![]() |
İnci Dakikaları Sen bana yeni yılsın her dakika Her dakika bir yaşıma daha giriyorum Sen benim üstüne titrediğim güzel ve yeni Saatim kadar saadetimin gözbebeği zamansın Ben bin parçaya bölündüm her parçasında Her parçasındayım kırkayak sesli boğuk arkadaşlığın Çalkantısız Üniversitenin yalnızlığın ve ağlamanın Erkek ağlar mı diyeceksin Hayberin kapısı ağlar mı erkek ağlar mı Ben yel gibi erkekler ağlar diyorum Bir dakika ağlar yılbaşı dakikasında Daha gözlerimin gerçek yaşları belirmeden Ağlamak diye bir şey yoktur diye bir şey Yüzme bilmeyen bir uyurgezer yüzer ya Çürük ve havada asılı tahtalar üstünde Hafif kedi ayaklarıyla yürür gerçekten yürür ya Sen benim ağlamamı erkekliğime Uyanan ölmeyen yenilenen Azgın kışlar içinde keskin baharlar bulan Seni bulan yeniden bulan tekrar tekrar bulan erkekliğime say Bütün bir yıl bütün bir yaşama boyu Gizli heybelere binbir gece eşyası doldurduğuma say Ben otomobilleri böylesine yankısız sağır komam Öyle bir isyan şiiri var ki ben onu yakalayacağım Bu yunan şehrinin düzenini öper ve yalvarırım Şehrin ölümünü yanlış anlama Gözleri kör oldu doğrudur ama o kadar Ve şehrin gözlerini geri verme dakikalarıdır bu yılgın çanlar Senin odan gün ışığı en güzel müzik bana Farklılıklar odası Giden tren buharları içinde örümcek ağı Sen güzel örümcek ağı yaşamakla yaşamamak Doğduğumuz şüpheyle öldüğümüz şüphe arasına gerilmiş Garip bulut farklı müzik güzel örümcek ağı Ben bir yabancı buğunun kokusunu alıyorum Bu kokuyu alıyorsam onulmaz kıskançlık yaramdandır Benim garipliğime bakma benim kıskançlığıma bakma benim İncilerin ilk gerçek ve yeni yorumunu bulur gibi oluyorum Bu inciler denizlerin en karanlık noktalarında bile yoktur Benim ak ve kara kayalar içinde bulduğum inciler Bu inciler sen olmasan bende bile yoktur Oldukları yerde bile 1959 yılbaşı gecesi |
NEREYE ? Nereye sevdiğin benim , inandığım nereye , Rüyaların yarasalar gibi uçuştuğu geceler içinden. Dalgınlığımla hareketlerini seçemiyorum , Varlığının altın kafiyesini arıyorken ben . Hangi dünyaları dolaştıktı bilmiyorum , O nasıl bir adaydı , nasıl bir deniz . Gök , bir söğüt dalı gibi eğilmişti sulara doğru , Ve eğilmiştik o dal gibi hayata doğru ikimiz . Kim ellerini alnımda gezdirirken o ten , ses ile , Bana kalbin musikisini verecek , haberi olmadan. Geceyi avuçlarımda siyah bir gül gibi duyuyorum , Ve sen misin bilmiyorum bu gülü bırakan . Nereye , ey göz yaşlarımın sıcaklığı , Ki başka birisi yok beni duyan . Rüyalar nereye gidiyor , anlamıyorum ; Ve sen nereye gidiyorsun , hatıralardan . |
Unut Yağmur tanesini Unut Saçların rengini gözlerin karasını Unut Şarkıları Sarı defter yapraklarını Baktığın aynaların arkasını unut Unut Kahverengi fotoğrafları Adresleri unut Rüzgarı Rüzgar değince ağlatan saçlarını Unut Sil bütün isimleri Yak şiirleri Olmasınları olmayacakları olmadıları unut Bak yoksun Yokluğunu unut Bak gitmişin Gitmeleri unut Varsın keşke desin bir ses içinden Keşkeleri unut oysaları unut Gözlerini unut Bu şehri unut Kor gibiyken içimde Kendin gidip beni burda kor gibilerini unut Unut Unuttuğunu Islak incir tanelerini Zeytinin rengini Ekmeğin buğusunu Sen mi geldinleri unut Unut işte Unutmak en iyisi Unut iyisi mi Hep ellerin sıcaktı ya En sıcak ellerindi Elin elime değdiğini unut Unut Yıldız yıldız İstanbul istanbul Akşam akşam Yavaş yavaş Şarkı şarkı Nasıl diyorlarsa nereye koyarsın böyle bir aşkı Öyle unut Hiçbir yere koyamadığım bu aşkı |
Herkes Gibisin Gönlümle baş başa düşündüm demin; Artık bir sihirsiz nefes gibisin. Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin Akisleri sönen bir ses gibisin. Mâziye karışıp sevda yeminim, Bir anda unuttum seni, eminim Kalbimde kalbine yok bile kinim Bence artık sen de herkes gibisin |
Her şey yarım Dışarıda sensiz bir pazartesi Yeniden başlamak lazım Hatırlamamak galiba en iyisi Sensiz yarım Yaşanacak ne varsa Bir yanm Merhaba diyor yeni gelen sabaha Zifir karanlıkta kalmış Sensiz yarım Şarkılar yarım Susmuş radyolarda aşk Çekip gidişin gibi Kapkara büyüyor yokluğun cehennemi Yaruyor tutuşmuş yarım Resimler yarım Gözlerin yok saçların yok Elele gülmüşüz güllerin önünde Ellerin yok Ağlıyor gülen yarım Sözler yarım Unutulmuş ne varsa sevdaya dair En güzel yerinden susmuşsun aşkı Seni seviyorum desen ne olur Lal olmuş söyleyen yarım Kapılar yarım Vurup gidişin arkana bakmaksızın Bir sızı bırakmışsın Acıyor her kapı çalınışta Seni bekleyen yarım Sensiz yarım Yaşanacak ne varsa Bir yarım Merhaba diyor yeni gelen sabaha Zifir karanlıkta kalmış Sensiz yarım Aşk yarım Ben yarım Her şey yarım Dışarıda sensiz bir pazartesi Yeniden başlamak lazım Hatırlamamak galiba en iyisi |
İnanmalısın Bir sevda bulsaydım eğer, Gözlerini yakından görseydim eğer, Sözlerini duysaydım eğer, Halim bu olur muydu? Olmazdı tabiii.... Sevdasız kaldığıma, Sevdayı bulamadığıma, Ya da aşık olmayışıma, Yanmıyorum. İnan ! Sözlerini duymayışıma, Gözlerine bakmayışıma, Sana yalvaramayışıma, Yanıyorum. İnanmalısın... Belki her şey yalandır, Belkide doğrudur. Bilemezsin. Ama yalanlara doğru, Doğrulara yalan diyemezsin. İnanmalısın... Sana sevmen için yalvaramadığımdan, Sana gerçekleri anlatamadığımdan, Ağlamak istiyorum her an. İnanmalısın....İnanacaksın... |
Mavi Güvercin Adım mavi güvercin! Ağzımda yeşil zeytin dalı. Adım mavi güvercin! Dilimde hep barışın adı. Kanadımın heybesinde yedi renk Yedi umut,yedi tan ağartısı. Gökleri ben boyadım maviye, Denizleri emzirendi gözlerim. Kanat sesim,rüzgardan gelirdi. Her raksımda uyanırdı ebem kuşakları. Sarp yamaçlı dağların ezgisiydim ben. Çocuk gülüşlerinin, masum düşü. Yağmur gözlerimin parıltısıydı. Geceye ninniler söylerdi suskun halim. Kursağımda sevgi, Gözlerime çekilen sürmesiydi kardeşliğin. Adım mavi güvercin! Ağzımda yeşil zeytin dalı. Adım mavi güvercin! Dilimde hep barışın adı... Kurban gittim, Adavetine kalleşliğin. Sus pus oldu envarında gece. Ziyası kesildi ebem kuşaklarının. Yedi renk,yedi umut,yedi tan ağartısı, Neylersin, kara kışa esir ettiler baharı. Kararan göğe,kararan denizlerdi eşlik eden. Ve tüm güzel düşler,mahkumdu taş zindanlarda. Taş zindanlarda umut ardı ardına sıralı Ve neylersin ki dünya! Kartallar kin kusunca; Kuruyandı ağzımda yeşil zeytin dalı |
İnanmıştım Bir rüya gördüm bu gece, İçinde melekler vardı, ama sahteydi, Sessizce yaklaştılar bana, sonra Azrail gibi canımı aldılar bir anda. Bir rüya gördüm bu gece, Karlar yağıyordu, ama masaldı, Taneleri büyüktü, ama yalandı, Çünkü ;düştüğü yeri yakıyordu… Bir rüya gördüm bu gece, Aşk vardı içinde, Rüya da olsa, masalda olsa, İnanmıştım gerçekleşeceğine, Ama yalandı biliyordum… Bir rüya gördüm bu gece, Belki her şey yalandı, Belki de doğruydu. Bilemem. Ama yalanlara doğru, Doğrulara yalan diyemem. Bir rüya gördüm bu gece, Masalda olsa, yalanda olsa, Güzelliklerle doluydu, İnanmıştım gerçekleşeceğine, Bir rüya gördüm bu gece, |
Toprak Ve Çiçek Deliliği sevdim ben Ve benim deliliğimi seven seni en çok bağırabildiğim en çok küfredebildiğim ve en çok delirebildiğim seni sevdim. Ne kaybetmek korkum oldu ne sensizlikle bağdaştırabildim kendimi oysa kapıları da çarptık suratımıza en incitecek sözleri de seçtik birbirimize özenle arkadaşlara öfkeyle dedikodunu yapmışlığım da var çocukluk yaptık ve çocukluğun iyi vardık tadına yaşadık,yaşamı gerçek kılan ne varsa sen benim derinliğimsin anılar gömdüğüm ve hayallerime gebe toprağımsın bu yüzdendir toprağına güvenen bir çiçek kadar emin oluşum aşktan ve korkular yaratışım aynı aşktan huysuzluklar,kavgalar,bazen seni tekmelemek arzusu hergün beslemen yüzündendir çocuk ruhumu ve hayatın ağırlığıdır gözü toprakta kılan aynı ruhu ama sen bana hep hatırlat birbirinden doğan toprak ve çiçek gibi sade ve samimi sevgimizi... |
GİDEN SEN DEĞİLSİN Yine akşam oldu burulurda Yine akşam, yine hicran. Karanlıklar kaplar hayallerimi Sensiz geçen her akşam. Hatırlıyor musun hani o akşam? Bir kâbus gibiydi ayrılışın. Ayrılan sen değildin sadece, Umut neşe ve hüzün& Onlar da seninle gitti. Giden sen değilsin elâ gözlüm Hayaller, sevdalar, naralar& Onlar da seninle gitti. Artık dinlemiyorum şarkıları. Sevmiyorum yürümeyi yollarda. Çünkü seninle güzel şarkılar dinlemek Seninle güzel yürümek Seninle güzel üzülmek,sevinmek. Ve ıssız akşamlarda Evden çıkıyorum yapayalnız Dolaşıyorum sensiz sokaklarda Hıçkırıklar düğümlenir boğazımda Her varışım ayrıldığımız noktaya. Her gün gördüğüm simalar bile Artık yabancı geliyor bana Sanki ben değilim bendeki, Ben değilim yürümüş bu yollarda. Ama aldırmıyorum fazla, Artık pek üzülmüyorum! Sadece içimde bir şeyler kıvranıyor Bir şeyler kopuyor yüreğimden. Anlıyor musun elâ gözlüm? Giden aslında sen değilsin Giden, yüreğim sadece |
| Saat: 01:35 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık