![]() |
İçimde Bir Ben Ölüyor Nefesim elinde bir mezru kefenimin ölçüsünü alıyor Omuzlarımdaki tüm kuşlar güneşli yarınlara kanatlanıyor Önümde maun tabut aczime ağlıyor. Gitmeliyim sarı saçlı kızım çağıyor beni Başakların arasına uzatmış küçük ellerini Yaşıyor muyum yoksa ölüyor muyum muamma Perdeleri kapattım gözlerim güneşe ama. İçimde bir ben ölüyor Çuha çiçekleri ezilmiş son deminde kan soluyor Şiirlerim karanlıklarda yetim kalıyor. Gitmeliyim sarı saçlı kızım çağıyor beni Gülümsüyor babam gelecek diye sevinç alıyor gözlerini Umutlarım bir damla gözyaşına aşina İsmimi bile yazmayın soğuk mezar taşına. İçimde bir ben ölüyor Bulutlar yağmıyor sanki acılarıma ağlıyor Gerçeğin ötesinde bir adam toprağa defnediliyor. Gitmeliyim sarı saçlı kızım çağırıyor beni Yirmi beş sene beklemişken bir kez göreyim gözlerini Muradım yoktur faniliğe dair Kalmadı acı, gözyaşı ve umut bende vesair. İçimde bir ben ölüyor Denizin ortasında maviler yanıyor Ve ateşin içinde sular çağlıyor İçimde bir ben ölüyor. |
Bu Şehirde İnsanlar Hep bir yerlere koşar bu şehir dörtnala Hep bir şeylere yetişmelidir insanları Dönüp bakmak zaman kaybıdır yeni açmış çiçeklere Hele durup koklamayı ayıp sayarlar Onca işi gücü varken herkesin Çiçek koklamak ha, delisin... Nasıl zaman bulunur bir sevdaya yelken açmaya Nasıl çırpınır bir yürek bir başkası bir an gülümsesin diye? Anlayamazlar Onca yoğundurlar ki Onca yorgun... Koşarken dinlendiklerini sanan zavallı "modern" kalıplı insanlar Bilseniz her şey bir an gülümsemek için Bilseniz ki çalışmak da bir yere kadar Uzanamadıkça eller gülümseyen bir yanağa, Dokunamadıkça duygular akmadıkça gözlere Ne manası var zenginliğin, Sevgi uğruna harcayamayacaksanız eğer? Bir gülücüğe bedel değilse dünyanız Koparın kıyametleri Yıkılsın oyuncak başarılarınızın demirden kaleleri Yürek kayalıklara dönmüşse yemyeşil çimenliklerden, Gelincik tarlalarından bihaber, Neden bunca hoyratlık, hırçınlık neden? Neye bedeldir bu çektiğiniz çile? Ve değer mi çöpe attığınız devasa elmaslar misali suskun dakikalarınıza? Ve düşünmeye yetecek mi bunları öğle tatiliniz? |
İçimde Hasretin Yakanı Kaldı Gönül sevdasının aktım suyuna Bir değil derdini çektim boyuna Ben kimseye boyun eğmezdim ama Sinemde bir gülün dikeni kaldı Sardı yüreğimi sardı har gibi Çöktü saçlarıma beyaz kar gibi Alevi bitmeyen kızıl kor gibi İçimde hasretin yakanı kaldı Gazabıyla çektirdiği azaptan Ateşim kül oldu uçtu ocaktan Bir aşk ki aklımı alınca baştan Bana acıların yıkanı kaldı Kapısında koydu hanın hancının Kölesi eğledi bir yabancının Bir sevda sonunda derdin acının Tokatını cana çakanı kaldı |
CANIM ISTANBUL Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten birsek; hava, renk, eda, iklim; O benim, zaman, mekan asıp geçmiş sevgilim. Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur. Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale, Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale. İstanbul benim canim; Vatanim da vatanim... İstanbul, İstanbul... Tarihin gözleri var, surlarda delik; Servi, endamlı servi, ahrete perdelik... Bulutta saha kalkmış Fatih'ten kalma kir at; Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat... Şahadet parmağıdır göğe doğru minare; Her nakısta o mana: Öleceğiz ne çare? Hayattan canlı olum, günahtan baskın rahmet; Beyoğlu tepinirken ağlar Karaca Ahmet... O manayı bul da bul! İlle İstanbul’da bul! İstanbul, İstanbul... Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği; Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği. Oynak sular yalının alt katına misafir; Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir. Her aksam camlarında yangın çıkan Üsküdar, Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar... Bir ses, bilemem tambur gibi mi, uda gibi mi? Cumbalı odalarda inletir... Kadını keskin bıçak, Taze kan gibi sıcak. İstanbul, İstanbul... Yedi tepe üstünde zaman bir gergef isler! Yedi renk, yedi sesten şayisiz belirişler... Eyüp oksuz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu, Adada rüzgar, ucan eteklerden sorumlu. Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından. Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar; Güleni söyle dursun, ağlayanı bahtiyar... Gecesi sümbül kokan Türkçe’si bülbül kokan, İstanbul, İstanbul... |
Geri Dönme Vakti Şimdi Yak ruhumun dört köşesini Külleri izlerini taşısın Taşsın benliğimin ıstırapları Külleri güneşini kapasın Avuç dolusu uçuyor İyilikler ellerimden şimdi Oysa rüzgar senden yana Ne kadar şeffaf eserdi Ah, her bakışı ömre bedel sevgili Sessizce gittiğin andan beri Saat zifire nasıl da hapsoldu Çıkmadı, günler günlerin içinden Kurtulmadı bedenim zamanın dişinden Şıvgın diyarına kondu yüreğim ...şimdi Sessiz çığlıklara gebeyim ***** gülümsemeler arasında Vurgun sevdalar kanatsa da Sana muhtaç kaldı hayatım Sevgilim, geri dönme vakti Yak ruhumun dört köşesini Ve külleri izlerini taşısın Taşsın benliğimin ıstırapları Külleri izlerini taşısın |
Kalbimdeki Kartsız şartsız ta ezelden, Hiç riyasız tam gönülden, Karşılıksız beni seven, Kalbimdeki,kalbimdeki. Ben gülersem oda güler, Ben severim beni sever, Ağlar üzülürsem eğer, Kalbimdeki,kalbimdeki. Kansız kalsa kan veririm, Cansız kalsa can veririm, Kaşın çatsa ben eririm, Kalbimdeki,kalbimdeki. Beni candan seviyordu, Kefen giysem geliyordu, Döneceğim biliyordu, Kalbimdeki,kalbimdeki. Ayrı kalsak nefes almaz, Yaşamaya heves kalmaz, Alışmamış bensiz olmaz, Kalbimdeki,kalbimdeki. Ben olmasam aklı durur, Balık gibi yere vurur, Kızıp küfürler savurur, Kalbimdeki,kalbimdeki. Her zaman yanında diler, Dayanmaz göz yaşın siler, İçimdeki tüm sevgiler, Kalbimdeki,kalbimdeki. Sever hakkı sever gibi, Erişilmez değer gibi, Yer altında cevher gibi, Kalbimdeki,kalbimdeki. Mete Yıldız |
Gönül Nikahı İlk görüşte başlar, kalplerde telaş Çok erken kıyılır gönül nikahı Sevgiyi yudumlar, göz yavaş yavaş Bakarken kıyılır gönül nikahı... Beklenen karşına çıkar bir sabah, Belki yeşil gözlü, belki simsiyah, Daha ilk görüşte yürekten bir ah, Çekerken kıyılır gönül nikahı... Neler uydurursun gör daha neler Nice mazaretler, ne bahaneler Kederli gözlerden billür taneler, Dökerken kıyılır gönül nikahı... Alnında sevecek yazdıktan sonra Eninde sonunda senindir sıra Bir vesile olur kibrit sigara Yakarken kıyılır gönül nikahı Düşürür sevdaya yaşı onüçü Tanımaz günahı, kanunu, suçu Gururun belini sevginin gücü Bükerken kıyılır gönül nikahı... |
ISTANBUL Orda, adamı düşündüren denizler vardır - ışıltılı ve berrak-, şurda gemiler durmuş, kimbilir, zincirleri ne ağırdır. Sarayburnu, Kızkulesi, Haydarpaşa... Bak işte Köprü, Böyle ayak altında bütün gün. İşte yollar gıcır gıcır, İşte Sultanahmet Meydanı şu gördüğün Nihayet, ilerde deniz, Mis gibi balık kokar. Daha sonra Adalar Ve hep çam ağaçları. Oranın mehtabı tatlı olurmuş, Öyle derler, Rüyadaymış gibi yaşar insan. Galiba böyle görülür İstanbul Bir kartpostal önünde durup İştahla bakarsan. A.Kadir |
Kara gün hatırına acını kalbine saplayıp gözlerine gem vurdun ya.. Biliyorum, ağlama.. Söyleyemediklerin gözyaşında.. Her gidişin bedel masum yalnızlıklara Ağlasan da ne fayda.. Söz biter, çaresizlik hüküm gözyaşına... _____________ Yazgım ezelden ihanetim... Hayalini koynuma sardığım gecelerse... Emanet yaşıyorum yokluğuna bu sitem... Emanet yaşıyorum senin bu beden... Daha kaç vakit sensizlik ertesi... Korkma almam canımı sen dönmeden.. ______________ Sevenler günahını bu dünyada yaşarmış ya! Ölmek tek çare! Kıyılara vurduğunda bir umarsız kader, ben günahımı yaşıyorum sende! Sensiz geçen yılları yok saymışım ya! Korkuyorum! Daha ölüm yok serde! Bi kere daha şahidim olsun ki, deniz yıldızlar ve gökyüzü! Dönmeyeceğim! Gururum yemin olsun sevdiğime! ____________ Ya beni vur... Ya bırak geceye SeN gittin ya… Gelgit sevdalar koydum yerine SeN koydum yüreğime…Gitsen de… Sevdan canımdan toprağa benle Senle bitsin bu ömür… Aşkın gönlüme son demse.. ______________ Daha kaç gece geçer yar hasretinle? Söyle kaç gece gözyaşın yağmur olur üzerime! Hiç gitmediğin düşler kurmak ölümse her gece, varsın ölüm SeNDeN gelsin! HÜZNÜM SÜRGÜN, SEVDAN BİR ÖMÜR ESİR BEND |
İçimde Kaldı Yine Karardı Dünya... Sayılı Güneşimden Biri De Battı Gitti O Varken Seyrettiğim Herşey Karanlık Şimdi Şafakla Çıkacağım Kırlar İçimde Kaldı... Kar Suyuyla Canlanan Nergisleri Koklamak... Bakttıkça bakacağım Bahar Kayboldu Gitti Yeşeren Hülyalarım Yine Solgunca Şimdi Bir Demet Dermediğim Güller İçimde Kaldı Dermansız Adımlar Kadar Dermansız Kısrak Gönlüm Kuş Gibi Uçup Gitti Seni Bulmak Uğruna Neler Düşündüm... Şimdi Uğruna Başkoyduğum Yollar İçimde Kaldı Örümcek Sabrı Deyip Gelişini Beklerken Mevsimi Doldurmadan Ağım eriyip Gitti sıcak günlerdi Senli... Bahtiyardım Ya Şimdi... Şavkınla Parıldayan Sular İçimde Kaldı Ne Günler Olacaktı Mevsimlere Sığmayan Ah Seneler... Bir Günü Dolduramadı Gitti Birlikte Bölecektik Tebessümle... Ya şimdi Hüznümü Paylaştığım Narlar İçimde Kaldı Ben Hasret Zindanının Son Mecnunuydum belki Tuğla Tuğla Dizdiğim Surlar İçimde Kaldı O Duygular, o Hayaller, Ne Temiz... Soğuk Rüzgarınla Yıkıldı belki Diyeceklerim...Bestelerim... Daha Neler, Neler İçimde Kaldı... |
| Saat: 23:44 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık