![]() |
YOLUMUZ BU KADARMIŞ BE KAHVE GÖZLÜM ARTIK TERSİNE AKAN BİR NEHİR GİBİ YIKILMIŞ BİR ŞEHİR GİBİ SUYA YAZILMIŞ BİR ŞİİR GİBİ ADIMI UNUT YALNIZLIĞIN BOŞLUĞUNDA SENSİZLİĞİN SONRASINDA BİL Kİ BEŞ PARA ETMİYOR UMUT... |
Birdenbire Her şey birdenbire oldu. Birdenbire vurdu gün ışığı yere; Gökyüzü birdenbiler oldu; Mavi birdenbire. Her şey birdenbire oldu; Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan; Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire. Yemiş birdenbire oldu. Birdenbire, Birdenbire; Her şey birdenbire oldu. Kız birdenbire, oğlan birdenbire; Yollar, kırlar, kediler, insanlar... Aşk birdenbire oldu, Sevinç birdenbire. Orhan Veli Kanık |
BAKMA ÖYLE SESSİZ DURDUĞUMA YÜREĞİMDE FIRTINALAR KOPUYOR SEBEBİ NE SENİN VARLIĞIN NE DE YOKLUĞUN SEBEBİ BENİM SANA DUYDUĞUM ADINI BİLE UNUTTUĞUM "AŞK"... |
hep seni düşünüyor ve senle geçecek günlerin, hayalini kuruyorsam seni her gördüğümde hipodromdaki yarış atından faksızsa nabzımın atışı ve sana, her defasında bi suçlunun af dileyen gözleriyle bakıyorsam ben miyim aşkı bilmeyen yoksa, sen misin anlamayan... |
YOKLUĞUN Uzaktan hissediyorum seni Yaşıyorum doyasıya Konuşuyorum yokluğunla Sarılıyorum,öpüyorum yokluğunu Şarkılar söylüyorum yokluğuna Şiirler yazıyorum ona Akşam göğsüne yaslanıyorum yokluğunun Beraber uyuyakalıyoruz yokluğunla Bazen işten geç geldiğimde Karşılıyor beni yokluğun O senden bile vefalı çıktı Görüyorum beni ne kadar sevdiğini YOKLUĞUNUN! ... İçim burkuluyor daha da Bilmiyorum kavuşabilecek miyiz bir gün Ama iyi bakıyor bana yokluğun Gözün arkada kalmasın Beni çok seviyor yokluğun SENDEN BİLE! ... Nasıl Giderim Gittiğine inanmak istemezki gözlerim Mademki gitmedin ne bu gözyaşları derse biri ne cevap veriririm Dudaklarımı ıslatan yağmur bir daha yağsa nasıl yalnız ıslanırım Giderken hiç düşünmedin mi? Sabah odama gelse güneş sensiz nasıl uyanırım Hep korktuğumuz ölüm hani ikimizi birden götürecekti Şimdi gelse tutsa kolumdan ben nasıl giderim...! ! ! |
Sevmekten Gidince Sen beni sevmekten gidince ben bana borçlu kaldım Ya sen bana fazla geldin ya ben sana az kaldım Gitme bir adım öteye gülüm bir adımda gurbet olur Gitme bir nefes öteye gülüm her nefes hasret olur Aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde El tutmak yol açıyor diye hesapsız Susmalara kaldırdık tüm tutuşmaları Yasak kelime oyunu yapmak Yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak Artık yağmur sonraları toprak kokmak yok Tomurcuklanmak günah Ve bir insan gözü yüzünden 100 gün ardarda uyumamak Kimse ölmesin diye Kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak Güneşi ayı ve hatta hiç bir tabiat olayı Şahit gösterilmeyecek hiç bir sevdaya Ne deniyorsa onu atacak kalp Ve süresi 24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın Sen sesini alıp gidince ben burda dilsiz kaldım Ya sen bana fazla geldin Ya ben sana az kaldım Gitme bir adım öteye gülüm bir adımda gurbet olur Gitme bir nefes öteye gülüm her nefes hasret olur |
O An Sensizliğin en sıcak mevsiminde, Hasretinle uzanırken sana; Bir pervasız "merhaba" Asıldı kulaklarıma. Sehpada bekleyen bir mahkum olup, Durdu zaman, Tam yaşamın sınırında. Bir an bakındım boşluğa, Anlamsızca... Kimin bu umarsız ses? Kimdi seni göremeyen beynimde. Kimin bu aşkı tanımayan yürek? Hangi beyhude mazeret, Seni hayallerimden, Apansız azad edecek kadar gerçek. Omzuma asılan bu el, İğne iğne batıverdi ruhuma. Sen, hiç olmadığın kadar yok, Hiç olmadığın kadar benimken, Bir nefesle parçalanan resmini, Kim gözlerime, Nakış gibi işleyecek. Kim dokundu bam telime? Kim bu? Resitalin tam ortasında, Kemanımı kıran. Notaları çivi gibi, Kalbime kalbime batıran. Kim bu kim? Hayallerimdeki Saltanatını yıkan. Geldiğini anladığım İşte o an, Bir avuç kar olup, Eridi sevdan. SEVDİĞİME SÖYLEYİN Ey gece! Sevdiğime söyle; Yanındayım ben hep, Onunla yüreğim, ellerim, gözlerim... Ara sıra, o da düşünsün beni, Karanlık çöktüğünde... Kimbilir, bir yıldızda birleşir yüreklerimiz belki de... Ey rüzgâr! Sevdiğime söyle; Sen savururken umutları, diyardan diyara, Toplasın yerlerden hayallerimi, Bassın bağrına sevgiyle... Kimbilir, hayaller gerçekleşir belki, onun eli değdiğinde! Ey yağmur! Sevdiğime söyle; Her toprağa düştüğünde sen, Gözlerim eşlik eder sana, Bilsin, ona söyle.... Bilsin ki, Her yağmurda hatırlasın beni... Tutsun damlaları, yüzüne sürsün. Öpsün damlalar dudaklarından özlemle... Ey deniz! Sevdiğime söyle; Köpük köpük sahiline vurduğumu, Unutmasın bıraktığı yerde durduğumu, Her martı çığlığında, çınlasın sesim, Yüreğinin en derinliklerinde... Ey hayat! Sevdiğime söyle; Onsuz bir anlamın olmadığını, Söyle ona, deli divane bir gönlün, Kuytularda ağladığını... Ve... Onu unutmadığını, unutmayacağını... |
BİR MAVİ GECEDE BAŞLAMIŞTI SEVDAMIZ VE MAVİYE ÇALMIŞTI BÜTÜN UMUTLARIM O GECE UNUTTURMUŞTUN BANA KARANLIĞIN SİYAH OLDUĞUNU VE GÖZLERİNDE FARK ETTİM İLK KEZ BÜTÜN GECELERİN MAVİ OLDUĞUNU BİR MAVİ GECEYDİ O BÜTÜN GECELERDEN GÜZEL BİR MAVİ GECEYDİ O BENİM İÇİN ÖMRE BEDEL VE SONRA... BİR GİDİŞİN VARDI Kİ MUTLULUĞUMA İNAT BİR GİDİŞİN VARDI Kİ KIRILDI İÇİMDE KOL KANAT |
Ilık rüzgarla gelen bir müzik sesiyle dalıverdim uzaklara; "Aşık olmak günahsa ben bir günahkarım, pişman değilim tanrım…" diyordu yumuşak bir ses… bir sızı saplandı ilk önce kalbime… sensizlik yüreğimi yakıyordu, sana hasrettim… sarı kurumuş yapraklar arasında yürürken rüzgarın yüzüme vurmasıyla kokunu duydum sanki…yalnızdım… mutsuzdum, sen yoktun… ebediyen gitmiştin… Şimdi yanımda olsaydın kollarınla beni sarar, yüzüme dağılan saçlarımı parmaklarınla düzeltirdin.. iki taraftan kulaklarımın arkasına sıkıştırır, "Böyle daha güzel aşkım"derdin… yüzüme düşen saçlarıma tuzlu gözyaşlarım karışıyor şimdi. "Sakın ha ağlama, seni birgün bile ağlarken görmek istemiyorum" derdin bana… şimdi bir yerlerden bakıyorsa gözlerin üzülüyorsundur… ama gözyaşlarıma söz geçiremiyorum sevgilim... Hani biz sonsuza kadar mutlu olacaktık? Hani birbirimizi terketmiyecektik? Neden beni tek başıma bırakıp gittin aşkım.? Kaza haberin geldiğinde inanamadım… evimizden nasıl çıktığımı bile hatırlamıyorum… hastanede seni öyle kanların içinde baygın bir şekilde görünce dünya başıma yıkıldı… elini tuttum ve sen gözlerini açtın "Sakın ha! Sakın elimi bırakma" dediğin zaman bile "Gözlerindeki ormanda yağmur yağmasın" dedin… yanaklarımdan süzülen sicim gibi yaşlar yüzüne döküldüğünün farkında bile değildim.. ameliyathanenin kapısına kadar elini hiç bırakmadım ve mecburen elini ayırdılar benden… saatlerce o odada kaldın… çıktığın zaman komadaydın… doktorlar ümitsizce gözlerime bakıyordu… seni odana götürdüler.. neydi, neden o makinaları vücuduna bağlamışlardı.? Sen yaşayacaktın.. beni bırakmayacaktın yemin etmiştin..yavaşça elimi elinin üzerine koydum.. hiç kıpırdamıyordun… günlerce başucunda bekledim… farkında bile değildin… hep uyuyordun… yanında seni beklerken; geçirdiğimiz günler bir film şeridi gibi gözlerimden geçti… beni kızdırmaların, sinirletmelerin ve ondan sonra gönlümü almak için bütün evi ben yokken çiçek bahçesine çevirmen… doğumgünlerimizde birbirimize aldığımız müzik kutuları… hani son doğumgününde sana mavi bir kazak almıştım da hemen giyip mankenlik yapmıştın ya ve ben seninle dalga geçmiştim sen de pastayı alıp yüzüme yapıştırmıştın ve sonra da bütün evi pastayla alt üst etmiştik… ne kadar deliymişiz, ne kadar aşıkmışız… mavi kazağını son gördüğümde kanlar içindeydi.. kaza günü onu giyiyormuşsun meğer… çok sinirlettin beni, nasıl çıkacak şimdi kazaktaki kan lekeleri? Olmadı şimdi, iyileşir iyileşmez kazağını sen yıkayacaksın.. onu sana ben aldım atmak olmaz ki… Hala uyanmadın… bir hafta geçti hiç bir kıpırtı yok…doktorların biri gidiyor biri geliyor.. söyledikleri hiçbirşeyi artık anlamıyorum.. bu arada o yağmurlu gün geldi aklıma.. bisikletlerle yarış yaptığımız o gün.. hani ani bir yağmur başlamıştı da eve zor yetişmiştik.. balkonda durup yağmuru izlerken bir gün bebeğimiz olursa ismini Yağmur koyalım demiştik… bizim yağmurumuz yaz yağmuru olsun demiştik… Ve bir gün daha geçti işte, yanında sen o yatakta hareketsiz yatarken bir gün daha geçti… elim elinde.. ve başım yatağın yanında, kendimden geçmişim.. ve aniden elin elimde kıpırdadı.. aniden kırmızı, şiş gözlerimi sana çevirdim… ve gözlerini açtın… o halinle bile gülümsüyordun bana… dudaklarına küçücük bir öpücük kondururken sessizce gözlerimden yine bilinçsizce tuzlu gözyaşlarım dudaklarına düştü… kızar gibi yine baktın bana… "Tamam" dedim "Ağlamıyacağım…" Gözlerime baktın buğulu… hiç beklemediğim bir anda dudakların kıpırdamaya başladı "Affet beni" dedin, "Birbirimizi terketmiyecektik, hala daha da seni terketmedim ama…." dedin ve gerisini duymak bile istemiyordum, parmaklarımla dudaklarını kapattım, "Konuşma, yorulma, sonra konuşuruz" dedim ama başınla "Şimdi" dercesine işaret ettin… "Şehre inmiştim, yıldönümümüz için beğendiğin tek taşlı pırlanta yüzüğü alacaktım, aldım da… yanında 25 tane gül vardı, arabanın torpido gözünde yüzüğün, koltukta da güllerin vardı" dedin… ve devam ettin "Hayatımda geçirdiğim en güzel yılları seninle paylaştım, gözlerim, kalbim hep yanında olacak, arabadan emanetlerini almayı unutma" dedin bana… gözlerimdeki yaşları artık durduramıyordum… "Bir dahaki sonbahara yürüdüğümüz yolda yanlız yürüyeceksin ve çok güçlü olacaksın, beni affet aşkım seni bensiz bırakıyorum, seni canımdan çok seviyorum, son bir öpücük ver bana" dedin ve bir elim elinde bir elimle alnını okşarken istediğini yaptım dudakların sıcaktı ve aniden makineden ince bir ses geldi, elin elimden kopuverdi…. Gözlerin yavaşca kapandı…. Doktorlar koşup geldiler… öylece orda kalıverdim hareketsiz kaldım, donmuştum, sen yoktun artık… doktorlar seni götürdüler… artık sen yoktun, yanlızdım.. Ve şimdi sensiz geçen ilk sonbahardayım… yürüdüğümüz yolda kurumuş yaprakların arasında tek başınayım. Arabadan bana getirdikleri emanetlerimin biri evde diğeri parmağımda… yüzüğünü yaşadığımı sürece parmağımdan, güllerini yatağımın yanından hiç ayırmayacağım… mavi kazağını yıkadım, temizledim… yastığının üzerinde duruyor.. Hazan mevisimi, hüzün mevsimi… aşk mevisimi.. ayrılık mevsimi… Kulağımda bana söylediğin şarkıyla yürüyorum tek başıma söz verdiğimiz gibi sarı yapraklı yolda.... "SANA RÜYA DIYEMEM, SENDEN UYANAMAM KI NEREDE OLURSAN OL, SENINLEYIM BEN SANKI BULUTLU GÜNEŞIMSIN, SEVGILIMSIN BENIMSIN YAZ YAĞMURUM, KIŞ GÜLÜM, NEŞEMSIN KEDERIMSIN SENINLE DOLU DÜNYAM, GÜNDÜZÜM GECEM SENSIN ÖLSEMDE AYRILAMAM, BENLIĞIM RUHUM SENSIN..." Biliyorum her an her saniye benimlesin, beni izliyorsun. Iyi ki şarkılar var ve şiirler. Sen sözünü tutmadın, beni bırakıp gittin. Belki birgün aşkım... Bu yağmurlar diner ve biz yine birlikte oluruz hiç ayrılmamacasına. "HER YERDE HATIRAN VAR, HERŞEY SENINLE DOLU HERŞEYDE SENIN IZIN, BU YOL AŞKININ YOLU ALAMAZ BIN SEVGILI KALBIMDEKI YERINI SANKI IÇIMDE AÇAR BU SARMAŞIK GÜLLERI.... " Iyi ki şarkılar var... |
BELKİ SEN YOKSUN Belki de sahiden bırakacaksın beni. belki de ben bırakılması elzem en zararlı alışkanlığım. Belki bir hata idi benle olmak ve hayaller kurmak. hayallerin hepsi de işkembe-i kübradan sallanmış şeyler ki sırf belki de sırf senin ellerini tutmak ve ensene arkadan bir öpücük kondurmak için belki de. belki de dünya zaten dönmüyor, ve Pakistan'da binlerce kişi ölmedi depremde ve donmuyor kalanları. Şırnak'ta sevgi yok belki de, elleri ve yüreği olan bir sevgi. belki de küre zaten yok ve zaten ısınmamakta yüreği, erimemekte buzulları, yükselmemekte denizleri. Telef edilmiş kuşlar, ve hatta kuş gribi yok belki de. Belki gökyüzü bile yok. Belki sen yoksun, belki de ben. Belki ve belli ki biz yokuz sade bu dünyada, sevgi var bizden öte öteden beri. |
| Saat: 12:41 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık