![]() |
Düştük / Kırıldık / Dağıldık. Önce düştüm dudaklardan / el oldum tanıdık bildiğim duraklarda Dilsizim ve bi o kadar adressiz. Gidiyorum karanlığın izdüşümüne saf tutarak. Hesabım bitti / şimdi infazımı beklemekteyim. Dudaklarımı ısırarak isyan ettiğim yetimliğime bir de öksüzlüğüm eklendi. Artık ayaklarım beni aynı yere götürmüyor. Sığındığım yerlerden tek tek kovulan ben, şimdi el oldum tanıdık bildiğim yerlerde. Gözlerimin nemi kurumadan yüreğimin adreslerine denk geliyor bulutlar. Soyadımı taşıyan cümlelerden kovulan yüzümü bulamıyorum eski yerinde. Ya ben uzaklardayım ya da biz “ biz “ olmaktan imtina etmekteyiz galiba. Susuyorum bilmediklerime susarak. Boyun büküyorum benden bihaber parçalara ağlamaklı gözyaşlarımı deste yaparak. Elimde dört kişilik bir fotoğraf ve düşündüklerim. En büyük parça babamdı; bizi ayakta tutan bizi biz yapan.. En büyük parçamızı, canımız kaybettik sonra da gayri ictimalarımız hep bir eksikti. Babamız olmadan sanki o varmışcasına yaşayacak, savaşacaktık.. Ama olmadı.. Bölündük ilk önce sonra da düştük.. Eksildik birer birer. Tesbih tanelerine mi özendik yoksa.. Biz bir hayattık dört parçaya ayrılmış.. Şimdi el olduk birbirimize.. Oysa biz hep bir’dik.. Şimdi her birimiz ayrı saflara düştük. Bir kere düşmüşken içimizdeki canlar kırılmaz mı ? Kırıkları toplamaya çalıştım / daha çok kırıldık kendi içimizde.. Ben bu savaşı kaybetmeyecektim. Düştük diye dağılmayacaktık. Kırıklarımızı sarıp yeniden ayağa kalkacaktık. Bensiz kurulan sofralara ses çıkarmadım. Bana biçilmiş tüm sıfatlara razı oldum. Susmam istendi sustum, konuş denildi bana verilen tüm sufleleri söyledim dilimi ısırarak. Bile bile gelen fırtınaya rağmen kırıklarımıza kendimi bastım. her şeyimi benden olmayanlara ayırdım kendimi / isteklerimi öteledim. Acaba sorunlar benden mi kaynaklanıyor diye eksik tuttum içimdekileri. Bilmediğim yüzlere selam vermeye başladım ilk önce. Yaralarımıza merhem diye kendimi basacakken, gölgesini bile hatırlamadığım yerlerden topladım parçalarımızı. Akşam üstleri yalnızlığa alıştım önce. Ve bir gece bensiz toplanan umutların yabancı gözlerde yeşerdiğini gördüm bir sokak bankında. Bir yanda canımın canı, bir yanda canımın diğer yarısı ve de yabancısı olduğum gözler.. Bir ben eksiktim.. Gözyaşıma tuz bastım o an.. Tutuldum / uzadım eksikliğime.. Ben kırıklarıma bir umut ararken, kırıklarım kırıklarına çoktan yamayı vurmuş.. Meğer bir ben fazlaymış cümlelere.. Ayıklandım biz’den / kırıklarımdan düştüm az önce.. Dağılmayı bekliyorum aynalara gözlerimin nemi miras bırakarak… Düştük / Kırıldık / Dağıldık / Oysa biz hep bir’dik.. Şimdilerde evden işe giderken tertemiz bir yalnızlığını giyiniyorum üzerime. İki oda bir salona sığdırdığım bir umut gökyüzünün altında nüfussuzluğuma isyan ediyorum. Kirpiklerimden birikmiş bulutlara sırlarımı verdikçe eriyor içimdekiler. Yavaş yavaş bükülüyorum cocukluğuma. Yeni bir umut yolculuğuna hazır olmayan bu yüreğe yine kefen örmekte ellerim. Oysa ben sadece susmayı bilirim. Yapabildiğim en iyi şeyin gitmek olduğunun farkında olsam da kendi içimden kovulmak öyle ağır ki.. Kanatlarım kırık / düşlerim ise düştü kollarımdan. Sevinebilirsin artık hüzün… Zafer senindir. Önce bizi bana düşürdün sonra da kırdın bizi.. Merak etme yakında da dağılırız biz. Sen kalbini ferah tut.. Dudak payımda bir hayat vardı.. Al o da sana feda olsun... Bana dair ne varsa ele geçir. Kazandıklarımdan da feragat ediyorum.. Düştüğümü kabul ediyor, kırıklarımı sana bırakıyor ve dağınıklığımı ilan ediyorum. Ama tek bir şartım var.. Yüreğimdeki gül’e sakın dokunma… Gözlerimdeki yeşeren Elif’i dalından koparma.. Dudak kenarımdaki umuduma hüzün bulaştırma… Ne olur sevdama yalnızlığı yakıştırma.. Ey her nefesi ölüm kokan hüzün ; Beni sevdamdan ayırma…. Çünkü düştüğümde sadece “ o “ ellerimden tuttu.. Kırıklarıma sadece “ o “ dokundu… Dağınıklığımda bana sadece “ o “ umut oldu… Ey hayat… Bana ölümleri müjdele ama Sakın sevdama / Elif/ime / umuduma dokunma…. Dokunma diyorum… Dokunma… 26.04.2008 22.10 İsmail Sarıgene |
Biliyor musun biliyor musun ...... sevda acıdır sevda gözyaşıdır sevda kendinden geçmektir sevda benlikte tükeniş sevda sevdalınla varoluştur sevda duyguların gizemi sevda bir yanıştır sevda sönmeyecek bir ateş sevdanın mekanı yürektir artık ölü bir benlik,yaşayan bir sevda amma acı amma bir ateştir ve bir kavruluştur uzakta bir gönül ki yare kavuşamayacak, ruhu ve kalbi hep inleyecek bilmemki bu sevda ne zaman dinecek. Abdullah Garip |
ÖĞRENMEK bardakların yerini biliyorum artık tabakların yerini kirlileri suya tutmayı çorapları nasıl iç içe geçireceğimi öğrendim havluları katladıktan sonra nereye koyacağımı Tori Amos'un şarkısının ne anlama geldiğini biliyorum ve senin artık eski sen olmadığını ben gidiyorum Murathan Mungan |
Beni güzel hatırla Bunlar son satırlar Farzet ki bir rüyaydım esip geçtim hayatından Yada bir yağmur, sel oldum sokağında Sonra toprak çekti suyu kaybolup gittim Belkide bir rüyaydım Senin için.. Uyandın ve ben bittim Beni güzel hatırla Çünkü sevdim seni ben her şeyini Sana sırdaş oldum dost oldum, koynumda ağladın Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini Beni üzdün, kınamadım Alışıktım vefasızlığa el oldun aldırmadım Beni güzel hatırla Sayfalarca mektup bıraktım sana Şiirler yazdım her gece Çoğunu okutmadım Sakladım günahını sevabını içimde Sessizce gittim senden öncekiler gibi sende anlamadın Beni güzel hatırla Sana unutulmaz geceler bıraktım Sana en yorgun sabahlar Gülüşümü gözlerimi sonra sesimi bıraktım En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka Söylenmemiş merhabalar sakladım her köşeye Vedalar bıraktım duraklarda Ne arasan bir sevdanın içinde Fazlasıyla bıraktım ardımda Beni güzel hatırla Dizlerimde uyuduğunu düşün Saçını okşadığımı üşüyen ellerini ısıttığımı Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne Anlından öptüğüm dakikaları Birazdan kapını çalan kişi olabileceğini düşün Şaşırtmayı severim biliyorsun Bu da sana son sürprizim olsun Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum Beni güzel hatırla GİDİYORUM … |
Durdur yüreğindeki ateşi.. Nefreti durdur, yada gitmeleri.. Bana bıraktığın izleri sil yüreğimden. Gidişlerin sessizliğini, Nedensizliğini acıların.. Yanağımdan düşen her damla yaşı sil.. Sür gözlerini gözlerime. Rüzgar ol, es döndür başımı.. Yazın sıcağında, suyum ol serpil yüreğime.. Kimseler bakmadığında bak gözlerimin içine, Yada hiç ten değmezken tenime, Değdir ellerini ellerime.. Herkes gittiğinde, baş ucumda ol.. Gidenleri değil, kalanları saydığımda elin havada, Yüreğin başucumda .. Sen terkedeni değil, terketmeyi oyna dört perdelik oyunda.. Kimsenin sevmediği beni, Herkesin görmezden geldiği senini, Yaşat bir yudum sıcaklığında.. SEN ÖMÜR OL ÖMRÜME, SÜRÜKLE BENİ ARDINDA.. İsa KARADAŞ |
Yağmur olup yağmıyorsun Sensizliğe mahkûm ettin Güneş olup doğmuyorsun Günsüzlüğe mahkûm ettin Rüyalara gelmez oldun Ne haldeyim bilmez oldun Şu yüzüme gülmez oldun Şensizliğe mahkûm ettin Terk edipte özlemlere Hazan ektin mevsimlere Siyah beyaz resimlere Fonsuzluğa mahkûm ettin Geceme gündüz katarsın Nabızları sen tutarsın Rotalarımda hep varsın Yönsüzlüğe mahkûm ettin Sensin telaşım tasamda Resmin duruyor masamda Arayıp hiç sormasan da Gamsızlığa mahkûm ettin Necati gibi birini Yaktın derinden derine Koydukça Mecnun yerine Sonsuzluğa mahkûm ettin Necati KEÇELİ |
Bittiğim Andır Geleceğini biliyor olmak, Akışını hızlandırıyor kanımın. Titretiyor içimi. Seni görecek olmanın hazzı, Sarıyor, Her köşesini bedenimin. Mutlu kediler gibi, Mayışıveriyorum yatağımda. Ve seninle karşılaştığımız an… Sevginin ışıklarından, Gözlerimiz kamaşmış, Birbirimizi kucaklarken, Özlemin yakıcı güzelliği, İçimize doluştuğunda, Ardından, Sıcacık sesinle Çok özledim.. Seni seviyorum diye, Kulağıma fısıldadığında, İşte! o an, Benim, Bittiğim andır sevgili. Hatice Bediroğlu |
Bir ses gibi düşer içime sanki gözleri Karanlıklar göçüp gider o uyanınca Açmaz olur yüzün döker bir çiçek gibi Yalnızlıklar şehri sarar o uyuyunca Kalkar gider tüm dertlerim ırak bir kente Yüreğime umut ekilir o uyanınca Bir dem olur korku iner ta derinlere İçime bir ateş düşer o uyuyunca caner güner , |
Tavsiye Öfkeyle kalkar yumruk iner kızgınlıktandır Nefsi yenmek zordur hatalar çılgınlıktandır Yüzüne bakmıyorsa bil ki dargınlıktandır Şefkatle saçlarını okşa…ayıltmalısın Garibanlar ağaç altında büyümüşlerdir Derdi yoklar kahkahalarla hep gülmüşlerdir Ana toprak baba uzakta üzülmüşlerdir Her şey geçer üzüntüleri…uyutmalısın Edebiyatı bilemedin öğrenemedin Fizikle felsefeyi yine kavrayamadın Kimyan bozuldu problemi anlayamadın Tarihten masal anlat hadi…avutmalısın Sendeledin kimseye haber bile vermedin Yapamadın elde değildi oldu bilmedin Her yanından yara aldın yine sarmadın Geçmişi ezberleyip öğren…sabretmelisin Üzme kimseyi tepkileri yeme çevrenden Düşüncen sığmasın dünyaya aşsın evrenden Tebessümün eksik olmasın sakın çehrenden Boşa gelip geçmesin günler…çalışmalısın Yazılanlar köşede bekler hikaye şimdi Arama bulunmaz gidenler dönmüyor geri Umursamaz tavırlar varsa ederler deli Fatihayla Yasin okuyup…üflemelisin Düşünmeyenler hata eder elde olmadan Rengarenk güller dallarında açar durmadan Hesabı doğru yapan şifa bulur Mevla ‘ dan Hak hukuk yolunda devamlı…uyarmalısın Mehmet Karlı |
Yine Issiz Karanlik Gecenin Sensizligin Sessizligindeyim Etrafda Insan Kalmadi Birtek ben Varim birde senden kalan anilarim Yine hüzünlüyüm bu gece yine aklimda sen varsin her gece oldugu gibi biliyormusun sen ben gittim desende varligini her gece burada hissetmekteyim ben seni cok seviyorum sen beni hic sevmemis olsanda Bu gece yüregime sordum unutamazmisin onu silipte bir baskasini yazamazmisin dediki aklin unuta bilir ama ben unutamam sen sildim desende izlerini ben tasimaktayim söylermisin hangi seven yürek unutmuski ben unutabileyim baskasimi asla ben onun yüregine sevdalanmisim sen baskasi desende ben o yüregin sahibiyim haklisin haklisin garip yüregim bunlari bendede demekteyim bu mekana baktigimda anilarimdan bir ani tazelenir bir hayaldi seninle burada olacaktim ellerinden tutup benim bizim mekanimizi dolastiracaktim sonra tam burda suan durdugum yerde gözlerinin icine bakip seni seviyorum diyecektim buna bu kule önümde akan su sahid olacakti sahid olacakti agaclardaki yapraklar sahid olacakti yeni bitmis laleler askimiza sahid olacakti sendeki yürek bendeki yürek Sonra dalindan kopardigim askimizda hayat bulacak olan bir dal kirmizi gül ile beyaz gülü sana verecektim ugruna can verecegim gözlerine birkez daha bakipta kendimi gözlerinde bulacaktim sonra kollarimin arasina alip seni yüregimle saracaktim herkes gibi bizde mutlu olacaktik simdi burdayim ama sen yoksun simdi aglar iste agactaki yapraklar simdi aglar yeni biten laleler ya kirmizi gül ile beyaz gül askimiza sahid olacakken simdi sensizligime sahidler bu kule artik beni gördükce aglar su sanki feryat edercesine ses cikarir gecenin karanliginda Ya ben naparim burada gözlerine bakipta gözlerinde kendimi bulacakken simdi issiz kalan bu diyarda sensizligi karsilamaktayim divane olmus gibi karanlikta seni aramaktayim sen ne desende sen beni birakip gitmis olsanda yüregim pesinde sen benim degilde bir baskasinin olsanda yüregim pesinde benden kaca bilirsin ama yüregimden asla hadi git simdi yüregim rahat ....yüregim bu gecede yaninda.... Gözyasi / Cuma-Ali Dogan |
| Saat: 19:40 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık