![]() |
Seni seviyorum diye Gelişine kadar rötar yapmış hayatımı Seninle yaşamaya hazırlanırken Sana uzanan yollarımı kapaman niye? Biliyorum haykırışlarım boşuna Şahin pençesinde asılı serçe gibi Nafile tüm çırpınışlarım Boşuna sesleniyorum duymayacağını bile, bile Seni beklemem nafile Gözlerinde zifir siyah bir perde Alkış tutuyorsun alabildiğine Şamdandaki mum gibi eriyip bitişime Sen kulaklarını değil Yüreğini tıkamışsın sana seslenişime Oysa ben Tüm yokluğuna inat varlığını yaşatırken içimde Gül pembesi çizgilerle resmini işliyorum Karanfil moru gecelere Şiirleri seninle yüklüyorum kanatırcasına Dizeleri ağlatıyorum. Seni işliyorum hecelere Tüm yaşayamadıklarıma inat Seni yaşamak istememdi ütopyalarım Tek sana adanmışlığımdı ölümüne Tek senin doldurduğundu rüyalarım Şimdi Bir tutam gücüm kaldı en sona sakladığım Bilmiyorum Ansızın çıkıp gelecekmisin aniden Bir avuç toprak olmadan sonunda Sen diye kucakladığım. Bir gün Anlayabilme ihtimalin var ya sevdiğimi Düşüp gelme umudun var ya yüreğinin peşine Yüreğin bende emanet biliyorsun Ve ben Yüreğin yüreğimde Yüreğin ellerimde Çok yakında Çekip gideceğim yok oluşun koynuna Beni düşürdün ya bu hale Günahı boynuna. Mustafa Şekerci |
|
Dostları Olmalı İnsanın Dostları olmalı insanın, Aynen gemilerin limanlari gibi Zaman zaman uğradığın Yükünü boşalttığın Dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda Sonra açık denizlere uğurlamalı seni, Geri döneceğin günü bekleme umuduyla Bazen rüzgara o açmalı yelkenini Yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla Halatlarını çözmeli Seni çok ama çok özlemeli Dostları olmalı insanın, Ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen Düşünmediklerini düşündüren Seni bir cambaz ipinde güvenle tutabilen Gerektiginde senin için ateşi yutabilen Yolunu ısıtan ustan olmalı, Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini Sana verebilmeli soğuk bir kış gününde Üzerindeki tek gömleğini. Oğuzkan Bölükbaşı |
Her hatırladığımda duygulanıyorum seninle Konuşmak isterdim her gördüğüm yerde Bir türlü cesaretim olmuyordu bak dinle Banta aldım sesimi seviyorum senide Gördüğüm anda dengem bozuluyor Vücudumun her yanı adeta tir tir titriyor Gözlerim buğulanıp adeta etraf kararıyor Seni bir ben değil tüm bedenim hoşlanıyor Aşkımı bağırmak istiyorum her bir tarafa Duyun eş dost hayranım ben bu yaratığa Öyle bir aşkla sevmişim ki ben bu yari Ölürüm her gün bende sevdiğimin yoluna Nede tatlı tatlı bakardın bana sen öyle Seviyorsan eğer içindeki derdi söyle O kadar çok sevmiş güvenmişim ki sana Korkardım sevmeyecekse diye bir daha Bahattin Tonbul |
Bir Gün Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa Bil ki seni düşünüyorum Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, acil Örtün karanlıkları masmavi denizlerde Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde Bil ki seni bekliyorum Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar Bil ki seni istiyorum Gecelerden bir gece uyanırsan apansız Uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız Ve bir gün kabrimde bir kara gül biterse Bil ki seni seviyorum Ümit Yaşar Oğuzcan |
AŞK Derdim var dünyadan büyük, Bir de sen olma bana yük, Ne mal isterim ne de mülk, Aşk ben seni taşıyamam, Bülbüller çeker kahrını, Yırtsa da dikenler bağrını, Hele bir de kalp ağrını, Aşk ben seni taşıyamam. Mecnun”da gördüm,Kerem”de Derdinden oldum verem de, Al bir canım var,veremde, Aşk ben seni taşıyamam. Defterim, kitabım dürdün, Mağrip”ten Maşribe”e sürdün, Ne Bağdat kaldı ne Ürdün, Aşk ben seni taşıyamam. Ol da gör hele bir muhtaç, Doktor bile yazmaz ilaç, Dünyada kalsam aç bilaç, Aşk ben seni taşıyamam. Aklı baştan,canı tenden, Kimler çekmedi ki senden, Alıp da sırtıma yerden Aşk ben seni taşıyamam. Mehmet Çetin |
Eskiden Aşk Vardı, Sevgi Vardı Eskiden aşk vardı, sevgi vardı Güzel bir bakış ilan-ı aşk sayılırdı Yar onu yorumlardı kendince Bakışmalar devam ederdi Perdelerin arasından pencerelerde Eskiden aşk vardı, sevgi vardı Büyük aşklar mektuplarla anlatılırdı Yar onu saklardı göğsünde Okurdu günlerce Beklenirdi cevaplar binbir sabırsızlık içinde Eskiden aşk vardı, sevgi vardı Yardan gelen kuru bir çiçeğe Yer bulunamazdı Yar onu koklardı gecelerde Sabahlara kadar gizlice Eskiden aşk vardı, sevgi vardı Yardan gelen bir mendil Şimdiki atlara, yatlara, katlara Fark atardı Eskiden aşk vardı, sevgi vardı Tuncay Demirbilek |
Ben Seni Sevdim mi Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne Tuttum, ta içime oturttum seni Aldım, okşadım saçlarını, öptüm İçtim yudum yudum güzelliğini Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette Bendeydi özlemlerin en korkuncu Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan, Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim Biri vardı ağlayan gecelerce Biri vardı sana tutkun; o bendim Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük En solmayan güller açtı içimde Ömrümü değerli kılan bir şeydin Sen benim boz bulanık gençliğimde Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya Bir çizgiye vardım seninle beraber Ve bir gün orada yitirdim seni Ben seni sevdim mi? Sevdim.... Ümit Yaşar Oğuzcan |
İKİMİZ Ne zaman aldığımı hatırlayamadığım soğumuş bir bardak demli çay, Bir de karalama defterim masamın üzerinde duran. Tozlanmaya yüz tutmuş kalemliğimde kalmış,bir iki telefon numarası. En son 32 saat önce vermişim balığıma yemini. Tamamlanmamış bir öyküm dosyamın içinde, Bu sefer noktalamadan çıkmak yok odadan diyorum. Sayfaları çeviriyorum umarsızca. Kırışmış sayların arasından bir zarf geçiyor elime, Tarihi atılmamış bir mektup titreyen ellerimin tam ortasında. Okurken gözlerimden akıyor birkaç damla gözyaşı, Bu sefer silen yok bu inci tanelerini. Ucu yırtılmış siyah beyaz bir fotoğraf;sen ve ben! Bir ağıt tutturuveriyor yüreğim seni görünce, Sana söyleyemediklerim geliveriyor dilimin ucuna. Yitiriyorum düşünme gücümü ve yine başa dönüyorum. Öyküm de yarım kalıyor İKİMİZ gibi. GÖKÇEN YALÇIN |
Gözlerin Yağmurlar öperdi yanaklarımdan Sen yoksun diye Kimler bırakıp gitti Martılar bile ağladı arkandan Seneler okşadı saçlarımdan Kıskanırdın sigaramı Hiç düşmezdi diye dudaklarımdan Saklardın her seferinde O iki kelimeyi Belki şımarırım diye ,kulaklarımdan Sana koşmak istedim Prangalar tuttu ayaklarımdan Sen yoksun yine Elimde bir kadeh şarap Aklımda son sözlerin Kadehler değil beni sarhoş eden Beni sarhoş eden gözlerin... Ali Osman Taşçı |
| Saat: 18:26 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık