![]() |
Gölgeleri Kullanmak İşte bir ses geçiyor sıkıntıdan baksam pencerede yağmur da var, hani saçlarını ya da göğsünü çok ince bir hüzünle bezeyen. Oyuncaklar da var yalnızlıktan bir parkta ölümü güzel kılar, hani sarmaşıkça uzandığın yatakta durmadan aşıladığım sana. Hayır yaşamıyor suda o balık, bir yanıltı daha çiçek aldığım. Herkesin bebeği var odalarda ölüme ve daha sıkılmak için. Uzayan sakalım sabaha kadar uçup giden bir kuş koynundan, belki yanında bile olmadım. Eğildiğin sular da yalan salınıp duran gemilerle aldanma. Demiyorum hiç mi olmasın kokun, o yatak. Ben umutsuzluğun domino taşı şimdi açım, suskunum bak. Hele bir çağırsın kanın türküsü hele bir kıpırdasın kumsalda ağları ve renkli balıklarıyla halk, silâh tutarım dağlarda. Bu oda emanet, hadi uzan, şimdi ellerim de çok nazlı bir karanfille kanar. Sunduğum bu yalnız, çocuk ülke, bak, gece de göğsümde çok ağır, şaşkın değilim ama silahımı yitirdim. Gelsin leylâkların açma zamanı mümkün silâhımı halkımla bulmak. Hadi uzan özlemim kadar, bulutlar gidiyor, şimdi işim çoğaltıp gölgeleri kullanmak. |
Sensiz bensizlikler Ne zaman aklıma sen gelsen Oturur ağlarım Sonra gözyaşımı öpmeni beklerim Anlayacağın aklıma gelişlerin zordur Zordur oturduğum yerden Kızkulesine bayazıt'tan yazılmış Ufak bir aşk mektubunu taşıyan soğuk bir vapur olmak Bilmezsin Bilemezsin martı çığlıklarının yalnızlığını Ve yarımlığını dalgaların Hala üşürüm Kadıköy'e giderken Ve nasıl bir meretse hala acıdır içtiğim çayın tadı oralarda Duyarmısın bilmem çaldığım ıslığı Üşürmüsün sende Ben üşürüm Artık simidimin sen yarısını martılarla paylaşıyorum Şarkımızı rüzgarlarla Derdik ya senle İstanbul içinde bambaşka bir İstanbul yarattık kendi içimizde İşte ben oradayım İstanbul da |
Diriliş Saati Ey bir emre hazırlanan simsiyah gecede Karanlığı emip emip de gebe kalan Ey her depremden sonra biraz daha doğrulan Herkesin Veba girmiş bir şehrin hem halkı Hem seyircisi olduğu bir günde Ey düştüğü yerden kalkmaya hazırlanan ülke. Her damlası bir zafer müjdecisi Bir posta eri gibi Yağmur yüzümüze değince Çıkacağız yola. Çıkacağız yola Hesap günü gelince Yağmur yüzümüze değince Güneş bir mızrak boyu yükselince. |
En sevdigin elbiseni giydim Bu gece kokunu sürdüm Solgun yüzünü oksadim Sessizce saçlarindan öptüm Yazdigin mektuplari okudum Kana kana su içer gibi Plaklarini çaldim ah! En çok o sarkida özledim seni. Issizlik kapiyi çaldi, açmaya korktum gece yarisi Sehir uykuya daldi, baktim disariya katran karasi Rüzgar telasla kokunu getirdi bana aldim koynuma Buseni hafizamdan koparip ilistirdim dudaklarima Üsüdüm karanlikta Tenine dokundum hissetsin diye Aç gözlerini Erguvanlarina su verdim Içerken benimle konustular Yastigini oksadim, kokladim Anilar uçustular Solugun saçlarimi yaladi sanki yine bir meltem gibi Teninin kokusu karisti kokuma Yakistilar Boguldum karanlikta Yani basimdasin benden çok uzaklarda Ellerimi tut dokun bana Aç gözlerini. Attim kendimi caddelere Yesil ceketin sardi beni Yürüdüm üstüne karanligin korkusuz Tuttum ellerini. |
Asırlara Meydan Okuyan Şehir Asırlara meydan okuyan şehir; Güzelliği baş döndüren hala genç kız mısın? İstanbul, sen hiç yaşlanmaz mısın. Taş surlar sarmış ince belini, Hapsetmiş hep içine sevdiklerini. Sende hapis olmak var, Suçum seni sevmek olsun Yargıç sen ol,zindan sen Cezam müebbet olsun. Kıyamet kıymasın sana, Her yer yıkılsın da, sen hep burda kalsana. Öbür dünyada beni cennet yerine sana koysunlar Seni istemeyenler cehennem olsunlar. Zamana yenik düşmeyen tek şehir sensin, Kimbilir kimler geçti şu geçtiğim yoldan, Hangi padişah bakmadı ki Topkapı Sarayı'ndan. Beyoğlu'nda kahkahamı unutmuşum gülerken Eyüp'te gözyaşımı ezanını dinlerken. İstanbul, üzerinde yaşamayan millet var mıdır? Haramın, helalin, günahın, sevabın Yedi zirvesi yaşanır yedi tepeli şehirde, Yedi renk vardır sende. Fatih'in kara çarşaf giymiş Güzelliğin gizliymiş, Kadıköy'de renk cümbüşü yaşanmış Çirkinliğin güzelmiş. Gülhane Parkı'ndan başka bir yer var mıdır acaba? Bakınca boğaza tüm dertlerini unutturan, Aynı zamanda, gezince sonbaharda Başına bin bir dert toplayan. |
İstersen Al Götür Beni Ölümsüz gülüşünle başlıyorum Her güzelliğe her sevince Bir yağmur ince ince Sürerken beni başka zamanlara Zamanla yorgun hanlara Dönüyor işte gördün her şeyim Kuru topraklar gibi dağılıyor belleğim Sınırsız bir boşluğu süre süre Yorgunum çok uzaklardan geldim Kaygılar sıkıntılar yaşadım uzun uzun Korkuyu yakından tanıdım Ölümsüz düşmanı oldum korkunun Şimdi bakışınla bağlanıyorum Kocaman bir dünyaya umutla Bir akşam aşılmaz kaygılar Çağırırken beni sonsuzluğuma Sıcaklığın beni alıştırıyor Soğuk ve yağmurlu akşamlara Üşümüş bir kedi gibi sığınıyorum Ellerine ayaklarına saçlarına |
Gül renginde gün doğarken Boğazdan gemiler usulca geçerken Gel çıkalım bu şehirden Ağaçlar,gökyüzü ve toprak uyurken Dolaşalım kumsallarda Çılgın kalabalık artık uzaklarda Yorulursan yaslan bana Sarılıp uyuyalım gün batımında Belki üstümüzden bir kuş geçer Kanadından bir tüy düşer İner döne döne gökyüzünden Hiç bir yüz güzel değil senin yüzünden Haydi kalk gidelim bu şehirden Gün doğarken ya da güneş batarken Belki kuşlar geçer üstümüzden Kanatlanır senin ellerinden..... Ellerinden |
Senin için akan gözyaşlarımı... Hiç bilmedin, Seni düşünürken Nasıl dalıp gittiğimi... Hiç hissetmedin, Çöl ortasında, vadiyi özler gibi Seni özlediğimi... Unutmaya çalıştım... Unutamadım... SEN, unutamadığımsın... Hiç sormadım, Unutulmuşluk kervanının bir yolcusu Bir handa sabahlayan, bir yabancı Bir günlüğüne açan çiçek.. Bir gecede bitirilen sohbet mi olmak istedin??? Göremedin çabamı... Unutmaya çalıştığımı bilmedin... Çektiğim ızdırabı hissetmedin... Ne gelir elden?? Unutamadım... |
İstersen eğer Bulutlar kadar erişilmez, yüksek Yıldızlar kadar uzak ve soğuk Güneş kadar parlak ve sıcak Bir o kadar da uzaksın! İstemezsen eğer... Ay ışığı gibi durgun ve sakin Bahar yeli gibi müşfik ve engin Yaz güneşi gibi coşkun Bir o kadar da yakınsın! İstersen eğer...İstersen yüzünde açar güller, İstersen ışıldar gülen gözler,İstersen dilin neler söyler, İstersen çarpar yürekler,İstersen coşar gönüller,Her şey; Sen istersen eğer... |
Birini vermem Sen değmezsin Değişmezsin Seni sahibin sevsin Hangimiz haklı Dünyalar farklı Bu alemde Yerin olmaz Yaram kalbimde saklı Bu gece kalbimi evde bıraktım Ruhumu artık şeytana sattım Seni sevmekle büyük hata yaptım Elveda tatlım.. |
| Saat: 04:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık