![]() |
Avuçlarımda ki Acılar / Abdullah ORAL Suyla yazılmış bir kader çizgisindeydi- Ölümün üşüttüğü küçücük eller. Yağmasına düşmüştü çapulcunun Gözlerinde donup kalırken aydınlık Yüreğimdeki sevda kuşlarını uçurdum Çocukların güvercin kanatlı gözlerinde Karanlığın sustuğu yere düşmesin diye gelecek Pusuda bekleyenler vurdular düşleri Başladı büyümeye avuçlarımdaki acılar Suya yazılmış kader çizgileri- Düşerek akıp gidiyordu sularına Diclecin: Arkalarında gölgelerini bırakarak. |
Kalbimdeki Güvercinden Öpün Beni... Rüzgarın sesiyle ufka doğru yayılırken hazan gazeli Albatrosların kanatlarında silinir deniz Bulutlar maviye dönüşür sancılanır gökyüzü Mavi yağmurdan öksüz bulutlar doğurur Ve sağanak karanlığın sardığı şehrime dönerim Ellerimde maviden mahcup kandil Yüzümde meydanların yalnızlığı Sözlerimde çırpınan devrim acıları Boşluklarımda yanıp sönen güneş Uzaklaştıkça tenimden sıyrılan gölgemi çalar Kalbimde çığlık çığlığa bir güvercinle Nasıl tanıyabilirim ışığın rengini Dudaklarımda karanfil simyasıyla Doludizgin mahşere yürüyorum şimdi Can suyu derdimle kuşlayıp denizleri Ak gerdanından okşayacağım dolunayın mavi benlerini Ateş bağına açılan pencereden bakıp hayata Hüzün içen aşkların duasına sesimi kapatacağım Hatıra yapraklarının arasında unutulmasın Diye solan gül saklı ruhumda Uyandığınızda yakut uykularınızdan Rüyalarınızı saran bahar aşkınızla bulun beni Yazılmayı bekleyen şiirler saklı gözlerimde Kalbimdeki güvercinden öpün beni.. Nisan Serap Muratoğlu |
Tahir`le Zühre Meselesi... Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte yani yürekte. Meselâ bir barikatta dövüşerek meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken meselâ denerken damarlarında bir serumu ölmek ayıp olur mu? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. Seversin dünyayı doludizgin ama o bunun farkında değildir ayrılmak istemezsin dünyadan ama o senden ayrılacak yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı? Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. 1949 Nazım Hikmet Ran |
YAGMUR KACAGI Elimden tut yoksa dusecegim Yoksa bir bir yildizlar düsecek Eger sairsem beni tanirsan Yagmurdan korktugumu bilirsen Gozlerim aklına gelirse Elimden tut yoksa dusecegim Yagmur beni goturecek yoksa beni Geceleri bir carpıntı duyarsan Telas telas yagmurdan kaciyorum Saray burnu'ndan geciyorum Aksamsa eylulse ıslanmıssam Beni gorsen belki anlayamazsin İc lenir gizli gizli aglarsin Eger ben yalnizsam yanilmissam Elimden tut yoksa düsecegim Yagmur beni goturecek yoksa Attila İLHAN |
SENİ SEVMEK Binlerce yıldır suçunun ne olduğunu bilemeden kürek cezasına çarptırılan hükümlünün,bir gün özgürlüğüne kavuşacağını hayal ederken,gözlerinde saklı kalan son umudu korumak için direnmesi gibidir SENİ SEVMEK..... Uysallığa direnmekten vazgeçip,sonsuz minik dalganın çırpınmasıyla oluşturduğu bir deniz fırtınasıdr SENİ SEVMEK..... Azaldıkça çoğalmanın çelişkisinden doğan,ne yapacağını bilemeden dolaşan,şaşkın,ürkek kaybolmuş yolların yolcusu olmaktır SENİ SEVMEK..... Gözlerini kapatıp mutluluğu çizmek yüreğime,hayalini kurmak sadece,hiç görmediğin,hiç yaşamadığın bir ülkede kalabalıkta hiç görmediğim ellerinin sıcaklığıyla kaybolmaktır SENİ SEVMEK...... Yangınlarıma su serpmek,karanlıklardaki kabuslardan uyanmak,elimi her uzattığımda kaçışını görsem de korkaklık değildir sevmek,yokluktan var etmek kendi küllerimden yeniden var olmaktır SENİ SEVMEK...... Dinlediğin bir şarkıda ağlarken,göz yaşların mavi bir nehir gibi akarken olmayan varlığının hayaline sarılıp uyumaktır,hiç bir zaman olmayacağını bilerek karanlıkta acılarla dans eder gibi aydınlığı beklemektir SENİ SEVMEK..... Bir ütoyadır sevmektir SENİ SEVMEK,susuz çöllerden çıkıp gelmektir derin akan sulara....seni sevmek,hayat,masal,rüya,hayal...... Alıntı |
Gitme!!! Şol gökleri kaldıranın Donatarak dolduranın Ol deyince olduranın Zerreyi ve kübrayı Cümle cıhanı, Seni beni Yaradanın Seni bana yar edenin Seni hem alnıma hem gönlüme Yazanın Aşkına Nebiler nebisi Alemlerin efendisi Yaradanın habibi Resulullahın Aşkına Gitme!!! Hem resuller hem nebiler Hem arifler hem veliler Üçler yediler Kırkların Aşkına Gitme!!! Bir dal kırmızı gülün İstanbul'un Aşkına Ak alınlı babaların Al yazmalı anaların, Dua için göğe açılan Avucunun Aşkına! Gitme!!! Yediğin tuz ekmek Aşkına Deryada açan gülün ağladığı "SU" Aşkına! Katran karası gecelerin Issız kuytusu Aşkına! Seni gördüğüm rüyaların Uykusu Aşkına! Gitme!!! Ay kaybolunca gecede Şehre ışık saçan gözlerindeki Nurun Aşkına israfil nefesinde ki Sur un Aşkına! Leyla'nın Şirin'in Züleyha gönlündeki Yusuf'un Aşkına! Gitme!!! Güllerin nazı Gecenin ayazı Bülbülün niyazı Aşkına! Gitme!!! Demir parmaklık, taş duvar Yusufiye Aşkına! Yusuf'u zindandan kurtaran Rüyanın. İbrahim'i yakmayan Nârın, İsmail'i kesmeyen Bıçağın Aşkına! Gitme!!! Ağyara inat Yar Aşkına! Soğuğa inat har Aşkına! Sıcağa inat kar Aşkına! Gitme!!! Ve götürme gökkuşağını Soldurma güllerin rengini Bozma dünyanın dengesini Gitme!!! Ve götürme giderken, Hayalini, Götürme gözlerinin Yeşilini Ya mülteci olayım Göznuruna Ya da bırak gözlerini burda Gitme!!! Gurbetin sılanın Hasretin vuslatın Velhasılı Ey YAAAAR AŞKIN AŞKINA! GİTME!!!!! Mustafa Türkarslan... |
Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirm Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim Şöyle diyebilirim : 'Gece yıldızlardaydı Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler' Gökte gece yelinin söylediği türküler Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim Hem sevdim, hem sevildim, ya da o böyle söyler Bu gece gibi miydi kucağıma aldığım Öptüm onu öptüm de üstümde sonsuz gökler Hem sevdim, hem sevildim, ya da ben böyle derim Sevmeden durulmayan iri, durgun bakışlı gözler Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim Duymak yitirdiğimi, ah daha neler neler Geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi Çimenlere düşen çiy yazdığım bu dizeler Sevgim onu alakoymaya yetmediyse ne çıkar Ve o benimle değil, yıldızlıdır geceler Yürek zor katlanıyor onu yitirmelere Bakışlar sanki onu bana getirecekler Böyle gecelerdeydi ağaçlar beyaz olur Artık ne ben öyleyim ne de eski geceler Sesim ara rüzgarı ona ulaşmak için Şimdi sevmiyorum ya, eskidendi sevmeler Şimdi kimbilir kimin benim olduğu gibi Sesi, aydınlık teni, sonsuz uzayan gözler Sevmiyorum doğrudur, yürek bu hala sever Sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer Bu gece gibi miydi kollarıma almıştım Yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler Budur bana verdiği acıların en sonu Sondur bu onun için yazacağım dizeler Pablo Neruda |
Bir Avuç Kül Külden ateşe göçüp gider yaşamım Bir avuç toprağı özleyen, unutulmuş dünler düzinesi Geldiğim gibi gitmeye inat! Beklentisiz yol arkadaşlıklarım, boşluklar arasına sığdırılan Ve binlerce cümle söylenmeden saklanan O halde sabah, gece veya akşam Ateş, kül veya duman Seç birini ağlamadan ardından... Hayatımın Hikayesi Zaman geçse de üstünden tüm acımasızlığıyla adının geçtiği her cümlede çarpıyor kalbim sessizce göstermiyorum.. bir ışık daha yanarken gözlerimde düşünüyorum mazimi acılara yataklık eden, korkuyorum bekliyorum ve tekrar uyanıyorum daldığım düşlerden senden öteye geçmiyor hayallerim, kovmak istesem de en zayıf anımda dönüyorum en başa daha az seviyorum seni Farkındayım Kararsızım sürdürmek isteyip istemediğime bu tek kişilik oyunu sevgilim diyemeden bitmesin bir kez bile olsa hayatımın hikayesi diyorum, bekliyorum düşünüyorum sonra o en içteki aklımın sesi çıkıyor yukarılara saçmalama bu neyin bekleyişi bu neyin hayali bitmezcesine süren kendinden başka sevgilin var mı bir düşün seni senin kadar seven…. Jade |
SADECE BEN SEVMELİYİM SENİ Sadece ben uyanmalıyım yaz gecelerinin sabahında... Ben uyuyakalmalıyım tatlı anılarını dinlerken... Delice vurulduğum gözlerin için nefes almalıyım sadece Rüzgarda dağılan saçlarını sadece ben düzeltmeliyim... Ben bilmeliyim dudaklarındaki ıslak öpücükleri ateşini Ve sadece ben silmeliyim gözbebeklerindeki gözyaşlarını.... Ve sadece ben sevmeliyim seni delicesine.... Seni sevmenin bedeli Cehennem de sunulsa bana... Ben sadece senin için ölmeliyim.... İsmail SARIGENE |
İYİ Kİ BU DÜŞTESİN I nehirler yarışır,çağıldar gözlerinde o nehirler benim aşk nehirlerimdir aşk ki azar azar benim yerimdir üşüyorsam,sokaktaysam,yalnızsam gözlerin ey yâr benim evimdir /vurulup düştükçe,düştükçe seni sevmekten bıkmayacağım gece insin,el ayak çekilsin gelip kapında ağlayacağım!/ iyi ki bu sestesin dünyayı ısıtan nefestesin bir haydut gibi gezinirim kapında kalbimde tutuşan ateştesin... II rüzgârlar savrulur,uğuldar gözlerinde o rüzgârlar benim rüzgârlarımdır aşk ki azar azar benim yerimdir suskunsam,bozgunsam,bulutsuzsam gözlerin ey yâr benim evimdir iyi ki bu düştesin her sabah ışıyan güneştesin iyi ki yoksuluz bulutlar gibi soğuyan dünyada sımsıcak fırınlar gibi /vurulup düştükçe,düştükçe sana koşmaktan caymayacağım gece insin,el ayak çekilsin gelip kapında ağlayacağım!/ Yılmaz ODABAŞI |
| Saat: 02:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık