MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

arwen 10 Nisan 2007 00:03

Gidiyorum artık bu diyardan
Senden bir umut kalmadı bana
Sensizliği gömüp kara toprağa
Elveda seninle olan dünyama


Elveda değildi sana son sözüm
Ama hiç gülmedi sensiz bu yüzüm
Umutsuz dünyayı neyleyim gülüm
Elveda umutsuz senli dünyama


Seninde umutların tükenir bir gün
Anlarsın o zaman zindan olur hergün
Sende gitmek istersin anlarsın o gün
Umut edersin gelirmi bir gün....


sefa gelenoğlu


Misafir 10 Nisan 2007 00:48

Kimliğini Satıyor Hikayeler...

Hikayeler yürüyor yollarda...
Kaçırdıkları gözlerinde yalan zaman...
Mekan bulur ayakları her bastığı yerde...
Bir içimlik cigaralık ve altılı hayallerde...
Büyük büyük hikaye ağbi diyor bana
Öyle deme ne olur romansın sen
Ben el kadar küçük küçük çocuğum...
Hikayeler türkü yakıyor yağmurda...
Bazen ah çekiyor ‘ah ulan rıza’da...
Biliyorum çok oldu ilk kez ağlamayalı...
Baktığın gözleri kuru odtan sarı...
Ayakkabı pençeli çorap yamalı
Umut bu yola uğramayalı...

Kimliğini satıyor sonunda hikayeler...
İnkar edemediğin kadar gerçek hikayeler...
Ruhunun salıverdiği kadar özgür hikayeler...
Toprağın kabul edeceği kadar çamur hikayeler...
Sancaksız bulut gibi rüzgarın önünde...
Damlalardan belli yükün hikayeler...

Bülent Özdemir


Mystic@L 10 Nisan 2007 00:56

Kendine Benim İçin Bir Gül Ver sensizlikle flört etmeyi sen değil
sensizlik bilir
sesi ses/sensizliği sensizlik bilir

korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin
ellerinden tuk!
çok ağrımış kendinin, siyah
ve ayaz kendinin
hep avuttuğum düşler için bana bir gül ver...
*
bak, palandöken dağlarında karlar erimiş
teknelerde kol kola bahar sulara inmiş
dağlar için, sular için bana bir gül ver
bir gül ver söküldüğüm günler için

-ve önce kendinin ellerinden tut!-
*
kendimin ellerinden tutunca
içimden nehirler gibi akmak geliyor
yollara çıkmak, yolculuklara bakmak geliyor
geberesiye içip salaş meyhanelerde
buralardan böyle ceketsiz kaçmak geliyor

tutunca kendimin ellerinden
pusulasız gemilerde yatmak
yaşlı ve şefkatli bir azizenin koynunda
sabaha dek kıpırtısız susmak geliyor

sevgilim, iyi insan, tutunca ellerimden
ömrümün içinden akmak geliyor...
*
sessizlik sensizliği ezbere bilir
sensizlik her şeyi bilir...

korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin
ellerinden tut!
sonra bana aşkı öğretmeyen kendimin
ellerinden;

bak, yıllarım sırılsıklam yağmurlar giymiş
günlerin avlusuna yeni yeni çocuklar inmiş
dağlar için, sular için bana bir gül ver
avuttuğum düşler için bana bir gül ver
bir
gül
pusulazıs gemiler, sökülmüş günler için...
*
ben bütün yeşillerimi inatçı ayazlara çaldırdım
sen kendinin ellerinden tut
ve kendine benim

-------------------------------------------------------------
*Dıngılava: Diyarbakır'da bir havuz adı.
Yılmaz Odabaşı


Misafir 10 Nisan 2007 01:15

mıhlanmış tutkusun
her gün batımında
sisli bir umut doğar gönlümde
beyaz kırık bir çizgidir sevdan

ansızın gelişlerini özlerim
kızıl arzular akar damarlarımda
gümbürder kalbim.
ürperir tenim

bir şimşek olursun
balyoz gibi düştüğü yeri yaran
kıvranır darbelerle sensizliğim

bilmezsin sen
dibi olmayan bir kuyudur sevdam

mıhlanmış tutku olur
kimliksiz özlemin
sökmek istesem kanar ellerim



Kamuran GÜNDÜZALP


arwen 10 Nisan 2007 03:41

cam kırıklarının aksinde hayallerin
zifir benim mavilikler ellerin.
korkuların şehrinde nergis kokar gözlerin
telaş benim umudum sa ellerin.


.........



Bu akşam içimde
Tuhaf bir sıkıntı var
Dünyada sanki bir ben kalmışım.
Sanki herkes nerde keder varsa bırakmış
Ben nerde bulduysam toplamış almışım.
Önümde söğüt ağacı
Her zamanki haliyle, çaresiz
Havuzda su rahat
İnsanlar susmuş
Sessiz bir yağmur gibi başladı bende
Konuşmak ihtiyacı.


mehmet karakoca





Nephthys 10 Nisan 2007 04:27

. . Arkadasimin Askisin

. avuçlarimizin ahsap
düslerimizin spartaküs
saçlarimizin saç oldugu günlerdi
tasin, demirin,biçagin,narin
ve burçak tarlasinin hakkini verip
her an yeni bir alin yarasina
meyleder gibi otururduk
anlimdaki biçak yarasi senin yüzünden
diyor ya sair
iste aynen öyle
orada anlatildigi gibi bir seydi
asik olmak
ve sonrasinda
üstünden yillar geçtikçe
gereksizlesecek
ama asla küçülmeyecek
komiklesmeyecek bi dolu delilik yapardik
ve kanimiz biçak isterdi
yaralanmak isterdik
keskin bir sogugun altinda
ve inatla ve israrla
parçalamak isterdik
gögüs kafesimizi
ve çikartip kalbimizi oradan
o sicak yuvasindan bir gece
yukarilara dogru firlatmak isterdik
yukarilara, karanliga geceye dogru firlatmak
ve bagirmak,bagirmak,bagirmak
yarali bir puma gibi bagirmak isterdik
'arkadasimin askisin'
arkadasimin askisin o kadar
ben yumrugumu isirarak çekilirim aradan
.


Cuma Kaya .


arwen 10 Nisan 2007 04:34

Ne çok özlemişim seni duymayı...
gözlerinin hayaliyle yaşadım günleri,
uykuya düşman gecelerde yandım.
ama inan hiç ağlamadım...
belki burkuldu içim, kırıldı gönül kanadım,
yandım... yandım... için için kanadım...
yazdım... yazdım...
gözyaşlarımla değil, yazdıklarımla ağladım.
bağlayıp bir kuşun kanadına yüreğimi,
uzaklara, senin yanına yolladım.
bir yıldız seçtim gökyüzünden yokluğunda,
o yıldızda gözlerini gördüm...
belki de gözlerinde o yıldızı...
rüzgarın getirdiği akasya kokularında
tenin değdi tenime, alev alev üşüdüm...
işte yine gözlerini düşündüm...
susuyordum... dudaklarım kuruyordu susuzluktan...
susuyordum... boğazımda düğümdü kelimeler...
susuyordum ama haykırmak geliyordu içimden,
güneşe, aya, sana duyurmak istiyordum sesimi.
yollara baktım sen giderken...
sen gidiyordun... ben gidiyordum...
sen gidiyordun... ben duruyordum...
sen gidiyordun... benden bir şeyler gidiyordu...
sen gidiyordun... ben, sen oluyordum bilmeden...
işte yine gözlerini düşündüm...
bu kahrolası gecede,
karşımda hayalin, içimde aşkın olmasa
ağlardım belki de...
sen... sen ağlama sakın!..
sana gülmek o kadar yakışıyor ki...
gözlerinden yıldız topladım az önce,
ay yüzünle aydınlandı gece.
gece karanlık... sen aydınlık...
sen aydınlık... ben karanlık...
işte yine gözlerini düşündüm...


gökhan özbay


CaNaRY 10 Nisan 2007 05:53

Tan Gibi Aklımdasın

Ve gözlerin gelir geçer içimden,
Su içerken sen, ekmeği bölerken...
Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan,
Unutmak kolay sanmışsa şarkılar,
Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı,
Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını,
An gibi aklımdasın...... Yani bir sabah uyandığında,
Ne hayatın tortusu, ne kokusu alışmışlığın,
Her şey yeniden ve aniden başka olacaktır,

Gündür bu geçer gider,
Belki bir şey kalmaz sanırsın,

Resimlerden silinecek yüzün belki de,
Bir şafak vakti açınca gözlerini,
Bir merhabayla,
Yeniden kurulacak dünya,
Ve sen her şafak ,
Tan gibi aklımdasın...
İbrahim Sadri


scanner_11 10 Nisan 2007 07:04

Senden Sonrası
Aşkın hudûdunu aştı muradım,
Maksûda varıştır senden sonrası;
Erenler katına belki bir adım,
Belki bir karıştır senden sonrası.

Bana bu gayreti sağlayan kudret,
Eyyûb'ün sabrından aldığım ibret.
Ne riya, ne kibir, ne kin, ne nefret;
Ebedî barıştır senden sonrası.

Bir gonca Bakî'nin gül destesinden,
Bir yudum sakînin sır testisinden,
Yüce Mevlâna'nın gel bestesinden,
Feyz alış veriştir senden sonrası.

Yumup gözlerimi yalan dolana;
Açtım can evimi gerçek olana.
Elifi bırakıp Karac'oğlana,
Yunûs'la yarıştır senden sonrası
Cemal Safi


NiliM 10 Nisan 2007 08:57

Ayşeme


Şimdi bakıyorum
Yalnız başınasın
Hâni seni seviyordu
Hâni sana ölüyordu

Yoksa unutumu seni
Bir daha hatırlamamak üzere

Ben neye üzülüyorum biliyormusun
Yanında oturduğum zaman
Kahkahalar atarak,
Beni küçümsemene

Ve şimdi boynu bükük bir şekilde
Münibüs durağında;
Yalnız başın bekleyişine üzülüyorum


Aslında! sana o kadar değer vermem
Seni delicesine sevmemden değil;
Şerefsiz insanların
Oyununa gelmemen içindi

Sen içimi saran yangınlardan
Sadece bir kibrit çöpünün:
Alevi kadar olanısın





Osman ÇİFTÇİ


scanner_11 10 Nisan 2007 09:11

ADIMIZ SERSERİ
BİZDEKİ ACIYI ÇEKMEYEN BİLMEZ,
ELİMİZDE KADEH BİRGÜN EKSİLMEZ
BİZ SEVERİZ BİZİ KİMSELER SEVMEZ
ADIMIZ SERSERİ KALBİMİZ DEĞİL

DERTLİDİR ŞARKILAR DİLİMİZDEKİ
BİR ÖMÜR ÇİZGİSİ YÜZÜMÜZDEKİ
YAĞMUR DEĞİL YAŞTIR GÖZÜMÜZDEKİ
ADIMIZ SERSERİ KALBİMİZ DEĞİL.
Hakkı Yalçın


tikkymelike 10 Nisan 2007 09:41

BİLSEYDİM

Bakarmıydım gözlerine öylesine derinden?
Hipnozunun böyle güçlü olduğunu bilseydim

Saçlarına tarak mı yapardım ellerini?
Çözülmeyen kelepçe vurduğunu bilseydim

İzin mi verirdim o uzandığın yerde?
O belirsiz kokunun kaldığını bilseydim

İçermiydim yudum yudum kahrolası rakıyı?
Dudağına tiryakilik yaptığını bilseydim

Dinlermiydim şarkıları o duygulu sesinden?
Beynime nota nota kazıdığını bilseydim

Vapurda martıları beslermiydim seninle?
Sensizken yüreğimi çizdiğini bilseydim

İzlermiydim adalardan güneşin batışını?
O güneşin yokluğunda yaktığını bilseydim

Hiç yermiydim o balı,o güzel çeşnisiyle?
Yedikçe açlığımın arttığını bilseydim

Seni...ölümsüz bir tablo gibi beynime,
İz iz...nakış nakış,işlermiydim bilseydim!...
...............................
Ferit Teksoy



scanner_11 10 Nisan 2007 10:31

Ağlama Ağlama
Benim ahım yerde kalmaz
Her sözümü bir kenara yaz
Ağlama, ağlama

Zannetme ki bende çoksun
Dertte varsın aşkta yoksun
Ben gidince sende mahvolursun

Ya al beni koynuna yar
Ya devam et oyununa
Ben yanarım ateşinle
Günahların boynuna
Hakkı Yalçın


DEsssT16 10 Nisan 2007 10:45

Ağlarsın

Kırdığın kadehte kalan ömrümden,
Ağlarsın içtiğin yılları bilsen.
Hicrinle sararıp solan ömrümden,
Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen.

Sefiller gücünü bende sınadı,
Kimi kaçık dedi, kimi bunadı;
Berdûş eleştirdi, sarhoş kınadı,
Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen.

Ar ettim sakladım uğraşlarımı,
Haberdâr etmedim sırdaşlarımı.
Gizlemek isterken gözyaşlarımı,
Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen.

Felsefe böyledir dîvânelerde,
Teselli aranır bahanelerde,
Bir kadeh mey için meyhânelerde,
Ağlarsın döktüğüm dilleri bilsen.

Ateşe su dedim göz göre göre,
Aklım zavallıydı duyguma göre,
Bahtına şükretti Mecnûn bin kere,
Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen.

Cemal Safi


tikkymelike 10 Nisan 2007 11:09

GİTTİN YA

gittin ya;
sanki çıplak kaldım....
üşüdü nemli gözbebeklerim....
yüreğim iki büklüm...
gözlerimi kaçırıyorum insanlardan...
sormasınlar artık seni....
zor geliyor gitti demek....
zor geliyor gittiğini kabullenmek...
.........................
Fatma Görkem


NiliM 10 Nisan 2007 11:17

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana



A T A O L B E H R A M O Ğ L U


DEsssT16 10 Nisan 2007 11:23

Bırak Beni Gideyim

Aldırma göz yaşıma benim biricik kızım ;
Bırak beni gideyim ayılmadığım yere.
Bir gamlı bülbülüm ki yavruma geçmez nazım;
Neden feryat edeyim duyulmadığım yere?

Madem ki görenlerin ürperdiği yarayım;
Kimden medet umayım, kimden derman arayım?
Bir selamı çok gören semte neden uğrayım?
Girmem sevilmediğim, sayılmadığım yere.

Beni aldatan benim, eşim, dostum, bigünah.
Ne gafil serseriyim, bin kere, eyvah, eyvah!
Mecnun etsin de beni, mecbur etmesin Allah;
Dönmem insan yerine konulmadığım yere.

Cemal Safi


Nephthys 10 Nisan 2007 11:24


Seni uzaktan sevmek (2)

.
.
.
.
.
.
.
.
.
Mutlaka şarkısından dinlemişsindir.
'Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli'.
Bu şarkıyı ben de yakın zamana kadar düşünmeden dinler ve severdim.
Çünkü sevdiğimi ve sevgiyi anladığımı zannederdim.
Ama hiç öyle değilmiş.
Bugün bu şarkının sözlerini yazmış olanın hiç sevmediğini anlıyorum.
Dünden bugüne değişen en önemli etken seni görüp tanımam.
Seven hiç kimsenin ayrılığın dayanılmaz işkencesiyle duygularını tartmasını istemem.
Uzakta görüş mesafesinin dışındaki bir çift buğulu gözün sevilmesi hiçbir şeydir.
Yakında içine baka baka seyredilen aynı gözlerin sevilmesi her şeydir.
Uzakta atan,sesini bile duyamadığın bir kalbi sevdiğini söylemek hiçbir şeydir.
Yakında kulağını dayayarak her atışını dinlediğin kalbi sevmek herşey dir.
Uzakta kokusunu bile hissetmediğin bir teni sevdiğini söylemek hiçbir şeydir.
Yakında dokunarak sıcaklığını hissettiğin bir teni sevmek her şeydir.
Hele o gözler,o kalb ve o ten senin olunca.
İşte o zaman sevmek sevmektir.
Şu an şarkıdaki gibi uzaklarda olsan bile.
Sen uzaktan sevilmedin,sevildin ve uzağa gittin.
Sadece yakındayken bile aramızda bir mesafe vardı ve ben sessizdim.
Fakat hiç bir zaman meçhule giden sessiz gemi olmak istemiyorum.
Bildiğine sevdiğine giden bir gemi olabilmek için.
Sana olan hasretimi yelken olarak kullanmak istesemde.
Hasretin o derece büyük ki böyle bir yelken her gemiyi devirir.
Yine de devrilmeye asla üzülmem.
Sana kendimi tanıtmak istiyorum.
Dört küçük satır kaldı sabrını seviyorum.
Bir an önünden giden,bir an arkandan gelen.
Bir an kovaladığın,bir an hızla kaçtığın.
Bazen ezip geçtiğin,yerdeki gölgen bendim.
Çünkü o gölgen gibi,beni de sen yarattın.


Esin Çınar


Guest_ASU 10 Nisan 2007 11:50

İç Sızım

hadi
sen akrep ol,
ben yelkovan...
ne güzeldi o an...
volkanlar mı patladı,
güneş yeni mi doğdu,
dünya o an mı kuruldu...
seni sevmek
ve

beni sevmen
ne güzeldi.
ruhumu sarıp sarmalaman,
alıp da kaf dağının
ta en başına götürmen
ellerimi tutup
ne güzeldi...


güneşin içinden sevdayı
alman
yanman
yakman
sevmen...
gözlerinle sevmen,
yüreğinle sevmen...
sevmem...
ne güzeldi.
gözlerinde,
sen olmak
yüreğinde,
can olmak....
sonra...

el olmak...

bir gün doğumu
ne uzun olur bazen
sevileni beklerken...
bir gün batımı
ne çabuk geçer
yürek vefattayken

ne güzeldi,
ne güzel...
senin için giyinmek,
dolmuş beklemek,
sana yürümek.
giderken
düşler kurmak,

dönüşte
hülyalarda kalmak
ne güzeldi....
kelebek misali
uçmak,
konmak yüreğine...
kaf dağının
ardını görmek
güzeldi...


gidişinle
akrep yelkovan
birbirine karıştı.
gidişinle
kaf dağı yok oldu.
gidişinle
şarkılar ağladı.
gidişine
kimse inanmadı...
bir derin ah çekti
yüreğim,
bu iç sızısına
gözlerine,
ellerine,
gülüşüne,
yalanına...


dedim ki:
git be yar git artık!
yolun dönmüş benden geri.
dedi ki:
basamam ayaklarım üstüne,
ne senle ne sensiz.
dedim ki:
ver ellerini,
gücüm gücün olsun.
sevgi denen çiçek,
umudun olsun.
dedi ki:
yollar bana ters akar,
bu şehir bana dar.
dedim ki:

her nere dersen
gelirim.
canımı yoluna
sererim.
dedi ki:
savaşim kendimle
senle değil.
tuttuğun el
kendinde değil.
dedim ki:
zamanı seninle
kuramaz mıyız?
gönlünde pası
silemez miyiz?
dedi ki:

gönlünde can oldum
gönlüme can olma.
gideyim yoluma
bana engel olma!
dedim ki:
var git ey yar
git kendini bul.
her iç sızısında
sen git beni bul.

serap hoca


DEsssT16 10 Nisan 2007 11:51

Bir Gelir Gider

Yüzüne bakınca içim tutuşur,
İçime bir kızıl kor gelir gider.
Geçtiğin sokaklar şavkınla ışır,
Bastığın toprağa nur gelir gider.

Helal-i hoş olsun gurur da naz da
Ne olur tebessüm etsen biraz da?
Gülmezsen gökyüzü aysız kalmaz da,
Yüzün gibi mehtap zor gelir gider.

Tarifin olmuyor ne kadar yazsam,
Ellerim tutmuyor resmini çizsem,
O güzel çehreni görmeyen ressam ,
Bilmez ki dünyaya kör gelir gider.

Yeryüzü hiç afet görmedi sanma,
Ey benim aklımı alan muamma ,
Her türlü felaket mümkündür amma,
Sen gibi kıyamet bir gelir gider.

Cemal Safi


tikkymelike 10 Nisan 2007 12:51

DÜŞLERİMDE YARATTIM
Düşlerimde yarattım,
O engin denizleri,
Uçsuz bucaksız ovaları,
Alabildiğine mavi gökyüzünü,
Alabildiğine yeşil ormanları,
Düşlerimde yarattım...

Düşlerimde yarattım,
Sonsuz aşkları,sevgileri,
Saygıları,
Barışı ve dostluğu,
Düşlerimde yarattım...

Bir seni yaratamadım düşlerimde,bir seni
O zaman düş görmenin ne anlamı varki....

Uyan,gerçek hayat seni bekliyor,
Düşlerinden uzakta,çok uzakta....
...........................
Necdet Ergüven


NiliM 10 Nisan 2007 13:02

Bedava

Bedava yaşıyoruz, bedava;
Hava bedava, bulut bedava;
Dere tepe bedava;
Yağmur çamur bedava;
Otomobillerin dışı,
Sinemaların kapısı,
Camekanlar bedava;
Peynir ekmek değil ama
Acı su bedava;
Kelle fiyatına hürriyet,
Esirlik bedava;
Bedava yaşıyoruz, bedava.

Orhan Veli Kanık


DEsssT16 10 Nisan 2007 13:04

Eskici

Eskiler alırım, haydi eskici
Eski halı, kilim, giyisi alırım
Bir zahmet bana da uğra eskici
Acele edersen memnun olurum

Çekinme eskici, içeri buyur
Burada bir aşkın ateşi uyur
Baktıkça içimin yangını büyür

İşte şu odada baş başa kaldık
Şu ahşap masayı birlikte aldık
Onun, şu gördüğün kadife koltuk

Bilsen şu camları örten perdeler
Neler gizlediler, neler gördüler
Konuşabilseler neler derdiler

Burada ne varsa hepsi senindir
İlk önce duvardan tabloyu indir
Hiç sorma resmini gördüğün kimdir

Onun şu daktilo, şu kalem kağıt
İster sat, istersen hayrına dağıt
Sussun bu hıçkırık, dinsin bu ağıt

Sabır mı dayanır bu ihanete
Hiçbir şey bırakma kütüphanede
Benim ne işim var defter kitapla
Topla be eskici hepsini topla

Hepsinde yaşayan bin bir anı var
Hepsinin bir şeyler söyler yanı var
Al götür hepsini sırdaşlarımın
Kurusun kaynağı göz yaşlarımın

Al götür eskici ne resmi kalsın
Ne yüzü, ne izi, ne ismi kalsın
Onsuzda gülmeye değer bu dünya
Onsuzda görmeye değer her rüya

Cemal Safi


tikkymelike 10 Nisan 2007 13:36

AŞK ve SEVGİ
AŞK bir yıl sürer
SEVGİ bir ömür

AŞK gözünde büyütür
SEVGİ razı olur

AŞK aldatır
SEVGİ ikna eder

AŞK (aşık) kıskanır
SEVGİ (sevgili) güvenir

AŞK seni de onu da ikiye böler
SEVGİ ikinizi bir eder

AŞK zehir gibidir
SEVGİ ilaç

AŞK ay gibidir hep bir karanlık yüzü var senden gizlenen
SEVGİ güneş gibidir hep sana bakar içini ısıtır

AŞK gider (isteyince)
SEVGİ kalır (isteyerek)

AŞK çeker, ezer, cesaret kırar
SEVGİ iter, teşvik eder, yüreklendirir.

AŞK ise; o senin için hedeftir
SEVGİ ise; ikiniz de aynı hedefe koşan oklarsınız.
...................................
Alıntıdır


Mystic@L 10 Nisan 2007 14:18

Aynalar yolumu kesti

Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik;
İşte yakalandık, kelepçelendik!
Çıktınız umulmaz anda karşıma,
Başımın tokmağı indi başıma.
Suratımda her suç bir ayrı imza,
Benmişim kendime en büyük ceza!
Ey dipsiz berraklık, ulvi mahkeme!
Acı, hapsettiğin sefil gölgeme!
Nur topu günlerin kanına girdim.
Kutsi emaneti yedim, bitirdim.
Doğmaz güneşlere bağlandı vade;
Dişlerinde, köpek nefsin, irade.
Günah, günah, hasad yerinde demet;
Merhamet, suçumdan aşkın merhamet!
Olur mu, dünyaya indirsem kepenk:
Gözyaşı döksem, Nuh tufanına denk?

Çıkamam, aynalar, aynalar zindan.
Bakamam, aynada, aynada vicdan;
Beni beklemeyin, o bir hevesti;
Gelemem, aynalar yolumu kesti.


Necip Fazil, Cile
1956

Necip Fazıl Kısakürek


tikkymelike 10 Nisan 2007 14:52

MELANKOLİK
O şehirde gene şarkılar söyleniyordur
Karşılık görmemiş sevgiler üstüne
Işıkları sönmüş odamda
Yarım kalmış şarkımı duyuyor musun
Beni sorarsan gene yapayalnızım
Sen sıcak döşeğinde rahat uyuyor musun

Boş kalan yastığımı başkası mı doldurmuş
Ellerini okşayan o yabancı kim
Öyle uzak bakma yüzüme
Seni artık yolundan döndürecek değilim
Ne o gözlerin dolmuş yoksa ağlıyor musun
Kırk yılda bir olsun beni anıyor musun

Özlediğin hayatı buldun mu bilmem
Gözlerinde hâlâ hüzün var gibi
Gene yüzün gülmüyor anlat nedendir
Gene aşksız gene bomboş mu için
Niye ellerin soğuk yoksa üşüyor musun
Mutluluğun peşinde hâlâ koşuyor musun

Kar mı yağdı güvendiğin dağlara
Seni de bir türlü umdurmadı mı kader
Üzme kendini her şeye rağmen
Dünya yaşanmaya değer
Bu yerler bu âlem her şeyden yoksun
Sana sesleniyorum duyuyor musun


Mustafa İlhan GEÇER



scanner_11 10 Nisan 2007 15:26

Kıskandır...
Ateş-i aşkınla öyle dağla ki,
Nar-ı cehennemde koru kıskandır...
Şu kara bahtıma öyle çağla ki,
Mehtabı, gurubu, nuru kıskandır! ...

Bahçelere veda ederken hayat,
Yeşersin gözlerin hazana inat.
Allah’ın aşkına bir kahkaha at!
Besbeter çatlasın, narı kıskandır! ..

Kimseye yar demem senin dışında,
Bekletme hasretin kara kışında.
Süt beyaz sineni aç dağ başında,
Kahrından erisin, karı kıskandır! ...
Cemal Safi


NiliM 10 Nisan 2007 15:31

Dağ Gibi Bir Kadındın Sen

Dağ gibi bir kadındın sen o zamanlar
Bahar ağlardı yeşil gözlerinde
Her dem taze çiçeklerin vardı bahçende
Dağ gibi bir kadındın sen o zamanlar
Herkes seni severdi
Ben seni severdim
Severdim kadınlığını, imkânsızlığını,
Ulaşılmazlığını, çiçeklerini, bahçelerini
Severdim seni
Ama sevmedim hiç bir zaman
Ümitsizliği sen de
Sevmedim dağ gibi oluşunu
Sevemedim...
Öyle ya
Dağ gibi kadındın sen
Ve seni sevmeye
Dağ gibi bir yürek gerekirdi...



Mustafa Durmuş


tikkymelike 10 Nisan 2007 15:42

İMLALI AŞK
Göz ve kalp,
Gel de tarif yap…
Kelimeler kifayetsiz,
Gönül bir harap….

Sen kök,
Ben mastar…..
Sözlükte aşk var….
Çıkarsın oradan,
Girersin cümleye,
Benim önemim kalkar…..

Olumsuz bir ek gelmesin sana,
Beni yıkar…..

Sende kalmak,
Senin olmak,
Yaşamak,
Hayattan kim bıkar….?

Virgül koyalım güneşin batışına,
Sürüp gitsin bu aşk,
Nokta koymayalım akışına,
Tırnak içinde kalsın hep sevmelerimiz,
Kimse çıkarmasın oradan,
Ünlem kullanmayalım,
Parentez içinde olsun evimiz……

Aşk yazalım ….
İki nokta üst üste koyup;
Senle beni anlatalım……
Hayatı ayırmadan kesmeyle,
Yaşayalım ikimiz,
İlle de nokta olacaksa,
Çok olsun,
Sürüp gitsin,
Vesairelerimiz……..

Aramıza çizgi atma,
Biz ayrı değiliz……..

Neden,
Neden bu soru işaretleri,
Noktalaman neden acemi,
Neden koydun ünlemi....?

Hangi kalem ayırdı,
Hangi daktilo yazdı böyle seni..?
Söylemiştim sana,
Her şeyin yerini…..

Neden terk ettin,
Neden anlamsız bıraktın beni,
Neden koydun olumsuzluk eklerini…?

Sözlüklerde bulamıyorum artık tarifini……!

............Aşkın imlâsı, nasıl affedecek seni...?



METİN YILDIRIM



tikkymelike 10 Nisan 2007 16:59

Gitme Sevdamsın!!
Isıtan ışığımsın,
inadına sevdam
bitmeyen kavgamsın
gitme gönlümün güneşi
bir bozkır ıssızlığı gibi
bu şehrin karanlık sokaklarında
bırakıp beni gitme
gitme közüm, gitme korum, gitme gözüm...

Gidersen
bütün duvarlar yıkılır üstüme
kimsesizleri ağlar gözlerimde bu şehrin
hüzün sarar sokakları her gece
hicran yağar göklerden yağmur yerine...
gitme gece gözlüm, gitme bahar yüzlüm
gitme öksüzüm

Ellerin yağmur sıcağı senin
gözlerin düğün çiçeği
dudağın gelincik
bakışın ay
vurup ömrümün göçmen kuşlarını
hançerleyip kalbimi gitme
gitme ışığım, gitme sevdam, gitme kavgam...

Gitme sevdamsın
gidersen duman olur ağarım sokaklara
incecik bir yağmur olur yağarım
uyku tutmaz geceleri
uzak yıldızlara takılır kalır gözlerim
kaybolup giderim bu kalabalık şehirde
gitme delikızım, gitme yürek sızım, canyıldızım

Gitme gönlümün nazlısı
bakışlarımı bir boşluğa ilmikleyip
sonsuz kederimle başbaşa bırakıp gitme
gitme çöl olur, gitme ölüm olur
bir yaprak gibi kurur gider ömrüm rüzgarda
aysız, güneşsiz kalırım, susuz, havasız
gitme ölürüm
gitme

Gitme gece gözlüm, gitme öksüzüm
gidersen bu şehir sensiz kalır
seni ararım bütün duraklarda
bütün sokaklarda seni ağlarım
gitme anılara kar yağar
gitme dört mevsim ayaz olur
dört mevsim sonbahar
gitme ey yar
ağlatma beni sevda kapılarında
eğme boynumu
üşürüm, donarım her gece sokaklarda

Gitme yüreğimin sızısı
gitme alnımın yazısı, gönlümün nazlısı
gitme duman olur, tufan olur, ah olur
kuşlarda çekip gider bu şehirde
ne güneş doğar, ne sabah olur
her saniye bir can verir ömrüm
ölürüm sevda kapılarında
ölürüm gitme
gitme


Nuri CAN




Misafir 10 Nisan 2007 19:50

Nasip Değilmiş

Bir nefes sevda umduk, akıbet keder oldu,
Ben de bilmem sevgili, nasıl düştük bu hâle.
Bir ufacık sebepten, arzular heder oldu,
Nedir senin cevabın, acaba bu suale ?

Sevdan yaktı kavurdu, bütün ruhumu amma,
Bitiverdi bir anda, oluverdi muamma.
Nice yıllar geçse de, güzelim yanmam sanma,
Bahtımızın elinde, sönüp giden hayale.

Daldık bin bir ümitle, sevda denilen ize,
Ne yazık ki, sonunda, hicranı kaldı bize.
Ermek nasip değilmiş, sevgili ikimize,
Ne kadar çok sevsek de, yine de o visale.

Ey gönlümün dilberi, bana sorarsan eğer,
Ömrü yarım kalsa da, sevgi her şeye değer.
Çünkü zerresi bile, eşsiz bir hazmış meğer,
Bülbülün aşkı bile, gelmez inan misale.

Veli BOSTANCI


Misafir 10 Nisan 2007 20:01

O Yerler

Otuz beş sene sonra “o” yerlerdeyim,
Yaşanmışı arıyorum, kendimdeyim.
Geri gelmeyen sahipsiz günlerdeyim,
Karanlıklara gömülmüş mazideyim.

Bomboş kalmış anılarda, seninleyiz,
Ben ve hayalin, kalbimin içindeyiz.
Serap görüyorum, kum çöllerindeyiz,
Hayal peşinde, cansız akislerdeyiz.

Paşalar Caddesi, gam savuruyordu,
Eskimiş parke taşları, ağlıyordu.
Yollar, ağaçlar, hep seni soruyordu,
Havuz başında banklar boş duruyordu.

Radyo Evi, Köşk, son şahidi bu aşkın,
Sensiz duygular, son raddesinde taşkın.
Efkâr esiyor, Palandökenden yakın,
Hasret-sevgi bir garip dolaşır bıkkın.


Misafir 10 Nisan 2007 21:46

Hasretinden Prangalar Eskittim

Seni anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
***** yalana.
Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...
Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara.
Akan yıldıza.
Bir kibrit çöpüne varana.
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamdan,
Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...



Ahmed Arif


Mystic@L 10 Nisan 2007 23:00

Kendine Benim İçin Bir Gül Ver sensizlikle flört etmeyi sen değil
sensizlik bilir
sesi ses/sensizliği sensizlik bilir

korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin
ellerinden tuk!
çok ağrımış kendinin, siyah
ve ayaz kendinin
hep avuttuğum düşler için bana bir gül ver...
*
bak, palandöken dağlarında karlar erimiş
teknelerde kol kola bahar sulara inmiş
dağlar için, sular için bana bir gül ver
bir gül ver söküldüğüm günler için

-ve önce kendinin ellerinden tut!-
*
kendimin ellerinden tutunca
içimden nehirler gibi akmak geliyor
yollara çıkmak, yolculuklara bakmak geliyor
geberesiye içip salaş meyhanelerde
buralardan böyle ceketsiz kaçmak geliyor

tutunca kendimin ellerinden
pusulasız gemilerde yatmak
yaşlı ve şefkatli bir azizenin koynunda
sabaha dek kıpırtısız susmak geliyor

sevgilim, iyi insan, tutunca ellerimden
ömrümün içinden akmak geliyor...
*
sessizlik sensizliği ezbere bilir
sensizlik her şeyi bilir...

korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin
ellerinden tut!
sonra bana aşkı öğretmeyen kendimin
ellerinden;

bak, yıllarım sırılsıklam yağmurlar giymiş
günlerin avlusuna yeni yeni çocuklar inmiş
dağlar için, sular için bana bir gül ver
avuttuğum düşler için bana bir gül ver
bir
gül
pusulazıs gemiler, sökülmüş günler için...
*
ben bütün yeşillerimi inatçı ayazlara çaldırdım
sen kendinin ellerinden tut
ve kendine benim

-------------------------------------------------------------
*Dıngılava: Diyarbakır'da bir havuz adı.
Yılmaz Odabaşı


arwen 11 Nisan 2007 01:10

Gideceksen bir gün eğer
Alıştırma beni aşkına
Sarma beni kollarınla
Yüreğimdeki boşluğa
Zor alışmışken ben
Yüreğimdeki boşluğa
Zor alışmışken ben
Yüreğimdekiyle bir başıma
Bırakma beni
Tüm hatıralarımı
Bütün sevdalı anılarımı
Birde son sevgiliden kalan
O büyük acıları
Yıllar önce koydum
Bir zarfa
Ve
Yaktım onu kor ateşlerde
Ruhumu yakar gibi
Yeniden mutluluğa
Alıştırma beni
Gideceksen sende
Aşka sevgiye
Alışmak kolaydır
Mutluluğu sevgilinin
Kollarında tatmak
Yar olmak kolaydır
Yalnızlığa alışmak
Tekrar hüzünlere dönmek
Acılarla kavrulmak
Çok zordur
Soğuk yastıklarda
Yapayalnız uyumak
Bırakacaksan
Gideceksen eğer
Alıştırma teninin kokusuna
Tekrar döneceksem
Yalnızlıklarıma
Ne olur bırak beni
Ne olur sevme beni
Gideceksen eğer sende..


nazlı cengiz


Nephthys 11 Nisan 2007 01:22

Hüzün


Yıllardır yütürdüğüm güneşi arıyorum
Hüznümü kolarımla sımsıkı sarıyorum
Sanki dev bir kasırga emiyor yüreğimi
Yoksa bu derin acı ruhumun gömleğimi
Bu hayal,bu pelerin giyen esrarlı kadın
Uçan kelebeği mi,dudağımda feryadın
Kah görünüp kaybolan, kah konan pencereme
Kah demir yumruk gibi sıkışan hançerime


Nurullah Genç


arwen 11 Nisan 2007 01:28

Hayatımın yaprakları dökülüyor bir bir...
Bunu görebildiğim anmış büyümek....
Hayatımın renkleri soluyor bir bir....
Bunu görüp de hiç bir şey yapamamakmış hayat! ....

Ta ki yeni bir bahara kadar...

Hep öyle olmadı mı! ? ...
Sewen sewilmedi sewildiği kadar! ...
Ağlayan duyulmadığı ağladığı kadar....
Öyle olmadı mı kara yazılar hiç silinmedi,silinemedi aptal hayatlar kadar! ...

Öyle olmadı mı! ? ? ?
Hep öyle oldu! ...
Güller açtı bahçelerde de....
Bir gül kalmadı işte şimdi durduğun yerlerde! ...

Bir kar geldi durdu yüreğine....
Yaşlanmak dediler...
Çizgilerden öte, yüzünde değildi yıllar...
Yılların yalnızlığı çizgilerde falan değildi! ! ! ....

Bir kar geldi...
Gitmedi! ...
Yüreğe bir değil bin çizgi düştü de....
Yüzlere düştü sandılar hep o çizgiler! ! ! ...

Yüreklere oturdu kaldı oysa! ! ! ...
Yüreklere düştü o karlar...
Tüm yalnızlıklarıyla we çizgileriyle....
Koskoca hayatlar yüreklere düştü...
dÜŞTÜDE,kaldı işte! ...
Kaldı! ....

Bize ne kaldı diye düştü bir soru....
Gökten üç elma...
Bana hep sorular...
Bize ne düştü! ? ...
Düşen kimdi düşlerinde...
Düş kimdi! ? ...
We hayat düşen bir düş olabilir miydi! ? ....

Aklıma düşenle, yüreğime düşen bir miydi! ? ...
Hayatı kim buruşturup atabilirdi böyle! ? ...

Bahçemde buruşmuş yapraklar....
Tek bilmediğimiz....
Bir bitmeyen bahar olacak mıdır! ? ...

Çok bilinmeyenli bir denklemde...
Hayatımı düşlere ve yapraklara benzeterek...
Tek bir bitmez bahar daha beklemek...
Bilmem akıl karı mıdır! ? ...
Bunun gönül karı olacakmıdır! ? ...
Yoksa gönül hep karlar içinde mi kalacaktır! ? ...

Benim tek bildiğim, hiç bir şey bilemediğimdir! ...
Hala...

Öpüyorum güzel gözlerinden...


aşkın egeli


VerSchL@GeN 11 Nisan 2007 01:33

https://www.msxlabs.org/forum/images/siir.gif İki Hecelik İsim






İki hecelik ismin var,
Ne güzel gözlerin var,
Seni seven şu gönlün,
Sana olan haykırışı var.

Seni seviyorum demek kolay değil!
Yanıyorsa yüreğin buna hazır değil,
Aşk varsa ucunda durmak doğru değil,
Bırakıp gitmek bana göre değil.

Alkışlar yağdırıyorum kendime,
Sevincimi paylaşıyorum herkesle
Sevdiğin çiçeklerle girmek istiyorum düşlerine,
Bakamıyorum bana baktığın gülüşlerine…



YÜCEL REİSOĞLU


arwen 11 Nisan 2007 01:37

Bahar geldi güzel gözlüm, Antalya ya bahar.
Sen bahardan önce gelirdin, oysa yoksun bu bahar.

Mevsimlermi kısaldı, yoksa bizmi değiştik?
Benim gönlümde hala, hüküm sürer SONBAHAR...

Seni meltem rüzgarlarında yitirdim,
Bende yine fırtınalar...

Veda bile etmedin,koptun benden,
Bir gülün ayrılışı gibi dikenden.

Umuda mendil sallayacak açık delik bırakmadın,
Giderken.

Madem gidip gelmeyecektin,
Neden önce söylemedin?
Benim baharımı da zehrettin.

Bahar gelsede güzel gözlüm,Antalya ya bahar,
Sen başka baharlardayken,

Bende hala SONBAHAR.



emine özbakır


arwen 11 Nisan 2007 02:07

MAVİ


hapsedilmiş katmerli bir maviyle
engin sularında akdenizin
yeşile yatkın bütün tonlarıyla
sevdim gözlerinde maviyi


RAMAZAN ADİL UYSAL


arwen 11 Nisan 2007 02:58

bir gece düşümde
düşüncemde hiç olmadığı kadar içimdeydin
gözlerin deniz
ben denizde...

yeni yeni ayılan bir sarhoşluğun
nahoşluğundan sıyrılıp
bilincimle, benliğimle seninleydim.

ansızın uyanırken derin uykudan
ellerimde hala ıslaklığı varken gözyaşının
ve kilometrelerle ölçülürken uzaklığın;
gözlerin deniz
ben denizde
derinliğinde geziniyorum
bir yürek şimdi vurgun yemekte.


ufuk bayraktar


Nephthys 11 Nisan 2007 03:09

Dönüşü Olmayan Gidiş

Kâmuran Esen


Giderken
Ne bir uğurlayan var
Bu evde beni
Ne / döndüğümde
Karşılayan bakışlar.
Sadece
Özleminin
Yalnızlığımla kesiştiği yerde
Asılı duran hüzün var.

Kalkmış göçün
Yükünü indirdiğin
Her duraktan.
Bana kalan
Fırtınaya yakalanmış
Kuru çiçekler yığını / hatıralar.

Kayıp gidiyor toprak
Ayaklarımın altında
Nereye bassam.
Irmakta / suya düşen öpüşlerimiz
Kırağı düşmüş saçaklarda
Gülüşlerimiz üşümekte.

Adı batsın
Yazgısı değişsin
Bu / dönüşü olmayan gidişin.
Ya da / öğretsin sabrı
Nafile
Çaresiz
Yüreğime dağları deviren bekleyişin.


Nephthys 11 Nisan 2007 03:37

Sanki Bir Atlı Geçer Yüreğimden

Utku KOÇAK


Sanki bir atlı geçer yüreğimden;
Ezilip giderim;
Ölür giderim bu karanlık odada,

Odam ayddınlık,
Sözlerim karanlık.

Sen burdasın,
Ben burda,
Ayrılık yok aslında;
Bunalım yok.
Türkülerle neşelen ama,
Sakın beni unutma.
Ah elinde olsa;
Beni hiç unutmasa...

Odam karanlık,
Sözlerim aydınlık.

Ah ellerinde bir buket olsa;
Sevse güllerini,
Gülümsese...

Ah benimle olsa,
Bir sevinse;

Ah o güzel gözler
Bir daha,
Bir daha ışıldasa...


scanner_11 11 Nisan 2007 07:04

Aklım Çıkıyor
İçmeden resmine bakamıyorum
Kırılırsın diye aklım çıkıyor
İçince karşına çıkamıyorum
Darılırsın diye aklım çıkıyor...

Korkarım derdimi sana dökerken
Utanır gözümden yaşlar akarken
Uzunca yazamam belki okurken
Yorulursun diye aklım çıkıyor....

Yakasız gömleği giysem eğnime
Biricik resmini koysam koynuma
Ne zaman geçirsem ipi boynuma
Sarılırsın diye aklım çıkıyor.....

Her beden bir candan sorumlu sanma
Hey ! Ruhu kalbimi saran muamma...!
Benim bir kurşunluk işim var amma!
Vurulursun diye aklım çıkıyor....
Cemal Safi


BLacK_HawK 11 Nisan 2007 07:14

ATES BIRGUN SUYU GORMUS YUCE DAGLARIN ARDINDA
SEVDALANMIS ONUN DELI DALGALARINA
HIRCIN HIRCIN KAYALARA VURUSUNA
YUREGINDEKI DURULUGA
DEMIS KI SUYA
GEL SEVDALIM OL!
HAYATIMA ANLAM VEREN MUCIZEM OL
SU DAYANAMAMIS ATESIN GOZLERINDEKI SICAKLIGA
AL DEMIS;
YUREGIM SANA ARMAGAN...
SARILMIS ATESLE SU BIRBIRLERINE
SIKICA,KOPMAMACASINA
ZAMANLA SU , BUHAR OLMAYA
ATES,kÜL OLMAYA BASLAMIS
YA KENDISI YOK OLACAKMIS,YA ASKI..
BASTAN ALINLARINA YAZILAN KADERIDE
YÜREGINDEKI KADERIDE
ALIP GITMIS UZAK DIYARLARA SU...
ATES KIZMIS,ATES YAKMIS ORMANLARI
ARAMIS SUYU DIYARLAR BOYU
GUNLER BOYU,GECELER BOYU
BIRGUN GELMIS SUYA VARMIS YOLU
BAKMIS O DURU GOZLERINE SUYUN
BIRAZ KIRGIN BIRAZ HIRCIN
VE O ZAMAN ANLAMIS KI ;
ASKIN BAZEN GITMEK OLDUGUNU
AMA GITMENIN YITIRMEK OLMADIGINI...
ATES DURMUS ,SUSMUS,SONMÜS ASKIYLA
ISTE O ZAMANDAN BERIDIRKI ;
ATES SUDAN
SU ATESTEN KACAR OLMUS...
ATESIN YUREGINI SADECE SU
SUYUN YUREGINI
SADECE ATES ALIR OLMUS


BLacK_HawK 11 Nisan 2007 07:47

Meydan Okurum
Ne sonbahar ne de kış soğutur bu gönlümü
Her yandan alev alsam köze meydan okurum!
Eşim,dostum ahbabım varsın duymasın beni
Sözlüklere damlasam söze meydan okurum!

İster yolum sarp olsun isterse de çakıllı
Kalemim nişanımdır bak sinemde takılı
İsteyen deli desin isteyen de akıllı
Bir yol çizdim kendime düze meydan okurum!

Tuzak olsa her yerde akıl almaz biçim de
Namert’e nam verilse mert’te benim içimde
Bir tek yürek ararken yürekçikler içinde
Görmeyen bakar köre göze meydan okurum!

Sebepsiz çok sebepler her an çıksa karşıma
Bir günde iki defa girsem yeni yaşıma
Varsın dünya kurulsun taht misali başıma
Bire bin haykırıp ta yüze meydan okurum!

Aynalar dostum benim baksam düşman bakıyor
Her geçen gün her saat içimi karartıyor
Hep sormuştum kendime kim kimi ağlatıyor
Gözlerimden yaş sızsa yüze meydan okurum!

Sırrımı aynaların sırlarına bırakıp
Sırrı dökülene dek yüreğime kapatıp
İbret olsun diyerek kendime bakıp bakıp
Yüzümdeki kedere ize meydan okurum!

Ay buluta saklansa karanlık olur yollar
Fırtınalar kudursa eğilir bütün dallar
Kime faydası var ki,gönül kırdı mı kullar
Yaradan’a sığınıp yoza meydan okurum..!


M. levent özgeç
Gönül pınarı kitabından


scanner_11 11 Nisan 2007 09:38

YALAN BU SEVDALAR
Yağmur yağardı biz ağlaşırdık
Kaldırımlar boyunca
Bir hüzün vardı sanki aramızda
Susardık ay batınca

Birden yüzün solardı
Birden gözün dolardı
Birden bırakarak ellerimi
Uzun uzun ağlardın

Yalan bu sevdalar
Yalan bu gözyaşları
Yalan bu ayrılıklar yalan
Solan bir çiçekten
Kırılan bir yürekten
Başka ne var elde kalan

Yıllar uzardı mahzunlaşırdık
Hasretin kollarında
Yollar tozardı kavuşamazdık
Dağların yangınında

Birden rüzgar eserdi
Birden efkar basardı
Birden sarsılarak bir dağ gibi
Fırtınalar Koparırdı
Yusuf HAYALOĞLU


NiliM 11 Nisan 2007 10:14


Kurtulamam Üç Nesnenin Elinden

Kurtulamam üç nesnenin elinden
Biri firkat biri gurbet biri aşk
Üçü bilmez birbirinin halinden
Biri firkat biri gurbet biri aşk

Aşktır beni sevda ile söyleten
Firkattir cevr ile sinem dağlayan
Gurbettir gözümden kanlar akıtan
Biri firkat biri gurbet biri aşk

Bahri gibi ummanları yüzdüren
Mecnun gibi sahraları gezdiren
Ferhad gibi dağlar başın kazdıran
Biri firkat biri gurbet biri aşk

Ben bilirim benim aklım şaşıran
Beni sevdiğimden cüda düşüren
Muhabbet deryasın baştan aşıran
Biri firkat biri gurbet biri aşk

Gevheri der dersim aldım hocadan
Okuyup hatmettim kara heceden
Koç yiğidi pir eyledin kocadan
Biri firkat biri gurbet biri aşk


Gevheri


tikkymelike 11 Nisan 2007 10:58

Allah'ını Seversen Gitme
Sabah ayazı dokunur
Gül yaprağına
Bu ayrılıkta bana dokunur, gitme
Sevgi bağına Baykuşları tünetme
Allah’ını seversen gitme
En büyük aşk imkansız olanmış
En büyük aşk, yalanmış derim
gidersen…gitme
Sabah ayazı dokunur gül yaprağına
Bu yüzden dağları sis kaplar
Ve bu yüzden çiçekler büyümez
Açmaz tomurcuklar
Bak yalvarıyorum gitme
Allah’ını sever sen gitme
Beni buralarda perişan etme
Alışamam gidişine
Teninin kokusu u özlerim
Yüreğim bir kurşun gibi ağırlaşır
Şarkılar yaralar
Şiirler öldürür beni gitme
Beklemek ölümden ötedir
Bilmezsin sen gitme
İstersen çay koymayı unut, kızmam
Gözlerinde içerim kahvemi
Yakma sobayı,sinemde ısıtırım seni
Daha öce ricada bulunmadım kimseye
Ama sana yalvarıyorum gitme
Yüreğim ökseye tutulmuş
Çırpınan yaralı bir kuş
Ben saksıda kuruyan çiçek
Gidersen bu can ölecek gitme
Allah’ını seversen gitme
Ömer Arslan...



meloncolic 11 Nisan 2007 11:20

http://img172.imageshack.us/img172/9230/susfa0fl2kw21gk5.jpg

yazarı:sezai karakoc



Saat: 07:25

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık