yüz çevirmiş iki masalcıyız Gerisi hiçlik Gerisi yokluk Sensizliğin anlattığı ne vardı senden başka Bir hayatın tüm yanılgılarını Saçlarında çözdüm Şimdi beni hangi yanımdan susacaksın Sessizlikte bir dildir Çoğul susulur Pusulur Şimdi beni hangi yanımdan kusacaksın Yıkık şehrimin izbesi En fazla içimde ölürsün En çok Gözlerime gömülürsün. Gözlerimi kaparım Vasiyetimi yazarım Kahraman Tazeoğlu |
Yıldızlar ve Ben gecenin son saatleri Yıldızları seyrediyorum, içinde en güzeli benimki An geliyor gözlerime kayıyor bir tanesi Ve bir tanesiyle arkadaş oluyorum sabaha karşı Kimisi alabildiğine geziyor gökyüzünü Anlıyorum yanlızlık onlarıda sarmış Genede kapılmıyorlar umutsuzluğa Genede mutlular benim gibi Gece onları sarıyor onlarda beni Yıldızları seyrediyorum onlarda beni Ve gitme vakti geldi diyor en güzeli Geceye elveda diyor bir tanesi Sen ! yıldızların en güzeli özliyeceğim sen Son Şiir |
Bende Kalsın Al da git eğreti gülüşlerimi İsyanı kutsayan yüz bende kalsın Maviye boyama zor düşlerimi Gemimi yakacak köz bende kalsın Mermere saplanan bir deli su'ca Nefreti sevdama etmişim boca Karanlığa dönük bir çift namluca Tetikte bekleyen göz bende kalsın Neşeyi açmadan solanlara ver Gülüp eğlenmeyi yılanlara ver Baharı, Bahçeyi çalanlara ver Van Gogh'un çizdiği güz bende kalsın Bilirim yol uzun sürmek zor ama Çekmediğin kahrı koy matarama Azık kıt, vakit dar, tuz bas yarama Çiledeki aziz giz bende kalsın... Mustafa İslamoğlu |
| Saat: 12:25 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık