![]() |
Aslımı Sorarsan Aslımı sorarsan Avşar soyundan Ayrı düştüm aşiretten beyimden Pınarbaşı'ndan da beş yüz evinen Çıkıp da cana kıyanlardanım Çekerim çileyi böyl'olsun bugün Alırım mı sandın şol Kozan Dağın Biz bir kurt idik de Bozoklu köyün Ürkütüp sürüsün yiyenlerdenim Dadaloğlum der de böyle olmazdım Gördüğüm günlerin birini görmezdim Kavga kızışınca geri durmazdım Meydanda kardaşa kıyanlardanım |
Senin icin son bir siir birakiyorum gozlerine bir gulus sicak bir opucuk senin adina yazilan defalarca yazip sildigim birikmis siirlerimden kalan adini koyamadigim kalbimin agrisi kaldi silinmemis hatiralar var gozlerimde her saniyesi, her gunum, sen son bir siir son bir dua senin icin alintidir |
Bakma Ürkek ala ceylan gibi hiç gözlerime, Aşıkların el ele kol kola gezmelerine, Bakma Sevda şarkılarının sahte sözlerine, Bir nisan yağmurudur aşk gelip geçen hüzünle. Bakma Sevgilinin yatmaları hoş dizlerine, Çoğu ki yalan yazmasa da pişkin yüzlerine, Bakma ayrılanın matem dolan kem gözlerine, Bir günün ömrüdür aşk yarında mutlak biriyle. Bakma sözlerinin her biriyse dolu yeminle, Madem ki en has sevdaların sonu var günüyle, Bakma şairlerin mısraları yalan özüyle, Bir noktanın aslıdır aşk her cümlesi hazinle. Bakma sevdalar galeyan gökkuşağı renginde, Ne varsa yalan hep hangi sevda aynı dünüyle, Bakma alımlı aşkı mümbit yalan yok sözümde, Bir soluktur aşk bir alımlık süren yok ömürle. Bakma damarında kanın fışkırması deminde, Layığı yok aşkın bir çoğun astarı teninde, Bakma Mecnun a Ferhat a has aşk onlar gibinde, Bir çöl sıcağıdır aşk her sevenin sırf gönlünde. Bakma, ala ceylan gibi gözlerimin içine, Yalanım yok sevende bakın dur gözler üstüne, Bakma, yalnız dönek dünya başka yok yeryüzünde, Bir döngüdür aşk kimde değil her nerde gördümse. YAVUZ KORKMAZ |
Açık Dilekçe Görmediğim bir bambaşka durum var Sizin şehrin kızlarında savcı bey Yaklaşanı ta yürekten vururlar Kan kokuyor gözlerinde savcı bey Gayeleri gönül kırmak dal gibi Bakışları çifte favül bal gibi Ülkeler fethetmiş bir kral gibi Gurur dolu pozlarında savcı bey Kaş yaparken, göz çıkarır elleri; Çok silahtan tesirlidir dilleri Hayret ettim, bir tuhaf ki halleri Poyraz eser yüzlerinde savcı bey Derviş olup çıktım tığsız, tebersiz İlk görüşte avladılar habersiz Pişirdiler beni tuzsuz, bibersiz Kebap oldum közlerinde savcı bey Bölüştüler gönlüm ile aklımı Davacıyım, ara benim hakkımı... Bir yol göster, haklı mıyım, haksız mı? Yorulmayın izlerinde savcı bey. Açık Dilekçe Görmediğim bir bambaşka durum var Sizin şehrin kızlarında savcı bey Yaklaşanı ta yürekten vururlar Kan kokuyor gözlerinde savcı bey Gayeleri gönül kırmak dal gibi Bakışları çifte favül bal gibi Ülkeler fethetmiş bir kral gibi Gurur dolu pozlarında savcı bey Kaş yaparken, göz çıkarır elleri; Çok silahtan tesirlidir dilleri Hayret ettim, bir tuhaf ki halleri Poyraz eser yüzlerinde savcı bey Derviş olup çıktım tığsız, tebersiz İlk görüşte avladılar habersiz Pişirdiler beni tuzsuz, bibersiz Kebap oldum közlerinde savcı bey Bölüştüler gönlüm ile aklımı Davacıyım, ara benim hakkımı... Bir yol göster, haklı mıyım, haksız mı? Yorulmayın izlerinde savcı bey. Abdurrahim Karakoç |
24 Eylül 1945 En güzel deniz: henüz gidilmemiş olandır. En güzel çocuk: henüz büyümedi. En güzel günlerimiz: henüz yaşamadıklarımız. Ve sana söylemek istediğim en güzel söz: henüz söylememiş olduğum sözdür... Nazım Hikmet Ran |
Gerçek bir yalnızlığa sığındım Geç kalmış bir sevdanın gölgesinden Ellerine tutundum Teninde durdum Bir rüzgar dokundu dudaklarıma Uzak bir limanda soluklandım Zor bir durağın sillesinden Canımdan yakalandım Dalında soldum Bir şimşek yeşerdi güzelliğimde Derin bir susuzlukta yol aldım Dün artık anlamsız,anılar ölüm Söylenecek söz dindi Uçurum oldum Bir acı yerleşti cehennemime Güz yitti, kış bitti Belki sadece Aşk değdi ilk defa yüreğime… hatice nayır |
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o'nu sevdiğinden. Çok sevmezsen, çok acımazsın. Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini... Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın. Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde. Paldır küldür yürüyebileceksin. İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları... Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak. "O benim." diyeceksin. Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin.. . Mesela gökkuşağı senin olacak. İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. Mesela turuncuya, yada pembeye. Ya da cennete ait olacaksın. Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak... Can YÜCEL |
Kadın ve Nehir ABDULKADİR BUDAKİkisi de sürükleyip götürüyor ne varsa Kadınla nehir arasında bir fark göremiyorum Buluşuyor bir anlam iki ayrı sözcükte Saçları omuzundan akıyor birisinin Ötekinin mızrağı saplanıyor denize Biri ihanet istemez, köprü istemez öteki Kadından ve nehirden ancak aşkla geçilir Biri geyik barındırır sularına eğilen Öbürü bir avcıyı koynunda geliştirir Maraton koşusuna benziyor ikisi de Düş çalarken suçüstü yakalanmış çocuklara Benim kadınım bir nehrin profilden fotoğrafı Senin nehrin benziyor ateş emziren kadına Bir halk ezgisi sanki, öfkeli ve tedirgin Belki kalp çarpıntısı, yanardağ ve infilak Nehir mi desem kadın mı, ikisi de olabilir Ya iyi yüzme bilirsin ya sevmeyi adam gibi Bir nehre ve kadına ancak böyle girilir İkisi arasında bir fark göremiyorum Erkeğinin yanında gözden geçirir kendini Kadın sunar ruhunu gövde ambalajıyla Dibindeki yosunun susuzluğunu bilir Nehir ustadır artık köprüsüz buluşmada Söğüt dalı olsaydım öper miydim bir nehri Taçlandırırdı kadın aşkını haketseydim İlle bir fark olmalı aralarında denirse Biri denizi çağrıştırır öbürü uçurumu Sal olduğumu bilirdim nehre düşseydim eğer Ötekinde bir sınav sorusu olduğumu Nehir: Doğada bir yatak bulmamaktır kendine Kadın: Aramak değildir yatakta kendisini Buradaki ayrıntı elbette önemlidir Yine de diyorum ki, öyle büyük bir fark yok Nehir eşittir kadın, kadın eşittir nehir |
Ağla Yüreğim Akşam olur Bir başıma kalınca Bu yerde... Özlemin Ateş olur..! Dokunduğun her yerde Kıvılcımlar saçar Özlem ateşin Yangınlara döner... İçimde Yıkılmaz sandığım Dağlar erir Ormanlar bir bir yanar. Eğil başım Sen.. Öne eğil.... Bunca yıldız varken Gece neden karanlık olur Sevdiğim..... Kaybetmeyince İnsan Bilmezmiş Elindeki nimetin kıymetini. Ağla yüreğim kendi haline Sen Şimdi ağla.. Melih Baki |
Demedim Mi? Demedim mi bu hasret bitirir seni Ay dolanır gider, yalnız kalırsın Her gün yeni baştan dağılır, ufalırsın Demedim mi yüreğim sevme! İşte ne gözyaşı, ne yemin, ne söz.... Geri dönen hangi güvercinin var? Senin hangi çiçeğini sakladı bahar? Demedim mi aklım, inanma! Bir gün naza çeker kendini demedim mi? Görmesen zindana döner bu şehir... Görsen, umursamaz, aldırmaz kafir Demedim mi gözlerim bakma! Demedim mi bu ürperten sıcaklık... Bu taze güzellik kaybolur birgün? Sonra boşu-boşuna aranır, dövünürsün Demedim mi ellerim dokunma! Demedim mi bir gün susar şarkılar Sesine ses veren rüzgar olur... istediğin kadar artık bekle dur... Demedim mi kulağım duyma! Birgün çıkıp gideceği belliydi Ayan-beyan belliydi anlayamadın. Başka bir rüyada şimdi o kadın Demedim mi kollarım sarma! Bütün çektiklerim senin yüzünden Gölge bile geçirmezdin bir zaman üzerinden Ah! şimdi paramparça oldun binbir yerinden Demedim mi gururum kırılma! (Yavuz Bülent Bakiler) |
| Saat: 19:41 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık