![]() |
Korkmuyorum Seni Sevmekten Korkmuyorum Seni Sevmekten Kaçmaya çalıştığın gerçek, bir gün karşına çıkacak. Ve işte o gün kaçacak yerin olmayacak. Ben senin varlığını seviyorum,yokluğunu seviyorum Sana ulaşamadığım dakikalarda seni duymayı seni özlemeyi Hiç görmesem bile seninle olmayı seviyorum. Hiç korkmuyorum seni sevmekten. Senin gülüşünü seviyorum her bana bakışında Gözlerine de okuduğum o duyguyu Gözlerindeki gözlerimi seviyorum. Gönlünü seviyorum özünü seviyorum senin Dudaklarındaki sözlerimi seviyorum Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben sendeki o sıcaklığı sana olan uzaklığı seviyorum. Yanaklarından akan göz yaşlarını En çok, dağınık olduğunda saçlarını Beni arayan ellerini seviyorum. Yalnızlığımı seviyorum sebebi sensen Ayrılığını seviyorum,en çok yalnız kaldığımda Beni bulan gönlünü seviyorum. Ben en çok senin bana olan sevgini seviyorum. İçimden haykırmak geliyor. Dünyaya sığdıramadığım seni Kalbime sığdırmak geliyor. Ağlamak geliyor seni görmezsem Özlemek geçiyor içimden seni sevmek geçiyor. İçimden sana doğru giden bin bir türlü yol geçiyor. İçimden sen mutlu olacaksan ölmek bile geçiyor gülüm. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben yalnızca seni seviyorum, Ne o muhteşem güzelliğin ne kalbimdeki özelliğin Ne de sevdiğim için değil,seni yalnızca sen olduğun için, Ruhun için kalbin için aklın ve sevgin için seviyorum seni. Ben seni en çok kendim için seviyorum Belki de ilk defa bencil oluşumu sana borçlu olduğum için. Seni her şey için seviyorum.Ve sahip olmadığım hiçbir şey için. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Her dakika seninle olmayı seviyorum. Gözlerimi her açtığımda aklıma gelişini seviyorum. Her gece uyumadan önce seni sevdiğim aklıma gelince Sensiz uyumayı bile seviyorum uyumadan önce seni düşününce. Ben seni en çok umutsuzluğumda beni bulduğun için seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben seni bu şehirde olduğun için değil benimle aynı toprağa ayak bastığın için Benimle aynı gökyüzünü paylaştığın için seviyorum. Geceleri benim yüzüme vuran ay ışığı Senin de gözlerine vurduğu için seviyorum. Benim kemiklerimi ısıtan yaz güneşi Sana da sıcaklık veriyor diye seviyorum seni. Beş bin yaşındaki bu dünyada Benimle aynı zamanı paylaştığın için seviyorum. Ben seni benimle yaşadığın için Benden hiç gitmediğin için seviyorum Beni hiç terketmediğin için. Ellerini seviyorum ALLAH'a açıldığında Kalbini seviyorum kapıları açıldığında Ve gözlerini seviyorum her karşımda kapanıp açıldığında. Bana baktığında içimde yakaladığın coşkumu seviyorum, Her bana baktığında seni sevdiğimi hatırlamayı seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Her kibrit çaktığımda alevin içinde seni görmeyi seviyorum. Her sigara yaktığımda dumanın şeklinde seni görmeyi seviyorum. Her bana baktığında o kadar çok seviyorum ki seni sevmeyi Yalnızca sen olduğun için hayatımda kendimi bile seviyorum Sen olunca aklımda kalbimi seviyorum seni seviyor diye Gözlerimi seviyorum seni görüyor diye. Ruhumu seviyorum, senin ruhuna bu kadar yakın diye. Varlığımı seviyorum sırf sana borçlu olduğum için Mutluğumu seviyorum gülümsememi seviyorum seni düşününce Ayakta kalışımı seviyorum sebebi sen olunca Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben sana olan sevgimi yazan kalemimi seviyorum. Senin adını yazdığım kağıdı seviyorum. Sana olan sevgime benzettiğim her sevgiyi seviyorum. Bana seni hatırlatan her şeyi Sana giden yolları seviyorum. O kadar çok seviyorum ki seni,seni kaybetmek korkusunu bile, İçinde yalnızca, sen olduğun için Sana karşı duyduğum bir duygu olduğu için Korkumun sebebinde sen olduğun için seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. YİNE DE KORKMUYORUM SENİ SEVMEKTEN. VE YİNEDE SENİ SEVİYORUM HİÇ KORKMADAN. Mehmet Yunus Aytek |
Tarifi Yok Hasretlerdeyim mahpus böyle altı okka koymadı bana alt tarafı dört duvar bir demir kapı biraz keder yaşanmamış günlere dair biraz öfke ama mutlaka umut hepsi bu kadar şimdi birtanem diyarbekir'deyim sevdalısı olduğum ezbere bildiğim sokaklarını doyulmaz gecelerini duyumladığım memleketimdeyim bil ki başım fena halde belada kilitlenmiş kapıları surların tek tek yedi kardeş burcu yedi amansız ejder gelmiş üstüme de ki mahşer gününde yapayalnızım koca şehirde boğulmak üzereyim elim kolum tutmuyor adını kazıdığım taş bilirsin ben u sen'de Mardin kapı'da başında türküler okuduğum seni anlattığım binlerce yıllık dost o bile eskidi çatladı çatlayacak hasretimden sende erkeklik var tamam kabul töreler izin vermiyor ama kara yazmalım yüzü gülmezim dün gece sabaha dek ağladım gözyaşlarım sel oldu aktı Dicle'ye kapımda canım yasemen saksıda hercai menekşe bir de diyarbekir kalesi şahidimdir tarifi yok hasretlerdeyim Mehmet Fikret |
Özden anlamaktır seni direnmelerinde Yüreğe nakışlamaktır ilkelerinde Yol almaktır devrimlerinde Ve o yolu yarınlara ulaştırmak Ölümsüzce ölümsüzlüğe Toprağa sağlam basmaktır senin duyarlığında Bayrağa yaslanıp duymaktır O içli yürek titreşiminde Senin düşüncelerine sarınıp Katık ulamaktır Senin gibi duyarlılık harmanında Solumaktır can nefeste Ölümsüzce ölümsüzlüğe Senin ülkülerini emzirtip yüreğimize Varlığında yıldız olup akmaktır yarınlara Ve senin ufkundan uçup Konmaktır uygarlığa Hayallerden sıyrılıp ulaşmak gerçeğe Ölümsüzce ölümsüzlüğe Ey halkın yürek titreşimlerini Gözlerine nakşeden Seni anlamak Senin gibi düşmektir sonsuzluğa yurdagül özay |
AĞLAYAMAM Gittiğin gün beni öldü sandılar Aşkını mezara gömdü sandılar Sel gibi gözyaşı döktü sandılar Bir vefasız için ağlayamam ben İçimi yalnızlık sarmış olsa da Kalbimi hasretin yakmış olsa da Gidişin dünyamı yıkmış olsa da Bir vefasız için ağlayamam ben... Ensar AKTAŞ |
Merhaba ! doğan gün dalucları tomurcuklar dağların esen rüzgarı sıvırcık kuşlarının sevinci bahar güneşe koşan çocuklar merhaba ! Merhaba! güzel dünya dostluk, iyilik, güzellik sevgiye susayan yürek merhamet, ey insanlık, ey barış yanakta gözyaşı ıslağı dudakta kanayan şiir kalbe dolan aşk ey sevda yolcuları canyoldaşım gönüldaşım sevgi bostanı gönlüm merhaba Merhaba ! sevgi düşüm utangaç gülüşüm ilk yaşam çığlığım gelin duvağım türkü tadındaki yaşam yürekteki sevda, gözlerdeki ışıltı dudaktaki şarkı, özlemi çekilen yarınlar İçerdekiler dışardakiler hasreti kanayan dostlar gelecek güzel günler merhaba ! Merhaba ! ağaçta göveren dal güllerin güne gülüşü yerdeki çiy, gökteki ay yağmurun çimlere dökülüşü salkım-saçak bulut yedi iklim dört mevsim evrenin renk renk cümbüşü ey aydınlık ey umut merhaba Merhaba ! güneşle beslediğim sevgiyle süslediğim manolyam beyaz zambağım gönlümün sultanı yar dostluk diyarı ülkem sevgi bahçem, duygu pınarım hasretim, asyam, anadolum yüreğim, sevdam, yenigelinim merhaba Nuri CAN |
yiğit bir yiğit Yorgun bedeni ruhu azat olmuş kölelikten özgürlüğe henüz yirmi ikisinde üç çocuğu âşığı ufak tebessüme aç gül tenli gün eşi gül bir yiğit barışa sevdalı karış karış insan tepeden tırnağa evrensel lisan inancı gül tacı tahtı kül cenneti işgal cehennemi lâl ak gökte karabulut ülkesi koca bir tabut omuzlamış el vermiş sır vermemiş dişleri kenetli alnında pıhtılaşmış ay-dın-lık-lar önünde arkasında sahipsiz yıllar gül yiğit gül ki bahçeler içinde kardeşlikler elinde göbeğin kesilmiş senin ansızın vurdular ansızın geçip durdular akrep yarasa çıyan yürekli yüreksiz adamlar yürekli karşısına vurdular onu yirmi ikisinin tam kırk sekiz yerinden nankörün itin biri ekmeğini yediği insanımsın canım dediği güpegündüz sokaklar ortasında çığlık çığlığa bir siren duygular yaralar sızılar paramparça aldı onu çığlık çığlığa yollar yıllar göçler parça parça aldı onu ölmedi yüzlerce dul binlerce yetimdi şanslıydı obası yurdu çocukları yersiz yurtsuz sürgünler içinde gün veren gül eşi küller içindeydi yiğit yiğitçe affeyledi yaşadı kar boran yüreğiyle güneşlerle baharlarla ve kanayan onca yarayla *****liklere bacım kalleşliklere arkadaşım geç buyur geç otur baş köşelere dedi ... ... ... abdulrızak kılıç suskun sevda Abdulrızak kılıç |
Köpük köpük beyaz bulut Bana getirdi bir umut Bu düş ile hülyâ kurup Yıllarca seni aradım Gül yaprağıdır dudağın Çiçek bahçesi kucağın Buram buram aşk ocağın Yanan tenini aradım Gönlümde coşku bitmedi Gözden hayâlin gitmedi HARUN ALABORA |
İnsan Bazen Yaşarkende Ölümü Tadar İnsan bazen yaşarken de ölümü tadar Kalbi durmaz belki inadına daha hızlı çarpar Ölümün gözyaşları gözlerinden akar Tabut misali bomboş kalan buz gibi yatağa yalnız yatar. İnsan bazen yaşarken de ölümü tadar Sanki güneş hiç doğmaz inadına hep batar Kalbinden geçen nehirler misali Suları hep tersine akar. İnsan bazen yaşarken de ölümü tadar Belki pek fazla konuşmaz inadına hep susar Bugüne kadar ki aşklarının hepsi Kalbinde sessizce yatar. İnsan bazen yaşarken de ölümü tadar Biriktirdiği bütün sevgileri, acıları, hüzünleri bir anda kusar Tebessümü unutmuş Acılarını söylememiş, hep susmuş Ve yüreğini bir esir misali hep zindanda tutmuş İnsan bazen yaşarken de ölümü tadar Ölüm acıların en büyüğü değildir ama Yaşarken ölmek insana çok koyar. Şahin Yenilmez |
Sevdamı yazdım sayfalara Sayfalar hep benimle ağladı Yenik düştüm sonunda dalgalara Artık yazacak sevdam kalmadı Bitti tükendi artık sevmeler Susmuş artık konuşmaz yürekler Sayfalar yırtılmış kalmış yerlerde Artık sevda yazmıyor kalemler Size anlatacak kalmadı artık Ne mutluluk ne hüzün ne sevmeler Yüreğim koptu gitti bedenden Sonunda artık benide bitirdiler Seviyorum dedim sevdiğimi bilmediler Yazdım, yazdım, sayfalar dolusu Ama sevdiklerim Birtek satırını bile görmediler Düştüm süründüm yerlerde Bana bir el bile vermediler Yazmıyacağım artık bu son sayfa Kırıldı bitti artık bütün kalemler...SALİH ÖZALAŞAN |
Son Ayrılık Olsun Diye Her gece kollarımı açar Allah'a yalvarırım Dudaklarım titreyerek ,gözgözyaşlarımı silerek Bu ayrılık son ayrılık olsun diye Ayrılığı artık hiç düşünmeden özgürce Sahilde elele ,kol kola gezip,dolaşmak Yatağımızda oraya buraya dönmek yerine Huzur ve mutlulukla sana sarılmak istiyorum Artık aramızda ayrılık olmasın Her gece kollarımı açar Allah'a yalvarırım Dudaklarım titreyerek,gözyaşlarımı silerek Bu ayrılık son ayrılık olsun diye Rüya Ersoy |
| Saat: 22:26 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık