![]() |
Beni Ben Gibi Sev Beni, ben gibi sevmezsen, Sen olmaya razıyım... Zaten sevgi; sen oldum, demek değil mi? Ben sen oldum, sevgili... Nefesim sen, ruhum sen, gözlerim.. Baştan aşağı sen oldum. Senle doldum... Tek sana doyamadım. Tek sana dokunamadım. Ben kaybolmuşum bu sevgide, Sen kalmışsın tek başına... Sevilmeye alışkın bir uysallıkta, Sen olmamı seyretmişsin... Beni, ben gibi sevmezsen, Sen olmaya razıyım... Artık ben, ben de değilim... Artık ben sendeyim... Artık ben senim... Beni, ben gibi sev sen yine de, O zaman tadı damağında kalır bu sevginin... O zaman sana karışır nefesim... Ve belki o zaman biz olabiliriz... Çok geç değil, Beni, ben gibi sev sevgili... Solmaz Akça |
Labirent Sevda Bir labirent bu sevda Ne başı belli,ne de sonu Karmakarışık duygular duvarı Her yanı sarmış Akıllar firari. Biz böyle değildik eskiden Tüm çıkışlarımız Sevgiye,aşka idi. Şimdi anlayamıyorum Var ile yoku ayırt edebilmek Ya ölmekten geçiyor Ya da öldürmekten. Düşlerimin katili dediğim sen Umutlarımı çalan da sen Ah elime bir geçsen. Bir labirent bu sevda Gittikçe gelinen Yolları bitmeyen Kapıları yüzüme kapanmış Yine de,sonsuza dek içinde koşacağım Bulmaya yaşayacağım Bir labirent bu sevda Arayan ben,aranan sen... ^^Her sevda bir labirente dönüşecekse yaşamımda,sevmeyeceğim artık hiçbirinizi.böyle bilin ama pekte inanmayın.Sevgisiz olmuyor ne kadar isyan etsemde safca,tertemiz duygularla sevesim geliyor,gül yüzlü yarları,güller içinde...^^ Mehmet Caner Sümengen |
sana geldim Gece yarısı gözüm dalmış anılara. Önce gözlerin gelir hayalime, Sonra nefesin kulağıma. Dokununca sıcacık çıplak tenine Hadi uyan bak, Sana geldim. Aç gözlerini. Ne olursa olsun hadi seviş benimle Seven ve okşayan yüreğinle. Aşkı öğret, Zil zurna aşık nasıl olunur Ezberlet bana. semra tozduman |
Anlat ona aşk Rüyamı. Bir dokunuşun yakışını, Dudakların bir öpüşte eriyişini, Bu tenin onda kayboluşunu. Ayın sessiz sedasız bizi seyredişini, Yıldızların ise birbirine gülümseyişini. Söyle bana aşk, Bu yürek bu tutkuya dayanırmı semra tozduman |
Evvelim/Ezelim/Ebedimsin... GÜNAYDINIM’ sın... Fecri aydınlatan sözlerimsin sen...Karanlığın odalarına süzme ışıktır gözlerin.. Ceplerinde hüzün taşıyan adamın avuçlarında sakladığı mavi bilyelerin içinde yaşayan can... Sen perdelerime düşen günaydınımsın.. Sen yarım yamalak sözlerimin tamamlandığı yersin... Durma oralarda, gecemi gündüze çeviren kadın.. Günebakan çiçekleri gibi yüzünü bana çevir.. Soluğunu rüzgar, suskunluğunu bahar yaptım kendime.. Gözlerinin sağnaklarındayım bulut bulut düşüyorum Yeşil Cennetin kuruyan topraklara... Kalem oluyorsun yüreğimde demlenen... Kahverengi gözlerim gibi kahve gözlerinle ısık dağıtıyorsun şehrime.. Alnıma vuran ışıksın..Cünkü sen günaydınım, sen benim yaşamımsın sabahıma kanatlanan... AYDINLIĞIM’sın... Cemaline sinen nurlu gözlerine esir düşüm ben.. Esrik bir rüyayım karanlıktan aydınlığına saçılan.. Tut sevgili..Mihrabına al beni.. Gökyüzüne kanatlandır beni.Kutsa beni yüreğinle.. Kutsal mabedinde yaşamama izin ver... Duam olsun nefesin.. Nefesim olsun gözlerin.. Katılaşmış karanlığımı erit yüzünde soluklanan güneşle.. İlmekle beni ışığına..Kollarına al cocuksu sevinçlerımi... Ört üzerimi ışığınla... Saçlarımın köklerinde doğsun gözlerin.. Alnı pak sevdalara kazılsın adın.. Tıpkı karanlıklarıma bırakılan aydınlık gibi... Sen hep burada kal.Gecemin sabaha gebe kalan aydınlığı ol... Kuşluk vaktim olsun sözlerin..Perdelerim seninle gülümsesin... Şehrim seninle ısınsın.. Sen geleceğe yürüdüğüm yollara mevzilenmiş çiçeklerin gökyüzüne bakan yanısın... Sen pencerelerime süzülmüş apaydınlığımsın.... YOLLARIM’sın... Umutsuzlukta kaybettiğim yılların geleceğe giden zamanısın sen.. Tozlu yollarımsın sana uzanan... Adımlarımsın bastığım her izinde adını sayıklayan... Rüzgar koynumda sana geliyorum.. Dudaklarımda senin en sevdiğin şarkı.... Bir de bohçamda sevgi azığım...Kilitledim geçmişimi karanlığa... Ben sana koşuyorum..Hem de yalınayak... Bilirim ki yollardaki dikenlerin çıplak ayaklarımın kanamasından korkarsın sen... Dudaklarınla öpme sakın yollarıma serilmiş dikenleri.. Bırak kanasın ayaklarım.... Yollarımsın bâd- ı saba ile yıkanmış.. Bulut bulut gölgelerinde ilerlediğim varlığının bayram arifesindeyim.. Sana kavuşmak, bir bayram sabahı... Toprak yağmuru sağarken dudaklarıyla sen benim vuslatımsın hasretin omuzlarına vurulmuş... Sen benim yollarımsın adınla onurlandırılmış.. Gözlerini mavi ufuklara çevir.. Toz bulutuyla sana gelmekteyim... Ellerimde mavi bilyelerim nefes nefese sana koşuyorum . Bekle beni..Daraldı zaman.. Yaz yağmuru kadar mesafem kaldı sana..Geliyorum.... Kaybolan yılların cilasız zamanlarından senin için yollara koyuldum.. Zamansızlığın patikalarını geçmişken bir dağ kaldı aramızda... Üzüm bağlarından geliyorum sana..Az kaldı sevgili.. Yollarımsın, adımlarıma ömür diye sunulmuş... SABRIM’ sın.. Acıya minnet eden bir cocuğun ellerine tutuşturulmuş ekmek gibi bereketli yüzün.. Su gibi aziz, hayat kadar elzem ve nefes kadar sonsuz bir cansın sen... Akşam kuytularında yalnızlığın ayak dibinde düşmüş benliğimin gözlerinde tekrar hayatı kazanmasıydı.. Takâtim, dayanağım, sabrımsın sen.. Soğuk ve yapay cocuklarla bastırılmamış cocuksu düşlerimin yeniden sabırla örülüşüydü yüzündeki tebessümler.. Ezberimsin. evvelim , ezelim ve ebedimsin... Sebebim, nefesim ve ahirim.. Sen, çaresizliğin ayak uçunda demlenen yüreğime armağan edilen sonsuzluk hediyesi.. Sen, göğsümde taşıdığım eşsiz paye... Sen benim acıya dayanma gücüm, sen benim yüreğime işlenmiş sabrımsın... ''HAYATIMSIN'' Şeceresi hüzün olan adamın buzdan kalbine düşen hayatsın.. Canıma can diye süzülen canânsın. Kanadında mutluluk olan baharlarsın sen... Gonca güllerle süslenmiş sabahların gülümsediği cansın sen.. Kaybettiklerimin ardından tek kazandığımsın.. Bedeli ödenmiş acılarımı dudaklarındaki nefesle gideren şifâsın sen.. Bağrı yanmış ve susuzluktan yüreğimi kurumuş kıyılarıma dolan ve benliğimden aşıp yüreğimde çoğalan bitmez deryâsın sen.. Yaralarıma kendi yarası gibi bakıp sökük yüreğimi Eyyubvâri sabırla mutluluk ekleyen, çöllerimdeki serabın tükendiğini bilip dudaklarındaki ab- ı hayat ile menzile giren Leylasın sen... Göğsümde her zaman övünç abidesi diye saklayacağım ömrü vefasın sen.. Sen susuzluğuma düşen hayatsın.. Bak çöllerim yeşeriyor.. Dokun toprağa.. Zamanın göğsünde elenmiş topraktan “ sen ” fışkırıyor bak.. Dua dua filizleniyor kuru yapraklar.. İçinde büyüttüğüm kız çocuğunu vakitsiz gömen adamın kuru dudaklarına sunulmuş ab- ı hayatsın... Sen benim gözlerindeki kendimi gördüğüm hayatımsın... Soluklandığımsın, nefes aldığımsın.... Velhasıl; sen benim evvelim, Ezberim, ezelim, ebedimsin... Sen benim herşeyimsin... " Sen dünden daha büyüksün içimde sevgili....." İsmail Sarıgene... |
ADIM SONBAHAR nasıl iş bu her yanına çiçek yağmış erik ağacının ışık içinde yüzüyor neresinden baksan gözlerin kamaşır oysa ben akşam olmuşum yapraklarım dökülüyor usul usul adım sonbahar ATTİLA İLHAN |
BENİ BEKLESEN Beni beklesen, Ben; Bulutların apağında, Yağmurların yanağında, Çisil,çisil sana gelsem..... Beni beklesen, Ben; Tozu dumana katıp, Hareketsizliği yakıp, Vuslat,vuslat sana gelsem.... Beni beklesen, Ben; Anı tazeleyerek, Yüzünü özleyerek Adım,adım sana gelsem.... Beni beklesen, Ve ben sana gelsem.... ......................... Lokman HATİMOĞLU |
Ben doğarken asi doğmuşum Kızıl alevler içinde aleme bakmışım Ellerim kilitli yumruk halinde tutmuşum Feleğin sinesine patlatırcasına Tetikte durmuşum Ben doğarken asi doğmuşum Gözlerim kapalı yüreğim kentik kentik Kül basmışım yarama Kömür tozunu ilaç diye içmişim Hüzünden maya tutmuşum Ben doğarken asi doğmuşum Sicimle bağlanamaya yeltenmişim Nasırlı ellerin dikenlerini En asi günümde sineme kazmışım O zaman acıyla dost olmuşum Ben doğarken asi doğmuşum Uçurumlardan düşmüş Çamurla sıvanmışım Cansız düşmüş İnadaına demişim yaşamın Ben doğarken asi doğmuşum Kan damlarken yüreğime huysuz Koynumda sürgün martılar ürkek Özlemlerimde güvercinler uçurtmuş Hayallerimde umut biriktirmişim ..A.VAHAP ERGÜVEN |
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni? Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni? Hisset! Hisset, Parmaklarına değen kağıdın içinde Dolaşan damarlarımı... Hisset damarlarımın, kanımın Seni aramak için Deliler gibi dolaşmasını... Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni? Dinle; duyuyor musun yüreğimin ritmini? Gönlümde esen rüzgârları dinle... Nefesimi tutmasam Gözlerindeki derin ovalarda titreyen Bütün yeşillikler kül olur, Sazlar büyür simsiyah, Kuruyan gözpınarlarında... Yazık! Mekanlar durduruyorsa seni. Ve yazık, kendini bağladıysan maddelere... İpsiz bir uçurtmayım ben... Ve kuyruksuz Saçlarının çizgilerinde süzülen... Rüzgârım sensin. Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim! Yüreğinde yer var mı? Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni? Ve bir kaynak suyundan oluşan derenin Üzerine düşen yaprak gibi; Düşürüyor musun gülüşlerini Ve öpüşlerini sesimin üstüne? Akıyor musun benimle beraber, Akıyor musun yıldızlara doğru? Yıldızlar... Yıldızlar neden böylesine vefasız? Neden her üşüyüşümde Lapa lapa yağıyorlar avuçlarıma, Neden eriyip kayboluyorlar? Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni? Bilmiyorum. Bilmek istemiyorum... Ama parmaklarının ucunda şu an ne olur hisset beni... Hisset! Hisset, damarlarımdaki kanımın, Seni aramak için deliler gibi dolaşmasını... Söylemiştim değil mi? İpsiz bir uçurtmayım ben...Ve kuyruksuz... Saçlarının çizgilerinde süzülen... Rüzgarım sensin. Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim. Yüreğinde yer var mı? Muammer Erkul... |
Dilim Varmıyor... Kırmızı gül verdin önce elime Sonra zehir oldu her bir kelime Allahtan bul denir böyle zalime Dilimin ucunda dilim varmıyor Kararsız, tutarsız halin dilemma Çözemedim seni sanki muamma Bana yaptıkların çok oldu amma Beddua etmeye dilim varmıyor Çektiğim son bulsun numaracıdan Falda yine çıktın falcı bacıdan Deva diye inle sürün acıdan Beter ol demeye dilim varmıyor Acıyla inile heder ol diye Derman ara daha beter ol diye Ben gibi dert, tasa, keder ol diye İçimden geçiyor dilim varmıyor Nasılda kendine bağladın beni Peşinde bir mecnun sağladın beni Aşkınla kül ettin dağladın beni Sende yan demeye dilim varmıyor Nice vaatlerle beni kandırdın Aşkın ateşine nasıl yandırdın Lanet olsun bu candan usandırdın Sen kıvran demeye dilim varmıyor Bana verdiklerin acı hediye Acımın farkına varırsın diye Binlerce beddua kafamda niye? Onbinde birine dilim varmıyor Yalanlar üstüne hep planlar kurdun Elbet düşer diye ağını ördün Sevinsene zalim düştüm ya gördün Sen de düş demeye dilim varmıyor Safmışım içimde seni büyüttüm Sırat köprüsünde beni yürüttün Sana sevgi güttüm sense kin güttün Aşksız kal demeye dilim varmıyor Haberin var mıdır bu günahından Acıdan inile kahrol ahından Farkına varmadan son sabahından Anlarsın demeye dilim varmıyor Çıkıp gelsen bir gün çalınsa kapım Yalvarsan desen ki sendeymiş hapım Yeminler müsait değildir yapım Defol git demeye dilim varmıyor Bundan sonra kötü konuşmam desen Acı çektirenler baş düşman desen Gönül ettiğinden bin pişman desen Yalansın demeye dilim varmıyor Bir daha mı tövbe yeminler olsun Yalansam gözüme topraklar dolsun Sevda bahçemdeki güllerim solsun Aşksız kal demeye dilim varmıyor Açtığın yaralar sarılmaz oldu Kibirden yanına varılmaz oldu Yoruldu bu dilim darılmaz oldu Darılayım desem dilim varmıyor Aşkına yandırdın beni kavurdun Kül oldum yelinle çöle savurdun Kahrımdan kendimi yerlere vurdum Vurulasın desem dilim varmıyor Dünya yansa kalsa bir tek insansız Bu aşktan vazgeçmem artık imkânsız Beğendin mi şimdi gördün insafsız Vicdansız vicdansız be hey vicdansız Vicdansız demeye dilim varmıyor... Mete Yıldız |
| Saat: 09:22 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık