![]() |
Sensizlik sessizlik gibi Sanki kimse yok. Güne inat yoldaşım olmuş geceler. Uykum uyudu ama ben uyumadım Ölümün eşiğindeki çılgın bir gecede. Yağıyor yağmur meleklerin eşliğinde. Yankılanıyor sessizliğin yıkıcı sesi Bir deprem gibi Beynimin en ücra köşesinde. Büyüyor, Büyüdükçe büyüyor Yüreğimdeki çetin yara. Şırıl şırıl Aşk kanıyor. Aktıkça akıyor gözyaşım Hüzünlü bir nehir gibi Dinmek bilmiyor. Sensizlik sessizlik gibi Sanki kimse yok. samet bayram |
Ne zaman bir kalem alsam elime Sana haykırışımı dinle, kelime kelime Eğer zaman kilit vursa bile dilime Yinede aşkın derman verir halime Seni görene kadar öyle durgundu ki sular Deli dalgalar gibi, birden şahlandı duygular Seni düşünmekten ne zaman kaldı ne uykular Yüreğim her gece anlamsın ayrılığı sorgular Sen farkında olmadan beni yavaş yavaş alırken Mecnun olup sana gelsem Güneş batmış ay kalırken Gözlerime damarlarımdan kan çekerken Yaş değil kan akıttım sevda derdi çekerken Seni çok sevdiğimi, sana nasıl anlatsam? Anlar mısın beni? Yüreğimi sana sunsam Sana kavuşup yine ellerine dokunsam İsterdim, sen benim ben senin olsam Sana geldiğim yollar karışık, bir deli kördüğüm Ne yana baksam, yine sensin gördüğüm Sensin kalbime desen desen ördüğüm Ateşinle hep yanıp yanıp söndüğüm Ne zaman yazsam, birkaç cümle ,birkaç satır Adım soyadım bile seni bana hatırlatır Geride güzel günler hatıradır Ama artık kalmadı ne gülüş ne de sabır Bazen her şey sanki küçük bir nokta Benliğim sanki bir varda bir yokta İyi düşün eline vicdanını koyda Bizi anla, bizi darda koyma Sevilen anlamazsa sevenin halinden Sevenin sonu olur sevdiğinin elinden Bazen aşkın sonu bir parça bez kefen İnan canım çözüm ,bulamaz buna fen Var mı içinde bana karşı hıncın Yüreğime sapladığın sevdadan kılıcın Senin yüreğin çekti kendi dilinden Olacaksa olsun sonum senin elinden Canım ya sev ya öldür Böyle olacaksa ateşimi söndür Söndürdükten sonra istersen unut Geriye kalacak, birkaç sözüm ve bir tabut...ABDULLAH AK |
Bir rüzgar esti lodostan, Sardı bedenimi sımsıkı, Bir silah patladı ta... uzaklardan, Ve sen geldin aklıma... O elele tutuştuğumuz, Mutlu günlerimiz tablolandı gözümde, Mızrap oldu kirpiklerim, Sazın teline dokundu usul usul... Dağlar, taşlar, o yeşil çayırlar... Dile geldi ağladı biz giderken, Bir köpek uludu, sonra yağmur başladı, Yarasalar uyandı, uçtular inlerinden... Fırtınalar kopuyordu, sensiz yüreğimde, Uyandım sen yoksun, ağladım yine, Artık rüyalarda görür oldum güzel yüzünü, Ne yazık dönemedik, o mutlu güzel günlere soner aldemir |
Sevmenin ne olduğunu Kalbimin seninle hayat bulduğunu Sensiz zamanın bile durduğunu Sana koştuğumu anlamadın Seni kendime ışık yapıp Eskiden kalan her şeyi yıkıp Sensizliğe bir kurşun sıkıp Sana koştuğumu anlamadın Yokluğunda duvarlarla konuşup Eski resimlerinle teselli bulup Gururumuda bir yana koyup Sana koştuğumu anlamadın Yıkmadın inatçı gururunu Anlamadın sevmenin ne olduğunu Bilmedin kalbimde fırtınalar koptuğunu Sana koştuğumu anlamadın Özer Sütçü |
Yine kapım çalındı, Gecenin o ıssız saatlerinde. Aklımda hep sen vardın, Seni bekliyordum... Açtım kapıyı, Gelen yine sen değildin. Bomboş baktı gözlerim, Seni bekliyordum... Vakit çok geç oldu, Bir elimde kadeh, bir elimde sigara, Yokluğuna küsmüş kalbim, Seni bekliyordum... Sarhoş oldum yıkıldım, İçkiden değil, senin yokluğundan, Başımı çevirdim kapıya, Seni bekliyordum... Ama biliyordum geleceğini, Yine sabahlayacaktık seninle. Gecenin verdiği o ateşle, Seni bekliyordum... soner aldemir |
Güneşi karşılıyruz mutlu çığlıklarla öperek, Dağı, ovayı Yüzyılların uykusunu Otu, börtü böceği, Bir kanat vuruşta uçan kartalı, Ağır akan ırmağı, Ağzında dünyayı taşıyan leyleği, Korkunç bir yalnızlık duan karacayı. Yaşamak süsler eklemektir sonsuz gerçeğe derin bir soluk almak gibi Pencereden dışarı bakmak gibi gökyüzüne, Bir kırlangıç uçmak gibi Kök salmak gibi toprağa; Ölümse, açılan bir eski zaman sandığı. Zaman diyorsun, bir çingene gibi karşıma çıkıyorsun o zaman, O zaman zaman kaçıyor; Kim tutabilir şimdiyi dünü eskiyi Ölümlerden ölüm beğeni Kırk katırı kırk satırı? Saçlarında güller, karanfiller, dünyanın en güzel kırları, Saçında gelincikler, sabah çiyi ve tarlakuşları Çizmeli kedi Yedi derya geçen şehzade En güüzel sırma tel Sabahın yedisi ve ıssız göl Ve güneşin hiçbir şeyi Güvercinlerin çığlığı! Yüz çocuk ırmaa koşuyor Bin çocuk daha Ve yanıyor ayakları kumlarda Tozda ve küllerde ve saçında. Anılar eskidikçe, insan yaşlandıkça Kavağın gölgesi suya düştükçe rüzgarın sesi ve sis, odaya dolar Ve dağlar uzakta çok uzakta Şimdi, şu sabah gibi güzel oldukça Kırıldıkça kırağı Uçuşunu görmek güvercinlerin gökte Beni bir çocukluk anısı gibi duygulandırıyor; Görmüor güneşi akşam ezanı köyde. Yalnız sular mı uykuya varacak dağlar kayalar mı şimdi? İşte çam çıraları da bitti Haydi sen de var uykuya: Çöksün üstüne gecenin karanlığı! ALİ PÜSKÜLLÜOĞLU |
Sancağ-ı Şerif Huzurunda Ey rayet-i Peygamber, ey ümmid-i ahiri Milyonla kulubun; Ey nefha-i gaybiye-i nusret, ki safiri Vecd- aver olur ruhuna şarkın ve cenubun; Kudsiyyet-i feyzinle açıl, rengini göster, Varsın soluk olsun Bir hahzacık ey seyf-i cihad, oyna kınından, Aksın koyu kanlar; Vadeyliyor Allah, olacaktır sana kurban İslam’a ihanet düşünen can-ü cihanlar. Gafil medeniyyet, seni en sonra muhakkak Hüsran ile tetvic edecek akl-i tebahın Allahına şükret: Şükret ve maasine olup taib-ü nadim, Haktan talep-i ecr-i cihad et... Ne saadet, Rabbin ne saadet ki, bugün din uğrunda Emvalimi verdim; Rabbim ne saadet, ne saadet ki yolunda Emvalimi, eşgalimi, amalimi verdim. Artık yürürüm... avn-i Hüda meşal-i rahım, Biazm-ü iradet; Peygamberimin sancağı oldukça penahım. Elbet benimdir ebedi savn-ü selamet Artık yürürüm... Yıldırım insin beni yakmaz, Boğmaz beni tufan; Ben hıfz-ı melaikteyim, elbette bırakmaz Onlar beni düşmanlara, yoktur buna imkan. Gözler yumulu, sine açık, can müteselli, Vicdansa pür-ümmid. Ben Rabbime doğru Her an müteveccih, mütevekkil ve saburum, Ölsem de ne mutlu bana, kalsam da ne mutlu! 1915 (Son Şiiri) Tevfik Fikret |
Gözlerini kaçırma gözlerimden Sevgin aksın gözlerinden gönlüme Gönlümde yeniden doğmalısın Sana aşık olmalıyım çılgınca, Çünkü sen buna değersin. Sende dene istersen sevmeyi Yeni bir bahar yaşayacaksın Umut çiçekleri açacak gönlünde Güller gibi aşkla dolu, Kır çiçekleri gibi özgürlük, Nergisler gibi saflık kokacak.. İçine çek bu kokuyu derin derin, Bak nasıl mutlu olacaksın.. Paylaşmak isteyeceksin, Kahreden yalnızlığını, Cebindeki son meteliği, Sofrandaki son lokmayı, İçeceğin son damlayı, Mutlu olacaksın sınırsızca Aşık olmaktan korkular duyma, Utanma ellerden ve yaşından Sevmek bizimde hakkımız Bizde insanız herkes gibi Yaşlıyız dedikse daha ölmedik ki Yaşa doyasıya aşkını umursuzca. Pişman olmayacaksın, Hayal kırıklığı yaşatmayacağım, Pişman etmeyeceğim seni... yusuf arıkan |
Veda etmeye gelmisken bugün bana, Ellerin ellerimde kilit oldu adeta, Ayrilik rüya olsun uyanalim artik sabaha, Sensizlik zor geliyor bir çig gibi agirca, Ne olur söyleme bana o sözcügü, deme bana ELVEDA... Biliyorum elden ne gelir, Yalniz kalmisken bu yolda, Boguluyorum hasret denizi misali hayatta, Anlatamadan herseyi tam anlamiyla sana, Elimden kayip gidiyorsun derken ELVEDA... Her yagmurun yagisinda gözyaslarimi bulacaksin, Her rüzgarda sana duydugum firtinali aski hissedeceksin, Daglarda çinlayan kus seslerinde benden, Sana haykirdigim sevgiyi dinleyeceksin, Ama nafile, kaldi kalali yanimda ELVEDA... Sen vatan ugruna cephede nöbette, Bense seni sevecegim hayallerimde, Aklimdan çikmamacasina heran birlikte, Soguk kis günlerinde bile kalbim dolu seninle, Askersin sevgilim,Yarin bekler teskere... FEVZİYE ŞERİN |
Unutmak o kadar kolay mı sanıyorsun Unutsaydık çocuklumuzu unuturduk Hangimiz ilk oyuncağını unuttu sanıyorsun Evcilik oynadığımız günleri unutabildik mi? Unutabildin mi ilk ders aldığın öğretmenini İlk çocukluk aşkını unutabildin mi hala Hatırladığında yüreğin hoplamıyor mu? Ya ergenlik aşkını hepten mi unuttun Belki öpüştünüzde kuytu bir köşede Hangimiz unutabildik sıcaklığını o öpücüğün Sen unutacaksın bir çırpıda umursamadan Unutmaya çalışma arkadaşım anımsa Anımsa ki nostaljiyle mutlu olasın Dudaklarında hafif bir tebessüm Gözlerinde sevinçten bir damla Bir kadeh kırmızı şarap mutlaka olsun Yalnız iki dubleden fazla kaçırma İçince tatlı anıları değil acıları hatırlarsın... yusuf arıkan |
| Saat: 23:59 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık