![]() |
HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM Seni anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. Seni anlatabilmek seni, Namussuza, halden bilmeze, ***** yalana. Ard- arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu Dışarda gürül- gürül akan bir dünya... Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana Bir bu yana... Seni bağırabilsem seni, Dipsiz kuyulara. Akan yıldıza. Bir kibrit çöpüne varana. Okyanusun en ıssız dalgasına Düşmüş bir kibrit çöpüne. Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin, Yitirmiş öpücükleri, Payı yok, apansız inen akşamdan, Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene, Seni anlatabilsem seni... Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır Üşüyorum, kapama gözlerini... AHMED ARİF |
Seni Sevmek için ne kadar sebep varsa içimde.. İşte, sevmemek için de öyle, Seni Sevmek için ne kadar söz varsa dilimde, Seni Yermek için, Sana Ermek için.. Yok işte, Bir yalan uyduruyorum ben kendimce, Kendime umutsuzluk, Sana Umudum, Yollarına çaresizlik düşmüş Eşkıya, Ben sana zehir zemberek suskunluğum, Ben sana gözlerinden vurulmuşum; Sana açılan Kapıların kapanan sesinde, Ben seni değil Kendimi unutmuşum; Yaralarımın kanayan damarlarına, Uykusuz gecelerimden kör sokaklar sürmüşüm; Ne mutlu bana... Ne mutlu, En çok bir yıldız kayıyor biliyormusunuz? Bir dilek tutuyorum işte, Ellerin oluyor... Tutunuyorum sana.. Soluksuz bir sokak lambası altında, Şubat'a müebbet gözlerini sunuyorum sana Anlasana..... Seni Sevmek için ne kadar sebep varsa içimde.. İşte o kadar yalan uyduruyorum kendime, O kadar yalan... Kime ne... Kendime yalanlarla tutunuyorsam kime ne? Kendimi sende unutuyorsam kime ne? Sende susuyor, Sende konuşuyorsam Sende uyuyup Sende uyanıyorsam, Vuruyorsam talan olan umudun mahzeninde kendimi, Kime ne, Kime ne kendimi kanatıyorsam senin düşüncende, Yalan yada gerçek, Sen sakın gecesiz uykularımda üşüme! Ben üşüyorsam kime ne.... Bedirhan Gökçe |
Zaman durdu günün neresinde bilmiyorum düğümlendi tümceler sana anlatamadım fırtınalar koptu evrenin bir yerinde ya da seller götürdü yoklara karıştı içimdekiler yüreğimdeki acıyı ve gözyaşlarımı hapsettim usulca yokluğunun başlangıcını hissettim tüm benliğimde ne de kolay söyledin herşeyin bittiğini hiç yaşanmamışcasına, paylaşılmamışcasına dudağının iki arasında durdu dünya.. FİGEN AKYOLER |
en güzel aşk şiirleri Mona Roza - Sezai KarakoÇ Mona Roza, siyah güller, ak güller Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak Kanadı kırık kuş merhamet ister Ah, senin yüzünden kana batacak Mona Roza, siyah güller, ak güller Ulur aya karşı kirli çakallar Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa Mona Roza, bugün bende bir hal var Yağmur iğri iğri düşer toprağa Ulur aya karşı kirli çakallar Açma pencereni perdeleri çek Mona Roza seni görmemeliyim Bir bakışın ölmem için yetecek Anla Mona Roza, ben bir deliyim Açma pencereni perdeleri çek Zeytin ağaçları söğüt gölgesi Bende çıkar güneş aydınlığa Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi Seni hatırlatıyor her zaman bana Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur Bir mumun ardında bekleyen rüzgar Işıksız ruhumu sallar da durur Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ellerin ellerin ve parmakların Bir nar çiçeğini eziyor gibi Ellerinden belli oluyor bir kadın Denizin dibinde geziyor gibi Ellerin ellerin ve parmakların Zaman ne de çabuk geçiyor Mona Saat onikidir, södü lambalar Uyu da turnalar girsin rüyana Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar Zaman ne de çabuk geçiyor Mona Akşamları gelir incir kuşları Konar bahçenin incirlerine Kiminin rengi ak, kimisi sarı Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine Akşamları gelir incir kuşları Ki, ben, Mona Roza bulurum seni İncir kuşlarının bakışlarında Hayatla doldurur bu boş yelkeni O masum bakışlar su kenarında Ki, ben, Mona Roza bulurum seni Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza Henüz dinlemedin benden türküler Benim aşkım sığmaz öyle her saza En güzel şarkıyı bir kurşun söyler Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza Artık inan bana muhacir kızı Dinle ve kabul et itirafımı Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı Alev alev sardı her tarafımı Artık inan bana muhacir kızı Yağmurlardan sonra büyürmüş başak Meyvalar sabırla olgunlaşırmış Birgün gözlerimin ta içine bak Anlarsın ölüler niçin yaşarmış Yağmurlardan sonra büyürmüş başak Altın bilezikler, o kokulu ten Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne Bir tüy ki, can verir bir gülümsesen Bir tüy ki, kapalı gece ve güne Altın bilezikler, o kokulu ten Mona Roza, siyah güller, ak güller Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak Kanadı kırık kuş merhamet ister Aaahhh! senin yüzünden kana batacak! Mona Roza, siyah güller, ak güller. Sezai KARAKOÇ |
Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi... Onca zamanın üstündeeskimeyen bir düşüncesin şimdi İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu Saçlarını izliyordum uzaktan,kulağının arkasına düşüşü ve burnun,herkesten başkaydı işte..... Güldüğü zaman yukarıya bakardı; Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı.... Ne güzeldiler sen bilmiyordun.... BEN SENİ SEVİYORDUM.... Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler Duvarlara,vitrin camlarına,kaldırımlara çarpıyordu Geri dönüyordu çoğalarak Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi,herşeyi erteleyişim oluyordun Kalp ağrısı oluyordun, Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun, Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk, Dönemeçler geçiyor,köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk, Cesurduk.... Ufuk çizgisi maviydi,gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller... BEN SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun.... Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun... Sonra herhangi biri oldun,bütün sevinçlerim bittikten sonra Yağmurlar yağdı,serin haziran akşamları Derken birgün uzaktan gördüm seni.... Saçların bana inat başın herşeye meydan okuyarak işte yine aynı Kalbimi acıttı her zamanki gibi... Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir ya da boşver bilme en iyisi.... İclal AYDIN |
Rüzgar olmak isterdim esmeyi tüm gücümle burcu burcu salıncak gibi sallamayı yemyeşil doğayı seher vakti kelebeklerle dans etmeyi kırlangıçlarla yarışmayı meltem olmayı güzel bedenleri sarhoş etmeyi arzuyla sarmak isterdim doludizgin sevdalıları kollarımın arasına denk olmak isterdim güçlü ile korkusuzca aşkı savunmayı yaz sıcağında kavrulan insanları kana kana serinletmeyi düşlerinde dalga dalga saçları savrulan sevgili yaratmayı romantik bir rüzgar olmak isterdim pencere pervazlarında flüt ney kanun gitar olmak isterdim içli içli öylesine aşk şarkılarını tekrar tekrar yorumlamayı gönül dostlarına uzaklardan çok uzaklara göçmen kuşlarını ağırlamayı tüm dondurmaları yemişleri elma şekerlerini doya doya tattırmayı gariplere öksüzlere yetimlere saçlarını okşamayı melek çocukların birer birer şefkatle ılgıt ılgıt esmeyi denizlerden ormanlardan yaylalardan rüzgar olmak isterdim evrenselliğe barışı kardeşliği katmayı ırkı dini cinsiyeti hoşgörü ile bağdaştırmayı çorak toprakları kurumuş boğazları Kevser nehri ile doyurmayı rüzgar olmak isterdim dünyayı kucaklamayı... VOLKAN YILDIRIM |
Bir deli özlem bu.. Özlüyorum seni, Yalansız bir özlem bu Dolansız, saf bir özlem. Yeni doğan bir çoçuğun Minicik elleri gibi Yumuşak ve mazlum bir özlem bu... Gökyüzü kadar büyük Senin kadar yüce bir özlem bu... Hasretten ağlayanan sevdalıların Yıllarca kavuşamayanların İki gün bile dayanılamayan bir özlem bu... Ne yapacağini bilmeyen Telefonlar bekleyen Ağlayan, isyan eden Kendisini harap eden bir özlem bu... Yolda yürürken Otobüslere dört gözle bakan Belki, onu görürüm diye Kıpır kıpır yerinde duramayan Salak salak, bos bos gezinen Seni arayan bir özlem bu. Bulutlara baktığında bile Sanki seni göreceğini sanan Orda olmadiğını bilen Ama yinede şansını deneyen bir deli özlem bu... Yani güzelim, Bir kalpsizi bile, Ağlatabilecek, bir deli özlem bu... Tutku Bakay |
UNUTMAKTAN GELİYORUM daha üç adım olmadı çıkalı bu sevdadan. ayrılığın kokusu hala üzerimde avuçlarımda buzdan alev yüreğimde yepyeni bir ateş kes. gitmeler bana kaldı gene bu aşktan, bütün sayfalarım sil baştan. sonu sonu nereye varacak bilemiyorum oysa içimde inadına yanan bir mum dokunma ellerime dokunma sönmedim daha unutmaktan geliyorum daha dün kirpikleri kadar yakındım ona her gece düşlerimde sabahlıyordu işte orada köşe başında bıraktım ellerini o bana ben ona ağlıyordum... son tediği gözleri çekti gözlerime kanıyor kanıyor kanıyordum...... ölüler yalan söylemez bilirsin deliler giib seviyordum! daha biraz önce onu öpen bu dudakları aynalarda parçaladım, onu okşayan bu elleri yangında bıraktım, ona gülen bu gözleri zindanlara attım yüreğim ayazda kaç şiirim çığlıklar attı ardından sayamıyorum. bavullar dolusu hatıraları bir mağaraya taşıdım yalnızlığımı bir dağ başına kendimi nereye koyacağim bilemiyorum.. ne olur ne olur ayıplama beni susmadı gözlerim ağlamaktan ağlamaktan geliyorum. zıpkın yemiş balıklar gibiyim şimdi bir ıslık bile dağlar yüreğimi, bir eski şarkı yağmalar bütün duygularımı çıkmaz sokaklarda kkaldım biliyorum başım dönüyor,ben dönüyorum! acele etme acele etme ne olur bekle biraz daha yırtmadım dönüş biletini, daha yakmadım bütün gemiler öle yorgun öle bitkin ve öle suskun unutmaktan geliyorummmmmm!!!!!!!! Ahmet Selçuk İLKAN |
Sevda Çınarı Neydi o günler gelip geçerdi. Neşe sevinç,coşku içinde Annemin sevinci,babamın sesi Delerdi içimi bir mermi gibi... Ah! ...Köyümün akan pınarı Pınar koruyan sevda çınarı İçimde dolanan AŞK fırtınası Salıyor köyümün dört yanını Gözümü açıyorum acı,nefret... Çirkeflik dolmuş içim,dışım Ağlıyorum, birçare halime Maziyi anıpta da, dolan gözlerle. artık ğüvenim yokki dünyaya Şu dost görünen, sahte simaya Duyun, inanmıyorum sevda sözüne İnansam ne çıkar,değişen nedir? Muzaffer Arslan |
Bir Gün Baksam Ki Gelmişsin Bir gün baksam ki gelmişsin.. Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar. Gözlerinde bir bitmez,bir tükenmez güzellik Saçlarında ilkbahar.. Bir gün baksam ki gelmişsin.. Gülüşünde taze serin bir rüzgar Ellerin yine eskisi kadar güzel Çiçek açmış dokunduğun bütün kapılar.. Bir gün baksam ki gelmişsin.. Hasretin içimde sonsuzluk kadar. Şaşırmış kalmışım birdenbire çaresiz. Dökülmüş yüreğime gökyüzünden yıldızlar. Bir gün baksam ki gelmişsin.. Ne yüzünde bir gölge,ne dilinde sitem var. Tozlu pabuçlarını gözlerime sürmüşüm Benim olmuş dünyalar. . . Yavuz Bülent Bakiler |
| Saat: 23:59 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık