![]() |
Bilmezdim Sevgininde Bir Rengi Olduğunu An olur, deli sevdamın suskunluğunu yüklenirim bir başıma. An olur, buluşur yüreklerimiz en masum sevda yollarında. Umut ki, bitivermiş daha yolun en başında... Ne yolumdasın ne yolsun sen bana... Bilmezdim ışıksız yollarda umuda kavuşmanın yorgunluğunu, Bilmezdim, umudun bir rengininde siyah olduğunu. |
|
Bitermiş Meğer Bitermiş Meğer Bu gün baktım da unutmuşum seni be!! İmkansız dediğim, sensiz olamaz yeminlerim hep boşunaymış. İnsanoğlu unutur derlerdi, doğruymuş... Taptığım biriydin sen, ama bundan da kurtulunurmuş.. Uğruna kendimden geçtiğim, her anımı zapdeden basit yaratık.. Sende etten kemikten yapılmışsın. Hiçbir farkın yokmuş. Bir an düşündüm seni, uğruna mahvolan beni. Sonra düşündüm hiç yaşanmamış senelerimi, Ne kattın benim hayatıma dedim. Verdiklerin bir sandal, aldıkların dev bir gemi... Herşeye rağmen ben o sandala bindim, Böle de mutlu olurum dedim, Ama sen benden aldığın gemiyle gittin.. Bense sürüklendim, defalarca devrildim.. Bu gün gördüm seni, içimde fırtınalar kopar sanmıştım. Bunca zaman, seni sevdiğimi sanıp yanılmışım... Öle olsa bişey hissederdim elbet.. Ben sana değil sendeki bana kapılmışım.. |
Kendinle Birlikte Hilal Görününce http://www.sayhadergi.com/topicpicture/kardelen.jpg Yağmurdu bastıran bembeyaz karı Dün ne tipiydi, ne boraydı; yöremizde On beş yıldan beri Semada müjdeli akıyla belirmiyordu Kendinle birlikte karı getirdin Semadan elenirken bin bir endişe Yüreklere oturmuş nice bin kurdu Sessizliğinle silerken dünyamızdan Belki de ufaktan ufaktan gülmekteydin bizlere: “Ey büyüklerim” dedin ince çığlıklar arasından; “Anacığım, babacığım” diye göz süzdün üstümüze... “Eninde sonunda, erinde gecinde Şimdiki ağlamam gibi tıpkı Zevale gidecek hüzünleriniz Yüreklere işlenmiş yüzbinlerce iz Yolunuzu aşırtacak dağdan ileri Belki ağır olacak adımlarınız, Kimi gün balçığa saplanacaktır belki Ama siz Benden önce güleceksiniz... Yağmurdu bastıran bembeyaz karı Dün ne tipiydi, ne boraydı yöremizde On beş yıldan beri Semada müjdeli akıyla belirmiyordu Kendinle birlikte karı getirdin Kar deyip de geçmeyin öyle, yağmuru hiç küçümsemeyin Ardınız sıra iz süren bin bir azgın canavar Hep, dumanlı havalar ister; isli, puslu... Hüdhüd kuşu gördüm rüyamda demin Hilali görmeden önce... O ip ince çığlıklarını dünyama katıp da Can evinden vurmadan sevgi okuyla Şelaleli, fıskıyeli, tavuslu Bahçelerin engin serinliğinde Cam kırıkları toplarken ha bire Elması pırlantayı Teker teker, yapa yalnız kalmışlar diye Hor görmeyin! Yağmurdu bastıran bembeyaz karı Dün ne tipiydi, ne boraydı yöremizde On beş yıldan beri Semada müjdeli akıyla belirmiyordu Kendinle birlikte karı getirdin |
Beklersin! Gelip gelmemesi bir tarafa... Beklenmeye değer olduğu için... Beklersin... Ve bu bekleyiş senin sevgiye karşı durduşun yerdir. Ve bu bekleyiş, beklediğinden çok seni anlatır... Yani, “sevgim olmasa, güzelliğin kaç para eder?” demişler ya... Aradıkların... Beklediklerin... Sevdiklerin... Aynadaki suretindir... “Uyku katillerin bile çeşmesi; Yorgan Allahına kadar sığınak.” Ve ama her seferinde uyanmak... Aynada suretinle karşılaşmak... Ulaşmak istediğin yerden önce, gittiğin yol ele verir seni... Hayat, kürsüsünün başında, bütün öğrencileri gören öğretmen gibi... Kopya çekmek; fanteziden ibaret... Bir rüzgâr eser, bütün karton kuleler devrilir... Bir kar fırtınası yıkar hayallerini... Geceyi ararsyn, sığınmak için... Ama gün, her gün doğar yeniden... Aradıklarınla, beklediklerinle, sevdiklerinle... Ve yürüdüğün yoldaki ayak izlerinle... Hikâyen yazılır, farkında olmasan da... Hikâyen bittiğinde... Değiştirmek için silgi, kalem... Ve bir nefes zaman... Bulamazsın! |
Yağmur İlahisi http://www.sayhadergi.com/topicpicture/selim_1.jpg Bütün gün yağdı yağmur Bütün gün dinmeden. İncir ağacıyla birlikte Serçe sesleri de ıslandı. Bütün gün yağdı yağmur Bütün gün pencerede bekledim Evin balkonunda- ama hayır Bütün gün dinmeden yağdı. Bütün gün yağdı yağmur Hiçbir çocuk bu kadar ağlayamaz Hiçbir âşık bu kadar ağlayamaz Açken dedim aşkla dedim. Bütün gün yağdı yağmur Yanağı kabardı toprağın. Senden gelen bir armağan bu, Bütün gün hamdolsun,Tanrım! Bütün gün yağdı yağmur Telefondakine mesela İki baş iki yalnıza mesela İçinden geçenleri duyarak. Bütün gün yağdı yağmur Bütün gün uslanmadı deli. Bütün gün yağdı yağmur Bütün gün uslanmadı gönül… |
BEN SENİ SEVMİŞTİM… Gecenin karanlığında, Parlayan yıldızdın… Günümün aydınlığında Güneşimdin… Gözlerimden akan Bir damla yaşımdın.. Yüreğimde hiç sönmeden Yanan ateşimdin… İçtiğim bir yudum suydun Yediğim bir lokma ekmektin.. Suyun damlasında, Selin coşkusunda Kimi yanımdaydın Kimi rüyamdaydın Ama hep aklımdaydın.. Ben seni sevmiştim.. Sakın unutma...... |
http://img403.imageshack.us/img403/9725/siir10143ea9.jpg Bir akşamüstü bir rüzgâr yapıştı belime, içtik beraber. Sarhoşluk daha çok acıtır dedi, gözleri yaşararak. Önce inanmadım. Sonra kudurdu, kudurdu. Başım döndü, bağırdım... "Sen, giderken gülüm izlerini silmeyi unuttun. Sen, giderken bitanem, bende bıraktıklarını almayı unuttun. Sen, giderken aşkım, sen hâlâ bendeydin. Çalan bir müzik parçasının sözlerinde unuttun kendini. Bir ağustos akşamında unuttun beni ve seni. Süzülen damlaların sıcaklığında, Sensiz bir gecenin sabahındaki hıçkırıklarda unuttun seni. Terasda içilen bir bardak çayda ya da bir bardak birada unuttun. Bir mangal ateşinin sonrasında, yanmış közlerde unuttun. Beyoğlu'nun o güzel sokaklarında, O ıssız kalabalıkda unuttun kendini. Söylenen yalanlarda, 'iyi ki varsın'larda unuttun seni ve beni. Geceleri baktığımız o yıldızlarda unuttun bizi. Bir daha birlikde çıkamayacağımız Yeniköydeki çay bahcesinde, Papatya'da unuttun bizi. Adını bir türlü koyamadığın gelecekdeki güzel günlerimizde unuttun. Beraber yakılan sigaralarda unuttun bizi. Sen giderken bitanem, SENİ BENDE UNUTTUN !!!." http://img349.imageshack.us/img349/9148/0474ce5b26ki0.gif |
yine sevdâdan yâr http://www.sayhadergi.com/topicpicture/karli_yol.jpg unutulmuş ağıtım çöküyor kente hüzün caddelerine, kırık kalemlere yalnızlık gurbetinde yıldızlar, bir ben okunmaktan yorulmuş insan yüzleriyiz çatılarda ölen kuşlar gibiyiz yâr ranzalarda urfa'dan kalma esmer bir hasret sabır çılgınlıkları kadar kar, yangınlara kar ne dağlara yağar kar, ne sokaklara, kuşlara kıyama durmuş aykırı zamanlarda kar ölüme yağar, kirpiklerimde bir lerze kar ölüm gibiyiz, ayrıyız çünkü yâr gül dalında susuz yağmur damlası ulaşmasa da bağrıma bastığım isyanlar tüfeğimin buz tutan haykırışına isyanlar ellerinle sunduğun türkülerdir yağan kar bir noktası kitap olur hasretinin içime akan nehirlerle hadi, oku beni ben ki aşkın büyüttüğü çocuğum, öfkeyim düşlerim var yağmura dair, geceye dair ayrılığa katlanmak yine sevdâdan yâr |
Yarım kalan hiç bir yolculuk yok bu yaşamda Bir birine karıştırılan hiçbir boyut yok Ya bir duygu selidir aralıksız ya da Bir inanç fırtınasıdır yüreğin Dirence açılan gençlik boylarında Bir devrin sembolü diyorlar şimdi adına Toprağa ölüm düştükten sonra hiroşima’da Tüm bitkilerden önce yeşeren bir Açelya Ovaların ateş ateş çölleştiği yerde Toprağın ırmak ırmak yüreklenişi sen Yarınlara selamını iletsin diye adın Damarlarına bağlanan yaşam Ölümü kucaklarken ellerinle Kopardın Kurtarmak için enginlerin anlamını Gökyüzünü yere indirdiğinden beri Ve silmek için bir damlanın yüzünü Bir okyanusu kucağına bastığından beri Adın bir Açelyadır Artık senin Koynuna ölüm Düşen tüm topraklarda Bir açelya Yepyeni sözcükler yeşeriyor şimdi Alnının ışıklı yamaçlarında Yüreğini işitmek gerek duymak için Soluğunu solumak gerek Her dalıp gidişinde Bin şiir Çıkarıyor belki gözlerin Yaşama gözlerinle dalmak gerek Bir devrin sembolü diyorlar şimdi adına Ve imgelerin en ulaşmaz doruğunda Ey herşeye bitti diyenler Korkunun sofrasında Yılgınlık yiyenler Ne kırlarda direnen çiçekler Ne kentlerde devleşen öfkeler Henüz elveda demediler Bitmedi daha Sürüyor o kavga ve sürecek Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek |
| Saat: 01:35 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık