![]() |
HERŞEY AŞKINA Uçan kuşların kanadındadır diye seyrederken gökyüzünü, Dalıp gitmişim özlediğim hayaline tutamamışım, uzanmışımda, Gezdiğimiz yerlerdedir gönül izlerin diye, dolaşırken parkları, Düşüp kalmışım, hala aşkının sarhoşuyken duramadım ayakta. Sanki uyurken ellerin yine yüzümde,yine yanımda bir sevda, Bil ki uyurken yine sevdana dualarım, yine mutluluğuna, Her şey aşkına,iyi ol diye, benimle ya da bensiz hayatında, Resimlerine bir buse kondurdum, yine her gece uyuyamadığımda. Sende hayat gibi vefasız olmayasın,hasret kalmayasın dünyada, Unutsan da beni ateşin yüreğimde, düşünme ölmem yaktığında, O mum ışığının ardındaki güzel gözlüsün, hala hatırımda, Hala benim için saklanan en değerli varlıktır güneşin,sen olmasan da yanımda. http://www.siirperisi.net/images/sair.gif TEVFİK FARİSLİ |
http://i223.photobucket.com/albums/dd250/bLue__qirL/920372a51b9bb018849c752sl6.jpg Zaman, hayata adadığım fiilleri hep geçmişle çekimliyor Gelmişti… Gitmişti… Bitmişti… Oluyor hep. Okunaklı hayatlardan okunulası bir hayat dizmek istiyorum kendime. Bildik geçmişimden dem vuruyorum ilkin. Ve ömrümün asıl satırı geliyor… Susuyorum… Bol üç noktayla satırlar atlıyorum. Okunulası olması gereken hayatım, susulası satırlarda can buluyor Vazgeçiyorum beni bana yazmaktan. İki satırdan fazlam yok çünkü… Ya$adığımı unutuyorum... Bana Ölmediğimi ispat et !alıntı.. |
NE ZAMAN YAĞMUR YAĞSA Ne zaman yağmur yağsa, Seni düşünür, seni yaşarım. Gözlerin gelir aklıma, Islak, üzgün gözlerin... Ve yanaklarından süzülen, O iki damla yaş senin... Yüreğime hançer gibi saplanır, Yaralar beni derinden. Kıyasıya durmak bilmez hançer, Yaralar ki biteviye. En olmaz yerimden, Biçare yüreğimden... Ne zaman yağmur yağsa, Buğulu camlara çarpan, Başıboş damlalar gibi, Yüreğimde de hissederim Gözlerinden akan gözyaşlarını. Zaptedemem işte o an, Yüreğimde dinmek bilmeyen Sana olan sevgimi. Yağmur damlaları gibi, Bırakırım kendimi... Ne zaman yağmur yağsa, Gözyaşlarım yüreğime saplanır, İçimde büyür öksüz sevgin, Yüreğim birdenbire dağlanır. Bir buruk hüzün kaplar içimi, Ben hep seni düşünürüm. Çaresizlik diz boyu bende, Dertlenir, üzülürüm. Seninle yaşamak ister, Seninle geçsin derim, ömrüm. Ne zaman seni düşünse yüreğim, Öbek öbek sevgiler oluşur içimde. Damla damla doluşur sevgim, Bir beklenti, bir ümit bende. Seni ister, sana koşar, Her an sevginle coşarım. Sana sevgim artar birden, Aşk güllerim yeniden açar, Mutluluğu arar yeniden, Kışım bahar olur yüreğimde... Ne zaman yağmur yağsa, Camlarda damla damla yağmur, Pencerede gözü yaşlı ben. Hep seni düşünürüm, Sen bunu hiç bilmeden. Sana sevgim her geçen gün artar, İster anla beni, ister anlama, İster ağla ben gibi, ister ağlama, İster bil halimi, ister bilme. Zaten bilemezsin ki bunları sen, Hem ne değişir ki, bilsen... Ne zaman yağmur yağsa, Gözü yaşlı iki kişi: Biri gökyüzü, biri de ben. Yağmur toprağına kavuşur, Ben ise sana kavuşamadım hiç. Yalnız hayalimde kavuştum, Hayalimde benim oldun sen. Hayalinle yaşadım, sana taptım, Sana gönlümde bir saray yaptım, Seni baştacı yaptım... Ne zaman yağmur yağsa, Seni düşünürüm: Sen ve ben! .. Mehmet Ali ÇIBIKLI |
Kaç zaman geçti, Hayallerimin içinden akıp Umutlarımla savrulup sürüklenip giden yıllar… Araya girdi felek çaldı seni benden Alıp götürdü sonsuz yolculuğa Kaybolmuş bende ki sevgin Kaçıyor köşe bucak gecelere… Körelmiş bir bıçak, Kalbimde izi kaldı, Saplanmış bir hançer Hala sırtımda asılı, Elimde yırtık resmin Kaderim böyle yazılı… Silindi hafızan silindi benliğin Kalbimi bıraktım o sevdiğin gülistana Rüzgârların yapraklarımı kopardı, Güneşin ise bedenimi yaktı. Yapraklarım soldu Bedenim kuru kaldı Yaşananlar dün gibi hala aklımda Silinmedi, silemedin benliğimi metin mungan |
kırmızı gülüm Sen sabrımın güneşi Sen sevdamın kanayan gülü Ben seni beton duvarların İçinde büyütüyorum Sen canımın güneşi Gözlerimin bulutu Kalbimde büyüttügüm Kanayan kırmızı gülümsün Sanmaki gülümü solduracağım Ben sen değilim Gözlerimle canımla bakarım Ben gülüme yıldız özcan |
senden vazgeçemedim Unuttum senden kalan hatıraları Birer birer kopardım Kapattım gönlümün kanayan yarasını. Bir seni unutamadım Senden bir türlü kopamadım Senin hasretinde kavruldu tüm yaşanan her şey Ve ben senden vazgeçemedim Yürürken bile yürüdüğümü anlamıyorum Gözlerimin baktığı şeylere dalıp gidemiyorum Gülerken güldüğümü, sevinçten havalara uçtuğumu saymıyorum Ağlarken bir seni hatırlıyorum. çünkü anlıyorum Senden vazgeçemediğimi anlıyorum ve ağlıyorum. Her gece demiyorum. Ağladığımı bir ben biliyorum Soğuk buzlu taşlar da kaldırımlarda Sabahladığımı biliyorum Çaresizim yardım bile isteyemiyorum. İstememde senin elinden olmayan her şeyi Dokunamam koklayamam senden izinsiz bir şeyi Sonra kızar gidersin son gidişin gibi Geriye hiç ama hiç dönmezsin Şimdi dönmediğin gibi... Sevgim yerini nefrete mi bırakacaktı! Aşkın biter bitmesine de sevgin hiç biter mi? Duyguların söner mi? Gece yaktığın bir mum gibi erir kül olur mu? Aşkının bittiğine inanırım ama sevginin solmasına asla Senden ayrı kaldığım bu aylarda Hep aşkımın solmasını istedim. Güneş yüzü göstermedim Bir damla su vermedim Boğazımda kaldı yediğim her şey aldığım hava Gördüğüm güzellikler bana bir kâbus oldu Uyandım her sabah korkudan Üstümde bir gariplik bir halsizlik var Kendimden vazgeçiyorum senden asla vazgeçemedim... metin mungan |
Ben mi istedim bu pencerenin ardından denizi izlemeyi? Ve üzerinden geçen gemileri. Ben mi istedim bu karanlık, bu yalnız, bu hüzünlü akşamlarda seni düşünmeyi Düşünürken ağlamayı, Ağlarken de seni benden uzaklaştırdığı için bu yaşama lanetler okumayı ben mi istedim ? Ben istemedim bu pencerenin ardından denizi izlemeyi Ve üzerinden geçen gemileri Ben istemedim bu karanlık, bu yalnız, bu hüzünlü akşamlarda seni düşünmeyi Düşünürken ağlamayı, Ağlarken de seni benden uzaklaştırdığı için bu yaşama lanetler okumayı ben istemedim Ben, ben hep senin yanında olmayı istedim O sıcacık ellerinden tutup, O dünyalar güzeli gözlerine saatlerce doymadan, bıkmadan, bakmayı istedim Ve her defasında seni ne kadar çok sevdiğimi haykırmak istedim dünyaya Seni seviyorum, seni seviyorum, Seni, seni seviyorum ! Çok şey mi istedim ? Ben hep senin yanında olmak seni sevmek istedim Seni kanatlarımın altına alıp sarmak, Öpmek koklamak istedim Her defasında haykırmak istedim dünyaya Ben, ben çok şey istemedim gülüm Ben, ben yalnız seni sevdim Ben senin yanında olmak istedim Çok şey istemedim Sadece sadece, Seni sevdim, seni sevdim Seni, seni sevdim... alıntı |
Açılmaya Başladı Bilgi canımıza ferman okuyor Kör gözlerim açılmaya başladı Ellisinden sonra inan korkuyom Kör gözlerim açılmaya başladı Yaşamla hesabım bence bu belki Farklılığı fark edenler ne derki Doğamız çok güzel yüzler çok renkli Kör gözlerim açılmaya başladı Çok hoyrat yaşadım bu beni üzer Güzel ile çirkin kol kola gezer Dünya hayalimden de inan çok güzel Kör gözlerim açılmaya başladı Gençlik yıllarımda veremediğim Yaşlılık dağ imiş göremediğim Korkum karanlıkmış yenemediğim Kör gözlerim açılmaya başladı Günden güne rezaletin dümeni Öğrendikce inan korkutur beni Gün geçtikce tanır oldum ben beni Kör gözlerim açılmaya başladı Yaşlandıkca soluğumuz kesilir Bakış açımızda neler eksilir Göz bantlarım yavaş yavaş çözülür Kör gözlerim açılmaya başladı Bilgisizlik acısını bilmeyen Kuşatılmış korkuları yenmeyen Bakar körmüş baktiğını görmeyen Kör gözlerim açılmaya başladı Yaşlandıkca öğrenmenin korkusu Dost Şeref in bundan kaçar uykusu Nasıl bir yer karanlığın arkası Kör gözlerim açılmaya başladı 10-10-2007 Şerafettin Muş |
Gereği Düşünüldü Sizin inek bizim tarlaya girdi Keçiler damdaki serğiyi yedi Hekim Bey,bu adam beni çok gerdi Yeter artık gereği düşünüldü Şu tarlanın sınırı babamı aldı Bahçedeki elmaları kimler çaldı Bu yolu buradan geçiren yandı Gidin artık gereği düşünüldü Kadınlar çeşmede saçlar havada Çocuklar yumurta çalar tavada Hekim Bey,çıldırırım ben burada Bıktım artık gereği düşünüldü Sizin oğlan bizim kızı kaçırmış Biz kan davalıyız bunlar çıldırmış Kızın anasıda pek bir cazğırmış Deli etmeyin gereği düşünüldü Senin kaşının üstünde gözün var Tavuğuma kış dedi biraz sıkar Neden camımı indirdi bu çocuklar Gidin artık gereği düşünüldü Yaşım yetmiş tarladan su akıtmam Ot tıkarım bu tarlaya bastırmam İnadımdan bir adım geri atmam Alın bunları gereği düşünüldü 20.12.2007 Ali Ekber |
Saçlarının Kokusu Lotusa benzer saçlarının kokusu içime çektikçe tüm fenerlerim söner gözlerin narin bir bakışla donmuş güneşimin tüm buzlarını çözer mesut aşıklar yakalanınca tek bir bakışına aşıklığına kara bir isyan eder bilinmez gergef gergef ördüğün bu ağa neden sadece uyanık aşıklar düşer denizci türkülerinde duyulur saçlarının kokusu dalgaların kıyıya vurmaları sendendir sen varken bitmez dağdan dağa rüzgarın kokusu gökyüzünün avare kusları senin eserindir tanrının yeryüzüne saldığı sis seni benden saklamak için midir rahibeleri anladım isa aşkına peki sendeki bu tazelik nedendir solgun denizlere renk veren saçlarının kokusu gölgesinde saklar, gökkuşağının kayıp rengini cezirde sana koşar, okyanus sularının buğusu sana hasetlerindendir eliflerin yalnız duruşu gel salalım çılgınca heryere, saçlarının kokusunu baharlar hiç eskimesin yeryüzünde. İsimsiz Şairler |
| Saat: 02:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık