![]() |
Bozuk yollardaki çamur gölcükleri Yürek şeklini almışsa Toprağı donduran rüzgar eşlik ediyorsa Kuş cıvıltılarına Heyecandan titriyorsa Yanıbaşındaki beyaz bulut içindeki yıldızlar Herkes yaslanmıştır izlemek için filmini Motoru döndürüyor zaman film başlıyor Işıklar da tamam parlıyor güneş Sensin başrölü bu sevda senaryosunun Hakkından gel kötülerin hadi cesur ol Birkaç sahne sonra sahneye çıkar güzelin Hak et onun sevgisini Ve seyircinin alkışlarını Dikkat et tekrarı yok hiçbir sahnenin Makasla geçmişini sen rolüne bak Söz senin yahya harbalioğlu |
Buluşmak Üzere Diyelim yağmura tutuldun bir gün Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek Öbür yanda güneş kendi keyfinde Ne de olsa yaz yağmuru Pırıl pırıl düşüyor damlalar Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın Dar attın kendini karşı evin sundurmasına İşte o evin kapısında bulacaksın beni Diyelim için çekti bir sabah vakti Erkenceden denize gireyim dedin Kulaç attıkça sen Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan Ege denizi bu efendi deniz Seslenmiyor Derken bi de dibe dalayım diyorsun İçine doğdu belki de İşte çil çil koşuşan balıklar Lapinalar gümüşler var ya Eylim eylim salınan yosunlar Onların arasında bulacaksın beni Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya Çakmak çakmak gözleri Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı Herkes orda sen de ordasın Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim Özgürlüğe mutluluğa doğru Her işin başında sevgi diyor Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili Bi de başını çeviriyorsun ki Yanında ben varım Kaynak: Sekizibiyerde Can Yücel |
Bir dağ başı yalnızlığı yaşıyorum yeniden... Dağ başı yalnızlığı ölümden beter. Hiç kimse aramasa sormasa beni Sen gelsen yeter... Huzur ellerinin güzelliğidir. Gözlerin karşımda mutluluk denizi. Her sabah soframızda ekmeğimizi Sen bölsen yeter... Yüreğim seninle yaylalar kadar serin Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam Sen dolsan yeter... Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm. Bende sabır, sende naz... Gündüzünden vazgeçtim, düşümde biraz Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter... Duymasa da hiç kimse Şâir gönlümün, sende karar kıldığını. Ve içimin şerha şerha yarıldığını Sen bilsen yeter... Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi. Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek. Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek, Sen eğilsen yeter... _TAYFUN TALİPOĞLU_ |
AYRI AYRI Kaçamak bakışlarımız dokunurdu birbirine suçlu suçlu yürürdük gülmeyi konduramadan dudaklarımıza acılarla delik deşik bir olgunluk izlerdi gölgelerimizi yağmur ıslatırken kaçak evi kimsesizliğimiz ayrı yrıydı. Aslında yakmıza yapışmasaydı aşk sahtekarlar cennetinde çakışmasaydı yollarımız sen ve ben pekala kandırabilirdik kendimizi mutluluk oynayarak ayrı ayrı yas içimizde uzun yolculuğa çıkmış olurdu ve bitmemiş olurdu takas... A.Kadir BİLGİN |
Bilmem ki Nasıl Anlatsam Bilmem ki nasıl anlatsam Nasıl söylesem derdimi Bir daldan sıkıca tutsam Yerde bulurum kendimi Boran eser koca dağlar Kurudu bahçeler bağlar Yüzüm gülse içim ağlar Darda bulurum kendimi Dert peşimi bırakmıyor Kimse yüzüme bakmıyor Göz kurudu yaş akmıyor Zorda bulurum kendimi Sermesefil yaşıyorum Günden güne düşüyorum Yaz gününde üşüyorum Karda bulurum kendimi Şu gönlümün her köşesi Talan oldu yok neşesi Elimde içki şişesi Barda bulurum kendimi Görenler deli sanıyor Ne dinliyor ne tanıyor İçim kor olmuş yanıyor Korda bulurum kendimi Dolaşırım sersem sersem Alan yoktur selam versem Hürdemi böyle gidersem Nerde bulurum kendimi 29.08.2007 – Yenimahalle |
BENİ ANLAYAMAZSIN Aramaızda dağlar var Aramızda uçurumlar Yaklaşma yanılırsın Ben öldüğümü bilirim Sen yaşadığını sanırsın Kendini bilmeden daha Beni anlayamazsın.... Günlerim ateşe gebe Gecelerim sancılı Varamadık sabaha Ben bir yumak düğüm düğüm Sen karmakarışık bir kördüğüm Kendini çözmeden daha Beni anlayamazsın.... Ahmet Selçuk İLKAN |
AVUCUMDA SEVDA VAR Rüzgar dudaklarıma iki damla yağmur vurdu. Bir çocuk aşkı ki, koca insanlar böyle sevmemiştir. Akşamüstü Arnavutköy'deydim. "Sevda"diyorum. "Sevda" dedin mi gizli olacak ve çulsuz olacaksın ki değerini bileceksin, hissedeceksin. O zaman acısına da saygın olur. İki damla yağmur, ardını bilmediğim karanlıktan dudaklarıma rüzgar hediyesi. Cebimde yumruk elim. Yanıyor avucumda, yanıyor verdiğin mektup. Bütün bulutları seviyorum. Bütün insanları seviyorum. Yaşamayı seviyorum... Erhan GÜLERYÜZ |
Merhaba Gurbet Küçük yasta bastim ayagimi gurbete Savastim hergün hasretle Aglamaktan gözlerim yoruldu Bir hayatim vardi oda yok oldu Gurbete geldim geleli Bir güzel gün görmedim Yalnizligim aldi beni Vurdu gurbet ellere Gurbet eller yakti, yikti beni Yaklasma gurbete senide yakar seni Görmek istersin aileni Red eder seni gurbet elleri Yalnizligim vurdu basa Gurbet ellerde gezdirdi beni Bastan basa Korkarim simdi gurbet ellerde Kosarim hep umutlara Umutlar birakir beni bana Yanima yaklasan olmaz Gurbet ellerde yasarim ondanmi acaba Yine sana geri geldim Merhaba gurbet merhaba Neolursa olsun senin için Dostum dedim herkeze Bana sordular yar'in varmidir Bende dedim oda gurbet ellerdedir Merhaba gurbet Merhaba Herhalde seni tanimayanlar var Sordular gurbet nerede nerede Dedim tam kalbimde kalbimde Yaklasma gurbete Dersin sende Merhaba gurbet merhaba Elveda umutlar elveda Tarih Ve Saati: 20/08/2004 15:23 Mustafa Aslan (Dertli Şair) |
bir göle damladım, vadıler gectım,dereler,okyanuslar bır kac balık hıkayesı,fosıllenmıs hayatlar. agaclar suladım yesıller cıcekler kanmadım. kumsallar tanıdım,gemıler tasıdım seferden sefere yıkadım kırlendım yıkandım arındım kaynadım yanmadım yerle gök arasına ekıldı yasamım bır cevız agacı ve bır cıcek hala aklımda uzunca kaldım cıcekte. hayat verdım dalına özune gunes aldı,buharımla ayrıldık okyanuslar asıp yıne gelecegım sana söz. mehmet faruk ünal |
Hüzün topluyorum Geçmiş yıllar denizine Bir dalıp bir çıkarak Ayaklarım kendiliğinden öpüyor yolları Zihnim gördüklerimden çok uzak Yine bir ayrılık yaşıyorum Depreşen hüzünlerin kıskacında Çekilmiyor yollar Sıradan sesleri de yanına alınca Daralan içime inat Bir kuş dönüyor tepemde Salınan kanatlarından yüreğim serinliyor Sıyrılmak istiyorum Bedenimi ağırlaştıran hüzünlerden Ama ne gezer Hortluyor fırsat kollayan çocukluğum Paslanmış anılar Bir bayram şenliğiyle dökülüyor yollara Her ayrılık eşiği Bir hüzün sergisidir aslında Bu sergide yaşanır Hüznün sessizliği Ve sessizliğin hüznü Ve ince bir sızıdır her zaman Annemin gözyaşları musa takçı |
| Saat: 23:59 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık