![]() |
Ö.L.Ü.M Hayat sıkmaya başladı artık, Gidiyorum sensizken sensizliğe, Bir masal gibiydi sen ve dünya Bir varmış bir yokmuş diye başlayan, Ve sona doğru yaklaşılan. Ölümden korkmuyorum artık, Korkularımı sende bıraktım, Ölmekten korkmuyorum artık, Ben ölümü ilk seninle tattım. İlk gördüğümde gözlerini, Dünya sanki cennet oldu bana, Kalbini tanıdığımda Düşlerim yoluma çıktı her sokakta Seninle tanışmam bir anlıktı Kaybetmem de bir anlık oldu. Ölümden korkmuyorum artık, Ölmekten korkmuyorum, Ben ölümü ilk gözlerinde tattım. Kaybetmekten korkmuyorum artık, Ben hayatımı sayende kaybetmeye kalktım. Ne gurur, ne derman kaldı dizlerimde, Uğrunda yıllarımı harcadım, Anlatmaya kalktım aşkımı, Ya ben anlatmayı başaramadım, Ya sen anlamamayı başardın. Ölümden korkmuyorum artık, Son satırlarını yazıyorum, Sensiz hayatın. Ölümden korkmuyorum artık, Ben uğruna canımı adadım. Sevdiğim, gözlerin hiç geceleri Ağlamaktan ağrıdı mı senin. Hiç elin kolunun, bağlı olduğu oldu mu, Sen dünyanın en kalpsiz insanını Sevdin mi hiç, Uğrunda ölmeyi düşündün mü, Bu dünyanın yalan olduğunu, Geç olsa da anladın mı sen. Ölümden korkmuyorum artık, Alıştım ben her gün ölmeye, Ölümden korkmuyorum işte Benim ruhum zaten hiç bedenimde değil ki Senin hep o gözlerini izlemekte. Ölümden korkmuyorum artık, Yaklaşıyorum her geçen dakika, Bu dünyadan göçüp gitmeye. Ölümden korkmuyorum artık, Korkuyorum dünyada sana birşey olmasından, Korkuyorum canının acımasından, Ölümden korkmuyorum artık, Son satırları yazıyorum, Korkmadığım ölüme yaklaşırken, Sana ve hayata. Ben hep gülümseyeceğim, O yaşlarla dolu gözlerimle, Bulutların arasından, Sana ve yalan insanlara.! |
http://img159.imageshack.us/img159/1750/3100530251vd51dw2.gif Gözlerin geçerken gözlerimden, Şehir ıslanırdı sırıl sıklam. Herkes yağmur yağdığını zannederdi, Bilmezlerdi senin için ağladığımı. Her bir damlanın gözyaşım olduğunu bilmezlerdi. Hiçbiri akıl edip de gökyüzüne bakmadı Baksalardı göreceklerdi Gökyüzünde tek bir bulut dahi olmadığını Sen de bakmadın... Oysa ben yalnız senin için ağladım. Koca şehir uyuyamıyor kaç gecedir senin yüzünden. Şimşek çakarcasına bağırıyorum adını gökyüzüne. Seni sevdiğimi var gücümle haykırıyorum tüm sessizliğe inat. İsmin yankılanıyor boş sokaklarda Gözyaşlarımla ıslanan caddeler artık nem değil hüzün kokuyor. Derdimi anlıyor sanki yıprattığım kaldırım taşları. Bir sen anlamadın neler olup bittiğini şu koca şehirde. Oysa ben yalnız senin için ağladım. Her gece bir yıldız seçiyorum kendime gökyüzünden. Alıyorum karşıma sen diye konuşuyorum delicesine. Ne ben ondan bir şey anlıyorum, ne de o benden. Dayanamıyorum, isyan ediyorum engel olamıyorum kendime. Boğazım düğümleniyor aniden, Tutamıyorum kendimi ve ağlıyorum. Bu şehrin yağmurları böyle başlıyor işte. Yağıyorum şehrin üstüne usulca. Gözyaşlarımla her zerreye dokunan ben bir tek sana dokunamadım; Oysa ben yalnız senin için ağladım. |
beni bana ver sarhoşum al gecenin rüzgarını koynumdan beni bana ver... görmekten korktum yoktum yedi rengin hiçbirinde bir jilet değiyor bileğime beni bana ver... "ne oldu can " diyor kayahan bir hercai büyüyor uykusu kaçmış dizelerimde dünüm yok / adresim her şiirde çiçek adları verdim sana beni bana ver... martı seslerine emanet ediyorum seni İstanbul'u taşırken içimde ovarım yaralarımı zamanın külünde açılsa da her virajım uçurumuna bilirim hacmim ne değerim ne beni bana ver... ödedim kefaretini aşkın seni gören gözlerimle beni bana ver ne olur yollar bitti içimde... |
Mavi deniz Uzan ey mavi deniz Ruhumdaki o engine Sararıp solan şu beniz Dönsün masmavi rengine Alev alev yanan gönlüm Serinlemek sönmek ister Izdırapla geçen ömrüm Özlemlerine dönmek ister İçsem içsem bir mey Silsem hayat sıkıntımı Duy beni dünya hey Kaldır gönül yıkıntımı Geçince ömür ağır ağır Günler aylar seneler Talih vurdumduymaz sağır Neyleyim dünyayı verseler Uzan ey masmavi deniz Gönlümdeki o engine Sararıp solan şu beniz Dönsün mavi rengine |
Bi baksan süzülsen içimden doğru Tek tek aralasan kapalı kapılar ardındaki yalnızlığımı Bi gülümsesen umarsız asiliğime İnatçılığımı utandırsan. Bi ağlasan amaçsız başkaldırışlarıma Gözlerindeki incilerde durulsam Fatih misali değil Kılıçsız, tüfeksiz feth etsen gizli kentlerimi Sen içimden geçsen, rüzgarında kendimi bulsam Adaklarımı bir senin yüreğindeki Gönül ağacımın dallarına bağlasam Şirin’i, juliet’i kıskandırırcasına sevsem seni Baharım sen olsan Cemrem sen olsan düşsen topraklarıma Uykum sen olsan Ekmeğim, suyum, umudum yine sen.. Sen içimden geçsen yalnızca Korkmasan Ömrünü vermesen, adını vermesen Hürriyetini vermesen Hınzırlığını katsan yanına Hayatımdan geçsen yalnızca İzlerin kalsın yollarımda Yeter bana Sen, İçimden gelip geçsen yalnızca… |
İstanbul Ölür Kollarımda... Sanadır yakılan bütün feryatlar... Geceler büyür içimde Sanadır tüm şiirler İsyanım Haykırışlarım sana Mahsunluğum gözlerinde Hangi tebessümü salsam getirir seni Hangi hoyrat aşka dair Hangi ateş yakar beni Ayna da bakamadığım tarafısın yüzümün İstanbul ölür kollarımda Söner tüm ışıkları Issız, uzun sokaklar sarar etrafı Bir de yaprak dökmüş ağaçlar Bilmez misin uykum tarumar Bilmez misin zehir zıkkım düşler Derdime Ayasofya ağlar Bilmez misin Ey Yar... Birkaç yıldız yanıp söner avuçlarımda Dilimde türküler Yüreğim elimde Tel tel saçların takılır ufkuma Umudum kafdağı ardında gizli Nedir, nedendir bu kara yazgı Hayaller can çekişir koynumda Sırılsıklam Gözlerimde dillenir binlerce vurgun buyruk Sabahıma çiğ düşer Sisler sarar odamı Yanar, yıkılır, talan olur şehirlerim Hangi mavzer dindirir Dinmeyen acımı Hangi bıçak kanatır Akıtır sensizliği içimde Hangi rüzgar savurur seni bana Ey Yar Hangi rüzgar Ey alnımın değişmez yazısı Ey göçebe yanı sevdamın Yarım kalmışlığım Yetimliğim sevdaya dair Sanadır bu suskunluğum Sanadır yakılan bütün feryatlar Bilmezmisin gece yanar Bilmezmisin güneş kanar Çınlatmaz mı kulaklarını İçlerden kopan çığlıklar Bilmez misin Ey Yar... |
Bilirsin ağlayamam ben..! Nezaman aylamak istesem, Gözkapaklarım set olur gözyaşlarıma. Bilirsin haykıramam ben..! NE zaman haykırmak istesem, Gözlerin gelir aklıma. Bilirsin kolay sevemem ben..! Nezaman sevmek istesem, Bir sen sararsın kalbimin etrafını. Bilirsin Beddua edemem ben..! Ne zaman beddua etmek istesem, Bir korku kaplar bedenimi, Göremediğim bir el tutar dilimi. Ama artık ağlayabiliyorum prenses... Artık haykırıyorum gökyüzüne gözlerin aklımdayken. Seviyorum sen gibi kokmadığı halde bir başkasını. Ve hergün beddua ediyorum, Beni benden alıp gittiğin günden beri ardından... İşte gözyaşlarıyla beraber ettiğim bir beddua daha sana... |
özledim seni ölüme saniye kala sigaram gibi iki fıstık, bir kırık leblebi gibi rakı soframı özler gibi özledim seni tellerde asılı kalmış mekanik sesini yüreğimden geçen ayak izlerini sarhoş gecelerde nara atar gibi özledim seni biri kırık, iki dal gibi bir yanım yaz,bir yanım kış gibi siyah beyaz film izler gibi özledim seni saat yedi bu son trendi yüreğimden kalkan içinde vagon vagon insan raylar biter uçurum kenarında birazdan ve son arzulardan arta kalan o kısa kısa gülücükler dağıtan dudaklarının sıcaklığında özledim seni .............ölüme saniya kala özledim seni... |
İdildi Adı İdil; masmavi derinliğinde fırtınaları tütün tadında kederiyle... Hasretinde bin şiir düğümlenir hayata bütün yalnızlıklar derin kanamalarda... İdil;küçücük daha burnunda çilleri,yamuk dişleri ve gitmelerden olabildiğine kaçmalardan yada yorgun gözleriyle; saçları okşanmaya hasret... Arkadaşlarının kanı şıçramış üstüne ürpermesi bundan belki kabuslarını katlayıp başucuna koyması çocuk kalması yada hiç çocuk olamaması. Dizlerindeki yaralar ne bir kiraz ağacından nede oynadığı oyunlardan hatıra; öüme doğmuş bir tarihin oyun tadında zamanları düşleyen bir garip hikayecisi... Derin uykularını istiyorum, hayallerini,saçlarını tarayacağı bebeklerini ve saçını okşamasını istediklerini... Bir anneyi,kucağındaki bebeğini, ablasını -burnunda çilleri,yamuk dişleriyle- herhangi bir şehrin herhangi bir sokağında kanatanlardan diyetimi istiyorum!!! |
Bir Parça İstanbul İstiyorum sadeece bir parça Bir Parça İstanbul İstiyorum Bir parça İstanbul istiyorum, Bir parça sebep; Dinlenmek istiyorum Sadece bir parça… Bir parça İstanbul istiyorum, Bir kadeh şarap; Sarhoş olmak istiyorum Sadece bir parça Bir parça İstanbul istiyorum, Sultanahmet biraz Beyoğlu; İstanbul kokmak istiyorum Paramparça. .................... |
| Saat: 02:57 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık