![]() |
Bu gece sana yazıyorum Belki, biten bir aşkın ızdırabıyla Beklide, bende bıraktıklarının izleriyle Bildiğim tek şey Seni sensiz yaşayarak sana yazıyorum… Yazdıkça seninle bütünleşiyor satırlar Duygularımla dolup taşıyor mısralar Zaman duruyor, geçmişe koparılıyor her bir takvim yaprakları… Bu gece sana yazıyorum Belki, sahip çıkamadığın sevdamızın Enkaza çevirdiğin bu yüreğin Hesabını soruyorum senden… Beklide, Söylediğin yalanların, İncittiğin gururumun Bedelini istiyorum senden… Ağlıyorum Diri diri mezara gömdüğüm sevdama, sana ağlıyorum… Bu gece sana yazıyorum Sözlerin düğümlendiği, Kelimelerin tükendiği noktayım çünkü Keşke diyebiliyorum sadece Olmasıydı sonumuz böyle… ramazan canlar |
AĞLAMAK Ağlamak Unutmak kadar kolaydır inan Sevin ağlayabiliyorsan Sevin ağlıyorsan Gül ağlayabiliyorum diye Gül ağlıyorum ağlıyorum diye Sana birşey yapamam Ağlayamıyorsan ÖZDEMİR ASAF |
Uzaklarda kaldı gül bahçeleri Ve uzakta mercan adalarının pembe sahili. Denize düşüyor ayın sureti Sularda parçalanıyor güneş Hey damla! Dalgalanan sensin denizde Ve taşıdığın; sureti Yıldızların Bir sabah; inerken karanlığın perdeleri Ak sütü güneşin, ayın ve Yıldızın. Susuz kalmış iskele önleri Hey balık! Sana taş pişiyor Çöllerin sıcak güneşi. Bir çocuk kumlarda Atlar sahibini arıyor bozkırlarda Ve bir çocuk hayatın içinde Uzak iklimlerde Fırtınalarda eriyen ölüm korkusu Şimdi dostum sana kurtların musikisi Bir yaprağa miras kalan güllerin Kırmızısı Ey sonbahar! Kopardın fırtınaları. Bir habbede gizlenen kader Sarı, kırmızı ve mavi Yıldızlarla konuşurken laleler Kızardı meyveler ve gece Işıkları. Salınsın bugün turnalar meşelerde En koyu yeşili paylaşsın ağaçlar. Cennetin siyah taşına dokunurken beyaz eller Gök yüzünde gezerken kelimeler Ruhum seni kim tutabilir Ne ten kafesi Nede zaman. Ey sözü kaldıramayan kartal ! Sadece yalnızken anlat bildiklerini. Efsaneler gezer dağlarda Bir yıldızın gökteki ibadeti Sunulurken katran ağacında. Dökülürken yapraklar, parçalanırken cisim Düşler kurulurken, yıldız kayarken Sizi kim tutabilir, ey yağmur yüklü bulutlar Çöller bu kadar aç, bu kadar susuz iken. Yusuf Bal |
Nan Gibi Ve gözlerin gelir geçer içimden, Su içerken, sen sokulurken akşam kızıllığına, Ekmeği bölerken, Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan, Unutmak kolay sanmışsa şarkılar, Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı, Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını, An gibi aklımdasın... Gelir geçer gemiler, Belki sende geçersin diye, Bir kumru konar her sabah pencereye, Bir miladı taşır gece bir yıldız, Soğuk olur, üşürsün ya adamakıllı, Hani sarılırsın kendine, Hani aklın karışır, Bu bir divaneliktir gönül ah'a alışır, Ömrüm bitse ne çıkar, Can gibi aklımdasın... Gündür bu geçer gider, Belki bir şey kalmaz sanırsın, Yani bir sabah uyandığında, Ne hayatın tortusu, ne kokusu alışmışlığın, Her şey başka olacaktır, Başka bir otobüs, başka bir gazete, Resimlerden silinecek yüzün belki de, Ne adın, ne sanın, Bir şafak vakti açınca gözlerini, Bir merhabayla, Yeniden kurulacak dünya, Ve sen her şafak, Nan gibi aklımdasın... Bazen bir şey geçer içinden insanın, En ücra yerlerinden, cesaret gibi bir şey, Ne olacak işte, kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel, Fasulyenin tadı yoksa, Şarkılar yakmıyorsa içini, Sadri Alışık öyle güzel ağlamıyorsa, Aşık olmayı beceremiyorsa İzzet Günay Mahallenin en güzel kızına, Denizin tuzu, Yalnızlığın bahanesi yoksa, Bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına, Zannetmeki ölmek zor, ölmek kolay, kolay da! Kan gibi aklımdasın... Bu da geçer, her sabah kanayacak değil ya, Bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın, Biraz da helvası bizim bakkalın, Senden ayırdığım üç beş zeytin, Otururum sofraya, Her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın, Bende unuturum, nasıl unutulursa sana susuzluğum, Ve nasıl becerdiysem kahrolmayı, Öyle unuturum, Ekmek gibi, Nan gibi aklımdasın... Ve gözlerin gelir geçer içimden, Su içerken, Sen sokulurken akşam kızıllığına, Ekmeği bölerken, Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan, Unutmak kolay sanmışsa şarkılar, Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı, Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını, An gibi aklımdasın... An gibi aklımdasın... Aklımdasın.... İbrahim Sadri |
Yağmur yağıyor üzerime, Sırılsıklam oldum ben bu şehirde, Yağmur yağıyor, hala benim üzerime, Yürüyorum, saatlerce yürüyorum, ama Nafile gelmeyeceğini biliyorum, Bildiğim halde seni her gece bekliyorum, Bekliyorum ama gelmeyeceksin, sevgili… Ben bunu biliyorum… Sevgili… Ben seni seviyorum, Yağmur yağıyor üzerime Bu şehirde ben sadece ben ağlıyorum Mustafa Karayaz |
saat 02:00 Anıları ilikledim göğsüme, İki renk düştü gözlerinden. Kahvesinden sessizce içiyorduk aynı kaderi. Tutkularımız mor dağların eteğinde, Gizliyordu kederimizi. Yabancı dokunuşlar mıydı, Ruhumuzu avutan. Avuttukça azaltan... Sorularım dokunuşlarında buselendi usul usul. Bu gece; Saçlarıma serptiğin şiirlerden geçtim. Her mısrasında beyaz gelincik olup, Yakıyordum bedenini. Hades kıskanıyordu aşkımızı, Biz gülümsüyorduk. Kağıt gemilere yazıyordum ki adımızı, İki çizgiye rastladım yüzünde. Ölümle barışık ve açıktı alnın. Bense iki türkü tadında, İki mevsim içiyordum ellerinden. Düşün ki Venedik tacirleri bile satın alamadı sevdamı. Bu gece; Seni iki kez düşündüm. İki şehir arasındaki ipek yolunda, Serinlettim düşlerimizi. Şehrine iki kez uyumadan önce, Gel-gitlerini ikiye böldüm. İki ömür törpülediğimde, Bilenmişti tüm acılarımız... Henüz ayışığına dalmışken, Dalgalar iki sokak çocuğunu vurdu ayaklarıma. Sarışında yaramazlığını, Esmerinde asiliğini dinledim. Avuçlarına merhametini bıraktım, Karşılığında şefkatini verdiler. Düş sokağına girdiğimde, Uykularında yakaladım kelebek yanımı. Küçük kanatlarım, yatağında renk cümbüşüydü. Gökkuşağına dönüştüm aniden, Beni her öpüşünde. Uyandığında, İki demet ben bulursan başucunda, Bil ki 02.00 hüzün trenini kaçırmışımdır... mine gültepe |
Ben Sensiz Sensiz ben canım desenleri solup gitmiş bir halıyım Sensiz ben gülüm çiçek açmayan bir ağacın dalıyım Sensiz ben aşkım ordan oraya sürüklenen bir çalıyım Ben sensiz birtânem kesmeyen körelmiş bir bıçağım Ben sensiz nartânem paramparça olmuş bir ağım Ben sensiz nurtânem yerle bir olmuş koca bir dağım Ben sensiz sevgilim bir hiçim İçin için kor gibi hep yanar içim Timur İlikan |
Sonsuz Ol Sen git keyfine bak dert etme Git unut o elleri titreyen Bakmaya doyamayan gözleri Unut, mutlu ol bensiz ellerde Dokunmaya kıyamazdın incitirim diye Koklayamazdım, buna hakkım yok diye Ellerim titrerdi ellerinde Kokunu arıyorum gezdiğimiz yerlerde Git unut her şeyi ve maziyi Yaşananlar güzeldi mutlu etti beni Unutmak yok anmak da o günleri Dönmek istersen diye boş bırakacağım Kalbimdeki köşeni Sonsuz ol, mutlu ol, incitme kendini. Hulusi Aytekin |
Ahmet Kutsi Tecer--Nerdesin Geceleyin bir ses böler uykumu, İçim ürpermeyle dolar: - Nerdesin? Arıyorum yıllar var ki ben onu, Aşığıyım beni çağıran bu sesin. Gün olur sürüyüp beni derbeder, Bu ses rüzgârlara karışıp gider. Gün olur peşimden yürür beraber, Ansızın haykırır bana: -Nerdesin? Bütün sevgileri atıp içimden, Varlığımı yalnız ona verdim ben. Elverir ki bir gün bana derinden, Ta derinden bir gün bana: -Gel desin. |
Gönlüm gönlümün zindanı Vurulmuş kalbime prangalar Ne kurşunlar, ne silahlar Söylendiğini bilemediğim İnan ki yaralarsa, sözlerin yaralar. Öyle bir gittin ki Geceye hâkim oldu karalar Ne kurşunlar, ne silahlar Ne zamandır göremediğim İnan ki yaralarsa, gözlerin yaralar. Geceyle gündüz ayrıldı Artık bulamıyor seni yıldızlar Ne kurşunlar, ne silahlar Bir türlü silemediğim İnan ki yaralarsa, izlerin yaralar. Başım boşta kaldı Okşanmıyor artık ağarmış saçlar Ne kurşunlar, ne silahlar Başımı koyamadığım İnan ki yaralarsa, dizlerin yaralar. turgut uzdu |
| Saat: 21:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık