![]() |
Acısını içtim aşkın, Hüznüne dokundum Gökkuşağı gibi değildi renkleri Siyahında boğuldum. Yoruldum,hep yoruldum Kime tutunduysam yaralı kanadımla Yalanlarında kayboldum. Masum bir çocuk bakışıyla geçtim Aşkın kör gözlerinden Yüreğimi büyüttüm, Düşler yetiştirdim minik avuçlarımda Ağlamayı öğrendim, Gülmeyi unuttum. Hırçın denizlerde, Boşa kürek çektim hep Yalnızlığın kıyısında, Unutulan bir liman gibi Bekledim,durdum. Nereye gittiğini bilmeyen bir yolcunun Sessizliğinde geçti hayatım Aşkı bulayım derken, Yolumdan oldum. Korkularım büyüdü aşkın kollarında Sessizlik parladı içimde, Bir yakamoz gibi. Üç kuruşa yalnızlığa sattı Gülen suretimi Ne bana gösterdi kendi yüzünü, Ne güldürdü benim yüzümü Yar olmadı bana hiç Seslendim ses vermedi Sonunda sustum Ve bir akşam üstü Aşkı sırtından vurdum!.... ŞEVKİ YÖNDEM |
Dalından düşmeyi bekleyen son yaprak gibiyim Belkide enson eylül bu içimde başlayan Bi başka deli esiyor şimdi rüzgarlar Ruhum kabında sanki göçmen bir kuş gibi Ömür yazımda ne varsa hepsi talan Ah be dost yüzüme bakan neler okumaz ki Hançer olur saplanır böğrüme eylül akşamları Bir bir soldu tekmil renkler Yerde çimen soldu ağaçta yaprak Güz yağmurlarına hazırlandı toprak Ufuklarda güneşi sarma telaşı Boşuna yol gözleme artık deli gönlüm Çoktan başladı içimde bağ bozumu sevda enkazına döndü eylül akşamları Ellerimi uzattığım her yer boşluk Aşka yürüdüğüm her yol çıkmaz sokak Bozulmuş bağlara benziyor halim Yaşanmamış mevsimler gibi hazin İçimdeki anıların hepsi kül yığını Geçti artık o görkemli türkülerin çağı Şimdi hüzün ve göz yaşı dolu eylül akşamları Ben hasret yolunun yalınayak yolcusu Dikenli yollarda kanlı ayak izlerim Gözlerimin altı kurumuş iki nehir gibi İşte daha eylül başı buza kesti yüreğim Odam ilk çağ manastırının izbe zındanı gibi Yüreğim; Boşuna sevda yağmuru bekleme Yine mateme büründü bak eylül akşamları Ne içimizde sevgiliye vuslat heyecanı Ne yorgun dudaklarımda tebessüm kaldı Ben bu koca ömrü eylül gibi yaşadım zaten Yakındır kara paltolu kasım çalar kapıyı Tüketti beni yaban sabahlarının öksüzlüğü Gurbette her gün eylül her mevsim sonbahar Hasret ağıtı gibi çöktü işte eylül akşamları Ali Başol |
AĞLAYACAKSIN Gün batarken bir akşam üstü Hayalim takılacak gözlerine Bir rüzgar uçuracak saçlarını Ben geleceğim aklına ağlayacaksın Dilin varmasa da anmaya Boşuna çalışma hatırlamaya Nasıl olsa bir gece tatlı uykuda Ben geleceğim aklına ağlayacaksın.... Gün gelip otursan da nikah masasına Mutluluk içinde atsanda imza Siyahlar içinde yapacağın ilk dansta Ben geleceğim aklına ağlayacaksın.... Mahmut TURAN |
yaşadığım şehri sende bıraktım.. sarmaşık kokuluydu hanımelleri bahara gel diyen ince belleri kırdım ne varsa ben eden beni hüznüme teslim ettim sende bıraktım.. . sende bıraktım herşeyi... leb-i deryanın o güzel nefesini köpürmüş marmaranın o hain sesini sardığın bedenime iliştirdiğin o çok sevdiğin gülüşümü... sende bıraktım.... gözlerimi sende bıraktım.. çekip gitti yalnızlığım benle beraber sana bıraktım köhneleşmiş der-saadetin o vazgeçilmez sefaletini sende bıraktım herşeyi.. o ikimizi de satın alan şehirde seni benle.. beni senle.. bıraktım ne sen beni bırakıyordun ne de ben seni.. ne gidebildim ne kaldım sana bıraktım herşeyi sana bıraktım Ayfer Artuç |
Sana Kapamadım kalbimin kapısını Gülüşlerini unutmadım Sen Düşlerimde olmadan nefes alamam ki Rüzgârın yön değiştirdiği yerdeyim şimdi Sensizlikteyim Dudaklarımı aralayıp Hep söylediğim kelimelerdesin Özlemlerimde, hasretimde, yalnızlığımdasın Uykularımın en yorgun zamanlarında Uyanıp ansızın gece yarıları Yüzüme düşen sensizliğin hüznündesin Unuttum sanma, Ben nerde yaşıyorsam sen ordasın Sana ne yazsam Ve ne kadar anlatamasam dostlarıma Bir o kadar büyürsün içimde Ve bir o kadar gizemli Şimdi Hüznümün başa çıkılmaz anında Bir sigara yakmalıyım önce Kuytu akşamların Senli vakitlerini düşleyip Sesini anımsamalıyım yine Tebessüm etmeliyim Ve dünyanın en şanslı şairi olmalıyım Sırf seni sevdiğim için ve sana yazılan her duygum okunduğu için Onur duymalıyım Gittin biliyorum Beni yiyip bitiren bir merak, Yüzünü göremediğim günlerin acısı kalbimde Ellerinde olamamamın çaresizliği Ve yalnızlığımın baki kalması Hep acı verecek biliyorum Gündüzlerin aydınlığında Kısıp gözlerimi semaya bakıp Bir parça bulut arayacak gözlerim Umut ederek yağmurun değmesini tenime Bekleyeceğim. Senin için yanan tenime Biliyorum, Dokunmayacaksın Kayıp şehirlerin Karanlık sokaklarında çaresiz kaldım Ayaklarımda umudumun ağır prangaları Ellerimde yokluğunun kelepçeleri Kimselerin bulamayacağı bir yerdeyim Sendeyim Sana en az pencerene gelen bir serçe Yolda gördüğün bir çocuk Sahilde tek başına oturduğun bir bank Gizli gizli ağladığını gören bir ayna Ellerinden dudaklarına değen bir sigara Üzerine alelacele giydiğin bir elbise Uyumak için Ellerinle bir sevgiliyi sardığın gibi sardığın bir yastık Gözlerine düşen uykusuzluk Okuduğun bir kitap Canını sıkan bir insan Öpülesi dudaklarınla ısırdığın bir erik Ve hep beklediğin Hayallerini süslediğin o sevgili kadar yakın olmak istedim Biliyorum ben sana dokunamadan Avuçlarında bir hayatı tadamayacağım Biliyorum Sensizliğin karanlıklarında şiirler yazıp Her şeye rağmen içimde yaşayacaksın Senin yerin orası biliyorum Sokağımdan geçmesen de Kokunu duymasam da en güzel çiçeklerde Sırf yakın olmak adına Balkonundaki bir kaktüsün dikenlerinde Küçük ellerine batmak için Her zaman dua edeceğim Yoruldum inan Düşler kurmaktan Nefessiz kalmaktan Boş bir evde Yalnızlığın şarkılarını söylemekten bıktım Yoruldum inan Yoruldum sensizlikten Her sabah soğuk suyu vurup yüzüme Aynada kendimi mutsuz görmekten En güzel günlerinde baharın Sahillerde boş boş gezmekten Durup durup sana yazdığım şiirleri Duvarlara okumaktan Ve cevap beklemekten bıktım inan.. Seni seviyorum Seni özlüyorum Diye söyleyemediğim Telefonumun çalmasını beklerken Yüreğimin sesini duyamadığım Her an için kendime kızıyorum inan Sana da kızıyorum Beni bu boş âlemde Sevgisiz bıraktığın Yüzümü güldürmediğin için Sesinin kulaklarımı okşamasını Dokunamadığım teninde Olabilmeyi Şiirlerime güzelliğini yazmayı her fırsatta Ne kadar istiyorum bilsen Oysa Yoksun İçinde sana dokunamadığım Seninle olamadığım bir dünyada Bahar gelmiş Çiçekler açmış Gülmüş, ağlamışım ne önemi var Ben yokluğunda geçen zamanı Hiç yaşanmamış saydım Biliyorum Ölümüm seni düşünürken Ve yanımda olmadığın bir vakit Ansızın gelecek sen hiç acısını çekmediğin yokluğumda... Bilmeyeceksin bile öldüğümü Ben hiç tamamlanmamış sayacağım Gözlerimi kapattığım hayatımı Ve verdiğim son nefeste bile Acılar çekerken Seni arayacağım Biliyorum Gözlerimin baktığı Dudaklarımın seni sayıkladığı hiçbir yerde olmayacaksın Ölümün acısı hafif kalacak Sesini duyamadan çıkan canımdan Sen bensiz bir hayatı Bensiz geçen zamanı sevdin Hep gizemli kalmayı Kaçmayı Ve sevilmeyi sevdin Hiç çaba sarf etmedin Bir nebze olsun Cesaret edemedin sevmeyi beni Düşlerde bir masal Rüyalarda bir gizem kalmayı seçtin Olamadın benimle Bir kez yüzüme bakıp İçinden geldiği gibi Seni seviyorum Seni özlüyorum diyemedin Ben senli zamanların içinde Hep sevinçten gülen Heyecandan ne yaptığını bilmeyen İçi içine sığmayan koca bir adam değil de Oyuncağı eline verilmiş bir çocuk gibi Hep gülücükler saçtım Ağlayarak geçen koskoca bir zamana inat Dünyanın en güzel yeri gözlerinin içinde saklı Baharın yemyeşil dallarında artık hüzün var şimdi Rüzgârlar sesini kesmiş Ve yağmurlar boşa ıslatıyor kaldırımları Gözlerimin uykuya düştüğü Ve karanlığın aydınlığa hasret kaldığı yerdeyim Sensizlikteyim. Ertuğrul Bayam |
Bunca yıldır ardından gölgen gibi dolaşıp, Harcadığım ömrümü farketmeni bekledim. Tavrına aldırmadan gururumla savaşıp, Kırılmaz inadını terketmeni bekledim.. Seni sever görünen sahte sevgilileri, Gül düye kokladığın zehirli çiçekleri, Uğrunda tükendiğin yalancı sevgileri, Artık yeter diyerek reddetmeni bekledim. enver ertürk |
Hasret Saçlarım hasret sevgiyle okşanışa. Yüreğim hasret sevildiğini bilmeye. Hasret yüreğim çırpınışlara. Bedenim hasret bir yudum heyecana. Duygularım hasret bir gün ışığına. Konuşmalıyım,konuşamıyorum. Haykıramıyorum... Anlatamıyorum... Yalnızca ağlayabiliyorum... Ne komik, ne acizlik! Taciser Kaygısız |
Hasret Nedir bu aşk, bu sevda İllaki sen, olamaz başkası da Leylamsın, şirinsin bu gönülde Gönül seni, arzular bu bedende Üzülmekteyim, sen başka yerde Neyleyim güzel kadın, sana yanarım Neyleyim gönlüm, dinlemez beni İster helal, olsada haram Labirentteyim, kanıyor sana yaram Gel yanıma, konuş, dinle beni Üstüme eğil, kollarımla saram Neyleyim güzel kadın, sana yanarım Neyleyim ben, aşkımı neyleyim İsterken lal, olur dillerim Lal olmasa, diller dökerim Gözlerinde kaybolur giderim Ümidim, yitmedi, olmasa da, severim Neyleyim güzel kadın, sana yanarım Nar çiçeğim, bana haydi desene İstekli kalbime evetlesene Lal olmuş dilimi, söyletsene Gönül gülzarım da yeşersene Ürkeğim aşkından, beni söyletsene Neyleyim güzel kadın, sana yanarım Ümit Bahadır |
Resminle Avundum Bilmem ki kaç gece hayalinle avundum Kaç gece sabahlara dek adını sayıkladım durdum Mektuplarını defalarca okudum Resmini öptüm defalarca Sen diye onunla uyudum Bir sen vardın rabbimden tek dileğim Bir sen vardın yoluna ömrümü verebileceğim Sen de çekip gittin uzaklara Şimdi ben sensiz mi öleceğim Aydın - 1999 İbrahim İmer |
Sevgi Yetmez Bana diyorsun ki Nasıl bir martı yavrusunu severse Bana diyorsun ki Nasıl bir midye incisini gizlerse Bana diyorsun ki Nasıl bir arı peteğini örerse İşte öyle büyüyorsun içimde Sevgi yetmez Sevgi yetmez Sevgine saygın yoksa Sevgi yetmez Sevgi yetmez Sorumluluğun yoksa Sevgi yetmez Sevgi yetmez Arada eller varsa Sevgi yetmez Sevgi yetmez Yarından ümit yoksa... Bense diyorum ki Bahçende güller baktıkça güzelleşir Bense diyorum ki Aşk engelleri aştıkça değerlenir Bense diyorum ki Güneş yağmurlar topraktan güllerin Saygı sorumluluk sadakat sevginindir İlhan İrem |
| Saat: 23:59 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık