MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

nünü 16 Nisan 2008 10:01

Yuregim Yuregim
Islaktir benim
Kuytularda aglamaktan
Ve hafif ucuktur rengi
Kurusun
Diye kac kez
Gunese asilmaktan...

SUNAY AKIN


Demir YumruK 16 Nisan 2008 18:54

Acelen Ne

Aşkı dayanıksız olan, acelesi olandı
Hayata diye koşan, ölümden korkandı.
Aşk, acı çekmeye ya da çektirmeye
Peşinen gönüllü olmaktı...
Dönemeçleri süratle dönmen
Değiştirmezdi hiçbir şeyi gerçekten
Dingin ve sessiz bekleyişi bitirmeseydin
Kendi bitecekti zaten...
Takvim yaprağından hızlıydı sevdan
Bir ömür yaşanacaktı, anlara sığan.
Yıllar, aylar, haftalar, günler
Ağır ağır sonlanacaktı zaten...
Gitme telaşındaydı gelmen
Zamanın önüne geçen korkun
Bilinmez, ucu açık bir gelecekti
Beklesen, dilediğince geçecekti zaten...
03.11.2004
Nurdan Ünsal


Sedef 21 16 Nisan 2008 19:41

Hayat Denilen Şu Hayat

Hayat denilen şu hayat
Kimine tatlı,kimine bayat
İstersen sakla,isteresen at
Atsan atılmaz,satsan satılmaz

Hayat denilen şu çarkı
Değirmenden yoktur farkı
Kimisi yetmiş,kimisi kırkı
Giden gide,kalanlarda gider

Hayat denilen şu yaşam
İçindeyiz sabah akşam
Ne gelen ağam,ne giden paşam
ne sıradaki gitmek ister,giden geri gelmez

Yaşam denilen şu devra alem
Kimine güldür,kimine elem
Kimine kepçeyle,kimine dirhem
Ta dert çektirir,yada mal verdirir

hayat denilen yaşama sarılmalı
kenarından değil içinden vurulmalı
Hedef ne olursa olsun varılmalı
herşeyin tekrarı var,yaşamın tekrarı olmaz ki


Mehmet Sait Akkuş


nünü 17 Nisan 2008 09:09

Hasretinden Prangalar Eskittim

Seni, anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
***** yalana.

Ard-arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül-gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...

Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamdan,
Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...

Ahmed Arif


firstlady 17 Nisan 2008 11:10

Sen Yoksun

Sen yoksun
deniz yok
yıldızlar arkadaşım
ya bu gece harika bir şeyler olsun
yahut bir bomba gibi
infilak edecek başım.

Ağzımda eski mısralar uzanıp kalmışım
İstanbul minareler odamda gibi
gökyüzü temiz ve parlak
işte kol kola girmiş en mesut günlerimiz
muhalif bir rüzgâr karşı sahilden.

Fosforlu ışıklarıyla gökyüzü bir deniz
havada kanat sesleri
ve çılgın kokular.

Deniz yok
yıldızlar uzaklaşıyor
ben yine yalnız kalıyorum
İstanbul minareler kaybolmuş
SEN YOKSUN.


Attila İlhan



arwen 17 Nisan 2008 16:28

Acını sardım şiirlerime
acımıyorsun bende
sevda rüzgârına döktüm içimi
çoktan unuttum seni
kokunu, düşlerini, gülüşlerini, sevişlerini
unuttum, unuttum seni

Sen de unut
delirme pahasına yaşadığın akşamları
ve beni unut
yağmurlu karanlığı, sıtmalı yalnızlığı
günahı, şaşkınlığı
sevişmelere oturan ağlamayı
yemeyi, içmeyi, sarhoşluğu unut
benim gibi
seni unuturken tutuklanır gibi
yaşam anlamından sıyrılır gibi…


mümtaz hakan sun


KENCISii 21 Nisan 2008 16:25

Alıcı Kuş

Vurur düşlerine ozanın
Güneş kızgınlığından birkaç ağustos
Birkaç ağaç
Yüksek ormanlar kuytusundan

Kardeşliğin alıcı kuşu
Kalkar konar

Köylü
Biçer ayrık otlarını ayırır başaklardan
Kalkar konar
Kardeşliğin alıcı kuşu

İşçi
Tutar ucundan en acar biçimlerin
Sürer
Bin başıboş atı bin cehennemi birden
Kardeşliğin alıcı kuşu
Kalkar konar

Duran el
Gitmeyen ayak
Bir göz ki
Arkasında bir ölü gözü
Bir ses ki
Arkasında bir ölü sesi
Döner durur
Kardeşliğin alıcı kuşu
Kalkar konar
Bir açık yürekten bir ötekine
Bir bugüne bir yarına
Alıcı kuşu kardeşliğin

Arif Damar


Demir YumruK 21 Nisan 2008 18:00

Bu Vatan Bizim

Haydi millet durma, zaman bu zaman,
Albayrak inmesin, susmasın ezan.
Yaralı kalırsın, şehit olursun,
Albayrak inmesin, susmasın ezan.
Bu vatan bizimdir, canımız vatan,
Yok bize ondan başka kucak açan.
Şehitler diyarı, şu aziz vatan,
Albayrak inmesin, susmasın ezan.
Albayrak göklerin güzel süsüdür,
Uğrunda ölenin son örtüsüdür.
Ar’ımız namusumuz o inan,
Albayrak inmesin, susmasın ezan.
Vatan olmaz ise bayrakta olmaz.
Bayraksız vatanda vatan sayılmaz.
İmandır insanı ona bağlıyan,
Albayrak inmesin, susmasın ezan.
Ramazan’ım vatanımı severim.
Gerekirse canım bile veririrm.
Haydi, ulu Türk, yiğit müslüman,
Albayrak inmesin, susmasın ezan.
Ramazan Ateş/Enschede


nünü 22 Nisan 2008 10:01

Söylenemeyen

Ben, sana ne söyleyebildim ki bunca zamandır? ..
Yağmur bırakmadan geçen bulutlar gibiydi zihnimdeki düşünceler;
dilime düşmeyen, sözcüklere dönüşmeyen! ..
Ben, sana ne söyleyebildim ki bunca zamandır? ..

Her zaman fazla oldu söyleyemediklerim, söyleyebildiklerimden! ..
Her zaman; bir bilinmez lisandaki çözülmez şiirleri koklayıp,
Hissettirmeye çalıştım sana...
Her zaman biraz daha zaman kolladım seslenmek için sana,
ve her zaman hayıflandım;
Ben, sana ne söyleyebildim ki bunca zamandır? ..

Kendi karanlığında; güneşe görünmek için karar veren bir tohum gibiydim...
Zordu çıkmak gömüldüğüm çamurdan;
Ama güzeldi!..

Sen güzeldin ve ben, güzelleşiyordum seni düşündüğümde!..
Kendi karanlığında; güneşe görünmeye karar verip
Yeşillerini giyen bir tohum gibiydim...

Boyutları değişiyordu hayatımın...
Yani, değiştiren sendin boyutlarını hayatımın; büyüyordum,
Gelişiyordum, genişliyordum...
Söyleyebildiklerimden çoktu her zaman, söyleyemediklerim;
Bu yüzden kelimelerimin arası açılıyordu!..

Sığdıramadığım her duygu; iki kelimemin arasındaki boşlukta gizli...
O yüzden, yazdıkça parmaklarım,,,
ve işte yine o yüzden söyledikçe dilim topallıyor!..
Toparlayamıyorum zihnimi...
Seni özlüyor, ve terliyorum özledikçe;
Seni koklamak için...
İçimdesin!
Muammer Erkul


CaNaRY 22 Nisan 2008 11:22

K ı s a c a


Hep akreple yelkovanın didiştiği bir yerdeydik

Bir dilimin hep benimdi

Özgür bırakılan günler bize yabancı

Kısaca;

İkinci perde ne zaman başlayacak

ya da dekor ne zaman değişecek.



Telefon ahizesiydin bazen

Bir fotoğraf albümünde birikendin

Şiirleşendin ömrümün sarı kağıtlarına

Bir gül olup düşendin cep mesajlarıma

Kısaca;

Ne zaman beyazlara bürüneceksin

ya da ne zaman şahitler gözetiminde bir masada evet’leneceğiz.



Yokluklarında yazdım hep sana dair şiirleri

Sensizliklerde düşledim senlilikleri

Bölündüm gülüşünlü, gözlerinli hayallere

Gezindim durdum vatan hasretiyle sensizliğin gurbetinde.

Ama artık vize sürem bitti

Kısaca;

Parmağımda halkalanır mısın

Ya da benimle evlenir misin...

***


.....Serkan Öztürk.....



Saat: 18:26

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık