![]() |
http://www.istanbul.net.tr/images/design/kolon_y_kare.gifİstanbul http://www.istanbul.net.tr/images/design/kolon_y_kare.gifEvin içinde bir oda, odada İstanbul Odanın içinde bir ayna, aynada İstanbul Adam sigarasını yaktı, bir İstanbul dumanı Kadın çantasını açtı, çantada İstanbul Çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm Çekmeğe başladı, oltada İstanbul Bu ne biçim su, bu nasıl şehir Şişede İstanbul, masada İstanbul Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık Bir yanda o, bir yanda ben, ortada İstanbul İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım Nereye gidersen git, orada İstanbul. Ümit Yaşar Oğuzcan |
ARTIK ADIN İHANETİ ÇAĞRIŞTIRIYOR BANA VE TADIN BİR YILANIN EN ÖLDÜRÜCÜ ZEHRİNİ SÖYLE ŞİMDİ HANGİ YÜREĞE SAPLIYORSUN O ACIMASIZ HANÇERİNİ?... BİL Kİ BUNDAN BÖYLE YASAKLANMIŞ KİTAPLARIM GİBİSİN BANA YAKLAŞMAM YASAK DOKUNMAM YASAK VE ÖMRÜMCE SARILMAM YASAK SANA.... BEN BUNU HAKEDECEK NABTIM SANA...? |
Hüznüm Geceye mavi yaşıyor saatlerim bir başınayım, yapayalnız. Dirençlerim azaldı korkudan gönlüme söz dinletemiyorum sürgünüm sanki ömrüne uzandığı yerden doğruldu hayallerim olmayacak onca şey varken ve ben senden tam da kopacakken dayandırmak zor sensizliği bu kalbe paramparça olmuşum. Ağıtlar yakıyorum hala bana vermediğin aşka peşinden geldiğim her dakika kopmak yerine sıkı sıkıya bağlanıyorum sana. Ellerin Azrail gibi Bir kere gelsen maviliğe doğacak sabahlarım. Kadehlerim dolup dolup boşalacak adadıklarım gelecek peşimden bazen iyi ki yoksun diyorum. Sevgisizlik kör etmiş beni sonra da daralıyor tüm damarlarım. İçten içe bitiriyorum hayat denilen filmi kan revanım senden geriye savaş açtım anılara fırlattığım her resim karesinde gülümsüyor şimdi göremediğim yüzün karaca bulutlar etrafımda duvar her baktığımda biraz daha eriyor senden arta kalanlar. Seher vaktinde kopan bir çiçek yüzü solgun az biraz da gerçek şimdiyi yaşasan keşke belki o zaman bu kadar vakit geçmez bir an önce sığınak kurmam için kalbine. Çok zor ardımda bırakmak ama geceme armağan ediyorum seni mavilerini de aldım ki üzülme. |
İstanbul Çamlıca Tepesi 1 http://www.istanbul.net.tr/images/design/kolon_y_kare.gif Tepelerin tepesi Çamlıca tepesi İnsanları çeker gizemli cazibesi Bulunur mu onun gibi cazibelisi Sevinçle dolar âdemin heybesi Arşınladım İstanbul’un tepelerini Tırmanıp çıktım Çamlıca zirvesini Seyrettim güneşin gizemli batışını Ah o an görmeliydiniz kalp atışımı Hayran kaldım o ressamın nakşına İnan büyülendim renk cümbüşüne Görseydiniz damardaki kan akışına Ne kadar benziyordu suyun akışına Güneş ufukta asılı bir altın portakal Dedim ne olursun batma orada kal Dedi emir kesin ve katidir kalamam Beni de al dedimse de dedi alamam Güneş tüm güzelliğiyle battı batacak Gözlerimden hicranlı yaş aktı akacak O batarsa acep yüzüme kim bakacak Desene, âdemoğlu yollarına bakacak Batışıyla içimde oluştu tuhaf bir hal Bir tek, benim içimde olmadı bu hal Gördüm çiçeklerde bile var aynı hal Allah’tan ki, imdadımıza yetişti hilâl Güneşin vedasını teselli ediyordu ay Sanki, gökte asılı kristal avizeydi ay İstanbul Boğazı sanki gerilen bir yay Ah doyamadım onun güzelliğine vay Seyrettim İstanbul’u en geniş açıdan Sayısızca güzelliği oldu beni şaşırtan Boğaz Köprüsü sanki gök kuşağından Her çeşit gemi gelip geçiyor altından İstanbul Boğazı sanki de cennet ırmağı Suyu, Cennet yoluna serilmiş yeşil halı Kulları adeta büyülüyor bu gizemli hali Beni de büyüledi daha ne söylem gayri Tek gözü tırmalayan uydu antenleriydi Adeta ahtapot gibi her yeri sarmışlardı Buna derler düzelteyim derken bozmak Bu da tepenin cazibeliğinden olsa gerek Görüp/duyduklarım doyurdu her zerremi Eğer doyurmak istersen sen de latifelerini O zaman hiç durma, değerlendir ilk fırsatı Bak ömrümüz gelip geçiyor akar su misali Bayram Tunca |
KAL desen kalacaktım... Demedin oysa... Kuru bir "bitmesin"den başka hiçbir şey demedin. Öyle kuru, öyle soğuk, öyle uzaktı ki ondaki anlam! Bu kadar kolay mıydı her şey, bu kadar yakın mıydık uçuruma? Savunmayacak mıydın sevgimizi? "Kal" diye haykırmayacakmıydın ardımdan? Düşündüğüm bu değildi... Hayal ettiklerim, beklediklerim başkaydı senden.. Mücadele beklemiştim oysa, yelkensiz olan gemimizi kıyıya ulaştırırız sanmıştım.. Kıyıya ulaştırırsın sanmıştım... Oysa O'nu denizin ortasında savunmasız bırakmama göz yumdun... Bu kadar yıpratıcı olamazsın... Oysa bir anlam olmalıydı yaşadıklarımızda! Paylaşılan duyguların bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki martıların bir anlamı olmalıydı. Beynimizdeki melodilerin, aramızdaki çekimin, geçen akşamki sohbetin bir anlamı olmalıydı. Duygularımızın bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki tüm MARTILAR'ı uçurdun şimdi... hangi yöne gittiler bilmiyorum, geri dönerler mi bilmiyorum. Dünya boşaldı mı ne! Neden bu kadar sessizleşti birden yaşam, neden artık parlamıyor yakamozlar gözlerimde, neden artık rüzgar esmiyor... Her şey seninle mi kaldı yoksa... Mantığım, mantığımı bana bırak lütfen, ona ihtiyacım var. Bazı şeyleri anlamak için ona ihtiyacım var! Evet! Ben istedim ayrılığı, Çıkmaz yollara yönelen bendim, Kucağında bir yığın noktayla karşına çıkan bendim... Kahretsin! Bunu neden yaptığımı bilmiyorum Ve Senin buna nasıl göz yumduğunu... Tıpkı Balkondaki akasyaları sularken, fazla sudan dolayı sararacaklarını bilmediğim gibi... su onun için hayat olmalıydı oysa.. ve...sen de benim tutunacak dalım! Bazı şeyler vardı aramızda biliyorsun, olmaması gereken ama daima varolan. Farklı uçlardaydık seninle, farklı mevsimleri seviyorduk farklı zamanlarda.... sen büyük fırtınalara vardın, bense lodostan bile ürküyordum.. Oysa başardığımız şeyler vardı her şeye rağmen, daha doğrusu öyle sanıyordum... Binlerce yıldız arasında, ayın güzelliğini gösterebilmekti tek amacım... yıldızları söndürmekti... sorunları yok etmekti... "bitti" deyişim öylesine bir şeydi, öylesine sıradan, şakacıktan... "hayır" demeliydin! Hatta kıyametler koparmalıydın yüreğimde, Hendekler açmalıydın yoluma gidemeyeyim diye. Sahip çıkmalıydın gözlerimdeki ay'a sevgimiz diye... Beni yolumdan alıkoymalıydın... "kal" demeliydin... defalarca "kal" demeliydin... oysa demedin... belki de senin çiçeklerin çoktan solmuştu ve ben akasyaları kışın yaşatmaya çalışmakla hata etmiştim... belki böylesi daha iyi oldu... "kal" deseydin kalırdım... hem de seve seve kalırdım. Martılarla kalırdım Yakamozlarla kalırdım Demedin oysa! Bilir misin Kaç çığlık olup yıkıldı yüreğim giderken... Bilir misin Nasıl bir cana hasretti yüreğim, yolumdan döndürecek... Bilir misin Nasıl zor oldu ardıma bakmadan çekip gitmek... "KAL" desen kalacaktım... DEMEDİN OYSA! |
Hüznün Tasası Kaldı Tende alemi arzdan yükselen inleyişler çepeçevre kuşatırken fezadan yar uzandı yüzündeki esrik tebessümle otağıma bir çırpınış,bir haykırış kaldı naaşını taşıdığım tende çaresizliğin naaşı kaldı dört duvar içinde kaybolan mücrime gayrı bilmezlik diyarında adım kaldı, her lahza karalarla zihnimin dar ağacında mazim kaldı viraneye namzet atim kaldı avuclarımda gayrı yokluğun girdabına sarılmış bir sedam kaldı bir geday-fakr kaldı ürkek tende hafakanlara sargın gerçeğin hüznü mazinin kafesinde tükenen geleceğin hüznü hatıraları,çürümüş kalıntıları, yüreğimde perçinleşmeye yüz tutmuş çığlıkları kaldı delice söylenişlerim çocukça hıçkırıklarım korkunun pençesindeki inleyişlerim.kabuslarım kaldı bende birde geçmişin sisli yüzünde hüznün tasası kaldı tende gün bin yıllık zamanla çekilirken inceden titreyişlerle kaybolurken kızıllık burk bir yürek kana kana yes-i ümidi yudumladı boğuk-sessiz inleyişlerle pencerenin tartısına oturan hayatı büyük umutlarla dağlayan küçük bir çehrenin,keskinliğinde sessizliğin, kaybolan parıltısında nabzın, yorgun bakışları kaldı, sisli afakın tütmeyen bacasında delice söylenişlerim.çocukça hıçkırıklarım, korkunun pencesinde inleyişlerim,kabuslarım kaldı bende birde geleceğin sisli yüzünde hüznün tasası kaldı tende. |
Sadece Ben Sevmeliyim Seni Sadece ben uyanmalıyım yaz gecelerininin sabahında.. Ben uyuyakalmalıyım tatlı anılarını dinlerken.. Delice vuruldugun gözlerin icin nefes almayım sadece Rüzgarda dagılan saclarını sadece ben düzeltmeliyim.. Ben bilmeliyim dudaklarındaki ıslak öpücükleri atesini Ve sadece ben silmeliyim gözbebeklerindeki gözyaslarını.. Ve sadece ben sevmeliyim seni delicesine.. Senin sevmenin bedeli Cehennemde sunulsa bana.. Ben sadece senin için ölmeliyim.. |
Gece, Deniz ve Karanlık. Sahilde yürüyorum Gecenin bir yarısı Deniz kapkara Ay yok yıldız yok Zifiri karanlık gökyüzü Bütün hüzünlerimi emiyor Karanlık sular Sıkıntılarım gökyüzünde Uçup kayboluyorlar Hafifliyor yüreğim Rahatlıyor bedenim Boşlukta uçan bir tüy gibiyim İşte ben bu yüzden Geceyi, denizi ve karanlığı Çok severim. |
Belki saçma gelecek ama, Doğuştan bağlanmışım sana. Gözlerimin daldığı yerde Sen varsın her gece. Seni tanımadan çok önceleri, Tahmin ederdim gözlerinin rengini, Yatmadan önce koklardım saçını İstersen anlatırım rüyalarımın bir kaçını Yine efkarları bir gecede Gördüm seni penceremde Önceleri inanmazdım rüyalara Düşünüyorum da gelemez misin bir daha? Dedim ya saçma bir şey bu Ama pencerede unutmuştun buğunu Aniden bir rüzgar esti Evet bu, bu rüyamdaki sesti... |
Hayalimde İstanbul Var Hayalimde İstanbul var... Bilmem nasıl anlatsam. Bir Beyoğlu'na iniyorum, bir Üsküdar'a, Yürüyorum İstanbul sokaklarında. Hayalimde İstanbul var... Biraz yüksekten bakıyorum, Minareleri görüyorum, denizi görüyorum! Ne yazık ki vaktim dar. Hayalimde İstanbul var... Bir pazar günü, Kadıköy'deyim. Yürümek istiyorum, çok kalabalık. Bende bu kalabalıkta kayboluyorum. Hayalimde İstanbul var... Mahalle aralarında top oynuyorum, Babamın işten dönüşünü bekliyorum, Akşamları körebe, saklambaç bizim. Hayalimde İstanbul var... Gece mavi, gündüz mavi. Yabancıya yolları uçurum, Bu şehirde kendimi buluyorum. Hayalimde İstanbul var... Ve ben başka şehirde yaşıyorum, Açıyorum gözlerimi, hayal bitiyor; karşımda Berlin Kulesi! .. |
| Saat: 12:13 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık