![]() |
ÜMİT YAŞAR OĞUZCANKARANLIĞIN GÖZLERİ |
AŞK HAYATIN ŞAKASI Aşkmış.. İnsanı elden ayaktan düşüren hayat şakasıymış adı.. ''Bu ne cüret'' demek var içimde.. Ahh içim.. hafızan ne kadar da derinmiş.. Gecelerin dili hala çözülmedi, acıların da mevsimi sonbahar.. Sigaramı bile yakamıyorum, seninle herşeyim kaybolmuş, çakmağım dahil.. Sen de beni içinde kaybettin, niyeyse.. 70'lik rakıya meze misali.. Sabah ayıldığında unuttun muhtemelen, yada unuttuğun gün ayıldın kimbilir.. Temize çekilecek kelimelerin bile yok hala. Senle başlayan cümlelerde ben susmaya direnirken yorgun düştüm üstelik. Ateşe verdiğin bu yüreği daha ne kadar sabırla okşuyacağım bilmiyorum. Sabır ilahi taktire boyun eğişmidir sence? Vuslat öldümü desem, avans mı vermiyor desem, ne desem.. Ahh içim.. İçin ne kadar büyükmüş senin.. Bir dün de böyle bitmişti bir önceki gün, yakamamıştım sigaramı, ağlayamamıştım da.. Keşkelere haber salıp seni anmıştım, sonra mazide kalan beni.. Eskidendi herşey.. çok eskiden.. Alıntı |
Ve güne Ve geceye Ve seni verene yemin olsun Küskün değilim Sadece kırıldı sağlamlığım sana. Ve ruhum sıkıştı Tenha bakışlarına Noktasız, virgülsüz Devrik bir cümle oldu aşk Sabahladı gecelerce Ve hep buydun sen Griden sonra gelen Beyazın zıddı Gündüzün düşmanı Küskün değilim Siyahının kalbime çizdiklerine Ve günahsız, kırık, hüzün Dokuyan gözlerine Küskün değilim Kabullendim en baştan Topal bir sevdanın Tarafımdan itelendiğini Yoruldum ya yar Ah!!! bir defacık dinlendir beni Dar geliyor bak Odalarım, sokaklarım Soğuk Ankara'n Dar geliyor içime Bir kız çocuğu gibi Düşürüyorum secdeye Samimiyetimi Ve uğurluyorum Gözlerimin nemiyle seni. Karardım ya yar Örüp durduğun tuğlalar Y akıyor ya canımı Ve hep Bir merdivenden Kayıyor ya adımlarım Ve sen Ve yine sen İlla sen Yıkıyor ya gözlerimi Küskün değilim Seni verene yemin olsun Küskün değilim düşünüp de incitme kendini Mürekkebi kurudu kalbimin Adını çocuğuma koydum düşümde Ve küçüldüm önünde Gitme… Takatim intihar etti Yüreğim buz kesiği Sığıntı bir gülüş Dudağımın kenarında Ve telefonumda Sessiz bir çağrı kimliksiz.. Sendendir dediğim. Takatim intihar etti. Bakışlarımda siyahın acısı. Küskün değilim. Maskemin ardında tüm ağlayışlarım Küskün değilim Sadece kırıldı sağlamlıklarım. Kader var yar Biliyorsun; Kimsenin zabt edemediği Kader var. Sular yükseldi Boğuldum gecende Sen yoluna devam ettin Nuh'un gemisinde Sular yükseldi. Göremedin ellerimin Ellerini beklediğini Küskün değilim düşünüp de incitme kendini Karardım ya yar Ah!!! çok yoruldum ya yar Ve güne Ve geceye Ve seni verene yemin olsun Küskün değilim Sadece çok sevdim seni Karardım ya yar ah!!! Çok yaraladın ya yar Hatice Kuru |
Sensin gönlüme taht kuran. Sensin canıma can katan. Uğruna dünyayı yakarım. Yeterki gitme yanımdan... Korkuyorum vazgeçersin diye aşkımdan. Yaşamam,ölürüm senden ayrı kalırsam. Her derdine katlanırım ben. Beni sevsen,sevginle sarsan... Eğer beni sevmiyorsan. Aşkıma değer vermiyorsan. Ben herşeye razıyım. Bensiz mutlu olacaksan.... fatma eyi |
SEN DE GÜLSENE YÜZÜME MAHPERİ- Yaksana içten içe beni Bir rüzgara teslim etsene hoyrat bakışlarını Kadife sesinle gönlümdeki hücreleri dağıtsana Görmediğim saçlarını dokundursana gözbebeklerime Uzak duruşunla yakınıma getirsene içindeki çocuğu.. Adavet besleme bana Mahperi.. Daha tanımıyorsun beni Ellerimi daha tutmadın Bu ellerki gökyüzündeki kandillere uzandı O kandillerki her gece bana Deli deli senden bahsetti Mahperi.. Yüzümü yere eğdim çılgınca bak diye Elimde bir mektubun Yine Leyla dan bahsediyor yine çölden Benden hiç bahsetmeyecek misin Mahperi.. Yoksa Leyla dan bahsederken bana İçimdeki çöllere serap mı sunuyorsun Bırakırken düşleri.. Seni müzekka belledim kalbime Siyah örtülere bürünmeni aşk belledim Ben ki biraz fırtına kopsun diye Mecnunla anlaştım Ben ki mütemadiyen sürsün diye Kalbime hicran ektim Aşk ektim,vuslat ektim.. N’olur nadasa bırakma hayallerimi Yoksa kendimi bilmeyecektim.. Gece uzun ve sessiz Mahperi.. Ben çoktan duygularımı ipe astım Sen de ıslak bakışlarını ipe as Bir girdaptan çıkmak için Yeniden dene aşkın için Sevdayı biliyorsan eğer Anlarsın sana söylerken kelimelerimi avuttuğumu Onlar bile üşüdü ısıtamadığım ‘ben’den Gül gülzara çevir beni Sakın suskun kalma Ruşen eyle beni Gece uzun ve sessiz Mahperi.. Ben çoktan duygularımı ipe astım Sen de ıslak bakışlarını ipe as.. Bu geceler ne kadar da bahtsız Herkes geceye küsmüş gibi Karanlık dehlizlere boğulmuş sokaklar Saat gecenin üçü Mahperi.. Nasıl düşlesem bilmemki Sen uyurken ben sessiz kalıyorum Geçerken denizimden bir gemi Biraz daha soluklanıyorum Ve pervazlara soğuklar işlemiş Karanlık dehlizlere boğulmuş sokaklar Saat gecenin üçü Mahperi.. Ölüm ki kapımı yokluyor her vakit Tebessüm ediyorum Bazen da yıkılıyor ve bu sefer ben bekliyorum Hani diyorum sen de ölüm gibi Her vakit kapımı yoklasanda ölüme tebessüm eder gibi Ben de sana tebessüm etsem Mahperi.. Güzellere güzeli Darb-ı mesel sunduğun aşk gibi Her vakit olmasa da bir ikindi vakti Siyahlara bürünüp gel Yine zile bas yüreğimdeki ateşe basar gibi Biliyorum bu sefer anlarsın beni Anla beni,anla beni,anla beni.. Saat gecenin üçü Mahperi.. Saat gecenin üçü.. Hakan Taha Bayram 22 Ocak 08 Salı 03:34 (can'ıma sıralanan kurşunlar) |
Mutlu Hüzün Bir dost tanıdım bugün adı Yağmur Sözleri bir haykırıştı, gerçek adı umut Uzaklarda bir evi vardı, üzeri hep bulut Gitar çalar, gülerdi... ağlamadığı zamanlarda Gemileri vardı limanda haykırdığı, apansız konuştuğu Yalancı rüzgarı var yamaçlarda ölümle boğuştuğu.. Hele bir Yağmur’ u var uğruna savaştığı, delicesine ıslandığı İsmini sayıklayıp, dokunamadığında ağladığı.. Yağmur’ lu şarkıları sever, Yağmur’la dans ederdi Hüzünlenir sonra Yağmur’ a sorardı hep neden ağladığını.. Ben ise anlattıklarını dinler susardım hep nemli gözlerle Şiirler yazardım dinleyip Yağmur’ un sesini gizlice.. Nedense hep kavgalı hayatla ve tabii zamanla.. Bazen kendimi görüyorum onu anladığımda.. Hayat var! Bense yokum içinde.. Akıp gidiyor zaman ardına bakmadan yavaşca.. Bir 'Yağmur' damlası gibi penceremin canımdan.. Be rainy.. Tansu Göksu |
Yazmam Daha Aşk Şiiri Oydu bir bakışta tanıdım onu Kuşlar bakımından uçarı Çocuk tutumuyla beklenmedik Uzatmış ay aydın karanlığıma Nerden uzatılmışsa tenha boynunu Dünyanın en güzel kadını bu oydu Saçlarını tarasa baştanbaşa rumeli otursa ama hiç oturmazdı ki kan kadını rüzgardı atların Hep andım ne yaşanır olduğunu En çok neresi mi ağzıydı elbet Bütün duyarlıklara ayarlı Öpüşlerin türlüsünden elhamra Sınırsız denizinde çarşafların Bir gider bir gelirdi işlek ağzı Ah şimdi benim gözlerim Bir ağlamaktır tutturmuş gidiyor Bir kadın gömleği üstümde Günün maviliği ondan Gecenin horozu ondan Cemal Süreya |
UYKU TUTMUYOR Geceler mi uzadı sabah mı olmayacak Sen aklımda olunca gözüm uyku tutmuyor. Yürekte gül tomurcuk hiçbir an solmayacak Sensizlik bütün gece bedeni uyutmuyor. Ne kadar dirensem de bütün bunlar nafile Dertler üst üste gelir sanırsın ki kafile Sakın fırsat tanıma dost görünen gafile İki beden tek ruhuz kalbim sensiz atmıyor. Sana âşık olmuşum sabahıma güneşsin Yaşam için aldığım nefeslerime eşsin Sen bir sevda yangını gözlerimde ateşsin Geceleri hayalin gözlerimden gitmiyor. Her sabah benim günüm senin adınla başlar Hasretin düştüğünde gözümde durmaz yaşlar Sesini duyduğumda biter bütün telaşlar Aydınlandı tüm dünyam ufukta gün batmıyor. Sen gurbet ellerinde ben senden çok uzakta Gözlerim kan çanağı, derman kalmaz bacakta Seni seven yüreğim yanar durur sıcakta Sen orada ben burda bu hasretlik bitmiyor. LEYLA İNAN |
Söylesene kaç harfle sevdin beni? Hani anlat desem içindeki sevgiyi, ilk kelimenden sonra kaç dakika sürer? Zamanı ellerimle yakasından tutup havaya kaldırsam ne kadar anlatırdın? Hadi anlatsana beni kaç harf sevdin? Oyunuma geldin sevgili. Kandırdım seni az önce. Bana olan sevgin kaç harf diye sordum sende bana anlatmaya başladın. Cümlelerle kelimeleri süsleyerek anlatmak yeterli oldu. Demek sadece SENİ ÇOK SEVİYORUM da özetim. Oysa bana yaşadığımızı sandığım bu büyük aşkı tarif edememen lazımdı. Ağzından hiçbir kelime çıkmamalıydı. Düğümlenmeliydi ses tellerin, ellerin titremeli, avuçların terlemeliydi. Bocalamalıydın. Her anlatmaya kalktığında saçmalayıp örneklerle izah etmeye çalışmalıydın. Başaramamalıydın. Anlamını bilecek kadar bir aşk bize yakışmazdı oysa. Bak sokaklara hep onlarla dolu. Ellerinden tutabildiğin bir aşk bu sendeki. Bana olan sevgini özetlememeliydin sevgili. Özetlenecek bir aşk sadece kitaplara konu. Yazılabilecek kadar basit bir aşkı ben bir damla gözyaşıyla anlatırdım sana. Bana benim sorumu sorma sevgili. Peki, sen anlat o zaman deme bana. Beni sadece 16 harf seven birisine ben ne anlatayım?. (ALINTI) http://www.forumin.net/Smileys/default/sad.gif |
Aşkta Yarın Yoktur Sevgili Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır. Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur. Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Yoktur Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili. İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur, Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır, Yitirdikleri de... New York'ta, Bir Sokakta, Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının Çıplak Yalnızlığı da Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki, Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de... Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili, Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır, İnan... Kim Demiştir Hatırlamıyorum, Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye. Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde, O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda, Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır, İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim. Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye... Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da... Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider, Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya... İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır Kimselere Veremez Sevgisini, Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır... Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı. İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz, Oysa Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu. Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara... Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın Tüm İnsanlara Yayılması Gibi... İşte Şimdi Biz de Sevgili, Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp, Soluğu Evlerde Alacağız, Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi. Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak, Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak, Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu... Birazdan Sabah Olacak... Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Başlayacak... Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili. Birbirimizi Kandırmayalım... Hadi Güne Hazırlan, Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü, Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel, O Yaban Ağrısını Geri Alacak Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek, Sonra Geçecek... Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak... AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ Cezmi Ersöz |
| Saat: 02:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık