![]() |
Sen ve Ben İçme, ilk yudumda zehirler seni Bahtın kadehime döktüğü şarap. Her akşam koynunda uyutur beni, Her sabah alnımdan öper ızdırap. Sen, yirmi yaşında bir baharsın ki Gölgende neş'enin rüzgârı eser. Düşünen alnımda benim her çizgi Baharı olmayan bir kışa benzer Sana ufuklar "Gel!" diye bağırır, Ellerinde çiçek haykırarak Seni gür sesiyle hayat çağırır, Beni de çiğneyip geçtiğin toprak... Ahmet Hamdi Tanpınar |
ŞAİRLER AĞLAMAZ Farzet ki bu aşkı yaşamadık seninle Farzet ki hiçbir geceyi paylaşmadık ikimiz Farzet ki saçlarını bile hiç okşamadım Hadi git gözlerime baka baka git Hadi git hayatımdan çıka çıka git Hadi git yüreğimi yaka yaka git Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz Farzet ki unutulmuş bir şairim köşe başında Farzet ki hiçbir şiirimi sana yazmadım Farzet ki hiçbir şarkımda adını bile anmadım Hadi git sevdiğimi bile bile git Hadi git bir kaleme sile sile git Hadi git hiç üzülme güle güle git Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz Farzet ki bir kum tanesiyim sahilde Farzet ki bir çakıl taşıyım yol kenarında Farzet ki boş bir kibrit kutusuyum ellerinde Hadi git üzerime basa basa git Hadi git umutları asa asa git Hadi git hiç konuşma susa susa git Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz Farzet ki yokum artık Farzet ki öldüm Farzet ki isimsiz bir mezarım dağ başında Hadi git saçlarından bir tel bırakmadan git Hadi git avucumda bir el bırakmadan git Hadi git baş ucumda bir gül bırakmadan git Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz. |
Aç Gözlerini En sevdiğin elbiseni giydim Bu gece kokunu sürdüm Solgun yüzünü okşadım Sessizce saçlarından öptüm Yazdığın mektupları okudum Kana kana su içer gibi Plaklarını çaldım ah! En çok o şarkıda özledim seni. Issızlık kapıyı çaldı, açmaya korktumgece yarısı Şehir uykuya daldı, baktım dışarıyakatran karası Rüzgar telaşla kokunu getirdi banaaldım koynuma Buseni hafızamdan koparıpiliştirdim dudaklarıma Üşüdüm karanlıktaTenine dokundum hissetsin diye Aç gözleriniErguvanlarına su verdim İçerken benimle konuştular Yastığını okşadım, kokladımAnılar uçuştular Soluğun saçlarımı yaladı sanki yinebir meltem gibi Teninin kokusu karıştı kokuma YakıştılarBoğuldum karanlıkta Yanı başımdasın benden çokuzaklarda Ellerimi tut dokun banaAç gözlerini. Attım kendimi caddelereYeşil ceketin sardı beni Yürüdüm üstüne karanlığın korkusuz Tuttum ellerini. Can Dündar |
Seni seviyordum ve senin haberin yoktu. Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun herkesten başkaydı işte. Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler... Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum. Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara, vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu. Geri dönüyordu çoğalarak. Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun. Kalp ağrısı oluyordun, birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun. Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller. Ben seni seviyordum, bilmiyordun. Sevinçlerim oluyordun arasıra, sen hiç bilmiyordun. Sonra herhangi biri oldun. Bütün sevinçlerim bittikten sonra yağmurlar yağdı serin haziran akşamları... Sonra bir gün uzaktan gördüm seni. Saçların bana inat, başın her şeye meydan okuyarak. İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi. Değiştik sanıyordum. Ve sen yine bilmiyordun. İclal aydın |
Yokluğunun Hüznü bir insafsiz gidişti yaptığın bir haksız suçlamaydı bana haykırdığın ve elimden aldığın herşeyim oysa sen hiç dokunamadığım ellerini aldın benden hiç hissdemediğim kokunu çektin üzerimden hiç sarılamadığım bedenini yok ettin hayalimden hiç bakamadığım gözlerini kaçırdın benden hiç gerçekleştiremediğim hayallerimi çaldın benden hiç birşeyı düşünmeden hiç bir şeyi önemsemeden çektin yüreğimden ellerinii herşeyim dediğim ama hiç sahip olamadıklarımdı alıp gittiklerin benden sesizce alıp bir başkasının avuclarına bıraktıkların onlar şimdi o benım kaybolamadığım gözlerinin derinliklerinde şimdi o benım dokunamadığım avuclarında şimdi o benım özlemini duyduğum teninin kokusunda şimdi o benim gerçekleştiremediğim hayallerimin bekçisi... geride kalanmıı.... şimdi bende bilmiyorum.. ama artık hayal kurmuyorum... artık sahip olamıcam şeyler istemiyorum artık bir başıma yaşıyorummm... seninlee ama sensiz iki kişilik bir dünyam vardı.. sen yoktun belkı ama hayallerım vardı umutlarım vardı... sen gitiinn .... ve yanımda kalan senın hayallerının boşluğuu... veee yok ettiğin umutlarım var... yine sil baştan yaratılmaya çalışılan bir hayat var.. aslında gidişinle çok fazla değişen bir şey yok hayatımda ben seninleykende sensizliği yaşadım... belki sen farkında olmadın ama.. ben sensizliğin hüznünü hep yüreğimde taşıdım alinti... |
BİR HABER ALAMADIM GİTTİN GİDELİ MUTLU MU, MUTSUZ MU, NASILSIN BUGÜN? HAYLİ UZUN ZAMAN OLDU GÖRÜŞMEYELİ NASILSIN BİR TANEM, NASILSIN BUGÜN? GÖNÜL DEFTERİNİ KARIŞTIRDIN MI? KALBİNİ HASRETE ALIŞTIRDIN MI? AYRILIĞI BİZE YAKIŞTIRDIN MI? NASILSIN SEVGİLİM, NASILSIN BUGÜN? |
Ben Ölürsem Akşamüstü Ölürüm Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Şehre simsiyah bir kar yağar Yollar kalbimle örtülür Parmaklarımın arasından Gecenin geldiğini görürüm Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Çocuklar sinemaya gider Yüzümü bir çiçeğe gömüp Ağlamak gibi isterim Derinden bir tren geçer Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Alıp başımı gitmek isterim Bir akşam bir kente girerim Kayısı ağaçları arasından Gidip denize bakarım Bir tiyatro seyrederim Ben ölürsem akşamüstü ölürüm Uzaktan bir bulut geçer Karanlık bir çocukluk bulutu Gerçeküstücü bir ressam Dünyayı değiştirmeye başlar Kuş sesleri, haykırışlar Denizin ve kırların Rengi birbirine karışır Sana bir şiir getiririm Sözler rüyamdan fışkırır Dünya bölümlere ayrılır Birinde bir pazar sabahı Birinde bir gökyüzü Birinde sararmış yapraklar Birinde bir adam Her şeye yeniden başlar |
bu nasıl ayrılık bu nasıl veda bu nasıl ayrılık bu nasıl veda gözlerin kal diyor dudakların git bakışın anahtar sözlerin kilit ellerin aç diyor dudakların git ayrılık dönüşü olmayan nehir yalnızlık yıkılmış bomboş bir şehir kaç sevda kül oldu böylr kimbilir gözyaşın kal diyor dudakların git gidersem birdaha dönmeyeceğim kalırsam kalbime yenileceğim çözemedim seni delireceğim gözlerin kal diyor dudakların git duvardan insin mi resimlerimiz yabancı olsunmu isimlerimiz ya o deli dolu gecelerimiz anılar kal diyor dudakların git bu romanda biter belki birazdan ne aşklar yıkıldı gururdan nazdan ağlıyor besteler yinr hicazdan şarkılar kal diyor dudakların git Ahmet Selçuk İLKAN |
bu nasıl ayrılık bu nasıl veda bu nasıl ayrılık bu nasıl veda gözlerin kal diyor dudakların git bakışın anahtar sözlerin kilit ellerin aç diyor dudakların git ayrılık dönüşü olmayan nehir yalnızlık yıkılmış bomboş bir şehir kaç sevda kül oldu böylr kimbilir gözyaşın kal diyor dudakların git gidersem birdaha dönmeyeceğim kalırsam kalbime yenileceğim çözemedim seni delireceğim gözlerin kal diyor dudakların git duvardan insin mi resimlerimiz yabancı olsunmu isimlerimiz ya o deli dolu gecelerimiz anılar kal diyor dudakların git bu romanda biter belki birazdan ne aşklar yıkıldı gururdan nazdan ağlıyor besteler yinr hicazdan şarkılar kal diyor dudakların git Ahmet Selçuk İLKAN |
NASIL BIR SEVDAYSA Ay cok mu gecikti nerdeyse cikar Sen yalnizligima varir varmaz Az sonra yagmuru durduracaklar Ruzgari degistirdim Ustura agzi poyraz Yok canim yildizlari unutmadik Mutlaka yerlerinde bulunacaklar Kenari yaldizli mavi bir karanlik Sutlu ciplakligini ortecek kadar Senin icin oldugu asla bilinmeyecek Yapraklarini birden dokecek dutlar Safak sokerken sekiz on kadar simsek Balkonda islemeli mustesna bulutlar Ayak bastigin an sehir de degisebilir Yoksa Moskova mi Belki Berlin belki Dakar Belki 30`lardan mehtap yorgunlugu Izmir Korfez`de serefine donatilmis vapurlar Nerede ne zaman kac kere yasadik Nasil bir sevdaysa eskitememis yillar Bitirdigimiz herseye yeniden basladik Dudaklarimizda birbirimizden misralar Atilla iLHAN |
| Saat: 11:28 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık