![]() |
İstanbul Bildiğin Gibi I 'Sevilen daima düşünülür.' İstanbul bildiğin gibi, 'Boğaz' maviliğine mavi, Dalgalar hürlüğüne hür... Kıyılar yorgun amma, Sular gene hovarda. Gene bahçeli kahvede Bizim plaklar çalınır. 'Aznif' oynayan çocuklar, Her nağmeden efkarlanır. Her nağme hüzün taşır. Her nağme hasret dolu. Her nağmedeki hasret Kırar kanadı-kolu. Taşlar unutulur elde Ve bir şarkı dillerde: 'Turna gelmez diyardan. Haber çıkmadı yardan.' Partiler gider gelir, Plaklar tazelenir, Ve sırasıyla o yerde, Bizim şarkılar söylenir. Beni de efkar basar; Ben de mahzunlaşırım. El-alem bilmese de Sen iyi bilirsin ki; Bu küçücük yürekte, Ben de bir dert taşırım. Bir dert, düşmandan uzak! Bir dert, Allah'a yakın! Bir dert perişan eder beni. Bir dert ki; 'Kara gözlüm, Ne haldeyim, gör beni! ' |
İstanbul Benden öncede sana aşık olanlar vardı Benden sonrada oldular. Ne aşklar yaşandı sende, Ne aşklar son buldu yine sende. Hiçbir güzel senin kadar sevdiremedi kendini, Hiçbir sevgili unutturamadı seni. Rüzgarın birbaşka eser akşamlarında Sonbahar bir başka sarıdır yapraklarında Yedi tepen gelinlik giyer kışlarında Çiçekler erken açar erik ağaçlarında Yazı yaşayamaz olsamda kıyılarında Sen benim ilk ve son aşkımsın İSTANBUL. Ender ŞAHİN |
Her Gece Bir Baskın Yaşar Yüreğim Dilimin ucunda sevdan var senin Desem ben yanarım demesem kalbim Ben de ne gelgitler ne yangınlar var Buz tutan dağlardan sesler yükselir Her gece bir baskın yaşar yüreğim Üstüme her gece ne akınlar var Yüreğim sıkışır bir terdir basar Rüzgar açar kapar kapımı benim Çevremde ne uzak ne yakınlar var Seninse sevdanı yasakladılar Seni köşe bucak hep sakladılar Ülkemde ne cahil ne çılgınlar var |
Kızkulesi Denizin ortasında Uykusu kaçmış bir gemi Bütün ışıklarını açıyor Uzaktan çapkın çapkın Göz kırpıyor deniz feneri Ay doğuyor, sandallar toplanıyor bir araya Kaçın kurası Üsküdar vapuru http://yonetim.istanbul.gov.tr/Portals/Istanbul/newimg/deniz.jpg Saat başı görücü gönderiyor Güvertesinden bir kuşu Onunsa derdi başka bambaşka Her şairle ayrı Adı çıktığından beri Ali Asker BARUT |
İstanbul Bildiğin Gibi II II İstanbul bildiğin gibi; 'Boğaz' maviliğine mavi, Dalgalar hürlüğüne hür... Gemiler hasret götürür. Gemiler memnun halinden. Yolculuk böyle, her giden Bir şarkı yerleştirir, Solan dudaklarına: 'Yolculuk var yarına, Sevenler diyarına.' Yalnız mahzun benim gönlüm. Dilimde aynı makamlar, Aynı plaklar kahvede; Aşk, ıstırap, gurbet, ölüm... Ve bir iki yeni mısra Tutturmuş söyler boyuna: 'Dalım, yaprağım, çiçeğim. Seni sevdim, seveceğim.' |
İstanbul Türküsü İstanbul’da, Boğaziçi’nde, Bir garip Orhan Veli’yim; Veli’nin oğluyum, Tarifsiz kederler içinde. http://yonetim.istanbul.gov.tr/Portals/Istanbul/newimg/ist7.jpg Urumelihisarı’na oturmuşum, Oturmuş da bir türkü tutturmuşum: “İstanbul’un mermer taşları; Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları; Gözlerimden boşanıyor hicran yaşları; Edalı’m, Senin yüzünden bu halim.” “İstanbul’un orta yeri sinema; Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama; El konuşur, sevişirmiş, bana ne? Sevdalı’m, Boynuna vebalim!” İstanbul’da, Boğaziçi’ndeyim. Bir fakir Orhan Veli; Veli’nin oğlu, Tarifsiz kederler içindeyim. Orhan Veli KANIK http://yonetim.istanbul.gov.tr/Portals/Istanbul/newimg/ist4.jpg |
İstanbul Bildiğin Gibi III III İstanbul bildiğin gibi; 'Boğaz' maviliğine mavi, Dalgalar hürlüğüne hür, Dalgalar hırçın görünür, Dalgalar kızgın bu akşam... Gene içkili yerlerde, Bizim şarkılar berdevam. Bizim şarkılarda sevda, Bizim şarkılarda hasret, Ve bizim şarkılarda, Bitip tükenmez ayrılık Durmadan tekrarlanır: 'Ne fena talihim var. Kimi sevsem, el alır.' Kadehler gelir gider; Kafalar dumanlanır Ve her dönen plakta, Bir hatıra canlanır. Sesler yayılır koya: 'Derdimi anlatırım, Issız geceler ay'a.' Sen şarkılarda yaşarsın. Şarkılar seni söylerken güzel. Evde, sokakta, bahçede, Dalda, yaprakta, çiçekte, Sanki cümle güzellikte, Cümle hayatta sen varsın. Ve ben teselli bulurum, Şarkıları dinleyerek: 'Severim her güzeli, Senden eserdir diyerek.' |
Yalnız Ölürüm Bilmezsin Kar Üstüme yağar Saçlarımı rüzgarlar tarar Gül uzar yağmur olur gelmezsin Bir bir Kesilir ikindileri Çoban ve kaval sesleri Derin bir yalnızlığa gömülürüm Bu anlarda ölürüm de bilmezsin Akşamları Üstüme karı Yorgan diye örterim Etrafta kurt ulumaları Gözlerim dolar boşanır silmezsin Sonra Gece olur El ayak çekilir hayat durur Yıldızlar kurulur gökyüzüne Gözlerimin önüne film seti olur çekilmezsin |
Yaslı Dudaklarda Tebessüm Her lâhza bir ayrı bahardır gönlüm Sen’inle,Yüzüne nûr saçtığın gökkubbenin altında... Güneşlere tâc giydiren o Kutlu Elinle, Sır kapısını açtığından beri katında... Yeryüzü tıpkı bir Cennet varlık harmanıyla; Tekmil bezmine ermişlerin başları tutkun. Dünkü şu köhne cihân dahi dörtbir yanıyla, Sunduğu kadehin sermesti olmuş Sonsuz’un... Yaslı dudaklarda beliren tebessümlerden, Artık gök kapılarının açıldığı belli. Meltemler esiyor amber kokulu günlerden; Ay kadehini toprağın bağrına dökeli. Gecenin kıvırcık saçları darmadağınık, Aklın dizginleri semânın eline geçti... Sözü Başbuğlar Başbuğu söylüyor uyandık, Sevinin bir kasvet dolu devir daha geçti! Geçti geçiyor bir bir önü-sonu olanlar; Sonsuz’un boyasıyla boyananlarda huzûr... Ölüm diyarında ölümsüzlüğü bulanlar, İçlerinde aydınlık ve çevrelerinde nûr. Onların hiç solmayan baharları yanında, Sönük bir masaldan farksızdır irem bağları... Ve gidip sonsuzla bütünleşen ruhlarında, Birden duyar ve yaşarlar aydınlık çağları. Eskiyen eskiyip gitti söz eskimeyende, Ölenlere merasim kalanlara ta’ziye... Ve artık boynunu kaptırdı ilhâd kemende, Muştular geleceğe, selâm şânlı mâziye! |
İSTANBUL ŞİİRLERİ http://www.istanbul.gov.tr/Portals/Istanbul/newimg/kule.jpg İstanbul Benden öncede sana aşık olanlar vardı Benden sonrada oldular. Ne aşklar yaşandı sende, Ne aşklar son buldu yine sende. Hiçbir güzel senin kadar sevdiremedi kendini, Hiçbir sevgili unutturamadı seni. Rüzgarın birbaşka eser akşamlarında Sonbahar bir başka sarıdır yapraklarında Yedi tepen gelinlik giyer kışlarında http://yonetim.istanbul.gov.tr/Portals/Istanbul/newimg/ist9.jpg Çiçekler erken açar erik ağaçlarında Yazı yaşayamaz olsamda kıyılarında Sen benim ilk ve son aşkımsın İSTANBUL. Ender ŞAHİN Kızkulesi Denizin ortasında Uykusu kaçmış bir gemi Bütün ışıklarını açıyor Uzaktan çapkın çapkın Göz kırpıyor deniz feneri Ay doğuyor, sandallar toplanıyor bir araya Kaçın kurası Üsküdar vapuru http://yonetim.istanbul.gov.tr/Portals/Istanbul/newimg/deniz.jpg Saat başı görücü gönderiyor Güvertesinden bir kuşu Onunsa derdi başka bambaşka Her şairle ayrı Adı çıktığından beri Ali Asker BARUT İstanbul Türküsü İstanbul’da, Boğaziçi’nde, Bir garip Orhan Veli’yim; Veli’nin oğluyum, Tarifsiz kederler içinde. http://yonetim.istanbul.gov.tr/Portals/Istanbul/newimg/ist7.jpg Urumelihisarı’na oturmuşum, Oturmuş da bir türkü tutturmuşum: “İstanbul’un mermer taşları; Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları; Gözlerimden boşanıyor hicran yaşları; Edalı’m, Senin yüzünden bu halim.” “İstanbul’un orta yeri sinema; Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama; El konuşur, sevişirmiş, bana ne? Sevdalı’m, Boynuna vebalim!” İstanbul’da, Boğaziçi’ndeyim. Bir fakir Orhan Veli; Veli’nin oğlu, Tarifsiz kederler içindeyim. Orhan Veli KANIK http://yonetim.istanbul.gov.tr/Portals/Istanbul/newimg/ist4.jpg İstanbul’u Dinliyorum İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; Önce hafiften bir rüzgar esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda Sucuların hiç durmayan çıngırakları; İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı. İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı; http://yonetim.istanbul.gov.tr/Portals/Istanbul/newimg/ist11.jpg Kuşlar geçiyor derken Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık; Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı, Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular, Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı Başımda eski alemlerin sarhoşluğu, Loş kayıkhaneleriyle bir yalı Dinmiş lodosların uğultusu içinde. İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı. http://yonetim.istanbul.gov.tr/Portals/Istanbul/newimg/ist12.jpg İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir yosma geçiyor kaldırımdan. Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar. Bir şey düşüyor elinden yere; Bir gül olmalı. İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir kuş çırpınıyor eteklerinde. Alnın sıcak mı, değil mi biliyorum; Dudakların ıslak mı değil mi, biliyorum; Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından Kalbinin vuruşundan anlıyorum; İstanbul’u dinliyorum. Orhan Veli KANIK |
| Saat: 01:35 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık