![]() |
İnat Yeşillere inat ağaç yeşermekte geceye inat gün ağarmakta ben sana inat seni hala sevmekteyim inat buya güzelim ölünceye kadar SEVECEĞİM |
Mavi bir Kuş Olsam Öyle umarsız ve boş Sırf denizi görmek için Mavi bir sevdaya tutulsam Kederden hüzünden uzak Kuş kanadında çiğ damlası kadar Serin bir rüzgara yar olsam Erken kalkmak derdi Uykumu kemirdi Şöyle boyunca bir uyusam Bilinmeyenler ardında yoruldum Ufkun çizgisinde güneşe Bir akşam yalnızlığında varsam Pişmanlıklar tenceresinde Kavrulan yanılgılarla dibi yandı ömrümüzün Ah yeni baştan çocuk olsam Baharı bahar olan bir şehre Kelebekleri omuzlarımda taşıyarak Gül bahçelerine dalsam Öyle umarsız ve boş Göğü öylecene görmek için Mavi bir kuş olsam,mavi bir kuş olsam |
Gül ile Bülbül Yaşıyorum eğer yaşamak Sadece nefes alıp vermekse Ölüyüm eğer ölmek Hiç gülmemek demekse Sen gittiğinden beri böyle işte Gün doğuşları hatırlatıyor artık bana Senli günleri Hayatıma girip ışık saçtığın o günleri Bir anı olan o günleri İlk sevda çiçeğimin açtığı gündü Seni gördüğüm gün Küçük bir tomurcuktum oysa Sen içime öyle bir doğdun ki Kalbim tomurcuğum açılıvermiş Hiç olmadığım kadar güzeldim sen varken Sonra sen gittin arkana bile bakmadan Kalbimin gözyaşlarını bile görmeden Küçük bir elveda öpücüğüydü Senden bana kalan Ruhunu kaybetmiş küçük bir öpücük O öpücük akşam güneşim oldu ve battı Benimse tek tek yapraklarım döküldü Hazan mevsimi bana erken geldi Ama hiç gitmedi Başka bir tomurcuk olmadı hiç Sadece nefes al nefes ver Bülbüller hep gider güllerse solar Bu aşk hiç mutlu sonla bitmez Hoşça kal bülbül sen hep gül… |
Kimi Çizsem Bir sabah, Güneşi selamlarken penceremden. Bulutlardan bir tuval yaptım. Benim omzuma koy dedi elma ağacı Ben tutarım. Ben paletin olurum dedi incir. Ben de fırçan olurum dedi erik. Renkleri bizden al, dedi çiçekler. Kırmızı bende çok, dedi gül ağacı Sarı benim işim, dedi ayçiçeği. Turuncu, mavi, çağla Kahverengi, mor, lila Hepsi bizde var. Güneş dedi, ne yandan vereyim ışığı, Saçları ben olayım dedi asma ağacı Karanfil, beni de saçlarına tak, dedi. Gül, yanağı bana benzesin. Şarkılar bizden, dedi kuşlar. Her telden çalarız, sen başla. Dut ağacı gölge olacak Rüzgar serinletecek kollarımı. Güneş devrildi tepeden Gölgeler kısaldı. Kuşlar yoruldu uçmaktan Ben düşünüyorum Boş tuvale bakarak Kimi çizsem ?? |
YEMİN ETTİM Allah huzurunda yemin ettim Ondan başkasını sevmeyeceğim Onsuz dünyanın ne anlamı var Ondan başkasını sevmeyeceğim Bana onu sakın sevme deseler Karşılık olarak dünyayı verseler Dar ağacı kurup idam etseler Ondan başkasını sevmeyeceğim Kalbim derki o beni sevmese bile Aşkıma karşılık vermese bile Gönlüm muradına ermese bile Ondan başkasını sevmeyeceğim |
AŞKIMIZIN SESİ Aşkımızın sesi dünyayı aştı. Sevgim mecnunları kıskandırdı. Benim bir tane leylam vardı, Oda senden başkası olamazdı. Aşkın gözü kör olsun. Bunu elalem duysun, Sen beni seveceksen, Dostum düşmanım olsun. Yoluna güller sereyim, Her daim seninle olsun. Renkleri kırmızı olsun, Sen beni seveceksen. DOSTUM DÜŞMANIM OLSUN... |
İnci Dakikaları Sen bana yeni yılsın her dakika Her dakika bir yaşıma daha giriyorum Sen benim üstüne titrediğim güzel ve yeni Saatim kadar saadetimin gözbebeği zamansın Ben bin parçaya bölündüm her parçasında Her parçasındayım kırkayak sesli boğuk arkadaşlığın Çalkantısız Üniversitenin yalnızlığın ve ağlamanın Erkek ağlar mı diyeceksin Hayberin kapısı ağlar mı erkek ağlar mı Ben yel gibi erkekler ağlar diyorum Bir dakika ağlar yılbaşı dakikasında Daha gözlerimin gerçek yaşları belirmeden Ağlamak diye bir şey yoktur diye bir şey Yüzme bilmeyen bir uyurgezer yüzer ya Çürük ve havada asılı tahtalar üstünde Hafif kedi ayaklarıyla yürür gerçekten yürür ya Sen benim ağlamamı erkeklığıme Uyanan ölmeyen yenilenen Azgın kışlar içinde keskin baharlar bulan Seni bulan yeniden bulan tekrar tekrar bulan erkekliğime say Bütün bir yıl bütün bir yaşama boyu Gizli heybelere binbir gece eşyası doldurduğuma say Ben otomobilleri böylesine yankısız sağır komam Öyle bir isyan şiiri var ki ben onu yakalayacağım Bu yunan şehrinin düzenini öper ve yalvarırım Şehrin ölümünü yanlış anlama Gözleri kör oldu doğrudur ama o kadar Ve şehrin gözlerini geri verme dakikalarıdır bu yılgın çanlar Senin odan günışığı en güzel müzik bana Farklılıklar odası Giden tren buharları içinde örümcek ağı Sen güzel örümcek ağı yaşamakla yaşamamak Doğduğumuz şüpheyle öldüğümüz şüphe arasına gerilmiş Garip bulut farklı müzik güzel örümcek ağı Ben bir yabancı buğunun kokusunu alıyorum Bu kokuyu alıyorsam onulmaz kıskançlık yaramdandır Benim garipliğime bakma benim kıskançlığıma bakma benim İncilerin ilk gerçek ve yeni yorumunu bulur gibi oluyorum Bu inciler denizlerin en karanlık noktalarında bile yoktur Benim ak ve kara kayalar içinde bulduğum inciler Bu inciler sen olmasan bende bile yoktur Oldukları yerde bileKazanç Ortaklığı |
Son Sarılışım nasıldır gurbet bensiz yaşanır mı? sen varken yeter mi? Son sarılışım yetiyor mu sana? Kollarım olmayınca. …. Ya sen? Sormayacak mısın? Sensizken benim gurbetimi. Soramazsın biliyorum, Dayanamaz göz yaşların dökülüverir, Seni dinlemez ki. Az mı ıslattı omzumu. Hala ıslaklığıyla üşürüm gözyaşlarının, Nasılda unuturum /unutamam ki. Her gece uyanıp ansızın. Hatıran kurumasın diye, Gidişine ben ağlarım. Seni çok özlemedim, Diyensim geldi içimden. Göz yaşların söz konusu olunca. Saçlarını özlemedim diyebilirim, Baş ucumda ki bir tutam saç telin olunca. Sen olmayınca gülmüyor bana resimlerin. Sen olmayınca ışığım kesik. Ay ışığı bile sen olmayınca çok silik. Gülüşünü hatırladıkça, Gamzelerini çiziyorum artık. Gözlerim kapalı çizik çizik. …..Ve sevdiğim Bütün kokuları unuttum diyebilirim. Kapımın eşiğindeki, Hala dün gibi kokan gidişindeki sen hariç. Tüm gurbetler içimde artık, Yalnız senin için. Gurbet olan her şey bende saklı Çok gurbetim oldu senle Bir tane daha gönder bana İçinde sensizlik olmasın hiç. |
Bir Eflatun Ölüm kırgınım, saçılmış bir nar gibiyim sessiz akan bir ırmağım geceden git dersen giderim kal dersen kalırım git dersen kuşlar da dönmez, güz kuşları yanıma kiraz hevenkleri alırım ve seninle yaşadığım o iyi günleri, kötü günleri bırakırım. aynı gökyüzü aynı keder değişen bir şey yok ki gidip yağmurlara durayım. söylenmemiş sahipsiz bir şarkıyım belki sararmış eski resimlerde kalırım belki esmer bir çocuğun dilinde. bütün derinlikler sığ sözcüklerin hepsi iğreti değişen bir şey yok hiç ölüm hariç. aynı gökyüzü aynı keder. |
Sonludur Aşk Da Güzel anılar biriktirdim senden Dudağıma solgun gülücükler getiren. Özenle sakladım belleğimde, Bir yığın oldu daha şimdiden Nasıl olsa bir sonu olacaktı bu aşkın, Bir gün apansız gerçekleşiveren. Bir terazinin durgun prinç kefesine Pat diye inince kara kiloluk, Nasıl kalkar havaya birdenbire Boş kalan zavallı kefe. Nasıl titreşir terazi uzun süre, Denge sağlanıncaya kadar başka şeylerle. Anılarla bozdum o dengeyi ben önce, İkimiz için de yaptım bunu. Yaşadığımız günlerden biriktirdim sessizce, Bir kefede sana hiç sezdirmeden. Koyabilirsin kara kiloyu artık, Bak terazi nasıl kolay gelecek dengeye. Mutluyum ben yine de kendimce, Senin girdilerin, çıktılarım benim Doğrusu uygundu birbirine, Yanyana gelince birbirini tamamlayan. Vazgeçilmezdi ellerin sonra, Yangınımdan yorgan, döşek kaçıran. Ama inan sonludur aşk da Kovalar sonunu kendi kendinin. Bana bir uçurum gerek şimdilerde, Yeterince dik ve derin. Bir çavlan istiyorum çünkü, Kırmak için kristalini hayatın ve şiirin. |
| Saat: 15:20 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık