MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Mystic@L 4 Nisan 2007 22:23

yoktu yok
ve tarla sınırlarında kan vardı
analar en güzel çocuklarını
çocuklar yüreklerini
ve silah hiçbir zaman
böylesine kutsal olmadı

yoktu yok
ve bıçak dayanmıştı kemiğe
açlıkta işsizlikte ezilmişlikte
kim söyler bu türküyü kim düzer bu ağıdı kim
kocaman eller midir bu bağlamalarda
efendiler efendiler efendiler!

bütün davullar gülünç
bütün silahlar saçma
onlara gitti o davullar, şimdi yok
onlarla kaldı o silahlar, şimdi var
efendiler efendiler efendiler!

yoktu yok
bir sömürge havasıydı aşk diye damarlarda
ve bütün sınırlarda kan vardı
bir ekmek bulup bölüştüler
bir türkü bulup bölüştüler
ve sokaklarda dolaştırmak için özgürlüğü
ve vatanı anavatan yapmak için bir anda
efendiler efendiler efendiler!
kim söyler bu türküyü kim düzer bu ağıdı kim
ve kim varmış barışa elyordamıyla

yoktu yok
verecek hiçbir şeyleri yoktu yüreklerinden başka
ve barışın demir kapılarında sıkılmış yumrukları
toprağı sürer gibi demiri döver gibi dövüştüler
düştüler
birgün yine kalkmak için ayağa
ve bu çetin kavganın
mustafa kemal dedik adına
efendiler efendiler efendiler!

Hasan Hüseyin Korkmazgil


blood_lovee 4 Nisan 2007 22:33

Sessiz

Akşamları ışıkta
Renk veren sensin
Umuda kafa tutarken
Ses veren sensin
Yudum yudum
İçerken sarabı
Tad veren sensin
Yalnızlıkta
Sessiz sessiz inleyen sensin
Sessizlikte takdim
Şenlen olan geceleri.

Dilan Kanat


NiliM 4 Nisan 2007 22:38

Yaren


Kırıldı kanadım gurbette kaldım
Derdimi unutup hülyana daldım
Bahardım, kendimi hazana saldım
Kanayan yaramı dağlarım yaren

Görürüm kendimi o gözlerinde
Tebessüm bulurum can sözlerinde
Uyusaydım bir kez dost dizlerinde
Nehir oldu yürek çağlarım yaren

Yıldız kadar uzak bana ellerin
Acı söyler şimdi baldan dillerin
Kurudu mu bana akan sellerin
Aktıkça sözümü bağlarım yaren

Çekmedi kanadın dostça bir nazım
Dinlemedin sözüm kırıldı sazım
Lal ettin dilimi kış oldu yazım
Özledikçe seni ağlarım yaren


Serpil Doğan


Mystic@L 4 Nisan 2007 23:20

Açılır kapılar

Alır seni korum damla damla
suyuma, ekmeğime, aşıma,
kaygıma, sevincime, acıma,
umuduma, sabrıma, gücüme

Alır seni bölerim parça parça,
dağıtırım topraklara, denizlere, geceye,
Açılır her sabah kapılar gözlerinde,
girerim ışıltılı, yemyeşil bir bahçeye

A.Kadir


Misafir 5 Nisan 2007 00:22

Ben Seni Sevdim


Ben,
Seni sevdim...

Öylesi bir bahar akşamında
Soğumuş çay tadında
Dudaklarımda seni özlemenin
Tarifini sevdim...

Günahı boynuna suçların
Diz çökmeyen kavgasında
Yine de 'SEN' demenin
Bir tek sana yenilmenin
Sancısını sevdim...

Ben,
Seni sevdim...

Hani bir otobüs garında
O son bakışı hafızama çizerken
İçin ağlamak dolu
Yüzüme gülümserken
Sana veda etmenin
Hüznünü sevdim...

Aklımı çelerdi yokluğun
Hani en sensiz kaldırımlarda
Genzimi yakarcasına
Gözlerime dolan o sarhoşluğun
Sebebini sevdim...

Ben,
Seni sevdim...

Uskumru bir akşamda
Bir deniz kıyısında
Avcundan öptüğüm zaman
Kirpiklerinden damlayan
Tek bir gözyaşıyla

Bana bakışına...

Bende kalışına...

Benim oluşuna şükrettiğim

O duayı sevdim...

Ben
Yarım kalmış bir şiirin son cümlesi
Boğazımda düğümlenen o Selanik türküsü
Yaşanmamış bir sevda öyküsü dediğim

Ama istediğim...

Şimdi her akşam düşlerime doğan

O Dolunayı sevdim...

Ben....

Seni....

Çok sevdim.......


*Bilinmeyen bir şehirden, bilinmeyen bir şehire:

Kavgasını verdiğim, yüreğim kan revan olup vazgeçmediğimsin..
Tek'sin...Sonsuza dek'sin..Soluk almak, yorulmak, gülümsemeksin...
Seni de..Kavganı da severim...Sevmeksin..


Deniz ÜLKEGÜL


Nephthys 5 Nisan 2007 00:24

Seni bir ben bilirim,
Ben bilirim.
Seninle her yere
Ben gelirim.
Yolların yolumdur,
Ey sevgili,
Sormam ne yana;
Dur, desen
Durur.
Vur, desen
Vururum…
Sen, dilek taşımsın benim!
Bunca derdi açsan da başıma,
Derdimin çaresini
Sende bulurum.


Çetin ÖZDEMİR




Misafir 5 Nisan 2007 00:34

belki





bir şehir olur göl kıyısında
saçağından umut sarkan sırça evler
oğul akmaz oğul yarasından
diner göz yamacında ayaz

karanfil kokar belki bütün eller
olur ya
annem ağlamaz...





Ferhat Gülsün


arwen 5 Nisan 2007 00:51

Tan sabahı sona erdirirken
Doğan güneşi sen diye karşılıyorum
Gün boyu seninleyim
Sıcaklığında, ışığındayım

Gurubu kızıla boyayıp gidiyorsun giderken
Gözlerimde bir renk kızılımsı
Akan gözyaşlarımla uğurluyorum seni

Mora çalan siyaha teslimim şimdi
Karanlığım
Aya yansıttığın şavkınla aydınlık
Ay mı güzel sen mi güzelsin
Aydan bir parçasın sevdiğim

Yıldızlarda parlıyor gözlerin
Sessizliği yarıyor kulaklarımda kalan sesin
Geceme renk katıyor hiç unutamayacağım gülüşlerin
Şimşek gibi dudaklarıma çarpıyor öpüşlerin

Başka güneş yok, yüreğimi ısıtacak
Başka ay yok, gecemi aydınlatacak
Başka yıldız yok,parlayacak
Sen bir tanesin
Şimal yıldızım

Bir daha doğmasın gün, sensiz doğacaksa
Bir daha olmasın sabah sensiz olacaksa
Ecelim olsun, gecenin karanlığı
Haram olsun bana senden başka yıldızın parlaklığı

MertlerinEfendisi / Arap kurt


Misafir 5 Nisan 2007 01:28

tey tey


yürüdüğümüz bütün yollar siliniyor
bu şehrin haritasından
biz yeni bir keşfe çıkıyoruz
adı;yalnızlık

kendi takvimimizin yapraklarını koparıyoruz
zaman biziz
kamçılıyoruz içimizdeki ruhsuz köleleri

çölümüze yağmur beklerken
kum fırtınaları



yürüdüğümüz bütün yollar silinirken
bu şehrin haritasında
her defasında
yarım bıraktığımız şiirle dokunduk
zaman aşımına uğramış aşklara
kaybolduk
ertelenmiş yaşamların pişmanlığı kavururken içimizi
acırken biz
sızlatırken aşk
her defasında yarım bıraktığımız şiirle seviştik




saçının yüzüne düşümünün bir anlamı oldu hep
kesinlikle bir anlamı vardı dudak ısırışlarının
sesin burkulduğu yerdeydi aşk
o gece
ölsek de üşürdük
gözlerin kilitlendiği vakit
puslu bir İstanbul sabahı
terlerken iki komşu cam
ıslak bakışlarının yüzüme düşümünün bir anlamı olmalı
kesinlikle bir anlamı var dudak ısırışlarımın



yürüdüğümüz bütün yolları siliniyor
bu şehrin haritasından
yaprak cinayetleri
ve
sarı kızlar ölüyorken
arnavut kaldırımlarına
aşk
kendimi temize çıkarıyorum



Ayben ÇEVİK



NiliM 5 Nisan 2007 01:29

Üvercinka

Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Lâleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil

Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Birlikte mısralar düşürüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalanalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil

Cemal Süreya


Misafir 5 Nisan 2007 01:31

YAKARIŞ







çocukluğumsun sen benim
sisli aynalardan bakışlarını sektirenim
günlerin potasında gecelerini eritenim
erken baharları susuz yazlarda büyütenim
çocukluğumsun sen
bir çığlığın peşinden bin ağıt üretenim

ciddi marşlara tekerlemeler giydirip
çıplak umutla el yordamı aşklara yürüyenim
erken ölenim / geç gülenim
delikanlı bir aşka yüreğini serenim

çocukluğumsun
kar vurgunu / yol yorgunu yaralı serçem
güneşe değen acemi bulutum
yağmurlara sevdalanıp karlarla eriyenim
en açık düşleri giyenim / üşüyenim
bütün duvarları dost bilip
içinde sessiz gözyaşları biriktirenim

rüzgarlarla yarışıp
kağıttan gemilere umutlar yükleyenim
çocukluğumsun sen benim


büyüme olur mu


Eşref KARADAĞ...



arwen 5 Nisan 2007 01:45

Dökmedim gözyaşlarımı,
Ne acıya, ne kedere.
Hep içime atım,
İçin için yandım.
Rüzgârlarla savruldum,
Yağmurlarla ağladım.
İçime aktı kanım,
Bir ilaç bulamadım.

Güneş soldu, gül soldu
Solmadım…
Yıllar geçti, dağlar aştım
Yılmadım…
Vurdum, vuruldum
Kaçmadım…
Dost gördüm, düşman gördüm
Korkmadım…
Bir yâr gördüm, beter oldum
Sevdalandım…

deniz kalacı


arwen 5 Nisan 2007 03:16

Işıkları kapatıp karanlığı seyrediyorum
Gözlerine bakar gibi bakıyorum gecenin koynuna
Işıkları kapatıp gözlerini seyrediyorum
Yanıyor, yanıyorum, buz kesmiş ayazda
Yüreğimin titrekliğinden utanıyorum bazen
Utanıyorum yalnızlığımdan, yokluğundan…
Utanıyorum gecenin çırılçıplak bakışlarından.
Kaçacak, saklanacak, hiçbir yer yok…
Yok hiçbir zaman sığınacak.
Hiçbir aşk yok yalnızlığımdan kurtaracak.
Gözlerimi seyrediyorum, kem gözlerin yokluğunda
Bakışlarımdaki ihanet kokusu boğuyor kalbimi…
Kaçacak, saklanacak, hiçbir yer yok…
Yok başka kafes sığınacak…

Kalbim, biraz daha dayan…
Yakında güneş doğacak.
Kalbim, biraz daha dayan…
Yakında karanlık göğsünden vurulacak…

Gözlerimi alabildiğine açıp güneşi seyrediyorum
Hiçbir şey göremiyorum…
Kaçacak, saklanacak, hiçbir yer yok…
Hiçbir zaman yok sığınacak…
Hiçbir aşk yok! ..
Hiç! ! !


deniz kalacı


CaNaRY 5 Nisan 2007 06:54

Gurbete

Gurbete kaçacağım
o lacivert ülkeye

o üzünç denizine
uzayan iskeleye

ansızın sormaksızın
neler kalır geriye

gurbete kaçacağım
o kimsesiz ülkeye

o geri dönülmeze
bağlanan ilk köprüye

umarsız durmaksızın
acılar tüketmeye

gurbete çıkacağım
o duvaksız tepeye

o yolunda gözyaşı
çeşmesi kuru köye

kopup yalnızlığımdan
kopup sonsuzluğumdan

gurbete kaçacağım
gurbete tükenmeye

Yaşar Miraç


scanner_11 5 Nisan 2007 07:44

DÖN
Sevdiğim ellerde nazın çekilmez,
Olur ya usanıp bıkarlarsa dön.
Sohbetin dinlenmez kahrın çekilmez,
Olur ya gönlünü yıkarlarsa dön.

Yalan sözlerine inandıkların;
Riyakar yüzüne aldandıkların;
Bir gün terk ederse dost sandıkların,
O tatlı canını sıkarlarsa dön.

Anlarsın sevdiğim hele düşünce,
Kıymetimiz soysuz ele düşünce,
Unvanın duyulup dile düşünce,
Lakabını dilber takarlarsa dön.

Eğer savunacak sözün kalmazsa,
Başka çaren başka çözüm kalmazsa,
Sokağa çıkacak yüzün kalmazsa,
Artık kötü gözle bakarlarsa dön.
Cemal Safi


NiliM 5 Nisan 2007 07:57

Bir Günüm...

acıyı özümsedim
çok az gülümsedim
mutluluk ümidini
inat ettim besledim

dertleri oyalarım
sevgiyi kovalarım
üzmem kimseyi lakin
yüreğimi dağlarım

bugün olmasa bile
bitecek elbet çile
çok ihtiyacım var
sevgiyle uzanan ele

doğa tabiat çiçek
baharlar gene gelecek
asık suratlı kader
bir gün banada gülecek

yar nazarında sevgim
üçbeş kuruş anca etti
şöyle böyle der iken
bu şiirde böyle bitti


Hakan Timur


DEsssT16 5 Nisan 2007 09:22

Ya Evde Yoksan

Aşkınla ne garip hallere düştüm!
Her şeyim tamam da bir sendin noksan!
Yağmur yaş demeden yollara düştüm,
İçim ürperiyor, ya evde yoksan!..

Elbisem gündelik, pabucum delik,
Haberin olsa da sobayı yaksan.
Yağmur iliğime geçti üstelik!
İçim ürperiyor, ya evde yoksan!..

Sarhoşsan kapını çaldığım anda,
******ler gibi açık saçıksan!
Bir de ufak rakı varsa masanda!
İçim ürperiyor, ya evde yoksan!..

Bakkala gitmeme lüzum kalmasa,
Durumu anlardın takvime baksan!
Allah vere misafirin olmasa,
İçim ürperiyor, ya evde yoksan!..

Kıvırcık marulun vardır inşallah;
Bir salata yapsan, bol limon sıksan.
Senin de iştahın iyi maşallah!
İçim ürperiyor, ya evde yoksan!..

Sabahlara kadar içsek, sevişsek
Ne ben işe gitsem, ne sen ayılsan,
Derin bir uykunun dibine düşsek!
İçim ürperiyor, ya evde yoksan!..

Ne kadar üşüdüm, nasıl acıktım!
İlk önce sıcacık banyoya soksan,
Sanırsın şu anda denizden çıktım,
İçim ürperiyor, ya evde yoksan!..

Yanlış mı aklımda kalmış acaba!
Muhabbet sokağı numara doksan.
Boşa mı gidecek bu kadar çaba!
İçim ürperiyor, ya evde yoksan!..

Ya yolu kaybettim, ya ben kayboldum!
Ne olur bir yerden karşıma çıksan!
Tepeden tırnağa sırsıklam oldum!
İçim ürperiyor, ya evde yoksan!..

Cemal Safi


Nephthys 5 Nisan 2007 11:52

Üvercinka .


Böylece bir kere daha boynunlayiz sayili yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Lâleli'den dünyaya dogru giden bir tramvaydayiz
Birden nasil oluyor sen yüregimi elliyorsun
Ama nasil oluyor sen yüregimi eller ellemez
Sevismek bir kere daha yürürlüge giriyor
Bütün kara parçalarinda
Afrika dahil

Aydinca düsünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayi bildigin kadar
Sayin Tanriya kalirsa seninle yatmak günah, daha neler
Bosunaymis gibi bunca uzamasi saçlarinin
Ben böyle canli saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayri bir kalp çarpiyor
Bütün kara parçalari için
Afrika dahil

Senin bir havan var beni asil saran o
Onunla daha bir degere biniyor soluk almak
Sabahlari aciktigi için hakli
Gününü kurtardi diye güzel
Birçok çiçek adlari gibi güzel
En taninmis kirmizilarla açan
Bütün kara parçalarinda
Afrika dahil

Birlikte misralar düsürüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse degerlendiremez
Bir misra daha söylesek sanki her sey düzelecek
Iki adim daha atmiyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kursuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan aksama kadar kursuna diziyorlar
Bütün kara parçalarinda
Afrika dahil

Burda senin cesaretinden laf açmanin tam da sirasi
Kalanalik caddelerde hürlügün sarkisina katilirkenki
Padisah gibi cesaretti o, alimli degme kadinda yok
Aklima kadeh tutuslarin geliyor
Çiçek Pasajinda aksamüstleri
Asil yoksulluk ondan sonra basliyor
Bütün kara parçalarinda
Afrika hariç degil

. Cemal Süreya


Misafir 5 Nisan 2007 11:54

KIRILDIM
Vurdun kalbime yine öldürücü darbelerini yaraladin beni
Kolumu hemde kanadimi kirdin yaraladin yine sen beni
Neden neler oluyor yine bagirimi dagladinda üzdün beni
Söyle hersey yalanmiydi bir gün uyanacagimiz ruyamiydi


Ben bir sana inanmadimmi sana ve sözlerine güvenmedimmi
SEni sevdigimi hala anlayamadinmi göz yasimi göremedinmi
Bana hasretini cektiriyorsun sende beni birazicik sevmedinmi
Sev dedinde sevmedimmi bende askimi tek sana vermedimmi

Senin kalbin tastanmi kacdigin kimden kendindenmi yoksa askimdanmi
Dürüstlük diyorsun bunu senmi söylüyorsun kime bunu banami diyorsun
Baskalarinin günahini bana yüklüyorsun hep sensin senin sucun diyorsun
Ey allahim ben ne yapayim nereye gideyim kimlere derdimi acip yanayim

Birtanem beni sevdin kiskandinda bende seni sevdim elden kiskanamammi
Sen insandin candinda ben tenimde can tasimiyormuyumki hic düsünmedinmi
Canim beni korumadin kalbime girip okumadin tek seni sevdigime inanmadinmi
En kötü günümde bile beni sen hep yalniz biraktin gözlerimin yasini hic silmedin

Sana yalvardim askini dilendim yanimda ol istedim feryadimi sen hic duymadinmi
Hayalimde sen varsin düslerimde sen damarimda kanimsin tenimde sen canimsin
Seni seviyorum hep sevecegim birtanem seni unutabilirmiyim hic nasil unut diyorsun
Bana sus diyorsun hasretinle yanarken dilimde sen dua iken susabilirmiyimki istiyorsun
Nurten Kederoğlu



Gözlerin Yeter

Unutmuşum kendimi senin gözlerinde
Farkında değilim saatlerin geçtiğinin
Ne olurdu sanki zaman dursa yarim
Elimdeyken sevdiğim senin ellerin

Yağmura gerek yok gözlerin yeter
Yüreğime yağar hasretin senin
Sensiz geçecek her gün yarim
Çığ olur düşer yüreğime benim

Sözlere gerek yok gözlerin yeter
Dilin gizler ama onlar doğruyu söyler
Seviyorsun gözlerinden belli yarim
Yüreğim yalnızca gözlerini dinler

Umut Gül





scanner_11 5 Nisan 2007 12:28

Gönül Nikahı
İlk görüşte başlar, kalplerde telaş
Çok erken kıyılır gönül nikahı
Sevgiyi yudumlar, göz yavaş yavaş
Bakarken kıyılır gönül nikahı...

Beklenen karşına çıkar bir sabah,
Belki yeşil gözlü, belki simsiyah,
Daha ilk görüşte yürekten bir ah,
Çekerken kıyılır gönül nikahı...

Neler uydurursun gör daha neler
Nice mazeretler, ne bahaneler
Kederli gözlerden billur taneler,
Dökerken kıyılır gönül nikahı...

Alnında sevecek yazdıktan sonra
Eninde sonunda senindir sıra
Bir vesile olur kibrit sigara
Yakarken kıyılır gönül nikahı

Düşürür sevdaya yaşı onücü
Tanımaz günahı, kanunu, suçu
Gururun belini sevginin gücü
Bükerken kıyılır gönül nikahı...
Cemal Safi


kambis 5 Nisan 2007 13:16

BİR HADİSE..
duyuyor musun?
bir iç çekiş,
sessiz bir yalvarış var..
gözündeki yaş akmaya nöbette..
ve;
dua misali titrek bir yakarış..
ardından,
yine sessizlik..
buram ,buram acı;
buram buram duygu;
buram buram sevgi dolu bir damla yuvarlanıyor..
yalnıca o'nun gördüğü,
yalnızca o'nun duyduğu bir damla..
yaşanan mı?
bilinmezlerle,
söylenmezlerle,
anlaşılmazlarla dolu bir an!
belki bir tufan!
ki; kopmaya nöbette!
herşeyi durduran mı?
beklenmeyen bir uyanış,
kanat olan bir kol,
ve,
"seninleyim" deyen bir seda...
ama,
yalnızca o'nun gördüğü,
yalnızca o'nun duyduğu damla gibi..
öyle bir seda..
öyle bir akış..
o akış ki; bir hadise..
yer ve gök,
bilen ve bilmeyen herkes konuşuyor..
gözler iki gönül üzerinde..
bilen de konuşuyor,
bilmeyen de..
o iki gönül ki;
tek olmaya nöbette!..
ese®tunay


scanner_11 5 Nisan 2007 13:43

Bilseydim
Meydan mI verirdim bu ayrılığa?
Bilseydim bu kadar zor olduğunu.
Bilseydim dünyanın böyle karanlık,
Bilseydim bu kadar dar olduğunu.

Dilimden sıçrayan bir kıvılcımın
Bilseydim bir anda kor olduğunu.
Bilseydim şu anki gönül acımın
Senin yokluğundan var olduğunu.

Boyun mu bükmezdim sitem etmene,
Bilseydim sükutun kar olduğunu.
Sebep mi olurdum dargın gitmene,
Bilseydim küsünce sır olduğunu.

Bilseydim yüzümün dört mevsimi güz,
İçimin ağlayan nar olduğunu.
Bilseydim odamın dört duvarı buz,
Sensiz yatağımın kar olduğunu.

Fırsat mı tanırdım bu dargınlığa
Bilseydim bu kadar zor olduğunu.
Bilseydim zindandan daha karanlık,
Bilseydim hücreden dar olduğunu....




Cemal Safi

DÖN
Sevdiğim ellerde nazın çekilmez,
Olur ya usanıp bıkarlarsa dön.
Sohbetin dinlenmez kahrın çekilmez,
Olur ya gönlünü yıkarlarsa dön.

Yalan sözlerine inandıkların;
Riyakar yüzüne aldandıkların;
Bir gün terk ederse dost sandıkların,
O tatlı canını sıkarlarsa dön.

Anlarsın sevdiğim hele düşünce,
Kıymetimiz soysuz ele düşünce,
Unvanın duyulup dile düşünce,
Lakabını dilber takarlarsa dön.

Eğer savunacak sözün kalmazsa,
Başka çaren başka çözüm kalmazsa,
Sokağa çıkacak yüzün kalmazsa,
Artık kötü gözle bakarlarsa dön.



Cemal Safi


Misafir 5 Nisan 2007 13:53

http://img325.imageshack.us/img325/2673/sigaracopyoo9.jpg


Elimde bir sigara
Bir o yanar bir de ben
Düşmüşüm dört duvara
Bir o susar bir de ben

Aylar var görmeyeli
Değmez elime eli
Uzakta bir sevgili
Bir o ağlar bir de ben

Çatlamış sabır taşım
Bir alev her gözyaşım
Ah benim dertli başım
Bir o döner bir de ben

Bu aşkın tek gerçeği
Asla yok geleceği
Yüreğim kan çiçeği
Bir o kanar bir de ben.


AHMET SELCUK İLHAN


scanner_11 5 Nisan 2007 13:59

Gıza Bak Hele
Böyledir kısrağın deli çağları
Çalmadan oynuyor kıza bak hele
Ben yarattım diyo alçak dağları
Kafirin verdiği poza bak hele

Bilmem neyin nesi kimin sıpası
Çözüldü göynümün katmerli pası
Göğüs göğüs değil füze rampası
Şafak mı söküyor yüze bak hele

Ten değil mübarek akrın sıcağı
Koynuna girenin söndü ocağı
Bir kalçayı seyret bir de bacağı
Tornada çekilmiş dize bak hele

Üst yanı Asyalı alt yanı Frenk
Her adım atış bir başka ahenk
Ela mı bela mı bilmem ki ne renk
Şu cellat bakışlı göze bak hele

Dedi ki 'Nasibim senmişsin meğer
On bin kez maşallah demeden eğer;
Koklarsan solarım, nazarın değer'
Ağzından yel alsın söze bak hele

Dedim ki; 'Ne olur tenhaya gidek,
Gidek de feleği perişan edek'
'Say' dedi 'o halde saçımı tek tek'
Haspanın ettiği naza bak hele

Görenler altını ıslatmış derler
Yatağı göl etti döktüğüm terler
Yetişin; yanıyor bastığı yerler
Giderken koyduğu ize bak hele
Cemal Safi


Misafir 5 Nisan 2007 14:00

BİR ÇIKMAZ SOKAKTA



Ne kadar dönüp dolaşsam, yine de

Hep o çıkmaz sokaktayım çaresiz

Bir umut kırıntısı gözlerimde

Yürüyorum durmadan, dalgın, sessiz



Sokak o sokak, bense ben değilim

Sanki bin yıllar geçmiş aradan

Boşlukta bir şeyler arıyor elim

Belki de mahşere dek bulunmayan



Yitirdiğim neydi, aradığım ne

Çöken ne yüreğime kurşun gibi

Tanrım! ben mi değiştim söylesene

Yoksa bende zamanlar mı eskidi



Bir yerlere varmadan, nasıl böyle

Hiç durmadan akıp gidiyor günler

Yaşam diye verdiğin bu mu söyle

O mu sırtıma sapladığın hançer



Bir çıkmaz sokağın sonunda, işte

Suskun ve tek başına seninleyim

Fanilikten ölmezliğe geçişte

Bilmiyorum, söyle bana, ben neyim



Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim

Sen açtın bu ufku karşımda sonsuz

Yürüdüm bir yolun sonuna geldim

Yıkık, üzgün ve paramparça onsuz



Ölüm buysa, Tanrım buysa yaşamak

Sil alnımdan yazdığın bu yazgıyı

Ya bir yere çıksın artık bu sokak

Ya da öldür içimdeki Tanrıyı!...

Ümit Yaşar Oğuzcan


Mystic@L 5 Nisan 2007 14:03

Sevdiceğim,
korkma sen unutulmaktan
Çünkü,
istesemde unutamam seni
Seni,
her unutmaya çalışmam
benim için yanlızca anmaktır seni
Sen,
beni unutmaktan kork
Kork,
çünkü seni böylesine seven kimse bulamayacaksın
Ucunda
benim olmadığım yollarda ölmekten kork
Bensiz yanlızlıklardan kork
Bensiz yanlızlıklarda korkmaktan kork .
Bensiz mutluluklarla sevinmekten
Bensiz hüzünlere ağlamaktan
Çünkü;
onların yanlız gerçek mutluluklarla mutlu olduğun
ve gerçek üzüntülere boğulduğunda yalan olduğunu anlayacaksın.
Ve o zaman öyle yalanlar söyle ki bir gerçekten daha değerli ve
umut verici olsun
Onların seni yarın kahredeceğini bile bile söyle.
Bugünün için yarını feda etmekten korkma
eğer bugünü de yarını da böyle yaşamak dersen
o zaman
kendini feda ettiğini bil.
Ömer Seydi Ekinci


scanner_11 5 Nisan 2007 15:29

BANA SOR
uykusuz gecelerin
sabahını bana sor
yarım kalan aşkımın
eyvahını bana sor

bana sor yalnızlığı
ayrılığı bana sor
mutluluğu bilirsin
mutsuzluğu bana sor

yıkılan yuvaların
sonu gelmez yolların
yaşanmamış yılların
eyvahını bana sor

karşılıksız sevginin
vefasız sevgilinin
bomboş kalan bir elin
acısını bana sor

AHMET SELÇUK İLKAN


Misafir 5 Nisan 2007 15:58

Çanakkale Anısına


Cümle alem bilsin bunu
Her yer bize Çanakkale
Gelmişti milletin sonu
Her yer bize Çanakkale

Vatan Bayrak Namus bize
Getirdik düşmanı dize
Görev verdik geline kıza
Her yer bize Çanakkale

Resul bize yardım etti
Nice evlat şehit gitti
Düşman senin işin bitti
Her yer bize Çanakkale

Anadolu şaha kalktı
Irmaklar hep kan aktı
Biz vurdukça düşman baktı
Her yer bize Çanakkale

Orada kurtardık yurdu
Nice askeri denize sürdü
Şehit oldu lazı, kürdü
Her yer bize Çanakkale

Daha küçüktü yaşları
Anası kınalamış saçları
Bize yetmedi güçleri
Her yer bize Çanakkale

Akpınar’ım yetti artık
Çanakkale bitti artık
düşman gitti artık
Her yer bize Çanakkale
Kerem Akpınar


NiliM 5 Nisan 2007 16:10


Melikeye

Bazı kelimeler vardır
Başlı başına şiir gibidir

Bulut, çise, yağmur, kar
Kış, yaz, bahar

Lale, sümbül, menekşe, papatya, gül
Gönül, üzülme, küsme, ağlama, gül

Vadi, kumsal, dağ, taş
Ak, dökül, çağla, taş

Çağlayan, şelale, deniz, okyanus
Cömert, dürüst, iffet, namus

Hülya, his, rüya, esin
Sen işte o kelimelerdensin
Cennet, huri, melek
Melikesin.


Ali Soyyiğit


scanner_11 5 Nisan 2007 16:12

Ne Kaybederdin
Bir günah işledim bin af diledim
Üstünde durmasan ne kaybederdin?
Hemen her fırsatta bir tokat gibi
Yüzüme vurmasan ne kaybederdin?

Neyin eksilirdi beni affetsen ?
Ne vardı kalbimi tekrar fethetsen !
Ne olur birazda bizden bahsetsen
Hep onu sormasan ne kaybederdin?

Evli olmasak ta keyfe kederdi
Gönül nikahımız bize yeterdi
Şeytana uyup ta bu kadar derdi
Başına sarmasan ne kaybederdin?

Yakamı tutmasan yargılar gibi
Ahiret gününde sorgular gibi
Her yerde hatamı sergiler gibi
Önüme sermesen ne kaybederdin?

Üstüme gelmesen sıkana kadar
Üzmesen canımdan bıkana kadar
Dağ gibi sabrımı yıkana kadar
Dilini yormasan ne kaybederdin?

Kanattın yaramı günbegün deşip
Paramparça oldun gözümden düşüp
Çılgın seller gibi haddini aşıp
Üstüme varmasan ne kaybederdin?

Hiç şansın kalmadı dönsende geri
Yitirdin verdiğim bütün değeri
Aşkına emanet ettiğim yeri
Bu kadar kırmasan ne kaybederdin?
Cemal Safi


Misafir 5 Nisan 2007 16:32

SAKLAN KARANLIKLARINA

Ahh
Kem bakışlı
Gam dokunuşlu sevdam
Çatlar dudağım
Tel tel yüzülür derim
Ter ter damlarsın şakağımdan


Kızgın ve hoyrat çöller yatağın olsun


Ahh
Nefesi zehirli
Sözü yetim sevdam
Semayı kucaklarken
Bağrımı hançerler ellerin
Yalan yanlış konuşma ardımdan


Yalnız ve soğuk geceler yoldaşın olsun


Umuduma adadığım zaman
Sığmazken avuçlarıma
Sana geldiğim yollar çizik içinde
Yokluğunun hesabını sorduğum
Sokak lambaları küskün
Yorgun bir şal omuzlarımda
Ahh garip sevdam


Ezber ettikçe özlemeyi kaldın yine bir başına


Ahh
Yalancı sevdam
Güneşe aşık bir kızın
Saçlarını örerdim gözlerinde
Göğün rengi çekilirdi damarlarımdan
Öyle bir dünyadaydın ki
Bir kez çevirip başını
Bakmadın yalancı aynalardan
Beddua etmeyi sevmezdim ben amma

Yerime ateş ve keder öpsün artık dudaklarından

MeHTaP


Misafir 5 Nisan 2007 17:12

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Sen Türk'sün, Türk kanı akar bağrından
Yer-gök inler Allah diyen çağrından
Eser kalmaz vücuttaki ağrından
Vatan için şehit düşen Mehmedim

Sen ölmedin asla ölmeyeceksin
Düşmanlara fırsat vermeyeceksin
Bu güzel Vatanın koruyanısın
Vatan için şehit düşen Mehmedim

Nice küçük-büyük Mehmetçiğimiz
Vatan için canınızı verdiniz
Çanakkale oldu en son yurdunuz
Vatan için şehit düşen Mehmedim

Canla-başla giriştiniz savaşa
Binlerce rahmetler Mehmet çavuşa
Ve kınalı yavru ve ağa-paşa
Vatan için şehit düşen Mehmedim

Seller gibi aktı temiz kanınız
Allah diye diye gitti canınız
Dünyalara destan oldu şanınız
Vatan için şehit düşen Mehmedim

Düşmanla sarıldı dört bir yanınız
Çağlayanlar gibi aktı kanınız
Gani gani rahmet dolsun canınız
Vatan için şehit düşen Mehmedim

Mehmetçiksin kafirlerin başında
On dördünde ya da seksen yaşında
Hiçbir zalim duramadı karşında
Vatan için şehit düşen Mehmedim

Destanların dilden dile dolaşır
Ünün-şanın dünyalara ulaşır
Gece-gündüz Allah diye savaşır
Vatan için şehit düşen Mehmedim
Seher Atan


NiliM 5 Nisan 2007 18:21

Siyah-Beyazmavi..

Önümden iki karaltı geçti
Önde sakal
Arkada çarşaf
Seyrimde doğa manzarası
İstanbul Yeniköy boğazı
Mavi
Beyaz
Deniz mavi
Gök beyaz
Karanın ne işi var
İnsan kara
Doğa mavi beyaz
İnsan iki siyah
Simsiyah
İki bin beşin ilk günü
Kalender bunu da yaz..



Kalender Kılıç


Misafir 5 Nisan 2007 18:40

Bu Gece Ağlayacağım...

Birazdan akşam olacak bitanem
Yalnızlık aç kurtlar misali
Üstüme çullanacak.
Ben çaresizlik içinde
Sana teslim olacağım
Kör sağır gecelere tutsak
Sana mahkum yaşayacağım
Özlemin devleşecek içimde
Yüreğim titreyecek
Ellerim soğuyacak sensizlikten
Dudaklarımdan, şarkımız dökülecek
Yarım yamalak, bir kez daha
Seni sensiz yaşayacağım...
Bu gece ağlayacağım sevgilim
Hangi saatte bilinmez
Kendimi bir kenara çekip sorgulayacağım.
Ne yapmak istiyorsun, böyle nereye gidiyorsun deyip,
Biraz da çatacağım.
Hatırladıkça seni
Sevdan kokacak evimin her yanı.
Sensizliğin çaresizliği çökecek
Kan gibi yüreğime
Kahredecek yokluğun beni milyon kere...
Bu gece ağlayacağım sevgilim
Sen de benimle ağlayacaksın
Uzaklarda bir yerlerde
Biliyorum, biliyorum ki
Yüreğin yüreğime değecek.
Aynaya baktığımda
Hep ben yerine sen olacaksın.
Adını bile bilmediğim bu duygular için
Sen de, sen de benimle ağlayacaksın...


Nuri CAN



Misafir 5 Nisan 2007 22:40

İŞTE BÜTÜN HİKAYE BU...

işte bütün hikaye bu
kısa
küçük
iç burkan,
ama,yıllar uzunluğunda...

sanki,
itilip kakılmış,
yakılıp yıkılmış,
külleri savrulmuş,
belki de
hiç başlamamış,
hiç yaşanmamış,
özlemi hep saklananbir gençlik hikayesi,
ilk aşk gibi...

bir masal ki,
kaf dağının ardında...

işte bütün hikaye bu...
bir kibrit alevi
yanan tütün
savrulan duman ,
göz gözü görmezken
katran karası
yıllanmış tenhalığında
bir şimşek çakımında
atılan adımın
şaşkın yordamında,
o gördüğün yüz
ve bir anda okunuveren
tek bir şiir ki,
destan tadında...

işte bütün hikaye bu...
hiç bir dayanağı
hiç bir tutanağı olmayan
korunaksız
kelimelere muhtaç
kelimeleri unutmuş iki yürek,

sözde laf cambazı,
kavga ustası,
davasına sevdalı
iki kırık kalem…

şaşkınca karaladıkları
bir kırık şiir
gözlerinin kamaşmasında…
sonra,
yeniden kalıvermek
eski karanlığında...

işte bütün hikaye bu…
ne öncesi var
ne sonrası olacak,

iyi yürekli cadılar,
kötü yürekli periler,
mağlup olmayan silahşörler,
ölümüne sevdalara
ölümüne yeminlere
karışacak…

destansı bir özleyiş kalacak
bu gönül tuzağında…

zaman,
avını bekleyen örümcek gibi
ağlarını kurmakta…

işte bütün hikaye bu…
kısa
küçük
iç burkan
ama yıllar uzunluğunda…

Ceyda Görk


nazlisu 5 Nisan 2007 22:57


UNUTTUM SENİ
Yalan değil sevgili,
Unuttum artık seni.
Günü birlik aşklarla,
Gül, oyna,seviş emi.

Sakın bulurum sanma,
Benim gibi seveni.
Yalan aşka kanıp ta,
Rezil etme kendini.

Bilirim söz dinlemez.
Hercai yüreğin var.
Hüsran olursa sonu,
Sanma bekleyenin var..

Hala, sevsem de seni,
Aşkında ihanet var.
Affedemem birtanem,
Yaradana sözüm var..

İnsaf Caner


Misafir 5 Nisan 2007 23:04

dün / bugün





hürriyet...


mor dağların kıskacında yaşam
dökülür bir genç kızın elinden kınası
yedi sancılı
mayası zulüm kader
sandıkta mühürlü
sivas'ın yanık şarkısı


deniz...


kül rengi düş
darağacında üç güvercin yuvası
bir nesil yağar yerden göğe
kızıldere'den gelir
merminin sessiz yankısı


ve çocuklar...


susuz toprağında karanfil
şiir sorguda yalınayak ebe
doğmak dediğin
kanlı kimlik yarası





Ferhat Gülsün


nazlisu 5 Nisan 2007 23:21

Yak Sevdanın Çırasını

Ne hüzünler kurtarır seni
ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi
ve ne de acının ses duvarındaki
yorgun ve bıkkın bekleyişler

Acılar karartmışsa bile günlerin duvağını
düşürmüşse de ilkyazın tomurcuklarını fırtınalar
hayat kendini yeniden yaratan bir bahardır
verecektir en olgun meyvelerini mutlaka
yeter ki hüzünler sarartmasın yüzünü

Yak sevdanın çırasını türkülerle
barajını yıkan bir ırmak gibi katıl hayata
hüznün isyana dönsün artık
bitsin bezginliğin ölümcül suskunluğu
evde kalmış bir cinsellik değildir çünkü dünya


Ahmet Telli


Misafir 5 Nisan 2007 23:48

İtiraf


şimdi ne desem boş
hangi birinden başlayayım
ne söylememi bekliyorsan
söyleyeceğim

ki o beklediğin iki kelimeyi
tüm gün söylesem de boş
ben seni dilimle değil
ilk gördüğüm gün
yüreğimle sevdim...


Birsen Ateş


arwen 5 Nisan 2007 23:53

Eskilerden kalma,
Bir sevda türküsü dillerde,
Yürekler üşümüş,
Gönüller kırgın bu günlerde.

İlmek ilmek örülmüş sevgi bağları,
Nakış nakış işlenmiş gergeflerde,
Sevdanın her tonu içimize işlemiş,
Ne yapsan kaçışın yok bu alemde.

Günlerce, aylarca yanmış,
Onca sevginin içinde sevgisiz kalmış,
Bir gülücüğe hasret, yaralanmış,
Yürek üşümüş,
Gönül suskun bu günlerde.


ayşe manav


Mystic@L 6 Nisan 2007 00:23

Varsayım Uzun kış geceleri, sen de beni ansaydın,
Kapı her çalınışta beni geldi sansaydın,
İçin için alevsiz, benim gibi yansaydın,
Her engeli aşarak, koşup sana gelirdim.

Uzaklardan sesimi bir kez bile duysaydın,
Yalvaran çağrılara, beklemeden uysaydın,
Hasret çeken kalbime ellerini koysaydın,
Yokluğunu untup, varlığında erirdim.

Bir gün evden çıkmayıp yapayalnız kalsaydın,
Senin için yazdığım şiirleri alsaydın,
Pencerenin önünde hülyalara dalsaydın,
Her engeli aşarak gelip seni sarardım.

Hayallerde olsa da hergün beni sorsaydın,
Beklemekten usanıp bir falcıya varsaydın,
Ümitsizlik içinde ondan beni sorsaydın,
Bulamasam izini dağda taşta arardım.

Umulmadık bir anda çıkıp bana gelseydin,
Şu perişan halimi gözlerinle görseydin,
Damlayan gözyaşımı yanağınla silseydin,
Göklere yükselerek uçtuğumu sanırdım.

O ipek saçlarına mor gülleri taksaydın,
Şu an yanımda olup gözlerime baksaydın,
Masamızın mumunu aşk oduyla yaksaydın,
Canıma canlar katan gül yüzüne kanardım.
İrfan Ünübol


Misafir 6 Nisan 2007 00:24

Denizsiz Doğmuş Bir Martının Acısı; Mavikanar


denizsiz doğmuş bir martının acısı
gözlerinden gözlerinize
.hüzün diye bakıp duran.
-bileniniz mi var-

yeşilden maviye kalkan kuşlar gibi
.şu ürkmüş yüreği.(e)
kim taş atsa
.vurulur düşer.
-gömeniniz mi var-

bir martı var
bir de türküsü
kanadında ne gümüş ne altın
kanadında .kızılca kıyamet. bakır var
-bu türküyü bileniniz mi var-

sesinde yosun kokusu
kanatları toz toprak
.bir insan.
.nasıl da mavi kanar.
-avuçlarında su sesi olanınız mı var-



Hasan Hüseyin Mert


arwen 6 Nisan 2007 01:32

Aklım almıyor affet;
Bu kadar mı yalandın?
Yoluna serdiğim bunca şeye inat,
Sen bu kadar mı adamdın? ...



şaziye öztinen


scanner_11 6 Nisan 2007 07:30

Vurda Öyle Git
İdam mahkumunun söz hakkı vardır
Bari son arzumu sorda öyle git
Arının çiçekte göz hakkı vardır
Bir buse için durda öyle git

Madem gidiyorsun bura son durak
Ne adres, ne mektup, ne resim bırak
Kendinden bir parça bir cisim bırak
Saçından birkaç tel verde öyle git

Ardımdan bir damla yaş dökeceksen
Adımı andıkça ah ah çekeceksen
Kabrime bir gonca gül dikeceksen
Ne olur yaşatma vurda öyle git

Hem yıllarca oyna gönül sahnemde
Hem perdeyi kapat en mutlu demde
Sitem oklarına hedef sinemde
Açtığın yarayı sarda öyle git

Pişmanlık duyarda dönersen geri
Gelde gör aşkından kalan eseri
Seyret ateşinin düştüğü yeri
Hasretin zulmünü görde öyle git
Cemal Safi


NiliM 6 Nisan 2007 08:10


Ben Ölürsem Akşamüstü Ölürüm

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçeğe gömüp
Ağlamak gibi isterim
..........


Ataol Behramoğlu


scanner_11 6 Nisan 2007 08:17

BEN BU KÖYÜN DELİSİYİM

Beni bilen böyle bilsin
Ben dostluğun delisiyim
Akıl irfan sizde kalsın
Ben bu köyün delisiyim

Bu acılar bitene dek
Ağlayanlar gülene dek
Bu can bende ölene dek
Ben bu köyün delisiyim

Sesi çıkmaz kırık sazın
Tadı olmaz susuz yazın
Mezarıma öyle yazın
Ben bu köyün delisiyim

Ne köleyim ne de bir kul
Vicdan bir borç hayat okul
Alın sizin olsun akıl
Ben bu köyün delisiyim

Benim yolum aşkın yolu
Benim yolum hakkın yolu
Bir tek derdim Anadolu
Ben bu köyün delisiyim

Sizde para sizde banka
Sizde silah sizde bomba
Bende dostluk bende sevda
Ben bu köyün delisiyim

Haydi koşun savaşmaya
Bu dünyayı paylaşmaya
Ben bakarım çocuklara
Ben bu köyün delisiyin

Aşk okurum aşk yazarım
Aşktır benim tek pınarım
Size değmesin nazarım
Ben bu köyün delisiyim

Yaşayın siz aklı selim
Boşverin siz benim halim
Siz bir dahi siz bir alim
Ben bu köyün delisiyim

Benim yolum gönül yolu
Benim yolum sevda yolu
Bir tek derdim Anadolu
Ben bu köyün delisiyim
Ben bu yurdun delisiyim...

AHMET SELÇUK İLKAN


NiliM 6 Nisan 2007 08:40

Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirm

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim

Şöyle diyebilirim : 'Gece yıldızlardaydı
Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler'

Gökte gece yelinin söylediği türküler

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Hem sevdim, hem sevildim, ya da o böyle söyler

Bu gece gibi miydi kucağıma aldığım
Öptüm onu öptüm de üstümde sonsuz gökler

Hem sevdim, hem sevildim, ya da ben böyle derim
Sevmeden durulmayan iri, durgun bakışlı gözler

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Duymak yitirdiğimi, ah daha neler neler

Geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi
Çimenlere düşen çiy yazdığım bu dizeler

Sevgim onu alakoymaya yetmediyse ne çıkar
Ve o benimle değil, yıldızlıdır geceler

Yürek zor katlanıyor onu yitirmelere
Bakışlar sanki onu bana getirecekler

Böyle gecelerdeydi ağaçlar beyaz olur
Artık ne ben öyleyim ne de eski geceler

Sesim ara rüzgarı ona ulaşmak için
Şimdi sevmiyorum ya, eskidendi sevmeler

Şimdi kimbilir kimin benim olduğu gibi
Sesi, aydınlık teni, sonsuz uzayan gözler

Sevmiyorum doğrudur, yürek bu hala sever
Sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer

Bu gece gibi miydi kollarıma almıştım
Yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler

Budur bana verdiği acıların en sonu
Sondur bu onun için yazacağım dizeler


Pablo Neruda


tikkymelike 6 Nisan 2007 09:48

BİR SABAH
Bir sabah
Öyle kimsecikler yokken ortada
Bir ben vardım er meydanda
Bak o köşe başı senin!...
Her şeyi ile sen kokuyor leylak misali
Kaldırım taşlarında senin adın var
Bilmem kaçıncı saatlerine kadar
El bebek gül bebek
Büyütmüşüm seni yüreğimde,hayat boyu!...
Gezdiğim yerlere götürmüştüm
Yüreğinin ellerinden tutarak
Kucağımda duyguların!,,,
Sonra bir sabah
Sadece bir sabaha mahsus
Terk ettim hayatını,hayatımla beraber!...
Bir sabah
Gönlümle seni de götürdüm
Tertemiz dünyalara gülerek!....
................................
Zafer Yazıcı


NiliM 6 Nisan 2007 10:11

Gurbet Akşamları

Hiç istemem yine gelir,
Çatar gurbet akşamları
Yüreğime hançer olur,
Batar gurbet akşamları.

Öldürecek beni dertler,
Bende geçti bini dertler,
Dertlerime yeni dertler
Katar gurbet akşamları.

Bilmiyorum dertten gamdan,
Zevk mi alır intikamdan?
Kanlım gibi şu yakamdan,
Tutar gurbet akşamları

Şimdi akşam bak şu anda,
Zindandayım ben zindanda,
Zindan ne ki zindandan da
Beter gurbet akşamları

Acılara beler beni,
Kesip doğrar diler beni,
Parça parça böler beni,
Yutar gurbet akşamları.

Memleketim ilim obam,
Kavim, gardaş, dost, akrabam,
Gözlerimde anam, babam,
Tüter gurbet akşamları.

Kadir Mevla’m yardım etsin
Ozan Arif yurda gitsin
Bitsin artık bitsin bitsin...
Yeter gurbet akşamları.

Ozan Arif


tikkymelike 6 Nisan 2007 11:05

SEBEBİM SEN
Yola dökülen izlerde yüreğin saklı
Doğmamış günde umutlar
Kuş sesleri,ilkbahar,gözlerin
Unutulmaya yüz tutan anılarda sen
Güllerin arasına saklanmış bir diken gibi
Elimi kanatır sana yaklaşmak
Uzanırım,yakalayamam
Yitik bir sevdada gizlenmiş anıları aralasam
Sararan mektupları açsam
Elimi yakar sözlerin
Biteviye uzayan yollarda sen
Bitmemiş bir dünken ikimiz
Yoluma ışığım olsan
Bu maviyi kim koymuş buraya?
Ulaşılmaz enginlerde sen
Yalnızlığa isyan eden bu yürek
Biteviye koşan gündüz de,gece de
Bir ömür saklar,saklarken ağlar
Bir gülücük konsa çehreme bir an
Sebebim sen....
..............................
Zehra Öcal



Saat: 13:22

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık