![]() |
Nasılsa ayrılık bu aşkın sonu Sen de eller gibi adımı unut Kader ikimize çizmiş bu yolu Sen de eller gibi adımı unut Seninle bu aşkı yaşamadık say Birlikte gülüp te ağlamadık say Böylesi unutmak dahada kolay Sen de eller gibi adımı unut İstemem söyleme bir tek kelime Sen de eller gibi adımı unut Değmesin artık hiç elin elime Sar yeni aşkını benim yerime Sen de eller gibi adımı unut... |
Bütün hakları saklıydı kalbimin.. Kimseye göstermedim orada biri vardı.. Benden bir tane daha.. Susan,bakan.. Sessizliği seven,o yalnız ufacık kız çocuğuydu.. O ağlardı gecelerce.. O susardı , o beklerdi.. Bütün hakları saklıydı.. Bir kişiye aitti.. O nerede diye beklerken.. Gökten inen bir yıldırım gibi düştün avuçlarıma.. Avuçlarımı yakan bir sevdayla.. Ellerim yandıkça o sıcaklık kalbime vuruyordu.. Sen diye yaşamaya başlamıştım.. Evet o deli , küçük kız seviyordu.. Minicik elleri yanıyordu O'nun sevdasıyla.. Ama yadırgamıyordu.. Seviyordu bu alevi.. Midesinde ağrılar, Gözlerinde yaşlar, Kalbinde kütürtüler.. Dinmeseydi.. Tutsaydı o beklediği ellerinden,sonsuza koşsaydı yanında.. Yıllarca susuz koşardı onun yanından.. Derken o gidiyordu.. Bu mavi gözyaşları olan kız, denize döküyordu göz yaşlarını.. O görmüyordu.. Yanan ellerini tutan yoktu ki.. Kalbindeki ağrı dinmiyordu ki.. Gidiyordu o.. Yazık.. Harcıyordu bu sevdayı.. Unutucak mı şimdi bu küçük kız.. Onu beklediği yıllara inat, bu rüya ile gerçek arasında yaşanmış sevdaya inat.. Asla unutmayacak ki.. Hey sen, Büyük gururlu adam.. Unutulmayacağını bile bile.. Söyle.. Nasıl yaşayacaksın bensiz..? |
Işığımsın Masmavi göklerde bir yıldız mısın.? Yağmurlu havada gök kuşağımısın.? Doğaya renk veren çiçekler gibi, karanlık gece de ay ışığı mısın.? Dağlardan çağlayan şelalem misin.? Yosun yeşiline benzer gözlerin. Görmediğim zaman geçmez günlerim. Gündüzü aydınlatan gün ışığı mısın.? Bahar suyu gibi coşup çağlayan. Dolunay gibisin,yeni parlayan. Her gece rüyam da sana ağlayan... Doğum günümde ki mum ışığı mısın.? Albümde sakladım küçük resmini. Kâlbimin içine yazdım ismini. Haberin gelmiyor niçin,küstün mü.? Ruhumu aydınlatan ilk ışığımsın |
Hayat Yolu..! Tüm insanlara...! Şu koskoca alemde her şeyin var hikmeti Evvelini bilen yok, bilen yok sonrasını Sen doğru ol, dürüst ol, gerisine karışma Bilen de, gören de odur, her şeyde onun izi... Her şeyde vardır hayır, olumlu ya olumsuz Her durumda farklıdır sorumlu da sorumsuz Olumsuzluk adına, yapılan bilinçliyse, Karşılığı da gelir, hiç kalmaz bil, sonuçsuz... Her kapanan kapının ardı düzlüğe çıkar, Sen gönlünü ferah tut, sakın olma isyankâr Attığın her adımın sevgidir besmelesi Her şey sevgiyle güzel ve her şey sevgiyle var... Her ne yaşarsan yaşa, yüreğine kin sokma Sevgi olan bir kalpte kin ve nefret barınmaz Büyük konuşursan bil, yutarsın büyük lokma Kalpten kalpe kin ile nefret ile varılmaz... Sen aynasın evrende, her şey senin eserin İyiyi de kötüyü de sadece sen besledin Hak yerini bulunca anlamazdan gelirsen Mutlak bir gün anlatır, biçerken ektiklerin... Sen sadece yolcusun, şu koskoca evrende Her ne güzel gördüysen, şükreden ol çevrende Dostlukla, güzellikle, sevgiyle katet yolu Hayat sana yaşatır, senin seçtiğin sonu...! |
Ay Işığı Ay ışığı kutsal sevgilim Fısıltıların yumuşak toprakta Ayak izlerime doluyor Sen de terkedip gitme Sularla oynaşmaya Doğur beni ışığınla Lekeli yüzüne Bulaşmış gibi yeni bir iz Şarkımızı çalıyor dağlar Haydi dans edelim özlemle Çakışsın bedenlerimizdeki giz Mırıl mırıl büyüsün başaklar Barış içinde çoğalsın sevgimiz. |
Islak gül... Seninle paylaşmak uykularda en büyük günahları Seninle uyanmak nice çılgın gecelerden sonra. Alır, götürür beni kokun uzaklara, en uzaklara Ağzın; dudaklarımda ıslak bir güldür sabahları Tenin çekiyor beni, tenin tutmuş saçlarımdan Afrikalı kölenim senin, esirinim, mecburunum Gözlerin değmese gözlerime kahrolurum Ölürüm, çekersen ellerini avuçlarımdan Dönsün başım, tutuşsun damarlarımda kanım Gel, otur yanı başıma, erişilmez kadınım Yum iri gözlerini, devir kirpiklerini Ser önüme, bir hazine gibi güzelliklerini Sana en muhtaç olduğum şu anda gel. Yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel... |
Günler Perişan yırtarak geçiyor kalbimizden hayatı da törpüleyen zaman şuramızda birşey var acıya benzer umuda benzer böyle günlerde hayat hem acıya, hem acıya benzer gün ölümle başlatıyor hayatı her şafak taze bir ölünün üstünde doğuyor her sabah ölümü anlatıyor gazeteler sol köşede ölümü kutsallaştıran bir fotoğraf yeni bir cinayetin röntgenini çıkartıyor gövdeme beynim sabırla keskin iğdişliyor haber bültenlerini, yorumları, sahte ölüm ilanlarını bizim ilanlarımız çoktan verilmiştir gelirse de bilinir nerden ve nasıl böyle ölümün yücedir adı ha kanağacı canım, ha gelincik tarlası çünki ölümün kanıdır besleyen bir başka baharın tohumlarını şuramızda birşey var bizi onduran birşey acıya saran umudu kuşatan kalbim : kalbim mi desem var kalbim : yaşayan ben hayatla ölümle cinayetle gazetelerde, radyolarda, eski üniversitelilerle eski prof hocalarla yaşayan ben : geç mi kaldık / kabul edemem ah benim sevgili annem oğlunda elbet yurtseverden birgün bırakır da sizi yüzüstü yüzüstü değil : elbette bizüstü bırakır da : kötü sarmaşıkları, yaban güllerini bırakır da : sekizyüzlük hırtları, şunları, bunları giriverir senin sıcacık kucağına yani hem sana karşı, hem senin için giriverir o yanılmaz tarihçinin yaprağına ölüm mü dedin annem ölüm senin gibi güzel annelerin senin gibi güzel çocuklar feda etmiş o tarih atlasında bir kırmızı gül olur ancak koksun diye çocukların bahçesi şuramızda, tam şuramızda kanserli bir virüs gibi kanımıza karışsa da bizi yaşatan günler perişan işte bir bir kırıyorlar dalıylan yeryüzünün olgunlaşan meyvelerini çünki biliyorlar vakit dar oysa dalları kırılmayan ölür mü sonsuz ağaç hayatı pekiştiren kökümüz var dünyayı emeğe kazandırmak için hayata ve ölüme sonsuz bir anlam veren kanağacına sözümüz mü var biz şimdi gidiyoruz gibi ya dostlar birgün döneriz elbet acısız, adsız ölümsuyu sürünün sürünün ölümsuyu bir ölü bir dirinin kanıdır besler hayatsuyu şuramızda, tam şuramızda tarihe nasıl anlatsam ey anneleri korkutan bizi yaşatan kan günler perişan |
Gözlerinin izi yok artık gözlerimde, Sesin kulaklarımda çınlamıyor eskisi gibi, Kalbimi daha fazla acıtmıyor hatıraların, Ne bu aşkıma, Ne de sevdama layık değilmişsin, Geçte olsa anlıyorum işte, Sana değmezmiş, Belkide fazla gelmiş sevgim, Seninle yaşadığım her günü çekilmez, Gecelerimi ise bana zindan ettin. Ne uyku kaldı gözlerimde, Ne bir damla yaş, Artık özgürsün hiç olamayacagın kadar, Çünkü kalbimde sana ait ne varsa, Artık başkası için olucak, Sense yıkık bir mezarsın... |
Ateşe Dönük Gecede ayaklarım ağır kurşun mafsallarım Yürüyorum bir dağ yolunda ateşe dönük Biraz yaklaşır mısın kır çiçeğim öksüz papatyam Silahsızım çevrilmişim yalnız sana anlatacağım İşte ateşledim cigaramı bir soluk aldım Tütün bastım yarama tuz koydum çaresiz Oysa damarlarım vuruyor dağ başlarına Eritiyor karanlığı ilkin gözlerin sonra dudakların Yanan cigaramın dumanında görüyorum seni Hep onsekiz Ağustos hep kızgın bir bakır Sonra bir Akdeniz sabahı aydınlık yüzün Rüzgarlı bir denizle kolkola kıyıda sen Kırık bir aynanın parçalarında sen İlkin saçlarını görüyorum tanıyamıyorum Sonra yüzünü dönüyorsun biraz Temmuz güneşi Öyle bir siluetin olmalı rüzgarda biraz sarı Tek tek ufak ufak çizgiler kağıtta Eğilirim suya yaprakların arasından bakarım Yüzünün bir yanı başlar konuşmaya Omuzumu sarsıyor anılar yürüyelim biraz Kolay mı çılgınlıklara yürek tutmak Biraz zehir sert içki sonra bir yudum soda Bir soluk bir soluk daha tut beni düşeceğim Yaklaştırıyor uzaklardan gelen bir türkü Önce seni sonra bir kenar mahalleyi İki saattir karamsarım ayakta duramıyorum Dolduracağım sabaha yaklaşırken dağ başında Mavi bir demir kadar sert olacağım |
Gece Saati Bir Gece Sohbeti'ne gece saatinde parıldar gözler bir yıldızın gölgesine takılır bir kapanır bir açılır gökler yeryüzünden yıldızlara bakılır gece saatinde akrep yelkovan oniki menzilde durmadan döner gece saatinde hızlanır zaman kahve sohbetiyle bir başka geçer gece saatinde sonsuzluk bir düş saman alevinde hilal parıldar gecede bir damla lacivert öpüş bir yağmur çiseler... bir yıldız kayar gece saatinde yüzün seçilir aydınlanır gözler parıldar her yer sabah güneşinden de vazgeçilir sadece yüzünü görmek de yeter... |
| Saat: 12:13 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık